nadım, merakım ve birtakım tasvip edilmeyen huylarım yüzünden şu fani dünyada başıma gelmeyen yalnızca birkaç şey kaldığını size kıvançla bildirmek isterim sevgili pencere önü çiçeklerim. Başıma ne işler açtığımı size tek tek anlatacağım fakat aramızda kalacağına dair bana söz vermek zorundasınız. Çünkü babam, peşime bir avuç tarihi eser kaçakçısını taktığımı ve onlardan köşe bucak saklanırken Ateş Arıkan’ı da bu işe dâhil ettiğimi öğrenirse beni bir kuleye kapatır. Hem de bir prenses olduğum ve korunmaya ihtiyaç duyduğum için değil, aksine etrafımdaki zavallı insanları benden ve benim belalı başımdan korumak için.
Ben Nehar Erarslan. Tarihe ve Ateş’e ezelden beridir sevdalı, her iki sevdası yüzünden de olmadık işlere bulaşan, insanlara tuhaf isimlerle seslenen ve her nasılsa kendini sürekli akıl almaz olayların ortasında bulan Nehar Erarslan.
Bu da benim tarihi eserlerle, kovalamacalarla ve içimdeki yanardağdan taşan aşkla dolu hikâyem. Eğer sırrımı tutacaksan ve bütün bu karmaşaya hazırsan, başlayalım mı?
Çoook güzeldi. 😍 Keyif alarak okudum. Ateş ve Nehar çok tatlısınız. Umarım ileride Feza'nın da kitabı olur. Ben onu aşık ve sürünürken okumayı çok isterim.😁Nehar, Efe'nin hayatını cehenneme çevir ben arkandayım. Hak etti.😂
ÇOK GÜZELDİ KEŞKE HİÇ BİTMESEYDİ 🥲🧡 5/5🌟 (2022 Favorilerimde) Nehar, Ateş’e çocukluğundan beri âşıktır. Ateş’i hep uzaktan sever. Bir gün ani bir kararla İstanbul’dan İzmir’e yüksek lisans yapmaya gider. Orada bir tarihi eser üzerinde çalışırken bir yanlış anlama yüzünden başını belaya sokar ve apar topar İstanbul’a döner. Peşinde karanlık adamlar vardır ve bir tarihi eserin peşine düşerler. Nehar, onlardan kurtulmaya çalışırken Ateş’le kendini hiç tahmin etmediği olayların içinde bulur. Arkadaşlar bu kitap çok çok çok güzeldi😍 Kübra’nın kalemini, karakterlerini, anlatım dilini, her kitabında farklı çiftlerle beni aşka inandırmasını çok seviyorum😍 Bu kitapta da Nehar&Ateş çifti var💚Ateş’in sessiz,sakin halleri, Nehar’ın onun tam tersi şen şakrak, enerjisi hiç bitmeyen halleri olmasına rağmen bu zıtlığın vermiş olduğu güzellikle çok başkalardı. Kalbimin bütün odacıklarıyla ikisini çok sevdim💚 Kitabın her sayfasını büyük bir keyifle okudum😍 Hem Ateş&Nehar çiftini okurken hem de Nehar’ın kendini içinde bulduğu beladan sıyrılmasını okumak çok güzeldi. Bir ara gerçekten hiç kurtulamayacaklar sandım😂 Bu kitapta daha önceki kitaplarda görmediğimiz Feza ve Azra ikizlerini görüyoruz.Onlar da çok tatlıydı bayıldım ikisine😍 Özetle, lütfen bu kitabı ve diğer Kübra Nur kitaplarını okuyun, okutun! Romantik&komedi,arkadaşlık,eğlence,macera bu kitapta. Bir başlayınca elimden bırakamadım. Çok çok çok sevdim.
Çakma Sherlock Holmes iş başında.. Bu kitabı okurken bu kadar eğleneceğimi biri söyleseydi, inanmazdım. Ece Nehar Arslan, ne yapsam da ailemi kalpten götürsem, diye uğraşsa bu kadar olur. Nehar nam-ı değer Karanfil başına açtığı büyük beladan tek başına kurtulmak isterken; kendini bir anda dört kişilik bir ekibin içinde buluyor. Bu dörtlüyü okurken çok eğlendim. Kesinlikle moral bozukluğuna ilaç gibi gelen bir kitap oldu. Kesinlikle tavsiye ederim.
