Jump to ratings and reviews
Rate this book

Havada Bulut

Rate this book
“Hafif bir rüzgâr, köpeğin sarı tüylerini, adamın sarılı beyazlı sert saçlarını oynatıyordu. Adamın yüzünde manalı hatlar vardı. Sevilmemişlerin, çok üzülmüşlerin, sarhoşların, bir zaman güzelken çirkinleyivermişlerin, okumuşların, hasılı iç rahatsızların yüzlerindeki ifade… (…) Gözlerinin etrafında yedi sekiz çizgi, hayatında çok güldüğünü değil, yüzünü güneşe verip mavi gözlerini kıstığını ifade ediyor dersem, inanmalısınız! O, aynaya baktığı zaman, bu çizgilerin gülmekten değil, güneşe bakmaktan olduğunu, köpeğine söylemiştir. Bir köpeğe söylenilmiş lakırdıyı komşulardan hiçbiri işitmemiştir, denebilir mi?”

“Havada Bulut” adlı öyküden

Havada Bulut *Ay Işığı *Büyük Hulyalar Kuralım *Karidesçinin Evi *Yorgiya’nın Mahallesi *Kurabiye *Korkunç Bir Pastane *Eleni ile Katina *Falcı Matmazel Todori *Birinci Mektup *İkinci Mektup *Sonu *1 Nisan’da Bir Erik Ağacı ile Konuştum *Mehmet Bey’e Göre

136 pages, Paperback

First published January 1, 1951

34 people are currently reading
733 people want to read

About the author

Sait Faik Abasıyanık

70 books517 followers
Sait Faik Abasıyanık (18 November 1906 - 11 May 1954) was one of the greatest Turkish writers of short stories and poetry. Born in Adapazarı, he was educated at the Istanbul Erkek Lisesi. He enrolled in the Turcology Department of Istanbul University in 1928, but under pressure from his father went to Switzerland to study economics in 1930. He left school and lived for three years in Grenoble, France - an experience which made a deep impact on his art and character. After returning to Turkey he taught Turkish in Halıcıoğlu Armenian School for Orphans, and tried to follow his father's wishes and go into business but was unsuccessful. He devoted his life to writing after 1934. He created a brand new language and brought new life to Turkish short story writing with his harsh but humanistic portrayals of labourers, fishermen, children, the unemployed, the poor. A major theme was always the sea and he spent most of his time in Burgaz Ada (one of the Princes' Islands in the Marmara Sea). He was an honorary member of the International Mark Twain Society of St. Louis, Missouri.

Sait Faik mostly published under the name Sait Faik, other pen names being Adalı ("Island dweller"), Sait Faik Adalı, and S. F..

There is an award for his name which is given every year on his death anniversary: Sait Faik Hikâye Armağanı

