Kırık aynanın ayrılmış parçalarında birlikteydik. Birlikte ve paramparçaydık.
“Gözlerinizi açtığınızda yıkılmış bir evde uyanacaksınız. Tek çıkış yolunuz yerin altında. Kendinizi bulduğunuz çıkış noktası her bir yanı kameralarla çevrili, her yeri izlenen bir platonun içinde. Tek amacınız ise alandaki ipuçlarını takip edip evleri bulmak. Tüm yarışmacılar evleri bulduğu an kazanan belirlenmiş olacak. Öyleyse, sizi kaybetmemizi ister misiniz?”
Kumru, Uraz, Nisan, Eren ve Bulut… Farklı hayalleri olan ve birbirine yabancı beş genç… Enkaz Altındakiler isimli sıradışı bir televizyon yarışmasına başvurarak inanılmaz bir deneyime adım atarlar. Ancak ortaya çıkan beklenmedik gelişmelerle hayatları derinden sarsılacak ve unutamayacakları bir yolculuğa çıkacaklardır…
"Ben Kumru Sonat; buraya benim, senin, bizim, enkaz altındakilerin hikâyesini anlatmaya geldim. Sen de enkaz altındasın, farkında değil misin?"
15 Şubat 1996 tarihinde dünyaya gelen Beyza Alkoç bir İngilizce Mütercim Tercümanlık öğrencisidir. Küçük yaşlardan beri romanlar, senaryolar ve tiyatro oyunları yazan Beyza Alkoç'un ilk kitabı 2015 yılında yayınlanmıştır.
Gerçekten kötü bir kitaptı. İlişkilerinden tut kurguya kadar kötü bir kitaptı. Açıkçası Uraz ve Kumrununun ilişkisi kadar iğrenç ve toksik bir ilişki görmedim.
Tabikii Beyza'nın her kitabı gibi bu da mükemmeldi. Kesinlikle tavsiye ediyorum. •Yazar çok büyük ters köşe yaptı. Yarışacaklar sanıyordum asla böyle bir şey olabileceği aklıma gelmemişti. Ama bu şekilde de mükemmeldi. •Her bir karakteri çok ama çok sevdim. Hepsinin birbirinden farklı hayatları bir o kadar zor bir o kadar güzeldi. •Taylancım sana burdan sevgilerimi iletiyorum hepsinin hayatını mahvettin aferin. •Eren'in enerjisine hayranım. •Nisan'ın Eren'in annesinin sütlaç hastasını olduğunu söylediğinde geçmiş olsun demesi KANSOSNDKDMDLF Saf kızım benim •Bulut'un sürekli aldatılması... •Kumru'nun Uraz'ın çocukluk aşkı çıkması... Uraz Kumru'dan başka kimseye aşık olmadı. Mutlu olun hep güzellerim benim. 2. kitapta büyük ihtimalle yarışmaya katılacaklar ve bu sefer beklediğimizi okumuş olacağız. 2. kitabı sabırsızlıkla bekliyorum. 9/10
This entire review has been hidden because of spoilers.
Kurgu yok. Betimleme yok. Kitap bitti, hala olayların geçtiği mekan hakkinda kafamda bir sey canlanmadi. Türkçe zaten yok. Kelimeler yanlış anlamda kullanılmış. Anlatım bozukluğuyla dolu. Edebi eser demek zaten hata. Komşunuz size birinden duydugu olayi nasil anlatiyorsa yazar da size fantezilerini ayni üslupla anlatiyor. Sürekli tekrarlayan sorularla gereksiz yere uzatılmış. Öğrencilerim ne okuyor diye merak edip okudum. Kendilerine hiçbir şey vermeyecek aksine , kıskançlığı sevgi, plansizligi, öngörüsüzlüğü cesaret olarak görmelerini sağlayacak sağlıksız bir icerik .
