Zihin-beden, insan-doğa ayrışmalarının olmadığı kültürlerde, özünün bilincindeki kadınlara göre ay hali kutlanmaya değer bir doğuş, bir yenilenmeydi. Peki ne oldu da bu durum değişti? Kadının doğasına ait menstrual döngü nasıl ve neden “hastalık” olarak algılanmaya başladı. Dolunayın Özgür Kadınları, bu soruların cevaplarını bulmak için sizi 28 günlük bir yolculuğa çıkarıyor. Yolculuğun her gününde katman katman açılan “nedenler silsilesi” ile karşılaşacaksınız. Silsilenin içinde menstrual döngü esnasında değişen hormonlar ve duygular da var; tarihsel süreçte ve günümüzde kadının ritmini bozan tutum, tavır ve inanışlar da… Tüm bunların dolunay ile ne gibi bir ilişkisi olduğu ise kitabın en keyifli sürprizi… Dolunayın Özgür Kadınları, kadının kendini, gücünü, bedenini ve varoluşunu, ruh-zihin-beden bütünlüğünde anlamasını sağlayacak yolun taşlarını döşeyen, başvuru niteliğinde önemli bir kaynak…
Bu kitaba dair karmaşık duygular içerisindeyim. İlk sayfasından son sayfasına kadar çok doğru olan bir şey var o da kendimizi, vücudumuzu dinlememiz gerektiği ve ona karşı savaşmamamız gerektiği. Bunun çok doğru bir ifade olduğunu düşünmekle birlikte bütün bir kitap boyunca vücudumuzu nasıl dinleyeceğimiz hep eksik kalmış durumda. Evet bazen daha sakin bir hayata sahip olmam gerekebilir ancak iş yetiştirmem gereken bir dünyada işlerimi kendime göre esnetebilmem, kendi akışıma sahip olmam pek de mümkün gözükmüyor. Bunun haricinde yazarın kendisinden bilim beklerken onun bilimi, inandığı dini ve diğer tasavvuf düşüncelerini bir potada eritmeye çalışması pek hoşuma giden bir yaklaşım olmasa da sadece "hymen" kelimesini geçirmesi bile takdir edeceğim bir durum. Zira ülkemizdeki doktorların hymen'in ne olduğunu söylemeye korktuklarını görmekteyim. Son olarak da bu menstrual döngüyü anlatan kitapta hayatı kolaylaştıran ped harici diğer menstrual ürünlere de değinmesini isterdim. Pek çoğumuzun pede teslim olduğu, pedle kısıtlandığı şu hayatta özellikle hymen'in işlevini anlattıktan sonra hayatımızı kolaylaştıran alternatiflerden bahsetmesi çok daha aydınlatıcı olurdu.
Yazar hanımefendi kadının döngüsünü ayın döngüsü üzerinden anlatıyor ve bu anlatı sırasında kadın ve kadının döngüsü etrafındaki pek çok yanlış inancı ortaya koyuyor. Kadınlığın güzelliğine bizi inandırıyor diyebiliriz. Tıbbi terimleri de her okuyucunun anlayacağı şekilde açıklıyor. Ayşe Hanım iyi ki yazmış bu kitabı, dilerim okuyucusu bol olur.