Tolstoy, yasamin ve olumun anlamini omru boyunca arayan, yasaminin sonuna dogru olumun anlamini yasamanin icinde bulan; yasamin amacinin da " tum insanlari sevmek, tum insanligi kardes bilmek " oldugunu savunan buyuk bir sanatcidir. (Tanitim Bulteninden)
İlk okuduğum romanlardan mıdır nedir, bilmem. Bu eserin gönlümde yeri ayrıdır. Başı ve sonunun çok hoş bağlanması, daha önce hiç örneğini görmediğim için herhalde beni epey etkilemişti. Halbuki roman tekniği bakımından gayet basit. Tolstoy’un ‘karşı’dan birini anlatırken kıyıcı, tamamen karalıyıcı bir tavır takınmaması da beni epey şaşırtmıştı. Çünkü adamcağız bizim dandik Cüneyt Arkın filmlerinin “Kahpe Bizans!” kafasıyla hiç alakası olmayan bir yerden bakıyor. Gayet basit bir hikaye ama benim için yeri büyük.