wattpad’den arkadasimla beraber okuduk ve 12 saatte falan bitti yani beyza benim ergenligimi susleyen kitaplar yazmayi cok iyi biliyor maalesef. onu biraz yad etmek amaciyla baslanmis bir kitapti ve gercekten bu kadar sevecegimi/zi asla tahmin edemedim. uraz beyzanin yazdigi acik ara en iyi erkek karakter olabilir cok sevdim. kumruya da hicbir lafim yok zeynep’in depresifliginden sonra ilac gibi geldi yemin ederim. cok begendim 5
Gerçekten Beyza Alkoç'un kendini geliştirdiğini kanıtlayan bir kitap. Tüm karakterlerini sevdim, gerçekten olay örgüsü nedeniyle çok heyecanlı ve elimden bırakamadım bir kitap. Yazım dili akıcı ve betimlemeleri gerçekten çok güzel. Uraz karakterlerinin abisi ile olan ilişkisi gerçekten en sevdiğim abi kardeş ilişkisi şu anda. Aynı şekilde tüm karakterlerin geçmişi gerçekten betimlemeleri ile bütün birlikte çok güzel anlatılmış.
Konusu gayet değişik ve güzeldi. Uzar ın çok hoş bir vibeı vardı. Eren benim fav karakterimdi. Nisan ile ilişkilerinin minnoşluğu şakaları falan çok tatlıydı. Bulut meslektaşım umarım daha iyisini hak edersin.
yorumların niye olumsuz olduğunu anlayamadım bence konusu,anlatımı, ve kitabın kendisi baya güzel olumsuz yorum yapanların böyle bi konu bulabileceğini düşünmüyorum
“Hayallerimin ne dediği belliydi. Peki hayat ne diyecekti?” Dünya çapında bir yarışma organizasyonu sessiz sedasız Türkiye yarışmacılarını arıyordu. Bu sırada Kumru, anne babasının bu geceki tartışmalarının zaten kötü olan aile ilişkilerini tümüyle koparışına şahit olurken; ailesinin prensesi Nisan ise, babasının müjdesiyle hep hayal ettiği kameraların önüne çıkacağını öğreniyor; küçüklüğünden beri aşçılık yapan Eren artık farklı bir rotayı denemek için yola çıkıyor; tıp fakültesini kız arkadaşı için donduran Bulut’un hayatı da ummadığı bir şekilde değişiyor ve Uraz, ailesinin hayatta kalan son üyesi ve canından çok sevdiği abisini kurtarmaya çalışıyordu. Her birinin farklı hayalleri, farkında oldukları ya da olmadıkları hayal kırıklıkları ve incinmişlikleri vardı. Birbirlerine yabancı olan beş genç, yarışmanın yapılacağı yere gittiler. Hepsi sadece kazanmak ya da kameralara gülümsemek istiyorlardı. Ama, evdeki hesap çarşıya uymadı. Tüm ülkelerin yarışmaları yolunda giderken bu ekip, akıllarına bile gelmeyen zorluklar ve aksiliklerle karşılaştılar. Düştükleri zor durumlardan kurtulmak için onlar içerde çabalarken, aileleri de dışarıda başlarına ne geldiğini öğrenmek için her yolu denediler. Bu mücadele sırasında, aralarında hayatlarının bundan sonrası için onları birbirine bağlayan kuvvetli bir bağ oluştu. Öyle ki, yarışma bittiğinde bile bağlarını koparmadılar. Kitabın dili sade, anlatımı akıcıydı. Dostluk, aşk, fedakarlık, sevgi ve dayanışma gibi güzel duyguların yanında, kimsesizlik, hiçe sayılma, ailede sevgi görmemenin bir insana kendini nasıl değersiz hissettirdiği de çok güzel ifade edilmişti. Pek çoğumuzun “ha işte ben de böyle hissediyorum” diyebileceği gerçek yaşamdan alıntılar ve çok beğendiğim, altı çizilecek pek çok cümle vardı. Kitabın kurgusunu da oldukça beğendim. Beyza ALKOÇ’un tüm kitaplarını okumuş biri olarak, bazı kısımlarda sanki diğer kitaplarıyla benzerlikler var gibi gelse de, bundan sonra neler olacağını da merak ettiğim için, ikincisini de muhakkak okuyacağım. Ayrıca, kitabı özellikle genç okurların beğeneceğini düşünüyorum. Kitaplarla kalın.
