Jump to ratings and reviews
Rate this book

Bilgeliğin Sarsılmazlığı Üzerine

Rate this book

Unknown Binding

Published January 1, 2017

Loading...
Loading...

About the author

Seneca

2,912 books4,155 followers
Lucius Annaeus Seneca (often known simply as Seneca or Seneca the Younger); ca. 4 BC – 65 AD) was a Roman Stoic philosopher, statesman, and dramatist of the Silver Age of Latin literature. He was tutor and later advisor to emperor Nero, who later forced him to commit suicide for alleged complicity in the Pisonian conspiracy to have him assassinated.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
18 (33%)
4 stars
19 (35%)
3 stars
13 (24%)
2 stars
3 (5%)
1 star
0 (0%)
Displaying 1 - 6 of 6 reviews
Profile Image for Yasin Âşık.
22 reviews2 followers
February 10, 2024
Bilgeliğe giden yolu anlatıyor Seneca bize. Kendisi retorisyendir. Ve benim de kendisini merakla okumam bundan dolayıdır. Retorik, ikna etme sanatıdır. Ve Antik çağda o kadar eski görülür ki âdeta "Tanrıların Sanatı" diye bahsedilir. Seneca, Stoacı felsefeyi benimsemiştir. Kendisi uzun süre devlet işleri de yapmıştır. Daha sonra devlet yönetimindeki anlaşmazlık ve kargaşalardan kaynaklı olarak görevinden isteyerek ayrılır ve inzivaya çekilir bir süreliğine. Bu inziva sürecindeyken eseri yazdığı tahmin ediliyor. Eser birine ithafen yazılır fakat bunun tam olarak kim olduğu belli olmasa da dönemin kralına olduğu su götürmez bir gerçektir. Bilgelik, sessizlik ve dinginlik gerektirir diye tanımlamaya başlar. Daha sonrasında bilgenin kazanması gereken özellikleri ve bakış açılarını anlatır bize. Üç farklı yaşam biçimi vardır; Hazlar, temaşa, eylem. Hazlar tek başına yeterli değildir ama eyleme muhtaçtır. Temaşa da tek başına yeterli değildir. Eylem ise hepsinin temel taşıdır. Eylem olmadan diğerleri anlam kazanamıyor. Bilgeye haksızlık ya da hakarette bulunmak bilgeden bir şey eksiltmez de onu yüceltmez de. Bilge, kendi varlığıyla değerini kavrar ve kazanır. Bilge çevresinden etkilenmez çünkü o "Tanrının koruması" altındadır. Bilgeye yapılan haksızlığa bilge karşılık vermez. Çünkü eğer bilge haklıysa ona bu haksızlığı yapan kimseler elbet bir gün cezasını çekerler, Tanrı tarafından. Bilgeye haksızlık yapıldığında haksızlığı yapan kimseden kanun yoluyla şikâyetçi olması onun ceza çekmesini istemez. O kimsenin yaptığı yanlıştan geri dönmesi yani onun düzelmesi için bunu yapmaktadır. Bilge, erdemin önden bir lider gibi gitmesine izin verir. Ardından gelen hazların erdem tarafından eşit dağıtılarak tüm hazlardan tat alınması sağlanır fakat hiçbirinden tam doyuma ulaşılmadan.
İnziva kısmında ise şunları söyler bize: İnziva, bilgeye her daim elzem olan yegâne şeydir. Bilge için iki devlet vardır. Birisi büyük devlet (Milleti, doğduğu devleti) diğeri ise küçük devlettir(kendi devleti yani iç benliğidir). Bilge, erdemiyle çıktığı yolda devlet kademesinde görev alması gerekmektedir. Bu görev sırasında eğer devleti ona haksızlık yapıyorsa, bilge kendi küçük devletini bozmadan o görevden ayrılmasını bilmelidir ve "inzivaya" çekilmelidir. Ta ki yeniden kendi küçük devletinde yeni bir fayda bulana kadar. Bulduğu yani kendisinden âdeta doğurduğu yeni faydaları paylaşana değin. Bilge, bulduğu faydayı büyük devletle paylaşmıyorsa ona yalnıza aciz bir iyi denir. Bilge, "en iyi ve yüce" olana ulaşmak istiyorsa bu faydayı paylaşmalıdır. Tüm bunlara rağmen bulduğu yeni fayda büyük devlet tarafından anlaşılmıyorsa o zaman başka büyük bir devlet bulup ona anlatması gerekir. Bunda da fayda göremezse eğer o zaman uzun süreliğine "inzivaya" çekilmesi gerekir. Yeni büyük devleti ararken, yolda ona eşlik eden teknecinin bahane ve yanıltmalarına güvenmemelidir. Eğer güvenirse bilge kendisini kandırmış olur.
-Kitabın en önemli noktalarını kendi açımdan hatırladığım kadarıyla sizlerle paylaştım. Okuyun okutun diyebileceğim bir kitap oldu benim için.-
-English Book Review-
