Bir Rüyayı Hatırlar Gibi: Savaştan Önce Suriye, bugün artık kaybolup gitmiş ve darmadağın olmuş bir derinliğin izlerini sürüyor. 2011’den önce Suriye’de hayat nasıldı? Tarihî ve kültürel miras ne durumdaydı? Suriye’nin uzak ve yakın tarihinin dönüm noktaları nelerdi? Ülkenin iç dinamikleri nasıl şekillenmişti? Din adamları ile siyasetin ilişkisi hangi seviyedeydi? Suriye toplumunun çok çeşitli katmanları arasında nasıl bir irtibat vardı? Bir Rüyayı Hatırlar Gibi: Savaştan Önce Suriye, işte bu ve benzeri sorular çerçevesinde, en uzun kara sınırını paylaştığımız güney komşumuzun ayrıntılı ve çok boyutlu bir haritasını çizmeyi deniyor. Hem Suriye’yi yakından tanıma hem de Suriye topraklarında yaşayan insanların zaman içinde sürüklendiği farklı serüvenleri kavrama adına. Ve elbette, tüm bunların sınırın bu yakasıyla bağlantılarını da kurarak… Taha Kılınç, kitabı neden kaleme aldığını ve yazmakla neyi amaçladığını şöyle anlatıyor:
"…Tasvir etmeye çalıştığım manzaranın, bizim şahit olduklarımızı ancak kitaplardan okuyacak olan gelecek nesillere, kendi tarihlerini yazarken ışık tutacağını ve yol göstereceğini ümit ediyorum. Biz kendi dönemimizde sadece ‘şahitlik’ yapmakla yetinmek durumunda kaldık. Belki onlar, bizim tecrübelerimizden de çıkaracakları derslerle, kendi dönemlerinde belli hataların tekrarlanmaması için gerekli tedbirleri almayı başarırlar. Tarihi okumaktan ve yazmaktan murat, zaten başka nedir ki?"
1980, Anamur doğumlu. Kartal Anadolu İmam-Hatip Lisesi ve İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni bitirdikten sonra başladığı gazetecilik mesleğini sürdürüyor. Ortadoğu ve İslâm dünyası, uzun yıllardır yoğunlaştığı çalışma sahası. Hâlen Yeni Şafak gazetesinde, haftanın iki günü, sıklıkla seyahat ettiği İslâm coğrafyasının gündemine dair köşe yazıları yazıyor. Aynı zamanda aylık Derin Tarih dergisi ve gzt.com/mecra sitesinin genel yayın yönetmeni.
Yayımlanmış kitapları: - Şam Kitabı - Çocuk Ansiklopedisi - Eski İstanbul Fotoğrafları - 365 Günde Peygamberimin Arkadaşları - Ali Emiri’nin İzinde - Söylemesem Olmazdı - Ortadoğu’dan Notlar - Kırmadan İncitmeden - Kudüs Yazıları - Seyrüsefer - Ortadoğu’ya Dair Yirmi Tez - Neyi, Nasıl Yapmalı? - Hatırda Kalanlar - Biz Bize - Gölgelerin Peşinde / 50 Portre - Dalları Gökte Bir Ağaç - Bir Rüyayı Hatırlar Gibi
gezi notları okumayı hep severdim ve özellikle merak ettiğim bir coğrafyanın tarihini bir nebze olsun daha iyi anlayabilmek için okuduğumdan çok iyi geldi. Taha Kılınç'ı uzun yıllar köşe yazılarından takip etmiştim. hep dikkatimi çeken biriydi. okuduğum ilk kitabıydı ve son olmayacak eminim.
kitaptan da biraz bahsedeyim. Taha Kılınç'ın üç Suriye ziyaretinin hikayeleri ile başlıyor kitap. sonrasında Şam ve Halep'i ayrıca detaylıca anlattığı iki harika bölüm var. adım adım geziyoruz bu şehirleri (en sevdiğim şekilde 😌). sonra günlük hayat rutinlerinin anlatıldığı bir bölüm var ki halkın durumunu anlamak için baya iyi. en son da şu anki duruma nasıl gelindiğini anlattığı bir bölüm var.
kısacası dili çok akıcı ve anlatımı harika bu kitabı, gezi notları okumayı ve bir daha bu halleri ile göremeyeceğimiz bir coğrafyayı tanımayı isteyenlere tavsiye ederim.
Çokça heyecanla başlamıştım bu kitaba, lakin gezi yazısı kıvamında olduğunu okudukça anladım. Yazarın yıllar yıllar önceki Suriye seyahatlerinden hatıraları içeren bir kitap. Okuması keyifli ama uzun bir kitap olunca bitirmek zor oldu. Kitabı okurken bahsedilen yerleri görmeyi çok istedim, görüp de okusaydım daha zevkli olurdu diye düşünüyorum. Mesela babam bu kitabı kesinlikle zevkle okurdu! Çok fazla isim, şehir, yer, cami adı vs geçiyor. Umarım bir gün gitmek de nasip olur:)
Sokak sokak bir şehri okumak güzeldir. Bu şehirler hemen yanıbaşımızda bir kültür cennetiyse çok daha güzeldir. Yakın tarihi okurken biraz zorlansam da kitabın geneli keyifliydi. çokça bilgi edindim.