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
366 (38%)
4 stars
370 (38%)
3 stars
192 (20%)
2 stars
25 (2%)
1 star
3 (<1%)
Displaying 1 - 30 of 66 reviews
Profile Image for Aslı Can.
777 reviews298 followers
Read
August 27, 2018
İnsanları böyle saydam, böyle parlak ve böyle mat gören, bi' sensin Sait'ciğim. Şimdi sen mahallemden geçsen, ben de arkandan hişt pişt! deyip balkonuma gizlensem ne güzel olurdu. Dürbünle karşıdaki evlere bakardık beraber. Hem büyük bir haz, hem de küçük bir utançla. Sonra beraber, daha yüksek hişt pişt der, beraber saklanırdık. Ne de güzel olurdu :)
Profile Image for Ceyda Akınç.
35 reviews7 followers
December 17, 2016
Gittiğim bir söyleşiden sonra karar verdim bu kitabı okumaya. Beni bu kitabı okumaya iten ilk neden kitabın adıyla ilgili aktarılan bir hikaye. Kitap için Sait Faik'in önerdiği isim "Kovada Bulut" muş. Ancak kitabın basılacağı Varlık Yayınevi'nin kurucusu Yaşar Nabi, kovada bulut mu olurmuş, bulut havada olur diyerek kitabı "Havada bulut" olarak yayınlama kararı almış. Halbuki kitabı okuduğunuzda görüyorsunuz ki, Sait Faik'in kovada bulut demesinin bir anlamı var. Kovada bulut oluyormuş. Ama tabii kitabın yazıldığı dönem anladığım kadarıyla daha gerçekçi, hayattan öykülerin kabul görüldüğü bir dönemmiş ve böyle uçarı kaçarı anlatımlarla çıkmak pek kabul gören birşey değilmiş.
Diğer bir neden ise kitabın üstkurmaca örneğiyle yazılması. Yazarın araya girerek anlatması, bazen yazarın da bir karakter olması. Öykü içerisinde yaratılan bu keyifli karışıklık, o dönem çok eleştiri almış. Sait Faik daha sonra yazdığı eserlerinde bundan vazgeçmiş. Bana kalırsa bu tür üstkurmaca öykülerine devam etmeliydi Sait Faik. Ama işte, her zaman belli bir standart aranıyor, yaratıcılığın en büyük değer olduğu sanatta bile...!
Üçüncü neden ise o dönem edebiyat dünyasında büyük tartışmalar yaratan Sabahhatin Ali - Sait Faik karşılaştırması. Sait Faik işçi sınıfını ve toplumsal hareketleri öykülerinde yer vermediği için o dönem Nazım Hikmet'ten eleştiri alıyormuş. Sait Faik aldığı bu eleştirilere karşı hatta kitabın bir yerinde bu eleştirilere gönderme yapmış!
Eğer bu iki yazarı yazı dili bağlamında karşılaştıracak olursak, benim düşüncem, Sabahattin Ali insanın içinde yaşadığı fırtınaları, duyguları daha başarılı bir şekilde yansıtıyor.
Sait Faik'in okuduğum ilk kitabı bu. O yüzden belki de bu kitap o karşılaştırmayı yapmak için doğru bir başlangıç kitabı değil ama Sait Faik'in dilini, o insanı seven halini, yalnızlığını, boşvermişliğini gösteren güzel bir öykü kitabı..
Profile Image for Zeynep T..
943 reviews135 followers
October 4, 2022
3,5 yıldız. Biraz karışık, epeyce hayalci öyküler. Yazarın yeteneği okutturuyor her şeyi. Fakat favorim hala Alemdağ'da Var Bir Yılan kitabı.
Profile Image for Josefina Wagner.
612 reviews
January 7, 2023
Hep duyardım Sait Faik Abasıyanık'la ilgili söylenenleri yani kulaktan dolma bir aşinalık olmasına rağmen yazarı pek tanıdığım, onun edebiyat dünyasında ki değeri hakkında pek bilgim yoktu.
Önce sesli olarak dinleme başladım ''Havada Bulut Yok'' u , ne yazık ki içinde geçen bazı betimlemeler yüzünden hemen kesinlikle okumamam gerekir diye acele bir önyargıyla karar verdiğimi düşündüren Goodreads deki arkadaş....

https://edebiyatdanostalji.blogspot.c...
Profile Image for Semih Eker.
129 reviews18 followers
January 18, 2016
Sait Faik eseri, sanki okuyucu ile yan yana oturmuş da çay içerken anlatır gibi kaleme almış.
Roman havasında yazılmış birbiri ile iniltili hikayeler topluluğu desek yanlış olmaz sanırım.

Şahsen başta anlamakta zorlandım ama eser sonradan oldukça akıcı bir hal aldı. Hayaller, hatıralar, mektuplar, geçmişe özlem güzel bir şekilde yoğrulmuş.