------
“Bunu nasıl yaptığını çözmemiz lazım.” dedim Feza’yı kast ederek. “Her seferinde nasıl oluyor da kimseye anlatmadığımız şeyleri bilebiliyor?” Azra gözlerini kısarak başını iki yana salladı. “Sanırım gizli güçleri var.” “Tek gizli gücü sinir bozmak.” diye araya girdi Ateş. “Onun dışında muhtemelen kapılarınızı falan dinliyordur.” “Azra’yla aynı anda hıhladık. “Bizi amatör mü zannediyorsun Ateşciğim?” dedi Azra. “Kapıları olan yerlerde konuşmayız gizli işlerimizi.” diye araya girdim. “Mesajlaşmayız, günlük tutmayız, hakkında konuştuğumuz insanların gerçek isimlerini kullanmayız…”
*******
Birini bana uzatıp, “Azra ile odanızın anahtarı.” Dedi. “Bizim odanın hemen yanındasınız.” Ben anahtarı alırken Feza dehşete düşmüş bir sesle, “Bizim odanın derken?” diye sordu. “Oda tekil mi Ateş? Bizim odalarımız demek istemedin mi?” Ateş cevap vermedi ve asansöre doğru yürümeye başladı.
Bayıldım. Nehar çok eğlenceliydi. Çakma James Bond Nehar. Gülmekten yıkıldığım yerler oldu. Keşke film olsa izlemesi çok keyifli olurdu. Favorim hâlâ Bir Bahar Akşamı ikinci sıraya Bin Bela Bir Karanfil yerleşti. Kısaca okurken çok zevk aldım iyi ki okumuşum.
Kitaba bayıldıımmm. Nehar karakteri kalbimde taht kurdu. Kübra Nur'un en sevdiğin kadın karakterleri arasında birinci sırada Nisan vardı ama artık kesinlikle Nehar en sevdiğim. Özellikle tarihi eser kaçakçılarıyla olan mücadelesi çok iyiydi dskfgjfgojkgk. Birkaç mantık hatası vardı kitapta ve Ateş'in duygularıyla ilgili olan bir kısım pek hoşuma gitmedi sadece ama Kübra Nur'un kalemini seviyorsanız kesinlikle seversiniz.
Dünyanın en yerinde duramayan insanı Nehar'ın başına açtığı yeni bir bela var. Tarihi eser kaçakçıları tarafından kovalanan Nehar'a arkadaşı, aynı zamanda platonik sevdası Ateş Arıkan ve yakın arkadaşları Azra ile Feza da eşlik ediyor.
Belalar Kraliçesi Ece Nehar Erarslan ve onun sevgili kişisel yanardağı Ateş Arıkan'ın atıldıkları macerayı okuyoruz. Elbette sayfaları çevirirken bu ikilinin ilk macerasının bu olay olmadığı da görüyoruz. Nehar dünyaya geldiği günden beri başını beladan kurtaramıyor, Ateş de bir kahraman edasıyla onun belalarına ortak oluyor.
Birkaç yıl önce bayıla bayıla okumuş ve kitap olmasını dört gözle beklemiştim. Ellerime aldığımda hayal ettiğimden çok daha güzel bir tasarımla karşılaştım, bu konuda gerçekten mutluyum.
Nehar, okuduğum en deli dolu kadın karakterlerden. Fantastik bir dünyada değil, direkt olarak bizim dünyamızda bu kadar heyecanlı olması onu ilginç kılıyor bence. Kendisini çok seviyorum ama gerçek hayatta arkadaş olamayacağımız kadar hareketli biri :)
Ateş Arıkan hakkında methiyeler düzmek, şiirler yazmak isterim ama bu adama olan sevgimi ben anlatamam, satırlar yetmez. Kendisi lise yıllarımın prensidir ve sessiz sakin, sırlı halleriyle kalbimde özel bir yere sahip. Kitap boyunca sessizliğine ve suskunluğuna sinir olmak yerine onun kendisini açacağı sayfaları bekledim ve öğrendiğim şeylerle kalbimi daha da çaldı.
Özellikle kitapta gelmesini beklediğim bir bölüm vardı kiiiii Allah'ım Ya Rabbim her okuduğumda nasıl bu kadar heyecanlanabilirim bilmiyorum ama oluyor işte. Öyle de seviyorum bu ikiliyi sevdam hiç bitmiyor.
