İki düşman aile, iki düşman ülke:Zirakov ve Senteria.
Şimdiyse savaşın kazananı belli olmak üzere. Zirakov ülkesinin Kraliçesi Irina, bu savaşın kazananı olmak için kimsenin beklemediği bir hamle yaparak kızı Kitana’yı casus olarak Senteria’ya gönderir. Amacı Kitana’nın ülkeyi içten parçalamasını sağlamaktır. Fakat Senteria Kralı Estes, Kitana'yı; veliaht olarak görülen oğlu Vincent'le evlendirmeye karar verince Zirakov Prensesi’nin planları altüst olur.Böylece Kitana bir anda kendini kanlı bir taht oyununun ortasında bulur.
Dilara Keskin Kaybolmuş Ruhlar Sarayı I: Kraliçenin Kızı ile okurları hem tarihsel hem de mistik bir yolculuğa çıkarıyor. Kaybettiğimizi sandığımız duygular; aşk, öfke ve ihanet üçgeninde yeni anlamlar kazanıyor.
Selam millet 👩🏻🦰 İçerisinde bol entrikaların olduğu ve sonu yüzünden ikinci kitap için sabırsızlandığım bir kitap ile geldim 😍
Şu an biri ikinci kitabı getirse işimi bırakıp okurum o dereceyim siz anlayın 😅
Sizin de böyle devamı için sabırsızlandığınız seri var mı ? 🤔
🌸Kitabın konusuna gelecek olursak🌸 Kitana, Zirkov’un gözde veliahtıyken annesinin planlarıyla düşmanlarının sarayında Senteria’da bulur. Kaleyi içten feth etmek Kitana’ya düşmüştür. Senteria’nın kadın düşkünü küçük veliahtı elde ederek sarayda bulunması planlanan Kitana işlerin tam yoluna girdiğini düşündüğü sırada tersine döneceğini nereden bilebilirdi ki ? Kendini Andre’nin kollarında değil Senteria’nın Kralı’nın kararıyla gözde veliaht Vincent’in eşi olarak bulur. İşler tam da buradan sonra sarpa sarar.
🌸Kitabın yorumuna gelecek olursak🌸 Yazarın kalemi ile ilk kez tanışıyor olsamda kalemini çok sevdim. Gayet akıcıydı ki kurguyu onca iş yoğunluğuma rağmen son sayfaya kadar bir solukta okudum. Sonuna geldiğimde durup bir nefes aldım çünkü devamı ellerimde yok ve umuyorum ki hemen çıkar. İlk başta klasik bir konu gibi gözüktü gözüme ama ilk on sayfadan sonra asla öyle olmadığını gördüm. Kitana, ailesine olan içsel üzüntülere rağmen güçlü bir kadın karakter. Ne istediğini bilen ve isteklerini elde etmek için hem mantığını hem de duygularını aynı anda kullanan birisi. Vincent, babasına sadıklığı için girdiği yolda bile duygularını hiçe saydı. Biraz gözünün önünü gör be kardeşim dediğim yerler elbette oldu özellikle o sonda ama bir insan ancak böyle düşünceli ve kibar olabilir 😍 Andre ise ah canım Andre resmen kitap boyunca içim cız ede ede okudum. Resmen harcadılar çocuğumu 🥺 kolarımın arasına alıp sarılmak istemek de sevdaya dahil mi 😍 Yazarın neredeyse her kitap karakterinin ağzından anlattığı bakış açısını çok sevdim. Bütünlüğü bozmadan tüm detayları ile okumak gayet güzeldi. Bilirsiniz ben yan karakter okumayı daha çok severim 😍 Sizlere alıntı bırakarak kaçıyorum 👩🏻🦰
🌸 Burnuna isabet edip yere düşen yastığı alırken, “Cadı diyerek Cassandra’ya haksızlık ediyorum,” diye mırıldandı. “Asıl cadı benim odamda.” Üstümü değiştirmek üzere giyinme odasına ilerledim. “Beni şımartıyorsun.”
kitap son sayfalara kadar 10/10luk ilerliyordu favori kitaplarıma bile girer diyordum ama son 100 sayfada saçma birkaç olay gelişti. Bir puanı o yüzden kırdım ama onun dışında aşık oldum kitaba. Saray temalı kitaplar zaten hep favorim olmuştur ve bu kitapta da bu tema oldukça vardı. Fantastik yok gibiydi ama sadece sarayda dönen entrikalar falan kitabı sevdirdi bana.