Kısaca alıntılar;

** Hayır azizim! Ben hiç gülmedim demem; güldüm. Güldüm ama şöyle içten, candan gülmedim. Hem, ben ne zaman böyle gülmek istesem anamın bir sözü hatırıma gelir:"Çok gülen çok ağlar" sözü...Bir türlü istediğim gibi gülemem.

**İstanbul'da tifüs, memlekette zelzele, dışarıda harp, ben sana aşığım.


Profile Image for Adem Yüce.
160 reviews15 followers
July 21, 2018
"Neler söyleniyorsun deme, ne olur? Sana şunu kabul ettirmeye çalışıyorum. Yazı yazmak da fizik bir yorgunluk veriyor. Yalnız kafam değil, onu geç, bak kolum da yoruldu. Bana çalışmıyorsun diye kızma! Bak marangozun bir konsol yaptığı zaman duyduğu yorgunluğu duymadımsa alçağım! Demek ki çalışıyorum. Memnun musun?"
Profile Image for Caterina.
1,224 reviews61 followers
May 31, 2017
Su gibi akıcı bir hikaye, belki de hikayenin hikayesi diyebilirim. Yorgia, köpekli adam ve okuyucu...

Okuyan herkes kendini bu hikayenin içinde bir yerde bulur.

Özellikle hayal etmekle ilgili olan kısmı çok sevdim. Dil... Sait Faik işte, bildiğimiz, yalın, tertemiz...

Keyifliydi, çok keyifliydi.
Profile Image for Aykut Kısa.
222 reviews14 followers
January 25, 2015
Herhalde Sait Faik'in en değişik, en dağınık, en anlaması zor üslubunu kullandığı kitabı budur. Bir ara bir şey anlamıyorum diye çok hayıflandım !
Kitap standart bir hikaye kitabındaki (hikaye kitabının bir standartı varsa eğer) gibi değil. Hikaye kitabında ki hikayeler çoğu zaman birbirinden bağımsızdır. Ama ilginç şekilde bu kitapta ki tüm hikayeler birbirinin devamı şeklinde. Zamansal değişimler de olunca kitap karmakarışık hale geliyor. Bir tek Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları'nın her Sait Faik kitabının sonuna yazarla ilgili bir yazıyı iliştirdiği kısmı sevdim ! O yazı Rıfat Ilgaz'a aitti.

Özet olarak; karmakarışık bir üslup ve Beyoğlu dolaylarında dolanan bir gencin enteresan hikayesi.
Profile Image for İrem Hira Yuca Vurucu.
247 reviews76 followers
October 10, 2025
İlk kez birbiriyle bağlantılı hikayeler yazmış, biterken başlayan diğerine pas atıyor. İnsanları sevmeye, hikayelerini toplamaya devam ediyor.
Profile Image for İlhanCa.
918 reviews7 followers
December 2, 2021
İktire kaktıra derler ya..aynen öyle bitti malesef kitap..dağınık bir anlatım var gibi geldi..
Profile Image for Kaan.
42 reviews
May 5, 2019
3.5/5

''Her insan kendi hissesine düşen bir, iki kişilik saadet payı için kavga etmeli. Hiç olmazsa bu kavgayı yapmalı ki, asıl hakikat dünyasını bulsun. Bu kavgada kazanmamalı ki, Hanya'yı Konya'yı anlasın. Bu kavgada zaten kazanmak da yoktur a. Çünkü belki ortada galip vardır ama, mağlup olan yoktur ki... Kadın da, erkek de böyle, bir kavganın sonunda soluğu ya nikah dairesinde alır, yahut da serbest bir birleşmeyle yeni bir hayata adım atarlar.''