Nehar'ın aşkı, onun içinden Ateş'e karşı bir sürü orijinal laf söylemesine sebep oluyor. Öyle eğlenceli lakaplar buluyor ki her seferinde şaşırdım. Ateş'e taktığı isimler sadece içinde değil dışında da hayat buluyor ama Ateş buna alışmış, hiç aldırmıyor.
Ailenin diğer üyelerinin de olduğu sahneleri de epey seviyorum. Hiçbir yaş sınırı olmadan, romantizm sevenlere öneririm. Bir de bonus olarak aksiyonumuz var yani kitap tadından yenmiyor. Komedi kısmı da zengin ve aile, arkadaşlık mevzularına da değindiği için kitap oldukça dolu dolu.
Nehar ve Ateşi Bir İstanbul Gecesi kitabı ile biraz tanımıştık. Nehar ve Ateş çocukluk arkadaşdır fakat Nehar aslında onu tanıdığıdan beri aşıkdır fakat o kadar iyi anlaşıyorlardır ki ona bu aşkını itiraf edip aralarını bozmak istemez çünkü Ateş kendisini kardeşi gibi gördüğünü düşünür ve ve aşkını kalbine gömüp ondan uzaklaşmak için İstanbul'dan İzmir'e lisans bahanesiyle taşınır. ✨ Nehar çocukluğundan beri deli dolu bir kızdır zaman zaman başını belaya sokar ama bir şekilde bu beladan kurtulur(Çoğu zaman Ateş kurtarır.👌🏻) fakat bu sefer Nehar tarihi eser kaçakçıları tarafından takip edilir saati korumak isteyen Nehar saati yerine koyar ve çakma saati yanına alır ve İstanbula gelir bu sebeple gerçek saati çaldığını düşünen bu kişiler Neharı yakalamak isterler. Nehar Ateş'den hiç birşeyi saklayamaz (Aşkı hariç.) bu sebeple Ateşe durumu anlatır ve bu beladan kurtulmak için Nehar'ın arkadaşı Azra ve Azra'nın ikizi Feza ve kendileri akıl almaz bir maceraya başlarlar.
✨kitap aslında bu anlattıklarım la başlıyor devamını anlatmak isterdim fakat spoiler vermek de istemiyorum ama kısacık bir yorum yapabilrim sanırım ✨
Ben bu kitabı sanırım bir veya bir buçuk günde filan da okudum kitap o kadar akıcı ve sürükleyiciydi ki bırakmak istmedim .
Ateşin karanfili yani Nehar Eraslan deli dolu biridir. herkese tarihteki insanların ismi ile lakaplar takarak bunu kanıtlıyor bence.😅
Nehar'ın içindeki yanardağından lavlara sebep olan Ateş Arıkan kıvırcık kızıl saçlı mavi gözlü biridir. Aslında Neharı bırakın kardeşi gibi görmeyi onu en az Neharın kendisini sevdiği kadar Neharı sever fakat reddedilmekden korkar bunun sebebini sizlere söylemek istemiyorum ama okuyup öğrenince şaşırcaksınız ve evet Ateşe kızıcaksınız. (Bu ne biçim sebep aaa...) gibi 🙃 Neyse dostlar yine uzattım ama sevdiğim bir kitap olunca övmeden duramıyorum.🦊✨💕 ✨ Alıntı✨ Seninkinden ayrı bir hikâyem yok benim . Hiç olmadı . ✨ Kendi kısa tarihinizi kendiniz yazmaktan korkmayın ve tarihin yalnızca sevdasından vazgeçmeyenleri hatırladığını da unutmayın .
Sonsuz Düşler Serisinde İkinci Jenerasyonun en sevdiğim kitabı Bin Bela Bir Karanfil oldu. Tartışmasız yazarın en beğendiğim, kendimi en çok gördüğüm kitabı da yine bu kitaptı. Bitmemesini çok içtenlikle dilesem de bitti. Bana buruk ve hoş bir tebessümle kitabı kitaplığımın en güzel rafına kaldırmak kaldı.
Nisan Erarslan ve Yiğit Kuzey Erarslan çifti bu kurgu dünyasının en sevdiğim çiftiydi. Ele avuca sığmaz ve annesinin kopyası evlatları Ece Nehar Erarslan da tabii ki en sevdiğim karakter oluverdi. Evlere şenlik bir yaramazlık ustası olan Nehar'ın bir suç ortağı olmalıydı ve tabii ki bu suç ortağı sessiz ve ketum Ateş Arıkan'dan başkası asla olmalıydı.
