Katilin peşinde olduğunuzu sanıyorsunuz ama yanılıyorsunuz. Katilin peşimizde olduğunu sanıyorsunuz ama yanılıyorsunuz. Sırlar. Yakalamaya çalıştıklarımız da kaçtıklarımız da onlar.
Ophelia Valley kasabasında yaz boyunca iki cinayet işlendi. Kayıp kızlar şüpheli şekilde ölü bulundu. Ansel, Maddie ve Kylie her zaman yaptıkları gibi hayatlarını basit ve ortada yaşayarak eğleniyorlar, böylece kimse kurcalamıyordu. Ancak kasabaya yeni gelen genç Dedektif Wallace, kızların yakasını bırakacak gibi değildi.
“Bazı sırlar dedektif, ölümden daha korkutucudur.” Bu yüzden benden hoşlanıyorsunuz. Ama biliyorsunuz, katil peşinize düştüğü zaman siz de gerçekten kim olduğunuzun peşine düşersiniz. Ya da gerçek benliğiniz, üzerini örttüğünüz her şeyle birlikte peşinize düşer. İşte bundan kaçamazsınız.
Nagihan G. Kabal 1994 yılında İstanbul’da doğdu. Güzel Sanatlar Fakültesi’nde mimarî restorasyon eğitimi alan Kabal, 16 yaşındayken ilk uzun romanı “Gecenin Hikâyesi Aylema”yı yazdı. Bir yıl sonra kaleme aldığı “Bugün Adımı Sen Koy” isimli kitabı ise 2018 yılında raflarda yerini aldı. Yazar fantastik türde yazdığı ilk kitabını devam ettirdi ve serinin devamı olan “Gecenin Hikâyesi Aşeka”yı 2019 yılında okuyucuyla buluştu. Seriyi “Gecenin Hikâyesi Dora” isimli kitabı takip etti. Son olarak Lordlar ve Varisler kitaplarını kaleme alan Kabal, okurların ilgiyle takip ettiği bir yazar.
bu kitabı sevmeyen %1’lik kısımdayım sanırsam ama sevmeyi gerçekten çok ama çok istedim fakat daha en başından yazım şekliyle beni kaybetti. orijinalinde ingilizce yazılmış bir kitabın kötü, duru bir çevirisi gibi yazılmış ve olabildiğinde amerikanlaştırılmaya çalışılmıştı. ne bir betimleme, ne bir kelime oyunu, dümdüz anlatılmış. bir de araya hiç yoktan iki havalı söz konulmuş o kadar. yazarımızın neden olabildiğince “yabancı” bir eser ortaya çıkarmak için uğraşmış anlamıyorum. isimler, olaylar, herhangi bir ucuz çeviri kitap ile aynı. neden yabancı isimler kullanmış onu da anlamadım ama neyse.
kitabın içeriğine gelecek olursak, bu kitabın konusu neydi? tamam, bir küçük kasabamız ve bir de seri katilimiz var. ancak 448 sayfanın taş çatlasın 100-150 sayfası konuyla alakalıydı, arası o kadar boş ve gereksizdi ki. kim bu kitabı piyasaya gerilim kitabı diye soktu, bomboştu. ansel tanıdığım en itici ana karakterlerden, cinsellikleriyle barışık, özgüvenleri yüksek kadın karakterlere bayılırım ama ansel’in sigara içip erkeklerle oynamak dışında bir özelliğini göremedik. herkesin aşık olduğu dedektifin egosu boyundan büyük, sözde dedektif ama tek yaptığı ansel’i “siz” konusunda uyarmak ve ona yürümek. diğer karakterler ise her sayfa değiştiğinde karakterler kişilik ve görüş değiştiriyor. hani bir karar verseniz mi artık?
sonu kitabın geri kalanını görmezden geldiğimizde güzel ve heyecanlı olabilir fakat gidişatı da göz önünde bulundurduğumuzda çok gereksiz ve hızlı olmuştu. bir sayfada kızımız masum ve korkuyor diğerinde kelepçeli, olayı anlatmasan bile en azından bir şeyleri buna göre kur, değil mi?
ömrümden ömür gitti hayır belki düzelir heyecanlanır diye bırakamadım da. allahtan k0rs4n okudum da param cebimde kaldı.