Seneca tells us the way to wisdom. He is a rhetorician. And that's why I read him with curiosity, too. Rhetoric is the art of persuasion. And it is considered so old in Antiquity that it is almost called the "Art of the Gods". Seneca adopted the Stoic philosophy. He has also done government work for a long time. Later, due to disagreements and turmoil in the state administration, he willingly leaves his post and goes into seclusion for a while. It is assumed that he wrote the work while in this period of seclusion. The work is written in dedication to someone, but although it is not clear who exactly it is, it is an indisputable fact that it happened to the king of the period. He begins to define wisdom as requiring silence and serenity. Then he tells us about the characteristics and perspectives that the wise should gain. There are three different ways of life; Junkies, temasha, action. Pleasures alone are not enough, but they are in need of action Jun. Temasha alone is not enough either. Action is the cornerstone of all of them. Without action, others cannot make sense. To do injustice or insult to the wise does not detract anything from the wise, nor does it glorify him. The wise man understands and earns his worth by his own existence. The wise man is not affected by his surroundings because he is under the "protection of God". The wise do not respond to the injustice done to the wise. Because if the wise man is right, those who do him this injustice will surely be punished one day, by God. When injustice is done to a wise person, it does not require him to suffer punishment if he complains about the wrongdoer through the law. He does this so that someone will come back from the wrong he did, that is, for him to get better. The wise allow virtue to go from the front like a leader. The subsequent pleasures are distributed equally by virtue, ensuring that all pleasures are enjoyed, but without Junking full satisfaction from any of them...........Junking...........
In the seclusion section, he tells us: Seclusion is the only thing that is always essential to the wise. There are two states for the wise. One is a big state (the nation, the state in which he was born) and the other is a small state(his own state, that is, his inner self). The wise should take a position at the state level on the way out with his virtue. During this task, if his state does him an injustice, the wise should know to leave that task without disturbing his own small state, and he should withdraw to "seclusion". Until he finds a new benefit in his own small state again. Until he shares the new benefits that he has found, that is, that he has almost given birth to himself. If a wise person does not share the benefit he has found with the great state, he is only called a weak good. The wise should share this benefit if he wants to achieve the "best and supreme". If, despite all this, the new benefit he has found is not understood by the big state, then he should find another big state and tell it to him. If he does not see the benefit in this, then he should go into "seclusion" for a long time. When searching for a new great state, he should not rely on the excuses and delusions of the boatman who accompanied him on the way. If he trusts, the wise will have deceived himself.
-I have shared the most important points of the book with you as far as I remember from my own point of view. It was a book that I could say that you should read for me.-
Profile Image for Nora.
56 reviews15 followers
Read
December 3, 2025
Considering the general circumstances Seneca was under, to me he was able to come up with a brilliant understanding of existence and our connection to it, except it's such a shame when it comes to women he was unable to see and free himself from the chains of misogyny which is a product of things he despised strongly.
Profile Image for Fatih Mahmut Dundar.
63 reviews
February 21, 2022
Uzun zamandır okuduğum, anlatmak istediğini bu kadar sadelik ile anlatan doğrudan ama bir o kadar da derin mesajları çok güzel verebilen en iyi kitaplardan birisiydi. Alıntı yapıp spoiler vermek istemem. Kendisi kısa dersleri uzun bir kitap. İyi okumalar.
Profile Image for LA TEMZ.
29 reviews
October 2, 2026
Oldukça ince bir kitap olmasına rağmen içerisinde insanı uzun uzun düşünmeye teşvik eden o kadar fazla düşünce barındırıyor ki okurken birçok yerde durup üzerine düşünme ihtiyacı hissettim. Özellikle erdem kavramını ele alış biçimi ve insanın kendi değerini neye göre belirlemesi gerektiği üzerine söyledikleri beni çok etkiledi.