Yiğit Kuzey ve Nisan'ın hikayesinde gördüğümüz bazı dinamiklerin Nehar'ın ve tabii ki ondan ayrı düşünemeyeceğimiz Ateş Arıkan'ın hikayesinde de olduğunu görmek, uzun bir aradan sonra eski bir dostla içilen tatlı-ekşi bir limonata hissi veriyor insana.
Ateş bazen Köprülü Mehmet Paşa oldu, bazen Napolyon, bazen şehzade... Ama her zaman Nehar'ın gönlünün yanardağı oldu. Usul usul yandı. Yandı yandı, Nehar'ın içini yaktı ama o Ateş aslında en çok kendini yaktı. Sonra sıcak bir İzmir gecesinde, Ateş tüm şehri yaktı. Nehar'ın içindeki yangını görmesi için tüm şehri yakan bu çakma Patrona Halil'in isyanlarını tabii ki Nehar gördü. Ancak görmediği bir şey vardı. Ateş'in yangınlarıyla meşur bir isyankar olmamasının sebebi bir olay. Sakinliği ve ketumluğuyla birinmesini sağlayan dağları görünce Nehar bence bir kere daha sevdi Ateş'i. İçindeki yanardağın Ateş'i hiç sönmeyecekti ama bunun onu durdurmayacağını görmek Ateş'in yüreğine Nehar'ı serpti.
Bir kovalamanın, bin belanın, birbirinden ayrı anlatılamayacak bir hikayenin iki kahramanıydı Ateş ve Nehar. Onlarla tanıştığıma çok mutluyum. Umarım kendi hanedanlıklarında mutlu ve huzurlu bol koşturmacalı ve belalı bir hayat yaşıyordur Karanfil ve şehzadesi.
Selam. Kalemini severek okuduğum ama kalbimin çoğunu Bir İstanbul Gecesi adlı kitabında bıraktığım yazar Kübra Nur'un kaleme aldığı Nehar ve Ateş'in hikayesi olan Bin Bela Bir Karanfil'le buradayım. Epey bir komedi barındırdığını düşündüğüm kitap bana göre epey dram barındırıyordu ama sevimli bir dram. Nehar'ın yeniden yaptığı uçarılık bu defa neredeyse felakete dönüşüyordu. Ateş'in neden bu kadar sessiz oluşunu öğrenmek ise onu kitaptan çıkarıp bağrıma basmama neden olacaktı. Ateş'in bu kadar sevimli olabileceğini düşünmemiştim. Ufacık içerikten spoilersız bahsedeceğim inşallah. Nehar apar topar verdiği bir kararla İzmir'e sevdiği ve okumak istediği Tarih bölümü okumaya giderken en büyük amacı biraz Ateş'ten uzak kalıp kalbindeki yanardağı söndürmekti. İkinci yılının sonuna doğru ani bir şekilde İstanbul'a dönüş yaptı. Bu ani dönüşü ufak bir tatil adı altında saklasa da İstanbul'a neredeyse adım atar atmaz karşılaştığı ilk kişi Ateş olmuştu. Ardından da hiç karşılaşmak istemediği iki adam. Ateş'le el ele sokakları bu iki adamdan kaçarken arşınlamışlardı. Ateş bu işte bir terslik olduğunu anlasa da o gün üstüne gitmemiş ertesi gün Nehar'ı hafif bir sıkıştırmayla, Ateş'e istemeye istemeye olsa da tarihi bir eserin kaçırılacağını ama şans eseri orijinali bulup onu ülkesine gönderdiğini ama promosyon olarak bu iki adamın belki de daha fazlasının peşine düştüğünü anlatmıştı. Bundan sonrası ise İstanbul sınırları dışında, biraz gergin, biraz heyecanlı çokça duygusal, biraz kanlı ve mutlu bir sondu.
3.5??Bilmiyorum valla çok kararsızım akıcıydı ama ben bu Türkçe kalıpları kitapta görmeye alışamıyorum... Yıllarca iletişimsizlik yüzünden birbirine açılamayan insanları anlamaya çalışıyorum zor ama yani yine de korkularını anlıyorum.. Ateş turuncu saçlı olmasa belki bi tık daha severdim ama saçından kaybediyor kdkdkdk şaka daha sert bi karakter vardı kafamda ama bebişko çıktı yine de sevdim Nehar da bana benziyo biraz sorunlu.. Neyse güzeldi ama wow çok güzeldi diyemem yazarın sanırım diğer kitapları çok daha güzelmiş o yüzden bş ara onları da okuycam sözzz. Seven dostlarım sabahtan beri sevmem için dua etti o yüzden kabul oldu sayıyorum??
