‘ Biz bir insanın bize yaptığı kötü muameleye niye üzülürüz ? O insana aşırı değer verdiğimizden. Ayet “değer verme“ diyor, “i’raz et” onlardan. (Hicr,94) Bu insan beni beğenmese, onaylamasa, eleştirse ne olacak? Bu küçümsemek değil aşırı değer vermemek demektir. İkisi farklı şeylerdir. İlaç gibi, yemek ve uyku gibi değer vermek de dozunda olmalı bir insana. Yok yere değer verdiğinizde onu size karşı pervasızca davranması için cesaretlendirmiş olursunuz, eğer asil değilse...
Gençlerle konuşurken bir konu hakkında çok ısrar ederseniz, o konunun kabul edilme şansı azalır. Sözü uzatmayıp ikna edici ve temeli olan birkaç cümle söylerseniz, aradan bir hafta on gün geçince muhtemelen onu kendi fikri gibi söylediğini görürsünüz. Bunu benim yetişkin arkadaşlarımdan bile yapan var. Benim vaazda anlattığım bir şeyi aradan bir süre geçtikten sonra kendi fikri gibi söylüyor. Bunda bir beis görmüyorum. Aksine sözlerimi bu kadar içselleştirmiş olmalarından mutlu oluyorum. Tohumu ekip bırakmak gerekiyor. Güneşi getireceğim, sulayacağım diye üstüne üstüne giderseniz o zaman tohum çürüyor. Tohumu ekeceksiniz, gereken bakımı aşırıya kaçmadan yapacaksınız. Zamanı geldiğinde çıkacak o. Biraz uzun sürebilir, susup bekleyeceksiniz. Aradan bir süre geçip de aslında sizden duyduğu şeyi kendi fikri gibi söylediğinde de “bak çok doğru ne kadar güzel düşünmüşsün” diyerek onu tasdik edeceksiniz. ‘