Düşman krallığa casus olarak gönderilen Prenses Kitana'nin amaci Prens Andre'yi etkileyerek ülkeyi içten parçalamaya çalışmak. Bu konsepti oldum olası severim, fırtınalı asklar cikar. Kitana amacına ulasarak Andre'yi etkilemeyi başariyor fakat Kral, büyük oğlu Vincent ile evlenmesini isteyince sırları ortaya çıkmasın diye evlenmek zorunda kaliyor ve her ne kadar aynı yatakta kardes gibi uyusalar da iki ay dayanabiliyorlar. Abi kardeş ayni kizi paylasamayinca kıskançlık krizleri baş gösteriyor. Diger yandan Kitana kendisini taht oyunlarının içinde buluveriyor. Kitabin arka kapağını bile okumadan başladığım için yarılayana kadar asıl erkek karakteri Andre olarak düşünmüştüm. Çünkü birbirlerinden hoşlanmislardi ve baya yakinlasma sahnesi de vardı. Bu karmaşa hoşuma gitmedi. Vincent'e olan sevgisi bana pek geçmedi. Sonlara dogru aralarindaki bağ güçlenmeye baslamisti ki birkaç kıskançlık krizine kurban gittiler. Eski sevgili olaylarını zaten sevmiyorum ve onlar işin içine girince asıl cift aşkını doya doya yaşamıyor. Zaten arka planda entrikalar dönüyor, kıskançlıkla yapılan hareketlere bence hiç gerek yoktu. Bunlar olmasaydı çiftin arasındaki elektriklenme hikayeyi götürürdü diye düşünüyorum. Hikayenin geçtiği evreni beğendim. Kitana'nin kizil saçlı savaşçı prenses olması ve strateji yapabilme yeteği çok hosuma gitti. (fantastik evrenlerde kızıl saç zaafım var 😂) Vincent'in diger prenslere göre krallik yarisinda ön planda oluşu, zeki tavırları ve çekiciliği ile birlikte çiftin enerjisi uyumluydu. Andre yerine daha çok Vincent okusaydım keşke. Devam kitabinda daha tutkulu bir aşk okursak bu cift bizi uçurur diyorum ve 13 yaş üstü okuyuculara öneriyorum.
düzeltisini yaptım diye söylemiyorum, baya sevdim ben kitabı. böyle entrika dolu kitaplar okumayı özlemişim. ayrıca kadın karakter de erkek karakter de muhteşem yazılmıştı bence. reading slump ilacı, depresyon çikolatası gibi kitap
Bu türde okuduğum ilk kitaplardan olsaydı daha çok severdim ama ıh ıhh😕 çok yüzeysel geldi bana, rahat 3 kitaba sığacak konuyu tek kitapta vermiş yazar. Bu da doldurulması gereken bi sürü boşluk yaratmış. Çok sevemedim.
Olaylar x3 hızında gelişiyordu ve birkaç kitaplık olayları yüzeysel bir şekilde tek kitaba sığdırmış yazar. Sonu da beni inanılmaz bir merakta bırakarak bitmedi. Bir şeyler yapılmaya çalışılmış ama olmamış. 😶
🏰düşmən krallıqlar 🏰anlaşmalı evlilik 🏰taxt oyunları 🏰intriqa
🗡️Dilara'ya bu kitabla başladığım üçün məmnunam. Kitaba qarşı gözləntim 0 idi. Amma gözləntimin xeyli üstündə çıxdı. Bəyənməyəcəyimi düşünürdüm amma bəyəndim. Təbiki sevmədiyim cəhətləri oldu. Amma 0 gözləntiyə görə yaxşı idi.
🗡️Mövzusuna gələcək olarsam: Kitana, anasının yəni Kraliçanın istəyi üzrə düşmən krallığa gedir. Məqsədi, kralın oğlunu başdan çıxarıb ailənin sonunu gətirməkdir. Amma planları heç də istədikləri kimi getmir. Kitana, özünü Kralın varisi olacağı düşünülən, Vincent'lə qarşı qarşıya qalır.