Daha ilk sayfalarından kitaba öyle bi düştüm ki beni kaldırabilene aşk olsun. Ama sonu?? Kabal sen ne yaptın. Tüm kitabı zevkten bayılarak okudum gerçekten böyle bi şey olamazzz. Çok güzeldi istediğim her şeyi aldım. Ansel'i çok çok çok sevdim!!! Tüm yalnızlığıyla, yalanlarıyla, korkularıyla ve kaçışlarıyla. Öyle bi kabullendim ki onu gerçekten kendimden parçalarla birleştirdim onu resmen. Maddie ve Kylie'yi de başlarda çok sevmiştim arkadaşlıkları aşırı hoşuma gitmişti. Ama zamanla Ansel nasıl hissettiyse ben de öyle hissettim en az onun kadar karıştı hislerim. Aaaa inanamıyorum gerçekten sonunda yaşananlar yüzünden kendime gelemiyorum. Neyse, dedektife aşık oldum söylememe gerek yoktur.. Her sahnesini postitlemişim artık benimdir.. Ama Dylan.. Geldi, boğdu beni, dedim hayır sevemem zararlı kızıma. Eh Angie, sen bile karşı koyamıyorken ben nasıl duracaktım ki🤡 ay çok gerginim gerçekten. Çok güzeldi söktü aldı 5i benden ve arkasında bir harabe bıraktı beynimin içinde kitabın kapağını kapatamıyorum. Bazı sahnelerde aşırı rahatsız oldum bi şeyler olacak gerginliğiyle. Kitap vermesi gereken tüm hisleri bana çok net verdi. Bayıldım valla başka sözüm yok. Ben Ansel'im ne derse o taraftarım çok gerginim Christoper ayıkla bu taşları, acil.
Çok güzeldi! Çok mutluyum bu kitabı okuduğum için özellikle Türk bir yazardan böyle güzel kurgu okumak harikaydı. Böyle yazıldı da biz mi okumadık ya da sevmedik? Sanki çeviri bir roman okuyormuş gibi hissettim. Cinayetler, sırlar, entrikalar, aşk, arkadaşlık… hepsi şahaneydi. Dedektif ve Ansel sahnelerine ayrı bayıldım. Off Dedektif 🤤🔥 İkinci kitabı merakla bekliyorum. Kitabın sonu güzel bitti.
Gerilim kitapları nasıl mı yazılsın? İşte tam olarak böyle yazılsın. Ansel.. Böyle karakter dinamiklerine bayılıyorum. Özgüveniyle hayran bırakıyor ama aslında o özgüven onun takındığı bir zırh ve içinden geçenlerde bunu çok net anlıyoruz. Kitapta bir asansör sahnesi vardı ki gerçekten bir an orada olduğumu hissettim ve o kadar gerildim ki. Şimdi dedektif iyi adam hoş adam ama ben tabi ki başka birine aşık oldum. Ne yapalım her kitapta sevecek bir tane deli bulmuşsak ne yapalım. Dylan bitanem ✋🏻 Ansel’in arkadaş grubu ilk başta benim için sisterhood tabirinin güzel bir örneğiydi ama.. O amalar beni cidden mahvetti. Kitap inanılmaz güzel bitti ama bir şekilde ben her şeyin yeni başladığını hissediyorum
kitabı bitirdiğim andan beri komadayım????? of çok fenayım ANSELİMMM DEDEKTİFF maalesef DYLAN. DYLAN.... allah kahretmesin benim bu toksik insan sevdam nolcak bilmiyorum gerçekten arkadaslar valla bu kitabı nasıl atlatabilirim nasıl atlatacağım bilmiyorum nasıl böyle bir şeyler yaşandı o son iki bölüm neydi daha basımıza neler gelcek taş mı yağacak daha😭😭😭😭😭😭 acil çok acil 2. kitaba ihtiyacım var ve çok daha önemli bir şey demem lazım!!!! anselin hiçbir arkadası asla anseli hak etmiyor😡😡😡😡
actually i bought this book because i was craving for some mystery but this- THIS WAS NOTHING BUT SOME TEENAGERS TRYING TO PLAY IT COOL! the main character ansel was a really repulsive character (plus she was acting like "i sleep with people oh god i'm such a grown up" and it was so annoying) and all characters didn't have any character development. i all understood was that there was a serial killer which was killing the cheerleaders. also they were going to college but they had a cheerleading team? the college was more like a high school. but i guess the author thought "oh i want my characters to sleep with each other so i should make them in college so there is no problem with it" the topic had potential but it was wasted. the plot had so many gaps between events. so i didn't even buy the second book.
“Katilin peşinde olduğunuzu sanıyorsunuz ama yanılıyorsunuz. Katilin peşimizde olduğunu sanıyorsunuz ama yanılıyorsunuz. Sırlar. Yakalamaya çalıştıklarımız da kaçtıklarımız da onlar.”
