Abum Rabum”, Sümerce’de “Yüce Baba” anlamına gelir. Akad dilinde de benzer şekilde kullanılan bu ifade, yaklaşık 4000 yıl önce Babil ülkesinde yaşayan halkların Hz. İbrahim’e hitaben kullandığı bir unvandır. Zaten yazar, romanın adını da buradan alır: “Abum Rabum” aslında İbrahim, Avram ve Abraham gibi tüm kutsal isimlerin etimolojik köküdür.
Kitap, sadece bir casusluk romanı değil; aynı zamanda Mezopotamya'nın siyasi, sosyal ve sanatsal tarihine dair detaylı bilgilerle örülmüş, çok katmanlı bir edebi çalışmadır. Roman, Tokyo Üniversitesi’nde yılın en başarılı asistanı seçilmek üzere olan genç Sümerolog Keiko’nun odasında ölü bulunmasıyla başlar. Bu gizemli ölüm, ardı ardına gelişecek olayların tetikleyicisidir. Kudüs, Roma ve İstanbul üçgeninde gelişen hikâyede, sahneye üç büyük istihbarat örgütü çıkar: CIA, MOSSAD ve MİT.Hepsinin hedefi, Hz. İbrahim’e ait olduğu iddia edilen kutsal bir mirasa, bir hazineye ulaşmaktır. Ancak bu hazine sadece altın ya da maddi değer değil, insanlığın en eski inançlarını ve hakikatini temsil eder.
Roman , Japonya’dan başlayıp İstanbul’a, Urfa’ya, Nemrut’un tarihi katmanlarına, oradan da Adıyaman’a kadar uzanır. Bu yolculuk, okura hem fiziksel hem de düşünsel bir seyahat sunar.
Sümerler, Akadlar, Asurlular, Babiller gibi Mezopotamya medeniyetlerinin astronomi, mimari, yazı, takvim ve sanat gibi alanlardaki mirası, kitap boyunca ayrıntılı biçimde işlenir. Bir yandan da Batı'nın bu medeniyet mirasını nasıl sömürdüğü, yağmaladığı ve propaganda malzemesi hâline getirdiği sorgulanır.
Pala, romanını yazarken Hz. İbrahim’in hayatı boyunca gittiği coğrafyaları bizzat gezmiş, mekânları yerinde görmüş ve roman tasvirlerini buna göre oluşturmuştur. Bir röportajında, kitabın alt metnini oluşturabilmek için bir hafta boyunca Kudüs’te kaldığını ifade etmiştir. Bu yüzden roman yalnızca kurgusal bir polisiye değil, aynı zamanda yerinde araştırmalara dayalı tarihî ve kültürel bir kaynak niteliğindedir. Romanda, birçok profesör ve uzman isimden de akademik destek alınmıştır.
Abum Rabum, tarih, polisiye, siyasi gerilim birleştiren, bilgi yoğunluğu yüksek bir roman. Kurgu ile akademik bilgi arasında kurulan denge, yer yer ağırlaşsa da genel olarak başarılı.
Eğer; tarihi kurgu, Ortadoğu siyaseti, semavi dinlerin kesiştiği noktalar ve arkeolojik gerçekliklerle harmanlanmış bir roman arıyorsan, Abum Rabum mutlaka okunması gerekenler arasında yer alır.
Keyifli okumalar..