Benden bir tavisye: Eğer bu kitabı okumayı planlıyorsanız, karakterleri yerine Sait'in atmosferi ve geçmişle ilgili açıklamalarına odaklanın. Kitabın neredeyse ilk yarısına kadar yanlış şekilde okumuş, ama karakterleri ikinci plana atınca okuma deneyimim çok daha güzelleşti.
Profile Image for Deniz Ata.
285 reviews15 followers
May 14, 2024
İştahla ,okuma açlığı ile daldım öykülerin arasına .İlk kez yazarın kitabını okuduğum için belki bu yorumum sadece bu kitaba belkide bütün eserlerine özgüdür.
Hikayeler arasında bağlantılar sanki bir film setindeyim ve konudan konuya atlıyor hissi veriyor.Olaylar giriş gelisme sonuç ve aksiyon halinde degil de iç içe geçmiş anlatıcıların içsel çatışmaları ve duygu durumları üstünden akıyor .
Bazi cumleleri okurken ;bu cumleyi kuran insanın ruhu ne kadar guzel aydınlık ve şeker şerbet gibi dedirtiyor .İyi hissettirdi onunla kaybolmak ....
Profile Image for Pınar Aydoğdu.
Author 4 books39 followers
May 10, 2021
Sait Faik’in yazdığı her hikayenin kalbimdeki yeri başka. Ama bu kitap çok işime işledi. Onun insan sevgisine de edebiyatı kullanma gücüne de hayran olmamak mümkün değil. Seçtiği her kelimenin, kurduğu her cümlenin bendeki etkisi büyük. Havada Bulut, Alemdağ’da Var Bir Yılan’dan sonra gönlümde taht kuran ikinci Sait Faik kitabı oldu. İç içe geçen öykülerdeki kurguların ve anlatımın mükemmelliğinin yanı sıra, hissettirdiği duygular çok derindi benim için. O, Türk Edebiyatının yeri doldurulamaz bir ismi şüphesiz.
Profile Image for Canan.
116 reviews
October 30, 2021
Okuduğum diğer kitaplarından farklı olarak bu sefer hikayeler birbirine bağlı biçimde ilerliyor. Biraz zorlandım okurken. Fakat bunlar nasıl güzel cümleler, nasıl da nasıl da güzel cümleler! Her kitapta mest oluyorum.
Profile Image for Özge İnci Göksel.
139 reviews45 followers
December 28, 2017
Öykülerin bir zincir gibi birbirine bağlandığı bu kitap, sanırım öykülerin konusu ve genel havası itibariyle beni okuduğum diğer Sait Faik kitapları kadar büyülemedi. Ama elbette tüm Sait Faik kitapları gibi, insanin içini kimi ısıtan, kimi acıtan, kimi inceliğiyle kalbimi fetheden kendine özgü tespitler ve betimlemeleriyle yine okuma hazzını üst düzeyde yaşatan bir kitaptı. Can alıcı onca satırdan en ön plâna çıkanlar:

"Adamın yüzünde manalı hatlar vardı. Sevilmemişlerin, çok üzülmüşlerin, sarhoşların, bir zamanlar güzelken çirkinleyivermişlerin, okumuşların, hasılı içi rahatsızların yüzlerindeki ifade..."

***
"Nasıl bir dünya mı? Haksızlıkların olmadığı bir dünya... İnsanların hepsinin mesut olduğu, hiç olmazsa iş bulduğu, doyduğu bir dünya... Hırsızlıkların, başkalarının hakkına tecavüz etmelerin bol bol bulunmadığı... Pardon efendim! Bol bol bulunmadığı ne demek? Hiç bulunmadığı bir dünya..."

***
"Öyle hayaller kurardı ki hakikat olmamaları için hiçbir sebep yoktur. Kendi kendine derdi ki:
'Bu kurduklarımı hakikat yapmak için insanların biraz daha iyi olması yetmez mi?' "

***
"Onda neşeli, zengin bir ömrü, belki de beraberce tadıldığı için hemen saadet derecesine yükseliveren sefaleti bulurdum. Dilimde şimdiye kadar duymadığım tatlar duyar, gözümde bilmediğim bir insanlık rüyası uçuşmaya başlardı."