🗡️Mövzusu qısa konkret belədir. Əslində mövzusu həqiqətən də yaxşıdır. Amma biraz daha yaxşı ola bilərdi deyə düşünürəm. Bunlarında əlavəsində Kitana, obrazı məni həqiqətən də əsəbləşdirdi. Deməli, kitabın başlarında Kitana çox çox güclü, çox cəsur, qorxusuz, dövüşən, anasının ordusuna zaman zaman başçılıq edən bir obraz olaraq görünür və anasının, kraliça olaraq seçəcəyi, o varisdir. Amma mən Kitana'nın Vincent gilin krallığına gəldiyi gündən ağlamaqdan başqa hər hansısa bir şeyi elədiyini oxumadım. O qədər gücle göstərilən obraz, sadəcə ağlayırdı. Baxın ağlamağına heçnə demirəm, sadəcə bu qədər cəsarətli bir obraz olduğu deyilir. Niyə o cəsurluğu göstərmir? Məsələn, Köməkçilər şəhərdə idi. Bir anda Hücuma məruz qaldılar və Kitana, heçnə edə bilmədim. Anlayıram, o anın şoku ilə tutulub qaldı amma bu qədər təlimdən sonra əvvəlcədən hücumu hiss edə bilmirdi? Ya da o hücumdan sonra tez özünə gəlməliydi. Dediyim kimi güclü göstərilib, o güclülüyü boş buraxılmışdı.
Kitabın başlarında sadece Türklere ait olacak ifadeler çok fazlaydı. Ama sayfalar ilerledikçe yazarın kalemi daha güzel oldu. İçinde bulunulan dönem ya da içinde bulunulan dünya ile ilgili çok fazla bir detay yok açıkçası sadece iki düşman saray ve Kitananın diğer saraya ajan olarak girmesi ile ilgili bir olay örgüsü dönüyor. Kitabın bazı davranışları beni çok rahatsız etti kitapta özellikle ikili ilişkilerden nefret ediyorum düşününce Kitananın içinde bulunduğu durum sebebiyle buna mecbur olduğunu ya da duruma göre davrandığını fark edebiliyorum ama bunun beni rahatsız etmeyeceğini asla söyleyemem. Yazar keşke orayı birtık daha farklı yazsaydı diye düşünmedim değil. Açıkçası çok bu beklenti ile başlamamıştım kitabı ama gerçekten akıcı ve merak ettiriyor.
Kitap sonlara doğru daha da akıcı ve merak uyandırıcı oldu. Öyle bir sonla bitti ki insan acaba devamında ne olacak diye merak ediyor.
Gerçekten çok iyi bir kitaptı. Okumak biraz uzun sürdü benim için çünkü Türkçem biraz yavaş. Ama bir tane sahne var onu asla kafamdan çıkaramam. Vincent ve kitaba bir tavern (Türkçesi?) içinde dans ediyorlardı. Bir düet yapıyorlardı. O SAHNE VAR YA O SAHNE. OHHAAA OKURKEN İÇİM GİTTİ RESMEN O KADAR İYİ BİR SAHNEYDEKİ OFFFFF. tanz mit mir galiba şarkının adı (onların söylediği). Her o şarkıyı dinlediğim de aklıma o sahne geliyor. Doğruyu söylemek gerekirse çok jenerik bir fantezi kitaptı. Keşke biraz da Romans ve aşk görseydik Vincent be kitananın arasında.. İKİNCİ KİTABI ÇOK MERAK EDİYORUM ÖYLE BİR CLIFFHANGER DE BİTTİ Kİ BENİM AĞZIM KALA KALDI. Keşke e kitap versiyonu olsaydı çünkü o kitabı alamıyorum olduğum yerde 😭😭 ama Türkiye’ye gidince ilk işim o olacak. Overall çok iyi bir kitaptı öneririm yani.
