"Bu hatıraları niçin yazdığımı sorsalar belki de hiçbir zaman cevap vermeye lüzum görmem. Arzu ettim, yazdım. Diyelim ki bu da bir nevi çocukluktur."
Edebiyatımızın öncü eserlerinden biri (1889) olan "Ömer'in Çocukluğu", Muallim Naci'nin (1850-1893) çocukluğuna ilişkin anılarını naif ve pek yetkin bir tasvir becerisiyle aktardığı, keşke biraz daha olsa da okuyabilsek diye bir beklenti yaratacak düzeyde kısa ve hoş bir kitap.
"Bir damla gözyaşı, ebedi saadetin vesilesi olabilir."
Kısa bir anlatı olması, bir yerde uygun gibi görünüyor. Çocukluk da hepimiz için kısa ve tadı damakta kalan bir deneyim. Muallim Naci, başka bir yüzyıldan ses veriyor olmasına rağmen, günümüz okuyucusunun zihninde tanıdık ve sevecen bir hatırayı harekete geçiriveriyor.
Basım tercihine gelirsem, öneminin bir kısmını da, bir çocuğun ağzından anlatılan, sade bir eser olmasından alan "Ömer'in Çocukluğu"nun, sadece günümüz Türkçesiyle aktarılmasını çok doğru bulmuyorum. Yine de, öyle ya da böyle, bu gibi önemli değerlerimizin günümüz okurlarıyla buluşturulmasından memnuniyet duyuyorum.
"Bir felaketzedeyi en fazla, teselli eden ağlatır."
Çağ farklılığından kaynaklı pedagojik bir yaklaşım farkı olsa da, o kadar detaylı düşünmeyip ortak paydayı çocukluk deneyimi olarak belirleyebildiğimizde, oldukça erişilebilir ve özdeşlik kurulabilir bir anlatı olan "Ömer'in Çocukluğu"nu, büyük küçük tüm okurlara öneririm.