“23 Mayıs 2019 tarihinde, Everest’in zirvesine ulaşabilen birkaç bin şanslı insandan biri oldum. Dünyanın en yüksek dağının zirvesinde durmak, doğanın hayranlık uyandıran kuvvetine şahit olmak insana kibrini unutturan bir tecrübe.
Everest’e tırmanmak istememin birkaç sebebi vardı: iklim değişikliğinin yıkıcı etkisini göstermek için çevresel konulara odaklanmak, insanlara örnek olmak ve karşılaştığımız problemlere pratik çözümler aramak.
Yaptığım yolculukla, doğaya verdiğimiz zararı gözler önüne sermek, kaleme aldığım bu kitapta ise hem zirveye çıkarken karşılaştığım zorlukları hem de gezegenimizi ve insanlığın geleceğini koruma konusunda hepimizin karşılaştığı zorlukları anlatmak istedim.”
Öncelikle böyle azimli bir mücadeleyi maraton hazırlıklarım sırasında dinlemek bana müthiş enerji verdi. Gerçekten sıradışı bir tecrübe ve çok kıymetli bir amaç için ortaya konan kişisel bir meydan okuma.
Içsel boyutu da olan(ve bence her yolculuk biraz da ruhanidir) bir hikayenin bu profesyonellik ve akıcılık ile ele alınmasını çok beğendim. Hiç dikkatimi kaybetmeden 3 saat durmaksızın dinleyebildigim bir kitap oldu 30 km koşunun paralelinde bu sabah
Tabi ki öğrenecek çok şey var ve dünyamızın bu hali hal değil. Acil bir farkındalık, eylem ve en önemlisi sahip çıkmayı gerektiriyor. Sn Bulgurlu burada güzel örnekler ile kafamda konuyu daha net bir çerçeveye getirdi ama endisemi de artırdı maalesef.
Içinde bulunduğum kurumun da CEO'su olması ve bizim de gün ve gece yaptığımız işlerin iklim krizi ile mücadelede ne kadar anlamlı olduğunu bilmek tabi ki mutluluk verici. Umuyorum tüm hedeflerimize ulaşırız hep beraber ve çocuklarımıza hakettikleri dünyayı bırakabiliriz.
Yaşamı deneyimlemek. Alçakgönüllü olabilmek. Doğayı dinlemek ve zirveye ulaştıktan sonra aşağılara inebilmek. Hakan Bulgurlu gerçekten de bunu deneyimliyor. İklim değişikliğine karşı okuyucuyu hem güncel bilgilerle tanıştırıyor. Hem de sade bir dille anlatıyor yaşadıklarını. Tehlikeli Tırmanış, bir solukta okunuyor. Gerçekten büyük beklentilerim yoktu kitabı okurken... Everest'e tırmanabilmiş insanların deneyimlerini okumak ya da izlemek, insanın bakış açısında da değişimlere yol açabiliyor. Doğa karşısında her insan ne kadar da küçük. Kim olduğunuz farketmez. "Dağ orada duruyor". Arçelik'in CEO'su Hakan Bulgurlu, hırslı, kibirli, kendini beğenmiş bir işadamı mı, hayır, her şeyden önce yaşamın ve doğanın farkında olan güzel bir insan, sade bir baba, böylece işadamı kalıplarının değişebileceğini bile görebilir okur ve isterse Everest'le yüz yüze bile gelebilir. Yaşam ve ölüm arasındaki bir tırmanış bu. Ama nedense iniş hep göz önünden kaçar. Aynı şekilde yazarın dağdan inişindeki anlam, yaşamın anlamı, özlediklerimiz ve dahası... Mutlaka okunmalı. Etkileyici.
This entire review has been hidden because of spoilers.
Harika bir deneyim ve anlatım . Bir solukta okuduğum nadir kitaplardan biri. Kitabın yazılma nedeni olan konu ve içerdiği kişisel mesaj her kuşak için bir şekilde güncel olacakmış gibi gözüküyor.
it is awesome, amazing, both internal and external travel he is going through during climb; going up and down and in details climate change and related other info just excellent