Albert Camus, "Giyotin Üzerine" adlı eserinde, suçlulara verilen idam cezasının gereksizliği üzerine görüşlerini belirtmiş. Kitapta ilginç ve haklı tespitler var. (bu noktadan sonra spoiler var)
İlk olarak idam cezasını savunanların sıklıkla öne sürdüğü "potansiyel katillere örnek olma, onları suç işlemekten caydırma" tezini çürütüyor. İdam cezasının artık kapalı kapılar ardında, sadece birkaç infaz memuru eşliğinde yapıldığını, haliyle bu infazı görmeyen insanların ertesi sabah sadece "bir suçlunun idam edildiği" haberini okurken pek de rahatsız olmadıklarını öne sürüyor. Yani Camus'a göre idam cezası caydırıcılıktan çok uzaktadır. İkinci olarak, birçok cinayetin planlı olmadan, anlık gelişmelere (anlık öfke-cinnet) bağlı olarak işlendiğini, haliyle katillerin öldürme sonrasını düşünemediklerini, dolayısıyla herşeyin çok hızlı geliştiğini söylüyor. Bu nedenle idam cezası, bunu aklına getirmeyen insanları engellemez, caydırmaz diyor. Üçüncü olarak kısasa kısas ölçüsünü kendilerine rehber eden idam yanlılarını da, idam cezasının suçlu için daha ağır olduğunu öne sürüyor; çünkü katil, idam uygulan güne kadar aylarca hatta yıllarca bu cezanın infazına kadar geçen sürede inanılmaz derecede bir korkuya, acıya ve işkenceye maruz kalır. O anın gelmesini beklerken her gün ölür.Halbuki, katil maktülünü öldürürken böyle acı ve işkence yapmamıştır, ölüm hızlı gelişir. Bu nedenle idamın kısasa kısas olmadığını belirtiyor. Son olarak verilen idam cezalarının, zamana, coğrafyaya, yargıcın kendisine, genel siyasi havaya, kişinin mevki ve statüsüne göre değiştiğini, bu nedenle adil olmadığını öne sürüyor. Örnek olarak da, aynı suça Fransa yönetimi altında bulunan Cezayir'de idam verilirken, Fransa'da daha hafif cezalar verildiğini, ve bunda da hem coğrafyanın hem de genel siyasi havanın etkili olduğunu belirtiyor.
Kitabın tüm artılarına rağmen, eksik yönleri de hemen göze çarpar nitelikte. Birincisi, Fransa'da geçen adli olayları anlatırken sadece olaydaki kişilerin isimleri ve verilen cezalar belirtilmiş. Oysaki, adli vakalar kitabın son sayfalarında anlatılsa (örneğin kim, ne, nerede, nasıl, niçin, ne zaman öldürdü), böylece verilen cezaları okuyucu da kendi vicdanına göre yargılasa, olay üzerinde düşünse, kanımca daha güzel olurdu. Ayrıca, tek tek olaydan genelleştirmeler yapılmış. Örneğin bir cinayete verilen idam cezası saçma olabilir, hatta siyasi kaynaklı da olabilir ama bu tek olay, aynı suçlara aynı saçma cezanın verildiği anlamına gelmiyor, ama kitapta tek tek olaydan hareketle çok fazla genelleme yapılmış. İşte bu noktada istatistiğin önemi ortaya çıkıyor. Bence, tek tek verilen idam cezalarından genelleme çıkarılacağına, aynı suçlara verilen cezaların tablosunu verseydi, Fransa'daki zamanın hukuk anlayışı hakkında genel geçer bilgi sahibi olunur, idam cezasının da gereksizliği hatta adil olmadığı okura daha iyi anlatılırdı.
Son olarak idam cezasının gereksizliği ve çağdışılığı hakkında büyük bir yazardan görüş almak isterseniz, kaçırılmayacak bir eser diyebilirim.