***
"Bir insan nasıl beklenir? Onun kapıdan girmesiyle şimdiye kadar içimde hapsettiğim insafsızlık, huzursuzluk, melankoli uçup giderdi. insanlar birdenbire içimin mahallesinin caddelerini, meyhanelerini doldururlardı."

***
"Birdenbire fena oldum. Sevilmeye alışık değilim."

***
"Yarın hemen yarın, bu ışıkların içinde bizim ışığımızın da yandığını göreceğiz. Bu ışığı başkaları gördükleri zaman, içlerinde, bir şehirde bir ışık yakmak arzusu kımıldanacak."

***
"Saadet denilen bir şey olacak; bulabilir miyim acaba?.. [...] her insan kendi hissesine düşen bir, iki kişilik saadet payı için kavga etmeli. Hiç olmazsa bu kavgayı yapmalı ki, asıl hakikat dünyasını bulsun."

***
"Bu iş, düşünmek işi, bana şu yazı yazma işinden daha kolay geliyor. İnsan düşünürken güzel cümleler yapıyor, ne iyi fikirler hatırına geliyor, ne meseleler hallediyor.
[...] Halbuki, düşündükten sonra yazı yazmaya koyulduğum zaman aynı cümleleri, yani o zaman beğendiğim cümleleri hatırlamıyorum bile... Yazmanın çok enstantane bir düşünce olduğunu biliyorum."
Profile Image for Dilili.
2 reviews
June 10, 2019
“Denizin içindeki çardağın harap beton ayaklarına sarıya çalan yeşil dalgalarda karpuz kabuklarının yüzdüğü bir lodos günde oraya gitmek için dayanılmaz bir arzu duyuyorum.”
Profile Image for Gülüzar Öztürk.
16 reviews1 follower
March 16, 2018
Sıcacık bir ada havası alıyorsunuz kitabı okurken.. sevmeye dair hikayelerde kendinizi arıyorsunuz. Aşk ne denli yakın ya da uzak? İnsan aşkı bulacak, bulsa da farkına varacak kadar derin mi? Hadiseler göründüğü gibi mi? Merak içimizi mi bulandırır, ruhumuzu mu besler? Hepsini düşündürdü bana, en çok da ölümü.. dünyadan göçüp gitmiş türlü insan hikayesi, çok sevdim hepsini❤️
Profile Image for Evren Erarslan.
452 reviews19 followers
February 14, 2022
Bu kitap bir şarkı olsa Rafet El Roman'ın "Şu Hayatta" şarkısı olurdu sanırım. Nedense hep o çaldı arka planda kulağımda. Gündelik yaşama dair, detaylarda kaybolmaya yüz tutmuş bir çok anıyı ortaya çıkarıyor. Kesif bir balık kokusu karşılıyor, yazın çıkmış hafif sıcak bir rüzgarın etkisiyle dağılıyor, bu sefer anason kokusu geliyor burnunuza. Birkaç hikaye sonra aşık oluyor, yine birkaç hikaye sonrası unutuyorsunuz. Hayat kadar gerçek, hayat gibi samimi bir anlatım yakaladım. Sait Faik'e başlamak için ideal bir kitap olabilir.
Profile Image for Haktan.
249 reviews6 followers
March 5, 2016
Daha başyapıt kabul edilen kimi eserleri okumamışken Sait Faik'in birçok kitabını okumuş biri olarak, zaman zaman, Sait Faik'i bu kadar çok mu seviyorum ve nesini bu kadar çok seviyorum diye düşünmeden, küçük bir vicdan muhasebesi yaşamadan edemem. Ancak bu okuduğum kitaplarda öyle hikayeler vardır ki artık tanışıp da sohbet etme imkanı bulamayacağım, uzaktan da olsa göremeyeceğim bu yazarın kaleminden çıkan her şeyi okumam gerektiği hissine kapılırım. Havada bulut da işte bu hikayelerden birisi.

