Kemal Varol okurlarının yakından bildiği “Arkanya”dayız yine. Adını tersine çevirmiş çocukların gözünden Arkanya’nın hem uzak, hem neşeli, hem acılı zamanlarına gidiyoruz bu kez. Kara, esmer, bıçkın çocukların hikâyeleri yer alıyor Sahiden Hikâye’de. Lamek ve arkadaşları Gobi, Domestos, Zehra ve Küçük Amca… Bütün bu keşmekeşin ortasında yazıya sığınmış, yazıdan başka gidecek yeri olmayan bir çocuğun avuçlarındaki harflere bakıyoruz.
Sahiden Hikâye ile 2018 Sait Faik Hikâye Armağanı’nı kazanan Kemal Varol, şiirlerinin ve romanlarının yanı sıra öyküleriyle de Türkçe edebiyatın zenginliğine zamansız bir çentik atıyor.
“Biliyor musun Gobi,” dedim, “şu bizim on bir on iki yaşımız ömür boyu bizimle gelecekmiş.” “Gelirse gelsin,” dedi Gobi, “ne zararı var!” “Öyle değil olum,” dedim başımı iki yana sallayarak. “Yani bu yaşta ne yaşıyorsak bir illet gibi yakamıza yapışacakmış her şey. Kırk yaşımıza da gelsek aynı bokun soyu olacakmışız.” Enseme bir şaplak vurup “olur mu lan hiç öyle şey!” dedi. “Bal gibi de olur,” dedim. “Günün birinde başımızı bir eve sokup böyle çoluk çocuğa karışmış, göbek falan bağlamış, her şey güllük gülistanken, bir gece kan ter içinde uykudan uyanıp pencereye atacakmışız kendimizi.” “Sonra?” “Sonra pencerede sıkıntıyla sigara içerken bizim bu yaşımız böyle yavaşça sokaktan geçip el sallayacakmış bize. Eksik kaldım, gel beni tamamla, diyecekmiş.”
1977 yılında doğdu. Yas Yüzükleri, Kin Divanı ve Temmuzun On Sekizi adlı üç şiir kitabı Bakiye adıyla toplu şiirler olarak kitaplaştı. Romanları: Jar, 2011; Haw, 2014; Ucunda Ölüm Var, 2016 yılında yayımlandı. Haw romanı, 2014 Cevdet Kudret Roman Ödülü’nü kazandı. Sabitfikir tarafından 2014’ün en iyi romanı seçilen Haw, ayrıca Bursa ÇGD tarafından 2015 Barış Ödülü’ne de layık görüldü.
Kemal Varol yine beni yanıltmadı. Kaleminin ustalığının yazdıkça daha iyiye doğru evrileceğini, roman olarak yazılsa belki çok daha kolay anlatılacak, yine Arkanya'da geçen bir olay örgüsünü, birbiriyle konuşan öyküler yazarak gösterdi Varol bu kitabında. Latin edebiyatı ustalarına satır aralarında mütevazi selamlar çakan yazar, bir iğne oyası gibi ince ince işlenmiş öykülerden oluşan kitabın en sonunda ise bana "umarım en azından bir kısmı sahiden hikâyedir" dedirtti.
Öykülerdeki ufak detaylardan, olay örgüsünün bütünselliğine, kitabın adından, kapağından Rewhat Arslan çizimlerine her ayrıntısıyla bu yıl okuduğum en iyi kitaplar arasına girdi bu kitap. En sevdiğim Varol kitabı oldu mu peki? Külliyatını bir tur daha okuyacağım. Ona o zaman karar vereyim ama ne fark eder ki, siz bu kitabı okuyunuz.
Yazar; ilk öykü kitabı olan bu eseri ile 2018 Sait Faik Hikaye Ödülü’nü ve 2019 NDS Liseliler Edebiyat Ödülü’nü aldı.
Kemal Varol’un ilk ve tek hikaye kitabı. Her zaman olduğu gibi, tanıdık yüzlerle karşılaştım. Yazarın, romanlarında tanıdığımız ve geçmiş hayatını merak ettiğimiz veya ‘sonra’ neler olduğunu bilmek istediğimiz kahramanlarıyla karşılaşmak beni her zamanki gibi mutlu etti.
Çok sıcak, sürükleyici, hem duygulandıran, hem gülümseten, hem de mutlu eden hikayeler.