Bin Bela Bir Karanfil'i yorumlamaya başlamadan önce sevgili Mine Arıkan'ı saygıyla anmak isterim.♥ Kendisi Kübra Nur'un en sevdiğim karakterlerinden biridir. Seni daha ne kadar sevebilirim bilmiyorum sevgili Mine. 😍
Ece Nehar Erarslan, yüksek lisans yapmak için birden ve herkesten habersiz gittiği İzmir'den yine birden ve herkesten habersiz bir şekilde dönmüştür. Nehar araştırmaları için bir cep saatini incelemek için müzede incelemeler yaparken aslında o saatten iki tane olduğunun ve bunlardan birinin orijinal birinin ise replika olduğunun farkına varmıştır. Hırsızların orijinal saati çalmak ve yerine replika olan saati koymak istediklerini fark edince yerlerini değiştirip replikayı kendine almış orijinali de yerine koymuştur ancak peşine takılan adamlar onun orijinal saati çaldığını düşünüyordur. Böylelikle adamlar peşine takılır ve kendisinin de deyimiyle bela mıknatısı gibi belayı üzerine çekmiştir. İzmir'den İstanbul'a geldiğinde kimseyi dahil etmeyip olayı kendi başına halletmeye çalışır ancak işler tam da istediği gibi ilerlemez. Ve böylelikle planlarına Ateş, Azra ve Feza dahil olur. Nehar Sultan'ım, bela mıknatısım benim. O kadar güzel bir enerjin var ki.❤ Ateş Arıkan, Nehar'ın kalbindeki yanardağı. Güzel kalbinle, sessizliğin ve sakinliğinle ancak bu kadar gönlü sen fethedersin sevgili Ateş.😍 Kitap genel olarak Nehar'ın ağzından anlatılıyor ancak Ateş'in ağzından yazılmış olan bölümleri de çok beğendim. Kendisini kendi anlatımıyla tanıyışımız çok güzeldi. ❤ Bin Bela Bir Karanfil'i çok sevdim. Nur'un hikâyelerini ve diğer kitaplarını da çok seven birisi olarak gözüm kapalı öneriyorum. ❤
Gayet akıcı ve EGLENCELİ bir kitaptı. Klişe miydi bilmiyorum ama ben Ece Nehrayi ve Ateşi sevdim. Kafamda canlandilar ve hikaye aktı gitti. Bir kerede bitirdim. Aksiyonu bol duyguların açık ve net olduğu bir kitap okumak çok hoştu. Sanırım beni kitap okuyamamamdan kurtardı. Kübra nurun kitaplarini seviyorum ve birbirlerinin isimlerini kitaplarda duymak çok hoş.
Belalar, karanfiller ve ateş gibi çocuklar... Kübra'nın kaleminin hoş sedasını her zaman beğenmiş ve çizgisini takdir etmişimdir. Burada da beğenimi boşa çıkarmadı. Kübra'yı hep severiz, çok severiz :)
Yine çerezlik, güzel, bir seferde bitebilecek bir kitap. Yazım dili sade ve güzeldi. Konusu bakımından da gayet güzel ve merak uyandırıcıydı. Tahmin edilebilir bir sonu vardı. O kadar anlatılacak bir şeyi de yok aslında. puanım 10/9.
Çok beğendiğim okurken eğlendiğim bir kitaptı. Yazarın okuduğum ilk kitabıydı tereddüt ettim biraz acaba nasıl diye ama gayet güzel ve akıcı ilerledi. Kesinlikle tavsiye ederim.
Karanfil ve Sehzade Ateş'in aşkları çok saf ve bir o kadar da eğelenceliydi. Ateş'in kekeme oluşu hiç beklemediğim süper ötesi birşeydim bi de nehar'ın ateşin kekeme olduğunu öğrendiğindeki diyolag. Ay çok komikti. "Nehar ben kekemeyim." "Yo, değilsin." Hfgxjxnxbx ayrıca bu kitaptaki akraba ilişkilerini sonuna kadar anlamadim. Ve beynim yandi. 4/5 ~8/10
This entire review has been hidden because of spoilers.