O son neydi öyle?😱 içten içe böyle bir şey bekliyordum ama yine de tam emin olamıyordum😱 Ophelia Valley kasabası, kısa süre içerisinde işlenen iki cinayetle sarsılmış bir durumda. Öldürülen iki kızın da Ophelia Valley Vakıf Üniversitesi’nin amigo takımından oluşu etrafta bir seri katil olduğunu ve yeni hedeflerin takımdaki kızlar olduğunu düşündürüyor. Soruşturmayla cinayetlerden kısa bir süre önce göreve gelen, bu kasabalı olsa da kimsenin pek tanımadığı, Dedektif Christopher Wallece ilgileniyor. Ansel, Maddie ve Kylie de bu kasabada doğup büyümüş çok yakın arkadaşlar ve ayrıca okulun en popüler kızları olarak amigo takımındalar. Yakın arkadaş olsalar da aralarında çok büyük sırlar var, özellikle de kitabın neredeyse tamamında onun bakışından okuduğumuz Ansel’in herkesten gizlediği sırlar var. Cinayetlerin Ansel’e takıntılı biri tarafından işlendiğini düşünmeye başlayan dedektif katili bulmak için elinden gelen her şeyi yapıyor ve tüm sırları çözmeye çalışıyor.
“Hayvan tuzakları... Vahşi bir hayvanı bile yakalayan kapanlar. Demirden yapılır, ortasında bir kıskacı olur. İki ağzında sivri dikenli uçları olur. Üzerine basan her kuvvette hayvanı müthiş bir acıyla kıskaçlarının arasına kıstırır. İşte kalbim böyle yakalanmıştı ona. Böyle acı çekmişti o tuzağa kapıldığında ama sonra o acıyı kabul etmiş o acıyı da onunla birlikte sevmişti. O acıyla birlikte yatışmıştı. Kalbimi öyle sıkmıştı ki onun kapanı ruhumla bütünleştirmişti. Şimdi görüyordum ki o kapanı açmaya karar vermişti. Beni serbest bırakmaya. Kıskaçlarını etime batırdığı o yerlerden çekerek açıyordu. Birbirine kenetlenmiş o parçalar ayrılırken daha büyük bir acı duyuyordum. Şimdi delik deşik bir kalple kapanımın benden uzaklaşmasını seyrediyordum.”
Açıkçası bu kitaba başlarken beklentim yüksek olsa da bu kadar beğeneceğimi, bu kadar iyi olabileceğini tahmin edememiştim. Yazardan okuduğum en iyi kitap oldu sanırım. İlk sayfasından sizi içine çeken çok iyi bir kurgusu var ve anlatımı o kadar güzel ki durduramıyorsunuz kendinizi.
“Sırların kötü tarafı buydu, istediğin kadar saklambaç oyna seni sobeleyecek birileri hep oluyordu.”
Aklımdaki şüpheliler sürekli değişip durdu. Heyecanla okurken sürekli çözmeye çalıştım. Sonuyla ilgili bazı tahminlerim olsa da oldukça şaşırtıcıydı. Devamı nasıl olacak inanılmaz bir merak içindeyim.
“Hayatınızda biri olup olmadığını sormuştum, eğer aşkın birkaç anlamsız not olduğunu düşünüyorsanız hiç âşık olmadığınızı farz edeceğim.” Yanağının içini ısırıp gözlerini kıstığında bam teline bastığımı düşündüm. Konudan rahatsız olmuştu. Kolunu kendine çekip bileğini kavradı. Eh, sobe. Birisi sizin özel alanınıza girdiğinde nasıl hissediyormuşsunuz dedektif? Pek hoş değil, değil mi? “Aşktan değil saplantıdan bahsediyorum.” Ses tonu buz gibi soğumuştu. Hareketlerinde belli bir gerginlik vardı. Bir anda daha ciddi ve daha sert olmuştu. Gardını aldığını açıkça görebiliyordum. “Sorun şu ki,” dedin dudaklarını aralık bırakıp biraz oyalanarak. “İkisi de aynı şey Christopher.” Dudağımın kenarını yukarıya doğru kıvırdım. Bunun iki farklı duygu durumu olduğunu düşünüyorsa ciddi anlamda yanılıyordu. Aşkın ne olduğunu biliyordum. Sarmaşık gibi dolanıyordu etrafınıza. Dünyanın merkezi haline geliyordu. Öyle ki artık hayatınızda olmadığında hayatınız merkezinden ağır bir darbe alıyordu. Saplantı... İnsanların aşk acısı dediği şey işte buydu. Birini öyle bir bağımlılık hâline getiriyordunuz ki düşünmeden edemiyor, körü körüne size dönmesini bekliyordunuz. Bir sobe daha dedektif, dönmüyorlar.
Christopher’ı çok fazla göremesek de verdiği enerji çok yüksekti. Sınırlarını sürekli gevşetse de sürekli “siz diyeceksin” diye tutturması biraz saçmaydı ama yine de devamı için ondan daha ümitliyim ben. Dylan’ı sevemedim açıkçası, bu tavırdaki karakterlerden pek hoşlanmıyorum. Ansel’le aralarındaki sırları çok merak ediyorum ama.
“Sizi sevdiğine inandığınız tek kişiye karşı koymak o kadar da kolay değildi. Sevilmediğinizi bu kadar derinden hissederken hem de. Sevgisi canınızı yaksa bile.”