Kemal Varol, benim için bir hikaye yazarı. Çünkü iyi bir hikaye anlatıcılığı, kurgu yazının temelini oluşturuyor ve çok değerli. Yazar, gerçekte, hikaye tadında romanlar ve roman tadında hikaye kitapları yazan bir yazar. Romanları aslında kahramanlarının öykülerinin hikayelerinden oluşan, iyi kurgulanmış romanlar. Hikaye kitabı olarak adlandırılan ‘Sahiden Hikaye’ eserini de, bütün olarak değerlendirdiğimde, teknik olarak olmasa da, bir roman kabul edebilirim.
Bu kitabı tabii ki bir haftada okumadım. Fakat gene yanlış bir tanışma kitabı seçmişim! Kemal Varol’ un diğer eserlerini de topladım, en kısa zamanda diğerlerini de okuyarak bu yorumlarımı güncelleyeceğim. Seri ya da birbirini takip eden kitapların neresinden başlayacağını bilemeyenler kulübünün kurucusuyum galiba!
Çok etkileyici öykülerle dolu bir kitap. Öykülerin hepsi birbiriyle bağlantılı olduğundan bir novella havası da hakim. Dönüp dolaşıp aynı noktada çözüme kavuşuyor kitaptaki her bir bölüm. Kemal Varol, iyi tanıdığı bir dünyayı, okuyucuya sade bir dille, etkileyici kurgularla aktarmış. Aldığı Sait Faik Hikâye Armağanı’nı sonuna kadar hak etmiş bir kitap.
Kemal Varol listemde gittikçe yukarılara doğru çıkıyor... Hiçbir kitabı beni şaşırtmadı... Bu sefer öyküleriyle benimle birlikteydi, Arkanya olunca yine ortak mekan hikayeler de birbirine bağlı aslında. Karakterler çok aşina. Söylenceleri yürek burkan...
Not: Ben artık hikaye de okuyabiliyorum, iyice ısındım... Evet yarım kalmışlık hissim azalmadı ama ben bunu keyifli hale getirmeyi başardım sanırım.
2018 Sait Faik Hikaye Armağanı aldığı için merak edip aldığım bu kitap, beklentimin oldukça üzerinde çıktı. Hayali bir güneydoğu kasabasında geçen, o coğrafya’nın dinamikleri üzerine hikayeler. Kitaptan bir alıntı :
“ allah, köyleri yakıldığı için kasabanın yolunu tutmuş, buldukları boş bir arsaya derme çatma toprak damlı evler yapmış, babaları akşama kadar amele pazarında iş bekleyen, anneleri türkçe bilmeyen, ağabeyleri polisle belalı, hepsi birbirine benzeyen evlerde oturan aynı yaşlarda bir dolu çocuğu arkadaş yapmıştı ve bu başlı başına güven demekti. bir çeteye ihtiyacımız yoktu. “
This entire review has been hidden because of spoilers.
Kemal Varol'un romancılığını tanımlamam gerekse "yumuşacık bir dille anlatılan sıradan ama kocaman hikayeler" derdim. Hiç bir şeyi okuyucunun gözüne sokmadan o kadar derin ki anlattıkları... Arkanya'da geçen bu muhteşem romanda da en vurucu cümle "...ki onlar bunları okurken sahiden hikaye sansınlar her seferinde".. o kadar güzel özetliyor ki olan biteni...
Çocukların birbirine isminin tersten okunuşu ile isim taktığı o naif çocukluk. Bölgenin sadece tanıklık edenlerin bildiği mizah anlayışı, insanlık halleri. Savaşın, yoksulluğun ve yoksunluğun gölgesinde büyüme, var(yok)olma... Asıl önemlisi mütevazı bir edebiyatçıdan sadeliğin şiirsel hâli diye tanımlanacak yazım gücü. Kemal Varol hep yazsın.
Dil anlatım, her biri tek başına bir hikaye bir araya geldiklerinde daha daha büyük bir hikayeye dönüşüyor. Tam her şey gerçek derken, acaba mı demeye başlatıyor yazar, sonra "hmm sahiden gerçek" diye geçiriyor insan aklından, sonra da "Sahiden Hikaye"...
This entire review has been hidden because of spoilers.
