Bir kaç şiir veya bölüm, spoiler içerebilir, içerse de şiirdir, spoiler ruhu coşturur okutur ise tam yeridir
_____________
TÜHH BİZE!
Yıl: Miladi 1988, Hicri 1414
Hamdolsun, 75 inci Bayramım Cumhuriyetin
Onuncu Yıl Marşını okuyarak Kutluyoruz !
Çıktık açık alınla yürüyoruz marşiyen
Demirağlarla ördük yurdu dörtbaştan ...
Dinleyen de bizi bu 65 yılda
Albayrakla donanmış akpak trenlerimiz
Anadolu'nun kervan - geçmez köşelerine
İtin bakır sıçtığı çoraklara ulaştı beller ...
Tühh bize ki, Kokokrasi'nin içimize teşrifiyle
�imendifer Siyaseti defterden silindi gitti,
Gnl. Motors'un Marshall marşına basmasıyla da
Yolumuz, yordamımız, bağımsız yannlanmız
Kara yollara, karayollanna öyle bir düştü ki
Atatürk'ün Hitabesi, o vahim Kehanetiyle
Tersanelere girildi, cer atölyelerine kilit vuruldu,
Ortalığı ağulu bir egzoz dumanıdır sardı
Araba Safası bokuna zifirimiz karardı,
Acele Eceldir anladık da, be, şöför Kardeşim
Yollar tutulmuş, motor boğulmuş, şimdi ne
haltedeceksin?
Yakındır DDY'na da sıra gelir
(}özümüz yaşına bakmadan o da Özerleştirilir...
Demirağlan attık suya
Otomotiv bir voli vurmaya,
Çağ atladık atlıyoruz derken
Geri vitesle dalıyoruz Orta Çağa
________________
DOKTOR
Çaresiz dertlere düştüm
Yok mu bunun çaresi?
Var:
Yaşamayı ölecek kadar sevmek !
________________
( ARS GRATIA ARTIS )
Aslan yine zehirlenmiş yatıyor
alkol kuyusunun başında
Yeleleri mızrak mızrak hep
kurumuş kusmuktan
Öylesine kanlanmış ki gözlerinin akları
taşların üstüne kaydı kayacak
Karnına çekiyor bidüziye ayaklarını
Tırnaklarını kesmek isteyen biri var da sanki
O istemiyor
Ama bir şiir aslanı ne de olsa
Kafasını kusmuktan kaldırıp ikidebir
"Ars Gratia Artis" diye inliyor
Yani "Sanat Sanat İçindir" diyor
________________
Felcederim seni ! diye haykmyor adam.
Felç edecekmiş beni,
Anarşistlik edip bi daha falaka şiiri yazarsam ...
Derken suratının şakında "burun" diye gezdirdiği o
korkunç dikeni
Üstümde yakalanan kağıda daldmp çıkardıktan,
Ve gözlerinin idare lambasını bi miktar daha
kıstıktan sonra,
Utan ! diye höykürüyor. Yaşından, başından utan !
Şarap imal ettiğin yetmiyormuş gibi, bi de iftira
ediyorsun bu fıkaralara
!..
- Dönüp yüzlerine bakıyorum: Başgardiyan Rıza ile
Kuru Hasan.
Yeni yumurtadan çıkmış iki keklik yavrusu kadar
mazlum ve masum,
Ağlayacaklar, dokunsam...
Kaldınp elimin altındaki sandalyeyi kafalarına
Çakmak geliyor içimden, kendimi zor zaptediyorum -
Sizin için ne diyor bu, biliyor musunuz? "Akbaba" diyor,
"Akbaba" !..
Ve aniden, sol elindeki kağıda sağ elinin tersiyle bir
hükümet darbesi aşkedip, okumaya başlıyor falaka
şiirini...
- Böylece suçumu olanca ağırlığıyla çarpıp
yüzüme, oracıkta kahretmek istiyor beni galiba -
Tarzı bir hayli kadim ve hamasi de olsa, fena okumuyor
hani;
Mesela: "Ziyafete konmuş gibi sıntkanlar" dizesini
okurken özellikle sıntıyor acı acı...
Giderek, bütün kendini-beğenmişler gibi kendini
kaptınyor kendi sesinin sihrine...
Utançla hınç karışımı, saydam ve ıslak bir perde iniyor
gözlerine,
Fırlatıyor kağıdı elinden, devletli burnunu ağzının
Kaldıncıyla ortanın sağına aktarak...
Yazdığımda en ufak bir yalan var mı? diyorum.
Fark etmez, diye celalleniyor, Benim cezaevimde
Böyle şeyler yazmak kesinlikle yasak !..
Ama ben de bir insan olarak, dilediğimi düşünmekte
Ve yazmakta hürüm, diye diretiyorum.
Sen insan filan değilsin ! Mahkumsun sen mahkum !
Ezerim, felcederim seni, hele bir daha
Böyle münasebetsizlikler dene 1..
Ve harika bir "Defol !"la bitiyor bu hayatta görüp
Göreceğim en olumlu, en parlak eleştiri...
Dahası var:
Cırcırlı'dan Kapıaltı'na geçerken artık, silah yerine
Şiir arıyorlar üstümde o günden beri...
_________________
ÖZRÜ KABAHATİNDEN
BÜYÜK
Ben kahraman değilim.
Demirel beni affedecekmişse
Kolay gelsin !
Benim endişem,
Ya beni affetmeden önce
Eceli gelip ölürse...
Ama onu affetmeye benim
Sıkletim yetmez
Ne de cesedim.. .