Sevilmemişlerin, çok üzülmüşlerin, sarhoşların, bir zaman güzelken çirkinleşivermişlerin, okumuşların, hasılı içi rahatsızların yüzlerindeki ifade'nin hikayesi mi yoksa en rahatsız edici karakterine dahi empatiyle yaklaşan yazarın insan sevgisi midir benim ilgimi çeken emin olamıyorum. Ama bu hikayenin beni oldukça etkilediğinden hiç şüphem yok.

Kitabın basım yılına bakmadım ama tahmin ediyorum ki yazarın olgunluk dönemi eserlerinden olmalı çünkü hikayelerin her bir yanından Sait Faik'in tarzı hissediliyor. Öte yandan, benim okuduğum diğer kitaplarından farklı olarak bu kitapta hikayeler birbiriyle ilişkili. Olay örgüsü sıkı sıkıya bağlı değil belki ama ilk hikayede yazarımız bir adamla tanışıyor -ki bu adam gerçek Sait Faik'e oldukça benziyor- ve o adamın anlattıklarını, yazdıklarını bizlere sırayla anlatıyor.

Kitap hem Sait Faik'i sevenlerin hem de ilk kez okuyacakların hoşuna gidecektir diye düşünüyorum, tavsiye ederim.

Not: Ben Sait Faik kitaplarını iş bankası yayınlarından okumayı tercih ediyorum çünkü hem gelirlerin bir kısmı Darüşşafaka Vakfı'na aktarılıyormuş hem de kitabın sonunda Sait Faik'in edebiyat dünyasındaki dostlarının ağzından küçük ve keyifli anektodlar paylaşılıyor.
Profile Image for Chalchihut.
229 reviews46 followers
October 17, 2015
Genel olarak Türk Dili’ne duyduğum özlemden olacak, özellikle böyle eski yazarları okudukça kitapların tadına doyamıyorum. Benzer hisleri bir kitap karakterinin ağzından dinlemekten hem keyif alıyorum hem hüzünleniyorum. Hele ki yazar biraz da kendini anlatıyorsa o öyküde. Hele ki yalın ve içtense. Hele ki birini öyle sevmiş ki erik ağacıyla ve köpeğiyle konuşuyorsa, hikayesinde rum komşular varsa, kahraman denize bakıyorsa. Gözümü kapatıp kendimi kitabın içine usulca bırakıyorum. Hem insansız, yalnız olmak isterken hem de bir insana nasıl ihtiyaç duyduğumu hatırlarcasına.

“Bir insanı sevmekle başlar her şey” dememiş miydi zaten Sait Faik? Ondandır herhalde bir insanın kaleminden zaman zaman kendimizden parçalar görebilmek.
Profile Image for Funda Bakış.
29 reviews
August 20, 2019
Bana öykü okumayı sevdiren iki yazardan biri Sait Faik. Anlaşılması zor. Okurken çoğu zaman duraklayıp düşürüm. Bazı cümlelerini içime sindire sindire iki kere okur, düşünür, hayran olurum.
Kitapta çok fazla altı çizilesi cümle var. En sevdiklerim:

*Adamın yüzünde manalı hatlar vardı. Sevilmemişlerin, çok üzülmüşlerin, sarhoşların, bir zamanlar güzelken çirkinleyivermişlerin, okumuşların, hasılı içi rahatsızların yüzlerindeki ifade..."

**Hayır azizim! Ben hiç gülmedim demem; güldüm. Güldüm ama şöyle içten, candan gülmedim. Hem, ben ne zaman böyle gülmek istesem anamın bir sözü hatırıma gelir:"Çok gülen çok ağlar" sözü...Bir türlü istediğim gibi gülemem.