Ansel ise ailevi problemleri, psikolojik durumu ve yalnızlığıyla üzüldüğüm bir karakter olsa da çoğu kez yaptıklarıyla mantıksız bulduğum bir karakter oldu. Geçmişiyle ilgili sakladıklarının tamamını ve olaylarla olan bağlantısını öğrenmek için sabırsızlanıyorum ve bir an önce devamını okumak istiyorum.
“Yalnız evlere dikkat ettiniz mi, o evlerin içindeki televizyon hiç kapanmaz. Bir ses olsun ister insan etrafında. Yalnız olmadığını kanıtlamak ister gibi. Ama en büyük kabulleniş, hiç susmayan ve ne oynadığını bile çoğu kez bilmediğiniz o televizyondur.”
When I first bought this book I thought it was originally written in English and then translated into Turkish, which would explain the weird sentence structures and phrases that were used. I thought they were literally taken from the original which is why it sounded so weird. ("Çocuğum seni yemiyor. O beni yemeyi seviyor") The first 100 pages started off really well but it started to bore and annoy me after that because the main character Ansel was written in such a "she's not like other girls" kinda way and it felt so fking forced. Also she just turned 18 and is made to have intercourse with people way older than her??? I thought of not finishing the book a few times but finally finished it after some time. I will say that the plottwist at the end shocked me in a pleasant way
Kitap gerçekten birçok yönden beni çok boğdu. Konu çok güzel ama bazı şeyler olmamış yaa... Üşenmezsem bir ara uzun yorum da yazarım buraya belki ama sanmıyorum
Katil kim umrumda değil ikinci kitabı okumicam çok sıkıldım hiç bir karakteri sevemedim dedektifi başlarda bol bol okuduk ama sonlarda kayboldu bilmiyorum benim hiç bir isteğimi karşılamadı bu kitap
O. SON. NEYDİ. ÖYLE. ÇOK KÖTÜYÜM?? biri nolur ikinci kitabı elime versin.. SİZ BUNU NASIL İLK ÇIKTIĞINDA OKUYUP BU KADAR BEKLEDİNİZ?? bi yandan bi tık bekliyordum ama bi yandan da çok fena ters köşe olmuş durumdayım. dedektif ve ansel🥵🥵🥵 maddie’yi de çok sevdim?? henry tam bi sweetheart.. dylan da hoşuma gitmiyo değil.. spoiler vermek istemiyorum detaylı yorumumda bahsedicem ve bu kitap için bi video patlatmam da lazım bence. ⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️ her şeyimi veriyorum nolur iki çıksın artık
Günlerdir kitabı okuyorum ve okuduğum her bölümde kitaba başka bir yorum yapıyorum kafamın içinde. Dönüp dolaşıp bir yorum ortaya çıkarmak yerine kitabı eleştirip duruyorum. Elimden geldiğince sert olmadan yapmaya çalışacağım eleştirimi.
Yazarın ilk okuduğum kitabı Saklambaç oldu. Kalemi olarak baktığımda çok güçlü bir kalemini olduğunu söylebilirim. Akıcı cümleleri vardı. Ancak maalesef kurgu için aynı şeyleri diyemem...
Polisiye, gerilimin de içinde olduğu bir kurgu Saklambaç. Küçük bir kasaba ve bu kasabada işlenen cinayeti konu alıyor. Bir katil ve ana karakterin katil ile olan bağlantısını çözmeye çalışıyoruz kitap boyunca. En azından kurguya bakınca öyle hissediyorsunuz...
Başta da dediğim gibi yazarın kalemi akıcı. Kurgunun da potansiyeli yüksekti. Yalan yok yer yer gerildiğim kısımları da oldu. Ancak... Kitap, o kadar fazla mantık hatası doluydu ki bir süre sonra okumak eziyete döndü benim için. Hepsine ek imla ve yazım hataları iyice çekilmez yaptı okumayı.
Kitabın başında bir kasaba kurgusu okuyorsunuz. Yazar, kurgu ve karakterlerdeki Amerikanvariliği güzel yansıtmıştı. Bu noktada çok sırıtmadı kitap hatta çeviri bir kitap havası da veriyordu. Ancak sorun bölümlerdeydi. Televizyonda arkası yarın diziler vardı. İlk sezon da tanıdığınız karakterin bir özelliği sezon ilerledikçe değişir hatta mantık hatası olacak boyutta kurguda bir değişiklik olur. Bu kitapta tam anlamıyla böyleydi. İlk bölümde yazın olan bir durum ve sonbahar olduğundan bahsediliyor. İlerledikçe bir olay oluyor ve baştaki olaydan sadece 10 ya da 15 gün sonrası olduğunu okuyoruz. Ama asıl sıkıntı o süre geçişinden sonra Noel olduğundan bahsediliyor. Noel üzerinden yine 10-15 gün bir zaman geçiyor ve sevgililer günü deniyor. Aynı şekilde karakterlerde bir yerde ağlamam kimsenin yanında derken, herkesin yanında ağlamaktan utanmam diyor. Ansel, başlarda 2 sene önce dediği bir durumdan sonlara doğru 1.5 yıl oldu demişti. Hani iki türlü de kurgudan ilerlediğimizde bir mantığa uyduramadım inanın. Hele bir de arkadaşlıkları vardı; bir yerde (burası spoiler olabilir) Dylan ve Ansel'ı tanıştıran Henry denirken başka bir bölümde Ansel ve Henry'i tanıştıran Dylan olduğu söyleniyordu.