Merhabalar! Bana çokça önerilen ve çevremde de birçok okuru olan Beyza Alkoç'la sonunda tanışma fırsatı bulduk 💕
Kitapta aslında 5 ana karakterimiz var denebilir ve ana karakterlerimizin bazıları hayatlarının en zorlayıcı noktasındayken bazıları da artık yenilik ararken bir yarışma programında şanslarını denemek isterler: Enkaz Altındakiler. 7/24 televizyonlarda yayınlanacak bu programda amaçları çıkış yolunu bulmak. 💪🏻
Elbette bu çıkış yoluna ulaşmak bekledikleri kadar kolay olmuyor. Karakterlerimizin başından bir sürü olay geçiyor ve bu macera onlar için beklediklerinden daha da zor bir hâl alıyor. Her birinin kitap ilerledikçe kendileriyle ilgili ciddi kararlar almaları gerekiyor. 🌟
Doğrusu konsept benim hoşuma gitti. Karakterler anlatıcı oldukları bölümlerde sık sık izleyiciyle konuşur gibi okura hitap ediyorlar. Biraz sloganvari biraz da motivasyon konuşması denecek konuşmaları kendi içlerinden bizlere yapıyorlar. 👍🏻
Olay örgüsünü çok beğendim hatta ön yargılı olduğum için kendime kızdım diyebilirim. Kitabın sonunu okuyunca da devamını merak ettim, muhtemelen devam kitabını okurum. Kitabın dili hafif, cinsellik içermiyor ve bu sebeplerle genç okurlar gönül rahatlığıyla okuyabilir. 🔞
Amaaa kitabın dilinin hafif olması her ne kadar hızlı okumanıza katkı sağlıyor olsa da benim için biraz fazla hafif kaldı diyebilirim. Betimlemeler, konuşma cümleleri ve olay örgüsünde karakterlerin karşısına çıkan zorluklar biraz daha süslü/komplike olabilirdi. Ama bu benim kişisel görüşüm... 👎🏻
Kitabın geneline bakılınca birkaç editöryal hatayla ve bol bol noktalama işareti -özellikle virgül- kullanımında hatayla karşılaştım. Bence kitabın bir kez daha gözden geçirilmesi gerekiyor 🌟
Bir noktada kitabın yetişkinlere yönelik değil de genç yetişkinlere ve gençlere yönelik yazıldığını söylemek yanlış olmaz bence, ben böyle hissettim. Ana karakterler kendi içlerinde, kendi aile ve arkadaşlarıyla sorunlar yaşayan karakterler. Bir noktada güçlü duruşları, savaşmaları ve motivasyon amacıyla okurla direkt konuşmalarının gençler için güzel bir etkiye sahip olabileceğini düşünüyorum. Gerçekten psikolojik olarak yorgun hisseden gençler kitabın belli yerlerinde ana karakterlerde motivasyon bulabilirlermiş gibi hissettim 💪🏻
Konusunun ve kurgusunun okurken sizi sardığını ve devamını merak ettirdiğini söylemem gerek. Kitap bir gençlik macera romanı, içinde çok fazla aksiyon yok, biraz romantizm ve bol bol alıntılanacak cümle var. 👍🏻
Ultra akıcı bir YA kitabı olmakla beraber bazı bölümlerde yazar kendini tekrarladığı için kitabın sonunda doğru bir sürünceme hissettiriyor. Ama hikayenin kuruluşu ve karakterler oldukça güzel kurulmuş. Ana fikir yüksek bir fikir olduğu için belki de oraların altı biraz daha dolu olsa daha güzel olurdu. Yine de bir gençlik kitabı olarak tatmin edici.
The book has a creative fiction. A book that will sometimes make you smile, sometimes make you laugh out loud, and sometimes make your eyes mist over. The only downside for me is that it needs to be read consciously. The psychological aspects can lead someone with a sensitive psychology into serious depression.
Tam anlamıyla mükkemmeldi. Tek saçma yanı hiç bir şey sağlam değilken kızın üstüne kolon düştüğünde nasıl komaya giriyor? Çünkü hiçbir şey sağlam değilse evde öyledir, ve o zaman kolon beton falan olmadığı için komaya da giremez hadi kolu kırılsa neyse çünkü çekiç düştü ama yinede güzeldi.