***İstanbul'da tifüs, memlekette zelzele, dışarıda harp, ben sana aşığım.


Profile Image for raShit.
377 reviews1 follower
February 7, 2016
"İnsan yıldırımla vurulmuş gibi âşık olmalı, sonra muvaffak olmak için bir şeyler icat etmelidir. Bu nevi aşkı pek severim ama bir türlü de olamam. Muhakkak, evvela, seveceğimden biraz yüz görmeliyim. Sonrası kolaydır. İkinci yüz verişte yakalandığımı hisseder, kaçınmaya çalışırım. Üçüncüde her şey bitmiştir. Artık deli gibi âşığımdır."
Profile Image for Fatih.
629 reviews36 followers
August 3, 2019
Sait Faik'in kitapları "Arada dinlenmelik" kitap rafım için ideal. Bizden insanlar, her zaman görüp duyabileceğiniz hikayeler, sıkmaz, yormaz, çoklukla Adalar esintisi olur satır aralarında.

"Madem ki yirmi yaşındaki kızlar bir erkeği sevmeden parasını yemeyi öğrenmişler, madem ki..."
Profile Image for Halil İbrahim.
45 reviews
April 2, 2019
Sait faik asla cimri olmadı.. Biz onun o cömert öykülerine doyamadık sadece.
Profile Image for Baris Ozyurt.
925 reviews31 followers
May 11, 2024
‘En son bir gazeteye müracaat ettim. Başmuharrir cenaplarının karşısına çıktık. Siyasi kanaatlerimi sordu. Olmadığını söyledim. Hiç düşünmediğim şeyi bana soruyordu. Ne mebus olmak, ne de gazetede siyasi yazılar yazmak niyetindeydim. Röportajlar yapmak, muhabirlik etmek için siyasi kanaatimin ne faydası vardı? Ben insanlar ve kendim hakkında düşünürüm. Hükümetler hakkında, rejimler hususunda hiçbir fikrim yoktu.

Başmuharrir ağız aramakta ustaydı:

- Yani nasıl bir dünya arzuluyorsunuz?

Artık kızmıştım:

- Nasıl bir dünya mı? Haksızlıkların olmadığı dünya... İnsanların hepsinin mesut olduğu, hiç olmazsa iş bulduğu, doyduğu bir dünya... Hırsızlıkların, başkalarının hakkına tecavüz etmelerin bol bol bulunmadığı... Pardon efendim! Bol bol bulunmadığı ne demek? Hiç bulunmadığı bir dünya...

Sevilmeye layık, küçücük kızların orospu olmadığı, geceleri hacıağaların minicik kızları caddelerden yirmi beş lira pazarlıkla otellere götüremediği, her genç kızın namuslu bir delikanlıyla konuşabildiği, para için namus, ar, haya, hayat, gece, gündüz satılamadığı bir dünya... Muhabbet tellallarının günde otuz lira kazanmadığı bir dünya... Sokaklarda sefillerin bulunmadığı bir dünya... Kafanın, kolun çalışabildiği zaman insanın muhakkak doyabildiği, eğlenebildiği bir dünya... İçinde iyi şeyler söylemeye, doğru şeyler söylemeye salahiyetle kıvranan adamın, korkmadan ve yanlış tefsir edilmeden bu bir şeyleri söyleyebildiği bir dünya...

Aynen bunları söyleyemedim. Şimdi söylüyorum.

- Pekâlâ, biz size haber göndeririz.

Haber göndermediler. Ümitle bekledim.

Dünyada hiçbir kimsenin benim istediğimden başka türlü bir dünya isteyeceğini o zamana kadar aklıma bile getirmemiştim desem yalan! Neler isteyenler vardı dünyada? "O halde ne ümit ediyordun?" derseniz, "Ne bileyim!.." derim.

