Modern etnografinin kurucusu James George Frazer, bugün hala gelmiş geçmiş en kapsamlı karşılaştırmalı din ve mitoloji çalışmalarından biri sayılan on iki ciltlik külliyatı Altın Dal’ın bu ilgi çekici, hatta kimi zaman şaşkınlık verici anekdotlarla dolu bölümünde, çoğunlukla nedenini bilmeksizin uyum sağladığımız adetlerin, mantığımız almasa da ters düşmemeye çalıştığımız batıl inançların ve daha pek çok tuhaf tören ve geleneğin izini sürüyor, nedenlerini araştırıyor.
Frazer Tabu’daki samimi ve ayrıntılı anlatımıyla, kutsal, lanetli, kirli, saf gibi kavramların anlamlarını neredeyse tamamen değiştirecek şekilde ele alıyor; belirli kişilere ya da geleneklere saygı gösterme saplantısının toplum için bazen ne kadar zorlayıcı olabileceğini gösteriyor. Tüm bunları tabu kavramıyla bağlantılandırarak, bugün sıkça kullandığımız bu sözcüğün orijinal anlamını gözler önüne seriyor.
Sir James George Frazer was a Scottish social anthropologist influential in the early stages of the modern studies of mythology and comparative religion. His most famous work, The Golden Bough (1890), documents and details the similarities among magical and religious beliefs around the globe. Frazer posited that human belief progressed through three stages: primitive magic, replaced by religion, in turn replaced by science. He was married to the writer & translator Lilly Grove (Lady Frazer)
Wikipedia’da “tabu”, için şöyle denmektedir; insan davranışlarının belli alanlara ya da belli normlarla ilişkili olarak kutsal veya dokunulmaz olarak tanımlanmış oldukça güçlü sosyal yasaklara denir. Etnologlar tarafından Polinezya dillerinden alınıp kullanılmaya başlanmıştır. Modern etnografi ve antropolojinin kurucularından, muhteşem “Altın Dal” adlı çalışmanın sahibi Frazer tam da bunu yapmış. Batıl inançların, kutsalların tabu ile ilişkisini Polinezya başta olmak üzere yeryüzündeki farklı ilkel toplumlarda varolan çok sayıda örnek üzerinden tabu kavramını anlatmış. Referans kitabı, edebi yönü yok. Konuya ilgi duyanlara…
Okuduğum her kitap ile daha da şaşırdım adeta. Farklı kültür ve gelenekleri öğrenmek için güzel bir örnek gibi hissettirdi. Farklı bilgi ve şaşırtıcı gerçekler için arada dönülebilir.
This entire review has been hidden because of spoilers.
3.5 yıldız. Eserdeki bilgi birikimi açık, ve bir çok şey katıyor evet, ama asıl problem yazarlığın sıfır oluşu. Metin tekrarlar ve düzenlenmek için yalvaran paragraflarla dolu.
Bizden bir önceki kuşağın hep kullandığı bi söz var "devir çok değişti artık" bunu olumsuz anlamda tüm dünya ahlaksızlık sınırınde sürünüyormuş gibi söylüyorlar özellikle gençleri işaret edip edep yoksunu olmakla kınadıklarında. Oysaki daha bu kitabın giriş kısmında "ahlaki evrim sürecini durdurmak yıldızı yörüngelerinde durdurmaktan farksızdır" sözüyle onların kafalarındaki ahlak tabusu ile yaşadıklarına dikkat çekiyor yazar. Kitap iki kısımdan oluşuyor tabu kişiler ve tabu sözcükler ama benim en ilgimi çeken şey 1800lü yıllarda bile insanların bunlara biat ediyor olması tabii çok yakın bir tarihten söz etmesek de o yıllar insanın daha aklı başında davrandığı zamanlar gibi gidiyor insana. Fakat sıkıcı bir kitaptı yalnızca farklı farklı ilkel kabilelerden örneklerle gitti ve hiçbir yere bağlanmadı. -Tek sonuç insanlar saçma da olsa kutsal gördükleri şeylerden korktukları, saygı duydukları için ve ruhlarının peşinden geldiğini düşündükleri için (bu bir hayvan da olabilir regl olmuş bir kadın da ya da gece tırnak, saç kesmek) arınma adetleri bulmuşlar.
Bir saatte okunabilecek çerez bir kitap. Tabunun antik çağ uygarlıklarındaki versiyonunu ele alıyor. Tabu kişiler, objeler ve köken aldığı inanışlar üzerinde duruyor eser. Oldukça ilginç inanışlar ve örneklerle farklı bir bakış açısı sunuyor okura. Okurken tabuların geçmişten günümüze değişse de aslında ne kadar ortak inanışlar olduğunu ve farklı versiyonlarıyla hala yaşamımızda farkında bile olmadan deneyimlediğimizi hissettiriyor. İlginçti, meraklısına öneririm.
ben bir beklentiyle okudum ve benim beklentilerimi karşılama konusunda yetersiz kaldı. elbette kitapta anlatılanlar insanların ve dahası toplulukların nasıl olaylarla tabuya baktığını gösteriyor lakin kitabın benim için eksik kaldığı nokta bu inanışların ortaya çıkış safhalarına hiç değinilmemiş olması. evveliyatı ne bu inanışların? içindekiler kısmını okuduğumda benim kitaptan beklentim hemen şekillendiği için biraz acımasız yaklaştım ama onu göz ardı edersek sizi daha da derin araştırmalara sevk edebilecek merak uyandırıcı bir kitap.