En çok hoşuma giden düşüncelerden biri, insanın değerinin başına gelen olaylarla değil, onlara verdiği anlamlarla belirlenmesiydi. Seneca’nın bilge insanı dışarıdan gelen hakaretlerden, haksızlıklardan ve olumsuzluklardan bağımsız bir şekilde ele alması, insanın erdemini koruduğu sürece aslında hiçbir şey kaybetmeyeceğini savunması oldukça düşündürücüydü. Özellikle de haksızlığa uğradığımızda utanması gereken kişinin haksızlığa uğrayan değil, haksızlığı yapan kişi olduğu düşüncesini çok sevdim.

İnziva üzerine söyledikleri de ayrıca hoşuma gitti. İnsanın kendi hayatında karşılaşmadığı kötülükleri ve olumsuzlukları da anlamaya çalışması gerektiği, yalnızca kendi deneyimleriyle sınırlı kalmaması fikrini oldukça değerli buldum.

Elbette insanın yaşadığı olaylardan hiç etkilenmemesi ne kadar mümkün, tartışılır. Ancak bence burada asıl önemli olan, insanın kendi değerini başkalarının davranışlarına ya da başına gelen olaylara göre belirlememesi.
Profile Image for Taha Bosna .
12 reviews
September 7, 2026
Cato’nun Roma Forumu’nda halk tarafından tartaklanıp aşağılanmasıyla açılıyor. Seneca, bilgenin haksızlığa uğramasının imkânsız olduğunu iddia ederek haksızlık ile hakaret arasına net bir çizgi çekiyor: Haksızlık bedene veya mala yönelir; oysa bilgenin tek gerçek varlığı talihin elinden alamayacağı "erdem"dir. Megara yerle bir edildiğinde ailesini ve servetini kaybeden Stilbon’un fatihin karşısına dikilip *"Her şeyim benimle"* demesi gibi, bilge hiçbir şeyini yitirmez. Hakaret ise kibirden doğan boş bir sözdür; bilge, kendisine küfredenleri ya da saldıranları hezeyan içindeki hummalı hastalar veya kucaktaki hırçın çocuklar gibi görür; onlara ne öfkelenir ne de kırılır.

Puanımı 3’te bırakmamın sebebi, Seneca’nın çizdiği "sarsılmaz bilge" portresinin etten kemikten insana tamamen yabancı, fazlasıyla steril ve mekanik bir kusursuzluk tasavvuruna dönüşmesidir. Hakaretten, aşağılanmadan veya fiziksel şiddetten zerre etkilenmeyen bu kurgusal yaralanmazlık hali, felsefi bir ideali savunurken psikolojik gerçeklikten kopuyor. Ayrıca Nero’nun sarayında yıllarca iktidar entrikalarının tam göbeğinde kalmış bir düşünürün, siyasetten çekilmeyi temellendirirken sunduğu gerekçeler yer yer felsefi bir tahlilden ziyade şahsi bir vicdan aklama çabası hissi veriyor.
-“Talih, verdiği dışında hiçbir şeyi alamaz insandan; Erdem'i ise vermez, dolayısıyla geri de alamaz.”
Profile Image for Özge Yurtseven.
1 review
Read
January 7, 2023
Bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine okudum beni felsefe ile ilgilendiğim zamanlarıma götürdü ve artık üzerine hiç düşünmediğim konuları yeniden ele almaya iten bir kitap oldu.
Nasıl olur da mö yaşamış bu insanlar günümüzdeki problemlere ışık tutabilir, insanlık hiç mi değişmiyor..
Displaying 1 - 6 of 6 reviews