Bazen tünelin ucunda ışık yoktur. Bazen sadece kayıplardan ibaretsindir. Bazen umutlar bile lal olur… Çünkü konuşsalar da kimse duyamaz seslerini.
Cemre Erdem; konuşma engelli, şiddet mağduru ama yine de umut etmekten hiç vazgeçmeyen, her yeni günü hayallerini gerçekleştirmek için bir adım olarak gören genç bir kadındır. Sessizlik onun tek sığınağıdır, soğuk ondan bir parçadır. Hayatına giren Kuvars Demirhan, bu sessiz kadının müziğine âşık olur.
*Sessizliğe sığınan bir kadın ile onun müziğine âşık bir adamın hikâyesi.*
Cemre, mücadelesini yalnız başına verirken kendi ayakları üzerinde durup ailesinden gördüğü şiddetten kurtulmaya, geçmiş yıllarını telafi edip üniversiteyi kazanarak doktor olmak için elinden gelen her şeyi yapmaya ant içer. Bir gün kurduğu hayallerin gerçeğe dönüşmesi için çabalarken umut ettikçe özgürleşir.
Belki de geçmişimizdeki tüm acılara bizi olduğumuz kişi hâline getirdiği için şükretmeliyiz.
Güzel kitaptı. Kuvarsın sevgisi çok tatlıydı. Kız sürekli kaçıp durdu. En sonunda yaptığında haklıydı 13 bin lira borcu ödeyip az meblağ demesi gerçekten onur kırıcı en azından kızdan izin alması ya da söylemesi gerekirdi. Buna rağmen kız gidince kuvarsın da gelmesi, tedavi görürken onunla iletişim kurmamasına rağmen kuvarsın pes etmemesi gerçek aşkı gösteriyor bence. İkinci kitabını sabırla bekliyorum.
This entire review has been hidden because of spoilers.
Kitaba başlarken sadece birkaç kitap sitesindeki yorumlara bakmıştım. Herkes beğendiğini söylüyordu ve konusu da ilgimi çektiği için aldım. Hepimiz aşk romanı okurken iki tarafın da özgürce düşüncelerini, rahatsızlıklarını ve hissettiklerini dile getirebilmelerine alışkınız ancak bu kitapta ana karakterimiz konuşma engelli bir kızımız. Ben yazarın tüm bu duyguları nasıl aktaracağını çok merak etmiştim alırken çünkü ne kadar zor olmalı.. Kitap çoğunlukla Cemre ve Kuvars arasındaki aşkı işlese de hikayenin sadece bundan ibaret olduğunu söylemek yanlış olur. Kadına şiddet bu kitapta işlenen en önemli konulardan. Çoğu zaman kitaplarda buna rastlamıyorum o yüzden bazı sahneleri okurken yüzümün buruşmasına ve gözlerimin dolmasına engel olamadım. Yazarın bu konuda duyarlı olduğunu ve farkındalık yaratmaya çalıştığını biliyorum ve bunun için bir okur olarak ona minnettarım. Kitaba dönersek, Kuvars'ın sevgisinin bu denli saf olması beni benden aldı ve bir gün gerçek aşkı bulabileceğime dair inancımı güçlendirdi. Böyle adamlar da var biliyorum ve hepimiz sevgiyi hak ediyoruz, bundan da eminim. (Kuvars Demirhan fan kulübü olmuşum...) Bazı yerlerde Cemre'nin kendini hiçbir sebep yokken geri çektiğini ve işleri zorlaştırdığını düşünüyorum. Ama onun dışında hikaye işleyişinde bir sorun yoktu bence. Sadece okurken birkaç mantık hatası vardı ama çok da göze batmıyorlardı. Bu kitap Lal serisinin ilk kitabı. İkinci ve üçüncü kitabı da sabırsızlıkla bekliyorum. Yazarın dili oldukça sade ve akıcı. Bir günde okudum.