Jump to ratings and reviews
Rate this book

Aşkın Halleri: İkili İlişkilere Farklı Bir Bakış

Rate this book
Bir ask nasıl gelişir, nasıl normal hayat içine adapte olur, bir aşkın gidişatı hangi bireysel ve ilişkisel semalarla nasıl etkilenir, ask nasıl sona yaklaşır, yeni bir ask özlemi ve ihtiyacı nasıl doğar?

Psikiyatr ve psikoterapist Dr. Alper Hasanoğlu Aşkın Halleri'nde insan ilişkilerini ask üzerinden değerlendiriyor. Alper Hasanoğlu, yıllara dayanan psikoterapi bilgisi yanında, sosyoloji, antropoloji ve felsefeden, ayrıca mitoloji ve edebiyattan yararlanarak iki insan arasındaki ilişkinin nasıl başladığını, olgunlaştığını ve bittiğini anlatıyor. İlişkilerin dinamiğinin ardından aile kurumunun insanlık tarihi boyunca nasıl bir değişim gösterdiğini de birçok bir çerçeveden gözler önüne seriyor.

216 pages, Paperback

Published January 1, 2022

44 people are currently reading
329 people want to read

About the author

Alper Hasanoğlu

8 books86 followers
Alper Hasanoğlu, 1967 yılında İstanbul'da doğdu. İstanbul Erkek Lisesi'nin ardından Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'ni bitirdi. İki yıl Çorlu Devlet Hastanesi'nde fizyoloji ihtisası yaptı. Bu dönemde özellikle stres fizyolojisi ve epilepsi üzerinde çalıştı. Ardından İsviçre'de psikiyatri ihtisası yaptı. Bilişsel davranışçı terapi, şematerapi ve eş terapisi uzmanlık alanlarıdır. Almanca ve Türkçe çeşitli bilimsel kitaplarda bölümleri, Türkçe ve İngilizce bilimsel dergilerde yayınlanmış çok sayıda makalesi bulunmaktadır. Kognitif Davranışçı Terapiler Derneği'ne bağlı Bilişsel Davranışçı Terapi eğitim kursunda eğitmen ve süpervizörlük yapmaktadır.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
114 (34%)
4 stars
140 (41%)
3 stars
59 (17%)
2 stars
16 (4%)
1 star
6 (1%)
Displaying 1 - 30 of 30 reviews
Profile Image for Naz Ozkan.
15 reviews2 followers
January 17, 2021
Farklılıklarımızı anlamak ve saygı göstermek ilişkilerdeki belki de önemli ama pek de farkında olunmayan bir nokta. Yazar bunu çok detaylı açıklıyor.

Günümüz insanı karşısındaki insanın kusursuz olması gerektiğini düşünerek kendini büyük bir yanılsamaya sokuyor. Yazarın da belirttiği gibi karşımızdakinden beş yıldızlı her şey dahil oteller gibi kusursuz olmasını bekliyoruz. Bu yüzden ilişkiden ilişkiye tatminsiz bir şekilde koşarak hayal kırıklığımızı derinleştiriyoruz. Mevcut ilişkimizi güzelleştirmeye vakit harcamak yerine yeni yüzlerin peşinde koşarak vaktimizi harcıyoruz.

Yazar “sadakatsizlik sorunu” üzerinden ilişkilerdeki problem çözmekteki sıkıntılarımıza değiniyor. Bize çözümler sunuyor. İlişkileri neyin kısır döngüye soktuğunu Oedipus hikayesiyle açıklıyor. Kendimizi iyi birer bireyler olarak hissedebilmemiz için ilişkilerde nasıl davranmamız gerektiğine dair fikirler öneriyor.