Fantastik, benim en sevdiğim türlerin başında gelir. Bu kitabı 1 günde okuyuşum ve her sayfasını ekrandan gözlerini alamayan 5 yaşındaki çocukmuşçasına merakla takip ettiğimi de göz önüne alırsak kendime 2 şey kanıtlamış oluyorum. 1- Fantastik gerçekten en sevdiğin türse Kraliçenin Kızı çok kaliteli bir fantastik roman. 2-Yazım dili insanı etkileyen kitaplar sana içerisinde yeni bir evren bile tanıtsa değil kavraman kendini o evrendeymiş gibi hissetmen hiç zor olmuyor. Spotify listesi ile dinlenince ise bambaşka bir zevk alırsınız benden söylemesi. Okumak isteyenlere sesleniyorum; Gidin alın okuyun ve okutun. Ama ruhu kaybolmayanlar duygularınıza sıkı sıkı tutunun!
Lordlar ve Varisler serisi ile birlikte okuduğum en iyi Wattpad kitabıydı.
Kitana harika bir karakterdi, Vincent hakkında söylenecek bir şey yok bile. En iyi Wattpad erkeklerinden birisi ve abartılması gerekiyor, kitabın sonunda neler oldu��u umurumda bile değil. 2 kitap arasından 2. sini daha çok beğendim fakat bu kitap da harikaydı. Daha çok romantik gibiydi fakat yine de, romantizmi pek sevmeyen birisi olarak VINCENT SENTERIA ve Kitana’nın sahnelerini okumaktan keyif aldım.
Ayrıca Dilara Keskin’e beni varlığından haberim bile olmayan fakat gerçekten harika bir şarkı olan Barış Manço’nun “You End I” şarkısıyla tanıştırdığı için minnettarım.
Söyleyecek başka bir şey yok, sadece Vincent Senteria.
Saray hayatiyla ilgili kitaplar okumayi cok özlemişimm. Genel olarak çok güzel bir kitapta sadece 100. sayfaya gelene kadar cok sıktı. Onun dışında ikilinin dinamigi hayati mukemmeldi. Cok fazla zaman atlamasi yapılmış uani bi bakıyoruz 20 gun gecmis bi bakıyoruz 1 ay. Arada hic mi olay olmuyor anlamadım. Ancak erkek karakterin ve yan karakterin ağzından okumak cok güzeldi beklemiyordum. O Cassandra cadısı cok sinirimi bozdu. Son olarak Kitana gibi guclu karakterlere asigiim. Vincent mükemmelsin 🤩
Yanlış anlaşılmalar,birbirini dinlememeler şaşırmıyorum artık alıştık. Kitana'yı çok sevdim. Vincent çok güzel laflar etti ama sözünü tutsaydı keşke bi kere de şaşırtın yani.Güzeldi ya ama ister istemez aklıma hep Köprü Krallığı geldi birazcık benziyo sanki neyse sonu beni delirtecek şekilde bitti. İkinci kitabı çok merak ediyorum neler olacak acaba.
GUZELDI GERCEKTEN COK SURUKLEYICIYDI DRAM ENTRIKA HER SEY VAR OKURKEN BAZEN MUHTESEM YUZYIL OKUYOMUSUM GIBI HISSETTIFI VEEE Andre.... andreyı gercekten sevdım hatta kıtana ıle olmasını bıle ıstıyorum vıncent a gelınce TEK UFAK HATADA KITANANIN YUZUNE BAKMADI !????? anlıyorum senı👍🏽👍🏽 neyse ıkıncı kıtabı alırım kesin okuyun bence 4.5/5 yarım puanın vıncent yuzune kırdım
FAVVVVVV KITAP SERIM(suanlik,hgoi bitirince o da olabilir) BAYILIYORUM 1. KITABI 2 KEZ OKUDUM YANLIS HATIRLAMIYORSAM O KADAR GUZEL O KADAR GUZEL KELIMELER YETMEZ FANTASTIK TURUNE ASIK OLMAMI SAGLAYAN KITAP RESMEN
Hem bayildim, hem nefret ettim. En cokta beni bu kadar kendine bagladigi icin nefret ettim. Ah keske ikinci kitabi hemen elime gecirebilsem. Onun icin neler vermezdim.
Çok güzel işlenmiş bir kitaptı. Karakterler, konu, kaoslarla ilerleyişi çok iyiydi. Kitana ve Vincent'i başta hiç yakıştıramıyordum. Ama şimdi çok seviyorum hem onları hemde kitabi.