Sanki bir mezarım vardı, yerini ondan başka kimse bilmiyordu.
Karan, Asi’nin yaralarını yavaş yavaş iyileştirirken, Asi artık hayatını usulca yoluna koymaya başladığını hisseder. Kelebeğin parçalanan kanatları yavaşça birleşiyordur ve karşısındaki adama gitgide daha da bağlanarak kördüğüm olan Asi, hislerinin bu denli büyük bir şiddetle büyüyerek onu ele geçirmesinden korkmaya başlar. Durdurulamaz bir şekilde birbirlerine karışan kelebek ve sığınağı için aşağı sarkan idam ipi, ucunda yeni acıları taşımaktadır. Asi, ruhunun bel kemiğini kıran bir olayla karşılaşır ve artık her şey daha karanlıktır.
“Şimdi sana nasıl dokunsam zamanı delerim ben?” Durdu, anlayamamıştım, zaman da bizimle birlikte durdu. “Şimdi sana nasıl dokunsam,” dedi tekrardan, sesi artık daha kısıktı, sanki bana bir sırrını fısıldıyordu. “Zaman dokunmaz bize?”
hani o kadar kotu ki O KADAR KOTU KI… yazarin okudugum ikinci serisi ve “icinde bir sen”in sadece anlatimini sevmemistim ama bu kitabin YANI HICBIR SEYINI SEVMEDIM!!!??? ve artik kitaba psikolojik bir arastirma yapma amaciyla devam ediyorum?? yazarin dilini sevmiyorum zaten yok “ateslerine kurban oldugumun guzel kalin sesi” 300 kez ayni seyi okumak zorunda miyiz??? hani biz apt/l miyiz pardon? neyse… beni bu kadar gicik etmeyi basardigi icin bir yildiz
her şeyiyle çok güzeldi. kaçıncı okuyuşum artık bilmiyorum ama ben sizden geçemiyorum. Karan Ali Çakıl sen çok güzel bir adamsın. Seni kim sevmez ki ? Asi kızım...tüm duyguların ile, dizlerindeki yaralar ile sen çok güzel büyüdün. Tüm sevgiye layıksın. ve ben sana kocaman sarıldım. (şşştt çok sevmesende ben sana sarıldım bir kere :)
Kitabı sevdim ama bayıldım mükemmeldi diyemem. Biraz depresif bir kitaptı ve bence biraz da yavaş ilerliyordu. Ama yine de güzeldi özellikle sonu öyle bir yerde bitti ki diğer kitabını hemen okumak istiyorum. Kitaba puanım 10\8.