Yazsam buraya daha da kurgudaki mantık hatalarını sıralarım. Başlardaki bölümlerle sonlardaki bölümler karakterler, olaylar olarak birbirlerinden gece ve gündüz kadar farklıydı. Üstelik ana konumuz olan iki cinayet sadece isim olarak vardı. Bizim kurgudaki ana olayımız iki cinayet ve bunları yapan katili bulmak aslında. Ancak okuduğum kitap öyle değildi. Normalde bir kurguda bölümler bizi sonuca götüren ipuçları olur. Saklambaç'ta bu durumu göremedim. Bir bölümü okuduktan sonra ise kurgunun geneli ile ne alakası olduğunu asla anlamadım ki cidden Saklambaç boyunca okuduğum olayların, her bölümün kurguyu nasıl başlayacağını merakla bekliyorum hâlâ.
Herkes çok sevmiş. Saygı duyarım. Ama keşke bir iki eleştirel yorum okusaydım kitaba başlamadan önce. Çünkü genelin baktığı pencereden baksam bile kitap boyunca okuduğum her bölüm sonundaki "Neden?"lere asla cevap bulamadım ne yazık ki... Sobe'ye hemen başlıyorum. Çünkü katili cidden merak ediyorum. Bazı olayların nereye bağlanacağını görmek istiyorum. Evet, sevmedim. Ancak bir şeyleri yarım bırakmak bana göre değil.
Okuduğum ilk NG Kabal kitabi Saklambaç oldu. Sürekli çevredekilerin oku diye zorbaladığı ama ön yargılarım yüzünden bir türlü okuyamadığım bir yazar kendisi. Saklambaç alıntı ve yorumlarına artik daha fazla kayıtsız kalamadım ve başladım.
Gerilim pek sevdiğim ya da tercih ettiğim bir tür değil yine de kitap beni içine çekti ve severek okudum. Katılın kim olduğu hakkında çok fazla teori üretemedim herkes masum gibi geldi. Yazarın olayları kaleme alış şekli ve karakterlerin duygu durumlarını yansıtışını sevdim Sobe'yi de kesinlikle okuyacağım ama diğer kitaplarını bu sene içerisinde ya da yakın zamanda okur muyum bilemiyorum bunu zamanla göreceğiz.
Dedektifin ne kadar işini titizlikle yapmaya çalışsa da Ansel'e kayıtsız kalamaması ve flörtleşmelerini okumak çok zevkliydi. Favori kurban ve Dedektif ilişkisini alevlenerek okudum.
Ansel'in Dylan'ı saklaması beni acayip rahatsız etti. Ne olmuş olursa olsun onun katil olma ihtimali var ve Ansel saklamayı tercih ediyor bu da beni acaba katille bir bağlantısı mı var diye düşündürdü. Katil Ansel olmasa bile onun yardımcısı olabileceğini düşünüyorum.
Tüm karakterler tipik amerikan dizi karakteri gibiydi sanki hepsi Amerikan gençlik dizisinden fırlamış gibi bana dizi izliyormuşçasına bir keyif verdi.
Kısaca toparlamak gerekirse gerçekten okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum gerilim türünü benim gibi sevmeyenlere bile kendini sevdirebilecek bir kitap olmuş. Özellikle sonlara doğru deli dehşet bir merak oluştu bende umarim bu merakım sobede hayal kırıklığına neden olmaz.
Kitabı sevdim. ✍🏻 N. G. Kabal'ın tarzından farklı gibi gözüküyor ama o kadar da değil aslında yazar ana karakterin iç dünyasını yansıtma sekli yine diğer kitaplarındakine benzerdi. Ama söyle bisey var kiii çok depresifti Ansel, iç dünyası ve yasadıkları :(( Ben zaten yeterince depresifim bide bu gerçekten içim sisti ve sıkıldım. Onun dışında bu benim ilk okuyusum değil kitabı yazarı takip ettiğim zamanlarda wattpadden bu kitabı yazdığını duymustum ve hemen indirip oradan okumustum yani belki bu kadar içimin sismesinin sebebi 2. Okuyusum olmasıdır. Kitabın son bölümünü yazar sonradan eklemis ama bu bölüme kadar olan hatta 2. Kitapta olacak olan bir kısmını da o zaman okumusum. 😚
Son bölüm baya güzeldi... Sırf son bölüm için biraz daha yüksek verebilirdim ama objektif olmam gerektiğimi hatırlattım kendime sjbsyshe maalesef... Ama gerçekten aklıma takılan çok fazla yer var.