Günlerden cumartesiydi. Kışın bazı cumartesi günleri şehrin gürültüsünden uzaklara gitmek öyle bir arzu halinde yapışır ki bana... Köprüde vapurlar ne güzel bakar, düdükleri ne tatlı öter...’(s.20)
Profile Image for Samet.
7 reviews
January 22, 2022
Okulda durum hikayesi konu başlığının vazgeçilmez örneği Sait Faik'in eserlerini hep merak ederdim. Tam da tahmin ettiğim gibi bir içerikle karşılaştım. Deneyimlerini hiç acelesi olmadan, canının istediği gibi kağıda aktarıyor yazar. Çoğu zaman sıradan olduğunu düşündüğümüz anları kendi konumundan çok güzel tarif ediyor. Olayın kendisini sofranın en önemli yemeği gibi düşünürsek, Sait Faik; vaktini tabakların, çatalların yerleşme şekilleri üzerine yazmakta kullanıyor. Arada sırada yemeğe de değiniyor isteksizce. Peçetelerin renginin onda oluşturduğu intiba ile devam ediyor sonra. Yemek hiç orada değilmiş gibi. 🙂

Kitabın, kitaptaki bir karakterin yazdıkları vasıtasıyla ortaya konması hoşuma giden yanlardandı. Bazen karakterin yazdıklarından çıkılıp birinci kişinin ağzına dönülüyor. Bu geçişi anlamak için biraz uğraşmam gerektiği de oldu.

Yazdıklarımdan kitabı beğendiğim çıkarılabilir belki ama pek öyle değil. Bu türe giriş yaptığım için memnunum fakat kitaptan pek bir keyif alamadım. 99 sayfalık kitabı uzun bir sürede bitirdim. Çoğu zaman da sıkıldım. Belki bu tür bana göre değildir.
Profile Image for Hakan Bezan.
136 reviews1 follower
April 13, 2018
Birbirinin devami niteliginde hikayelerle olusturulmus bir kitap. Her bir hikayesinin birbirinden bağımsiz olduğunu düşündüğümüz Sait Faik'in bu kitabi digerlerinden bu ozelligiyle ayriliyor. Kendisini yabanci bir adam gibi tanitip betimleyen yazar kopekli adami Posta dagiticisini ve sevdigi kadinin basrollerinde oldugu bir hikaye dizini olusturmus. Farkliligiyla zaten goz dolduran kitap yazarin kendine has sadelik ve durulukla yazmasiyla yine unutulmayacaklar arasina girmeyi basardi. Hikaye kitaplarinin sonundaki farkli yazarlarin Sait Faik icin soylediklerine yer verilmesini bayiliyorum,bu kitapta da Rifat İlgaz in anilariyla karsilasacaksiniz. Sait Faik Abasiyanik hakkaten hikayelerindeki adam oldugunu anlatiyor sanki bu ve diger yazilarda. Harika bir insan. Rahatlatici
Profile Image for Yeşim .
143 reviews2 followers
June 7, 2019
-Yani nasıl bir dünya arzuluyorsunuz?
Artık kızmıştım:
Nasıl bir dünya mı? Haksızlıkların olmadığı bir dünya.. İnsanların hepsinin mesut olduğu, hiç olmazsa iş bulduğu, doyduğu bir dünya.. Hırsızlıkların, başkalarının hakkına tecavüz etmelerin bol bol bulunmadığı.. Pardon efendim! Bol bol bulunmadığı ne demek? Hiç bulunmadığı bir dünya.
(syf. 21)

Öyle hayaller kurardı ki hakikat olmamaları için hiç bir sebep yoktur. Kendi kendine derdi ki:
"Bu kurduklarımı hakikat yapmak için insanların biraz daha iyi olması yetmez mi?"
(syf. 33)

İnsan düşünürken güzel cümleler yapıyor, ne iyi fikirler hatırına geliyor, ne meseleler hallediyor. Bazen cümle yapmadan da düşünüyorum. Bazen cümle yapıyorum...
(syf.93)

Merak da alaka değil mi?
(syf. 118)
Displaying 1 - 30 of 66 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.