Yazar sadece aşk ilişkisi değil; dostluk ilişkisi, aile ilişkisi gibi birçok ilişki biçimlerinde de bize ışık tutacak fikirler paylaşıyor. Kesinlikle okunmalı.
Profile Image for Demet Ebru Önder.
7 reviews2 followers
October 6, 2019
çok emek verilerek yazıldığı belli bu açıdan saygısızlık etmek istemem fakat çok zor okuduğumu belirtmek zorundayım.. yani biraz sosyolojik felsefik içerikli geldi bana..daha psikoljik temelli bir kitap beklentisindeydim.. bir de çoğu paragrafı tekrar tekrar okumak zorunda kaldım..ya anlamadım ya da dikkatim kolay dağıldı.. velhasıl benim için zordu
Profile Image for Vedat Hayri Adivar.
248 reviews6 followers
February 2, 2025
Ben, ancak Öteki’yle olan ilişkisinde gelişebilir…
İnsanın kendini güvende, değerli, anlaşılmış hissettiği ve bir o kadar da bağımsızlığını yaşayabildiği ilişkilere ihtiyacı var…
Aşk sayesinde akıllanabilir, sıradanlıktan kurtulabilirsin…
Dil ilişkidir. Aşk, ruhun kendini en özgür hissettiği, kendini en rahat ifade ettiği, hatta gevezeleştiği ve dolayısyla gelişme olanağı bulduğu yerdir…
Sürekli evli ve yaşça kendinden büyük erkeklerle ilişkiye giden genç kadınların bir kısmında, altta yatan dinamik, terk edilme şemasıdır…
Yalnızlık yalnızca dönebileceğimiz bir sevgilinin varlığında huzurlu yaşananilecek özel bir insanlık durumudur…
Aşkı yaşamanın ön koşulu aşkı özlemek, aşka özlem duymaktır…
Aşıklar hiç kimseye ihtiyaç duymaz, kendi kendilerine yeter…
Aşk ilişkisi kendilik idealimize yakınlaşmanın en iyi ve bilinen yoludur…
Seviliyor olma duygusu, beslenme ve barınmadan bile daha temel bir gereksinimdir…
Orgazm, Ben’in Öteki’ne, Sen’e aktığı, zamanın ve mekanin olmadığı andır…
Güvenlik aşkı öldürür…
Kendine güvenen, erkeğe ihtiyacı olmayan, olmamak ne demek, ona yardim edecek durunda olan kadinlar erkeği ürkütür…
Bir evliliğin ya da birlikteliğin sürekliliğini sağlayan en önemli etken mutluluktan ziyade eşlerin mutsuzluğa ve acıya dayanabilme becerileridir..
Eğitim düzeyi yükseldikçe cinsel ilişki sıklığı, yoğunluğu ve isteği de düşmektedir…
İlişkide baskın olmak ya da boyun eğmek tahterevalli metaforuyla anlaşılabilir. Tahterevalli, ancak hareket halindeyse, inip çıkıyorsa keyif verir. Eğer ağrlıklar arasında bir dengesizlik varsa, biri hep yukarıda biri hep aşağıda kalıyorsa oyun biter…
Anne, babaya bir erkek olarak yeteri kadar ilgi göstermelidir ki baba sevgi açlığını kızında doyurmaya kalkmasın…
Evlilik dışı ilişkilerde en önemli etken özlemdir. Bu, kendini gerçekleştirmeye, kendini bulmaya, yeninin, özgürlüğün uyandırdığı uyaranlara, kendiliğin kaybolmaya yüz tutmuş taraflarının yeniden bulunması arzusuna ve belki de yaşam sevincinin yeniden kazanılmasına duyulan özlemdir…
Boşanma oranlarının %50’ye varması düşündürücü bir durum mudur? Yoksa diğer %50’nin hala evli olması sevindirici bir sonuç mudur?
Boşanmış çiftlerin çocuklarında ruhsal sıkıntı görülme oranı %20 iken boşanmayan çiftlerin çocuklarında bu oran %15’tir…
İnsanın kendini güvende, değerli, anlaşılmış hissettiği ve bir o kadar da bağımsızlığını yaşayabildiği ilişkilere ihtiyacı var. Kendilik değerimizin yükselmesi, huzurlu ve mutsuz olmadığımız bir hayat sürebilmemiz buna bağlı…
Güzel bir kelebeğin tozlu kanadı Hint Okyanus’unda hafifçe suya dokunur ve bu dokunuş Büyük Okyanus’ta bir fırtınanın kopması için gerekli olan reaksiyonun başlamasına neden olur. Bu Kelebek Etkisi’dir…
Profile Image for Dilek Sayedahmed, PhD.
353 reviews25 followers
August 14, 2022
Aşk ve ilişki kavramlarını antropolojik ve sosyolojik açıdan inceleyen, tarih öncesi dönemden günümüze insanlığın evlilik ve aile kurumlarına bakış açılarını, tek eşliliği, Oedipus kompleksini, bağlanma bozukluklarını, Zeus ve Semel aşkının analizini, ve sadakatsizliği anlatan bir kitap.