Es parte de la Rama Dorada, y como tal interesante, con mucho peso filosófico. Por otro lado hay que recordar que es un ser virctoriano, que compara creencias mágicas y religiosas, y muchas veces desde un juicio moral, usando términos que ya no se usan. ej: esquimal.
Con todo, creo que hay que mirar y entender su obra como una valiente y arrojada, la Rama Dorada ha sido condensada y hoy es más abordable, pero este pequeño libro es una linda introducción.
Eski kültürlerdeki tabular örneklerle anlatılıyor. Tabu'nun diğer mistik düşüncelerle olan bağlantıları kuruluyor.
Tanrı, yas, doğum, savaşlar, beslenme şekillerinden avcılığa kadar tabu her yerde var olmuş. Bazı tabular olumsuz düşüncelerle yapılmazken, bazıları da kutsallaştırılmış. Sosyolojik bir eser.
Bir kitabın bölümüymüş fakat kurgulanmasında sorunlar var bu bölümün. Sürekli kendini tekrar ettirir gibi hissettiriyor ve bir noktada sıkıcı olmaya başlıyor. Okurken bir türlü kendimi veremediğim bir kitap oldu.
Frazer kuramsal olarak hiçbir zaman harikalar yaratan biri olmadı. Ama daima en büyük kuramcıların eşik aldığı bir yerde oldu. Tabu da bu tanımlamaya pek ters düşmüyor.
sürekli kendini tekrar ediyor gibi hissettirdi ve arka kapağında yazanlarla bölüm içerikleri çok bağlantılı gibi gelmedi oysaki konusu çok ilgimi çekmişti :(
İnsanlık tarihine dair birçok tabuyu ele alan bu derleme eser, insanın ufkunu genişletmekle birlikte zamanında korkulanlara duyulan şaşkınlığı da beraberinde getiriyor. Şaşırdığım birçok durum mevcuttu. Sorularla ve değişen algılarla akılda kalanları özetleyebiliriz.
Ruh ve kan arasında bir bağlantı kurulması farklıydı. Yere düşen bir damla kan ruhunuzu korumak adına toprakta bırakılmamalı fikriyatıyla ilerleyen bu kısmı günümüzle kıyasladığımda herkesin ruh kavramına dair farklı bir bakış açısına sahip olduğunu fark ettim. Ruhun nerede başlayıp nerede bittiği fikri epey soyut bir kavram olmasına da bağlı olarak hayli öznel.
İlerleyen noktalarda standart saç, tırnak ve tükürük benzeri fiziksel parçalarımızla ilintili tabuların çoğunda bedenin başına gelebileceklere duyulan korkuyu görmek mevcut. Bunları büyü benzeri amaçlarla kullanımın hâlâ devam ettiği ortada. Bir yandan da tükürüğün bir güven timsali olarak kullanılması iki ülke arasında anlaşmayı bağlayan bir mühür olarak yer alması enteresandı. Ağza tükürmeyi dahi kullanmış olmaları şaşırtıcı… Saç ve tırnak parçalarını bir yere saklama ihtiyacı dirilişe inanan toplumlarda daha farklı bir şekilde kullanılmış. Uyanış sırasında kişinin bedenine ait parçalarla yolunu kolay bulması ana hedef.
Tabulara dair bir diğer farklı gelen detay da savaşçıların ve avcıların eve dönüşlerinde kirlendiklerinin düşünülmesiydi. Arındırılma süreçleri türlü ritüellerden ve dışlanma eyleminden oluşuyordu. Bir ruha zarar verdikleri algısı sebebiyle ruhun onların peşine düştükleri fikri üzerinden yayılan bu korkunun neler yaptırabileceğini düşünmek ürkütücü.
Regli kanaması, doğum ve düşük konularına hiç girmesem daha iyi sanırım. Kirlenmek ve bunun tüm ülkeye yayıldığı felaketler zinciri tabunun temel kaygı şekliydi. Tabu olanı yapıp onu zorla paylaşmaya iten kurallar silsilesiyle karşınızdayız. Keza başınıza çözemediğiniz bir şey geldiyse bilin ki bir tabuyu çiğnemişsinizdir. Şekil değiştiren tabular dünyasında yaşamaya devam ediyoruz.
J. G. Frazer explica en esta selección de su obra fundamental, La rama dorada. Magia y religión, que existen leyes generales del pensamiento primitivo que se han transmitido hasta nuestros días bajo la forma impalpable y el respeto irrestricto que profesamos hacia objetos y palabras tabú.
Un fragmento -dos capítulos- de una de las partes de la monumental obra de Frazer, La rama dorada. Es únicamente descriptivo, apunta poco de la parte explicativa pero vale la pena revisarlo para familiarizarse con el "pensamiento salvaje".
Bazı olguların, hareketlerin veya nesnelerin zamanla nasıl tabulaştığını. Farklı milletlerde karekteristik olarak özgün tabulara sahip olduğunu çok güzel bir dille anlatıyordu. Gündelik hayatta bazı şeylerin neden hala tabu olarak bakıldığını merak ediyorsanız okumanızı tavsiye ederim.