Dedektifi ve DIĞERLERINI GERÇEKTEN HIÇÇÇ SEVMIYORUM??!!!! Maddy için hala emin değilim ama Kylie yalancı pisliğin teki. Dedektifi okurken de sürekli gözümü devirdim gerçekten baslıcm onun etiğine de ona da. Toxic Dylan bile daha iyi
Ansel için ise ne diyeceğimi bilemiyorum sevdim mi emin değilim (gerçekten onun için üzülüyorum) ama bu yasadıklarını, ona yasatılanları hak etmemisti... Kim kuzu kim çoban kim kanan valla aklım çalısmıyo artık syshyshshs kim kurban, kim katil?
Benim için 5 puanlık değildi ama hakkıyla 4ü kaptı 2. Kitabı sabırsızlıkla bekliyorum.✌🏻
Baştan sona soluksuz okuduğum bu kitabın yılın favorileri listeme üst sıralardan girdiğini söylemekten memnuniyet duyuyorum arkadaşlar. Bu nasıl bir kurgudur sevgili yazar?Bize verilmek istenen her duyguyu en üst seviyeden hissettiren bir kitaptı. Gerilim, heyecan, merak, öfke, hüzün ve daha birçok şey hissettim okurken. Ophelia Valley kasabasındaki üniversitenin amigo takımındaki iki kız ard arda kaçırılıyor, çok geçmeden de ölü bedenleri bulunuyor. Yakın arkadaşlar olan Ansel, Maddie ve Kylie de amigo takımında olduğundan cinayetlerin sadece takımdaki kızları hedef alıp almadığını bilmediklerinden günlük hayatlarını bir tedirginlik perdesinin ardında sürdürüyorlar. Üçü de kendine güvenen, eğlenmeyi seven ve popüler kızlar olarak görünseler de birbirlerinden ve çevrelerindeki insanlardan sakladıkları çok fazla sır var. Cinayetlerden sorumlu katili bulmak için tüm sınırları zorlayan Dedektif Christopher Wallace, Ansel'in geçmişine gömmeye çalıştığı ve herkesten sakladığı sırlarının bir kısmının da açığa çıkmasına neden oluyor. Kitap boyunca şüpheli listem artarak devam etti, bitirdikten sonra da tüm karakterlerden şüphelenirken buldum kendimi. Ansel'in hayatının zorluğunu, ailevi sorunlarını, mental sağlığındaki yaraları okurken hem çok şaşırdım hem de çok üzüldüm. Arkadaşlarının gözlerinin önündekini görmeyi reddetmeleri beni çok sinirlendirdi. Özellikle bir isim vardı ki kitabın sonlarına doğru yaptığı o şeyle beraber benim için tam bir sinsi yılan oldu kendisi. Christopher ve Ansel arasındaki enerjiyi sahneleri çok fazla olmamasına rağmen sonuna kadar hissediyorsunuz 🥵. Kitap öyle bir şekilde bitti ki devamıyla ilgili sürekli teoriler üretirken buluyorum kendimi. Ansel'e sarılıp bunların hepsi geçecek merak etme demek istiyorum ama böylesine heyacanlı bir kurguda her şey olabileceğinden bunu bile söyleyemiyorum. İkinci kitabın yolunu gözlemeye şimdiden başladım
KİTABİ BİTİRDİM BİTİRMEZ OLAYDİM O SON NEYDİ ÖYLEEE ağzım açık kaldı okurken, karakterlerin hepsine ayrı ayrı sinirliyim ÖNCELİKLE BEST STABBER KYLİE TABİKİ yani o kadar nefret ediyorum ki kızdan karşımda olsa suratına tokatı yapıştıririm o derece. Madie Dylan geldikten sonra anseli sattığı için gözümde -83839'lere felan düştü yani. HENRY💗💗 ASKİM ÇİÇEĞİM Anselin gerçekten yanında olan tek kişi diyebilirim asigim yani. DYLAN geldiğinde o kadar yükseldim ki haraketleri felan çok toksic ama şerefsiz vibe da veriyordu biraz VE ANSEL VE DYLAN'NIN İLİŞKİSİ O KADSR GÜZELMİŞ Kİ 🥺🥺 Keşke böyle olmasaydı... Ve Dylan'dan da yaptığı hareketlerden soğudum. GELELİM DEDEKTİFE sen o kadar ümit ver sonra bırak bizi dimdizlak ortada BİRDE KYLİE İLE BİRLİKTE GÖRÜNTÜLENDİ erkeklerin özeti resmen abi (Henry askim disinda tabi 😌) VE O SONU YAPİNCA VİCDANİN EL VERDİ Mİ YAZAR AGZİM ACİK KALDI BU NE kitabı tek bir cümleyle özetliyecek olursam hiç kimse birbirinin dostu değil herkes herkesin arkadasından iş çevirip oyunlar oynuyor hepsinin de maskesi var. Kitabı sevdim ama okurken Kylie ve Dylan yüzünden sinir krizi geçirdim tabi diğer karakterler de var ama başları bunlardi. Her neyse destan yazmışım biraz kendime gelmem lazım bays
This entire review has been hidden because of spoilers.
