ATEŞLİ KANATLAR SERİSİ IV Beni hatırladınız mı? Sevdikleri için her şeyi göze alan şu avcı kız. Bir zamanlar her şeye sahiptim. Ama şimdi... Tek sahip olduğum şey acı. Bir örümcek ağı misali acıyla bezendi bedenim. Beni kırdılar, bozdular, küçük aciz parçalara ayırdılar. Şimdi dünya dediğim o yerde, uğruna savaşabileceğim tek bir kişi bile kalmadı. Bana yoldaş olanların kanı gölgeme karıştı oradan ruhuma aktı. Bu lanetli ruh peşindekileri kandırdı, onları kendi nihai sonlarına taşıdı. Kadim bir meleğin her şey sonlanmadan önce fısıldadığı gibi ben hiç var olmamalıydım. Ben de ona sesleniyorum şimdi. “Eğer yazıyorsa defterde adım, al kalan son nefesimi. Çünkü ben evreni onun verdiği son nefesle sildim...”
Unuttunuz mu beni? Ben pek çoklarının rüyalarında dahi gördüklerinde korkup aydınlığa sığındıkları şu lanetli prens, Aidanhell. Kutsallığın içinde bir küfür misali parlayan ve kanayan, nefretle bakılan. Tahtından aşkı için vazgeçen ve yine o aşk uğruna binbir hale bürünüp yaşayan ve yaşamayan tüm varlıkların diyarlarında savaşıp kaybeden, damarlarında gezinen günahkâr kanı deli akan adam. Yitip gittiğimi düşündüğüm bu seferde bir hilekârın sözleri beliriyor zihnimde. Hilekâr fısıldıyor. Ben ise kaybıyla ruhumda açılan kara delikte yavaş yavaş soluyorum. Fakat sonra bir söz incecik kalan ruhumu bu diyarda tutuyor. “Bir yol daha var,” diyor kâhin. Sonra açıyorum günahın harmanlandığı kızıl gözlerimi. Sonsuzluk ve ötesinde, ruhum bedenimin esaretinden kurtulup yeniden milyarca kez dirildiğinde dahi yine de onu bulacağım.
Serinin dördüncü kitabı çıktığı alıp okudum. Yine çok güzeldi. Bu sefer kahramanlarımız kendilerini bir anda, kendi yaşadıkları evrenin kopyası olan farklı bir evrende buluyor. Dirilen ölüler, kötü ruh ikizler, kahinler derken kahramanlarımızın düşmanı ve savaşacağı cephe daha fazla.. Yapılan fedakarlıklar, geçmişin sırrı ve o sondaki yazılan kehanet.. Açıkçası bu yeni kehanet, Cassie’den fazla korkuttu beni. Aidenhell ile Cassie’nin uyumunu bu kitapta daha çok sevdim. Finali, seri devam edecekmiş hissi uyandırdı.. Acaba????
-------------
“Hayatta her şeyin bir sebebi olur. Hiçbir şey durduk yere, sebepsiz oluvermez. Kapı kapandıysa ve bu denli zor açılıyorsa bunun çok önemli bir sebebi olmalı. Orada ne ile karşılaşacağınızı bilmiyoruz. Belki de bir pandemi var ve buraya taşıyacaksınız. Böyle gidip gelmek o kadar bencil ve sapkınca k.” Duvar yavaş yavaş yarılırken içinden kör edici bir ışık çıkmak için adeta çırpınmaya başladı. “Bize beddua etmeye başlama lütfen. Her şey, senin kötü dileklerin olmadan da yeterince zor.” Melek ağzını açacak gibi olunca Draza araya girdi. “Gerçekten artık susman gerekiyor.”
***********
“Baksana. Penguenleri hatırlıyor musun?” “Aidan’ın dikkati dağılır gibi oldu. “Kutuplardaki mi? “Aynen.” Bağlantıyı anlamaya çalışırken parmakları yumuşadı ve ben neredeyse boğulacak olan iblisçeyi parmaklıklardan uzağa ittim. Aidan bana doğru yürüyünce ellerimi göğsüne siper ettim. “Penguenler ne alakaydı şimdi? Adam kaçtı.” “Ne ilgisi olacak? Ölmeden kaçabilsin diye aklıma o an geldi.”
önceki kitaplarda geçen olayları unuttuğum için seriye tekrar dönebilmem zor oldu. onun dışında biraz uzatıldığını düşünüyorum. çok fazla fantastik karakter giriyor bu birazcık kafamı karıştırdı, normalde 3 kitaba kadar benim için bu sorun değildi ama bu kitapta farklı bir evrenin de dahil olmasıyla işler baya bi karıştı. onun dışında kafamı dağıtan bir kitaptı gayet akıcı ve hızlı da okudum.
Muhteşem baskısı ve çizimleri ile gözlerime bayram ettiren bu güzelliği de bitirdim. Zaten su gibi akıyor 👌 Ateşli Kanatlar Serisi 4. kitabıydı. Bir önceki kitabın sonunda bi şok olmuştuk. Karakterlerimizi, büyük bir kaosun içinde ölümüne savaşırken bırakmıştık. Hatta çoğunun öldüğünü görmüştük 🤭 . Bu kitabımızda, Cassie’nin yaralı bir şekilde Diriliş ekininin elinde uyanması ile başlıyor. Arkadaşı Bethany’in yardımı ile bi şekilde kurtularak Aidan’ı bulmaya gidiyor. Fakat Melek Nathaniel’in söylediğine göre Cassie’nin bütün arkadaşlarını kurtarmasının tek bir yolu vardır. Ya bu yolu seçecek ya da sevdiklerini teker teker kaybedecektir. Bu yolu seçen kızımız, öncesinde hayalini kurduğu şeyi gerçekleştirir ve sonra gerçeklerle yüzleşir. Acaba yeniden mi kandırılmıştır? Gördükleri gerçek mi? Kainatta farklı evrenler arasında gidip gelen hayatlar nelere sebep oluyor? Söylenen kehanet gerçek mi? Ya da asıl kehanet ne? Asıl Kahin kim? Peki ya kahinler kahini? Cassie ile Aidan birlikte olabilecek mi? Bunları ve çok daha fazlasını bu kitapta okuyoruz. Kitabın sonunda ise hiç beklemediğim şeyler oldu 🥺 Neden , neden diye isyan ediyorum 😭
Seriyi genel olarak yorumlayacağım. Şöyle ki ilk 3 kitabı önceden okumuştum ve aşırı sıkılıp yarım bırakmıştım sonra dedim ki tekrardan başlayayım. Zaten ilk 3 kitapta neler olacağını biliyordum o yüzden hızlı okumaya çalıştım. 4. Kitap seride en beğendiğim kitap oldu. Sonunun üzücü bitmeyeceğini düşünüyordum ama Cassie'nin ölümüne gerçekten çok şaşırdım. Karakterlerle pek bağ kuramadım ve Cassie'nin ölümüne üzülmedim sadece şaşırdım. Açıkçası ben karakterlerle bağımın oluşmadığı kitapları pek sevmem o yüzden seriyi pek beğendiğim söylenemez. Yani seriye puanım 3/5 :/. Şunu da söyleyeyim seride en sevdiğim karakter Draza'ydı:)
This entire review has been hidden because of spoilers.