Bu yorum bir eleştiri değil; denenmiş duygular silsilesinden bir kesittir.
Daha önce iki kez bitirdiğim bu kitabı, Ingmar Bergman filmi izledikten sonra tekrar okumaya karar verdim. Josquin des Prez dinlerken bana eşlik edecek kadar özel bulduğum bu kitaba bazen güncele olan merak duygumu pekiştirmek adına, bazen de cevap arayışı ve kaçış umuduyla göz gezdiriyorum. Böylelikle ilginç bir şekilde benim için hem gazete hem kutsal kitap görevi görüyor. Biraz daha derine inecek olursam... Şairin, daha nefretin zıddına vâkıf olamayan bizlere "Artık Nefret Etmeyi Öğrenmelisin" şiiriyle seslenmesini uygun bulmuyorum, her ne kadar seslendiği kişi aslında kendisi olsa da... Anlatmanın, anlaşılmanın ve temasın hiçbir zaman tam anlamıyla mümkün olmayacağını belki biraz kırıcı ama kesinlikle zarif bir biçimde hatırlattığı "Seninle Etkileşemiyoruz" şiirini selamlamak istiyorum. Şairin bir başka şiirinde -kesinlikle- bize sormadığı o soruya "Bilmek, boyumuzu aşıp ruhumuzu aşındıracak kadar büyüdüğünde unutmayı tercih etmeliyiz." cevabını vererek sona yaklaşıyorum. (Soruyu merak edenler sayfa doksan üçe ya da kitabın arka kapağına bakabilir.) Mizah anlayışı gayet iyi olan şairimizin, aynı zamanda gözlem yeteneğinin de ne kadar iyi olduğunu şiirlerinde yansıttığı tespitlerde ve ilişki dinamiklerinde rahatça görmek mümkün. Şairin; iç dünyasını, kavrayışını, bakışını pek de umursamaz bir tavırla bizlere zerk edişini başarılı buluyorum. Sürüklendiği her noktada/yaşamda, hayatındaki "denenmiş" her şeyde ona eşlik etmek güzeldi.
Çokça iyi dilek, çokça sevgi...