ACİL İKİNCİ KITABA IHTIYACIM VAR!!! kitap aşırı güzeldi, kurgu çok zekice hazırlanmış ve elimden gerçekten okurken bırakamadım. Ansel ı çok sevdim, onunla empati yapmak beni yaraladı dedektif ile flört etmesini okumak çok eğlenceliydi diğer karakterlerden sevdiklerim ve sevmediklerim oldu. kitap genel olarak çok güzeldi katili bulma temalı kitaplar seviyorsanız kesinlikle önerimdir
NEDEN sanki ingilizceden cevirilmis gibi yazilmis anlamadim gercek hayatta kimmmmse oyle konusmuyor orijinali ingilizce olan kitaplarda buna tahammul ederim ama yazar sanki gercek hayat deneyimi yokmus hayati ceviri kitaplardan gormus gibi yazmis komik biraz
Evet hiçbir beklentiye başlamadığım ama yine de olmayan beklentilerimi bile aşamayan bir Wattpad kitabı daha.
Öncelikle kitap neden bu kadar çok sevildi onu anlamıyorum? Hani nesini sevdiniz olmayan konusunu mu, birbirinden itici karakterleri mi,egosu kendisinden büyük olan Dedektifi mi, olmayan gerilimi mi ? Bu kitaba gerilim diyen birileri varsa hayatında hiç gerilim okumamış demektir, gerilime hakaret resmen.
Bazı cümleler aşırı zorlama normalleştirilmeye çalışılmış. Karakterlere gelecek olursa tamam Ansel iyi değil çocukluk travmaları var sorunlu anne ölmüş baba bla bla bla . Ama tüm kitap boyunca tek yaptığı şey erkeklerle öpüşüp sevismekti hem de aynı anda. Psikolojisi bozulan ya da kötü yetişmiş herkes herkese kucağını açmıyor kimse kusura bakmasın çok normallestirilmeye calisilmis kitapta Diğer kızlara gelince Maddieyi başından beri sevemedim aptalın teki kusura bakmayın argo konuşuyorum ama Hele Maddie : "Ay aşkım beyaz atlı prensim Mattimin öldüğünü mu sandım ayyy Beni ölmüş kurbanlardan biriyle aldatıp sonra yalan söyleyip beni herkese rezil mi etti ayy AMA ONUN ÖLDÜĞÜNÜ SANDIM 😭😭😭🥺🥺🥺 Aptal katıksız mal gitti affetti. Aldatmanın hiçbir bahanesi yoktur yok hepimiz insanız hata yapabiliriz blablabla baya baya normalmiş gibi yazılmış Ve Maddienin gözü hiçbir gerçeği görmüyor bile keşke biraz beyni çalışsa da her şeye duygusal yaklasmasa.
Kylieye gelirsek başlarda çok sevdim kendimden de parça buldum aslında hepsinde buldum da neyse Kylie daha bı yakın geldi oha dedim kitapta beyni olan biri var ve bunu kullanabiliyor sonra Dylan geldi işte kızı orada şimdi küfretmeyecem mal gibi ortada bıraktılar resmen
Kız arkadaşlar arasında bir kural vardır 1- Sevgilinin exinden next olmaz asla ama asla Cassie ve Maddie de olduğu gibi AMA SİZ AYRİLMİSTİNİZ falan saçmalık enisteciliktir bu
2- Bir arkadaşinin sevgilisiyle arası bozulduysa sonra kız yaralarini kapatmak için herkesle takılmaya baslamasissa yani atlatamamissa demek ki bir şeyler yaşanmış ve senin de ona iyi davranmaman gerekir Şerefsiz erkek arkadaşlara Dylan ama bizim de arkadaşimiz bahanesiyle konuşmaya devam edilmez. En yakın arkadaşimin sorunu varsa bittiyse tamam artık ben de onunla arkadaş değilimdir aramızda bir şey yasanmamis olsa bile
Kızı resmen bencilliklerinden öyle yalnız biraktilar ki Anseli sevdiğimden de değil ama Gerçekten psikolojisi bozuk peşinde ona takıntılı bir katil var annesi modern akıl hastanesinde ve yanında birilerine ihtiyacı var arkadaşlar bunun içindir değil mi Bunlar da resmen Dylan bizim de arkadaşimiz ayağına kızı yalnız birakip sabaha kadar partilediler sonra da hiçbir şey yasanmamis gibi davrandilar bu mu arkadaşlik sadece tiyatro oynuyorlar hepsi rol kesiyor Sonra da " Bize kızgın mısın Ansel' Kızgın olsa söyleyecek mi sanki psikolojisi bozuk kimseyle