Kemal Varol, Sahiden Hikâye’de hafızayı bir sığınak değil, bir enkaz alanı olarak kurguluyor. Arkanya’nın puslu coğrafyasında, gerçeğin bittiği yerde başlayan o ontolojik sızıyı minimalist bir dille kutsamış. Taşra melankolisini lirik bir mağlubiyete dönüştüren bu fragmantal yapı, modern anlatının en 'sahici' ve kült duraklarından biri.
Sahiden Hikâye, Kemal Varol’dan okuduğum ilk kitap oldu. Yazar bir süredir okuma listemdeydi, ama sevdiğim bir abinin katkılarıyla yazara başlamayı öne aldım. Bu kitabı diğer kitaplarına göre kısa olması ve hikâye kitabı olması nedeniyle seçtim.
Yazarın üslubu fazla süslü ve sanatlı değildi, ama okuru kendisine çekmeyi başarıyor. Yazarın bence ayırt edici yönü hikâyelerinin sonunda ortaya çıkıyor. Sıradan başlayan ve devam eden hikâyeler hep vurucu sonlarla noktalanıyordu. Bunda sanırım yazarın sözlü edebiyat geleneğinin hâlâ güçlü olduğu bir coğrafyadan gelmesi etkili olmuş.
Kitaptaki tüm hikâyeler ülkemizin doğusunda yer alan hayali kasaba Arkanya’da geçiyor. Olaylar da ya Lamek adlı karakterimizin başından geçiyor ya da onun da başkasından duyup bize anlattığı olaylardan oluşuyor. Hikâye kitabı olduğu için rastgele sırayla okunmaması gerekiyor, hikâyeler birbirinden bağımsız değil. Bir hikâyedeki bir olay veya karaktere az veya çok başka bir hikâyede de rastlıyoruz. Bu yönü okurken çok hoşuma gitti.
Yazarı çok beğendim, diğer kitaplarını da peyderpey okuyacağım.
Kemal Varol'u korkarak da alsam elime çok keyifle okudum. Çok samimi bir dil. Hiçbir şekilde hoşlanmadığım bir yanı olmadı bu kitabın. Yer yer boğazım düğümlendi yer yer güldüm. En çok da Gobi ile Lamek'i okumak hoşuma gitti. Sahiden hikaye bir sahiden hikaye. Bizden bir şeyler ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi.
Kemal Varol, her kitabı ile yüreğime dokunan bir yazar,bu ay yeni kitabı yayınlandı.Sahiden Hikaye 2018 yılında Sait Faik Hikaye Armağanı ve 6.Notre Dame de Sion Liseliler Edebiyat Ödülü'nü kazanan kitap 5 bölümden oluşuyor,16 hikaye içeriyor.Hikayeler birbirinden bağımsız değil, bağlantılarla okuma son derece akıcı, insanın gönlüne dokunan bir anlatım. Hikayeler Arkanya'da geçiyor.Çocukluk,arkadaşlık,aşk,yoksulluk,cimrilik, büyüklere özenme,gerçekle hayalin karıştığı durumlar. Karakterler çok renkli. Stalin Eyüp,Lamek,Domestos,Gabo Amca,Kelime Nene,Zehra,Gobi.Arkanya sokaklarında onlarla dolaşıp, yaşadıklarına tanık oldum.Samimi, içime dokunan bir geziydi.Kemal Varol kitaplarını okumanızı isterim. Kitabın son cümleleri: "Derdini bu harflerin aralarına serpiştirirken kendini fazla da açık etme."diyor son kez.Bu harfleri yan yana getirip güzel şeyler anlat insanlara!Ki onlar bunları okurken sahiden hikaye sansınlar her seferinde." 2h
Kemal Varol, Arkanya hikayelerine devam ediyor. Günümüz dünyasında apayrı bir dünya yaratıyor. İçinde çocukları, nekes insanları ve diğerlerini katıyor. Hikayeler kendini okutuyor, fakat bambaşka büyülü bir tat bırakmadı. Haw'daki o farklı dünyaya yakın bulabilirsiniz, okuduğunuz için mutlu da olursunuz ancak yıllar sonra adından söz ettirecek bir kitap olmamış. Roman tarzına yönelmesi daha mantıklı olacak sanırım Kemal Varol'un. Bundan sonraki kitaplarını da takip edeceğim.