konuşmuyor içine kapanık Haa ama dur Ansel ztn hiçbir şeyi umursamaz böyle şeyleri takmaz bize kırılmamistir değil mi Böyle insanlardan ve arkadaşlardan nefret ediyorum Daha kızın içindeki acıları yatistirmak için kendini yaraladigini ve kan aktıkça zevk aldığını bile bilmiyorlar ve aynen o hiçbir şeyi umursamaz.Sadece katil kim çok merak ediyorum 2. Kitabı okursam bu yüzden okurum ama yine ve yine hayal kırıklığı bir NG Kabal kitabı hiç sasirtmadi Yine Aşk üçgeni sorunlu karakterler normalleştirmeye çalışılıp çok zorlama cümleler Ve tekrar ediyorum bu kitaba gerilim kitabı diyen herhalde beynini peynir ekmekle yedi Kitabın neresinde gerilim var pardon AHAHAHAHJDKD Şu ana kadar tek okuduğum hayatın içinden kötü karakterleri alıp eylemlerini normallestirmeye çalışan bir yazar ve hiçbir olay olmadı Ahhh katil bizim kıza yanık bakar mısın gerilime Hii bir de mesajlar gönderiyor kırmızı güller falan aman Allahım çok korktum Öyle yani 5 puandan 2 Max veririm O da bir katıli merak ettiğim için bir puan da akıcılık o kadar
Ayrıca şunu da belirtmeden geçemeyeceğim kitabın arkasındaki küçücük yere " Yetişkin okurlar içindir" yazınca sizi okuyan max 15 yaşındaki genç kızlar alıp kitaplarınızı okumamış olmuyorlar. Tüm yazarlar kitlelerinin yaş aralığını biliyorlar fakat yine de gerçekten geçerli bir uyarı yapılmıyor. Kitaptaki kimsenin eylemleri ve psikolojisi iyi değil ayrıca cinsellik var fakat bu kimsenin umrunda değil. Yazara yazmasın demiyorum ne yazacagina karisamam fakat 12 yaşında okuru kitabi imzalatmaya geldiğinde cebine kazandığı parayı ya da okurla çekildiği fotoğraflar yerine biraz yüzü kızarsın bı zahmet. Çok büyük bir sorun bu ve kimse bunu konuşmuyor. Konuşunca da muhafazakar ya da duyarci oluyorsun.
Zaman kaybı paranıza zamaniniza yazık daha kaliteli güzel ve gerçek " Gerilim" ve konusunu olan başka kitaplar okuyabilirsiniz. Sevgiler 💋
hoştu aktı falan ama katil aralarından biri çıksaydı da bari oha falan deseydik. yani kitabı okuyanlar hep katilin kim olduğunu asla tahmin edemeyeceksiniz!!! diyordu ben de heveslendiydim olm katil zaten kitapta bahsedilen karakterlerden biri değilmiş ki kitabın sonunda ortaya çıktı dıdısının dıdısı diye. hiç bahsedilmeyen bir karakterin katil olacağını tabi ki bilemezdik yani boşuna hype lanmış gibi hissettim. anlatım falan güzeldi de 1 sene önce okudum şimdi tam hatırlayamıom. gayet keyifliydi aslında 1 yıldızı bu katil olayından kırdım diğer yıldızı da romantik kitaplar bana gerçekçi gelmiyor yani bi ara adamın davetine katılmıştı başrol kız. aile davetine. aga mesela aranızda çok da bişey geçmeyen, resmi olarak sevgili bile olmadığın bir kızı aile daveti gibi önemli bir şeye neden götürürsün? wattpad erkeklerin gerçekçilikten uzak bir şekilde aşşşırı romantik, kızla yeni tanışmasına rağmen kız için hayatını verebilecek bu bayat tavırları beni çok sıkıyor normalde romantik severim de işte kitapların %90ında aşk bu şekilde gerçekçilikten uzak işlendiği için sevmiyorum artık. neyse işte diğer yıldıız da burdan kırdım. aslında 5/10 kitap ama ya 2 ya da 3 yıldız verilebildiğinden 3 verdim. okunur ama yani keyifli.
This entire review has been hidden because of spoilers.
BU KİTAP BÖYLE BİTEMEZ DERHAL İKİNCİSİNİ İSTİYORUM!! 2. kitabı okumadan önce yeniden okumak istedim ve gerçekten ilk okuduğum seferdeki heyecan vardı. Normalde böyle türk gençlik kitaplarını sevmem ama bu klişe romantik kitaplardan değildi, baya bi gerilim ve heyecan vardı.