Ben zor okudum. Pek keyif alamadım maalesef. Bazı bölümleri anlamakta zorlandım. Bunlardan biri ‘Mitchell ve Kipnis’e Zorunlu Bir Feminist Bakış’ bölümü. Bu kısa bölümdeki Feminist Bakış’ı pek çözemedim. Bu kısa bölüm dışında kitapta başka bir feminist bakışa yer verilen bölüm yok.

Genel olarak kitabı okurken sıkıldım. Tekrarlanan çok kısım var.

Yalnızlık üzerine olan bölüme katılmıyorum. Özellikle şu cümleye benzer çok cümleleler var: “Yalnızlık, uzandığımızda tutabileceğimiz bir elin varlığında haz veren bir yaşantıdır.” Katılmadığım cümleler arasında bu en başta. Bence yalnızlık genel olarak haz veren bir yaşantıdır. İllede uzandığınızda tutabilecek bir elin varlığına ihtiyaç yoktur.

Ama sizlerde bir okuyun ve bakın derim.
Profile Image for Deniz.
145 reviews
September 1, 2023
Kitap çok akıcı. Bir bölümü hariç çok severek okudum. Özellikle modern hayatın hızı ve ilişkilerin ihtiyaç duyduğu zaman ve güvenlik duygusunun çatışmasıyla ilgili bölümler çok güzel anlatılmış. Kendilik hissiyatını korumak, güvenmek, esnek olmak ve ihtiyaçlarına sahip çıkmak sürekli bir çatışma içinde. Yazarın bu konuda yeni nesli kısmen daha şanslı görmesi farklı bir bakış açısıydı. Hiç böyle düşünmemiştim, hoşuma gitti. Özetle okuyunuz, seversiniz.
Profile Image for alev.
2 reviews
April 20, 2020
Çok beğendim. Kendimi ve ilişkileri anlamamı sağladı. Teşekkürler.
Profile Image for Ebru Türkyılmaz .
52 reviews6 followers
September 10, 2025
İçerikte benim için farklı ve yeni bir şey olmasa da hocamız çok güzel bir dil kullanmış. Dilini merak ederek okudum ve aktı gitti. Bu tür kitapları ihtiyacı olan zaten okumaz :) İhtiyacı olan yaşar gider. Okunsa iyi olurdu tabii. Takdir ettim kendisini.
Profile Image for Sergen.
88 reviews1 follower
July 17, 2022
Bağlanma sorunu ile ilgili olan kısım enteresandı.
Profile Image for pretty doritos.
390 reviews44 followers
September 11, 2022
3.5 stars actually, it was good
i learned sooo much from this book & it made me realize many things
Profile Image for Eylül.
82 reviews3 followers
February 20, 2025
Aşk da ilişkiler de hayatlarımızın merkezinden bir türlü uzaklaştıramadığımız, günün bu saatlerinde anıt gibi duran, hem çok şikayet ettiğimiz hem de büyük özlem duyduğumuz meseleler. Meseleleri mesele etmek de bizim işimiz olduğundan üzerine okuyup yazması her dönemde ayrı doyumsuz geliyor. İçinde kırgınlıklar, öfke, terkediş bile barındırsa, gözlerini kapatıp önceden sevilmiş bir yüzü hayal etmenin yarattığı tebessüme çok az şey neden olur. O yüzden zaman zaman uzak kalsak da ilişkilerden, tam manasıyla kopamıyor, kendi yalnızlığımıza doyduğumuz anda, bir ötekinin hayatlarımızdaki varlığına arzu duyuyoruz. Ve yeniden başlıyor bütün hikayemiz.:

https://vapurdaokunanlar.wordpress.co...
Profile Image for Sezin Aydın.
24 reviews6 followers
May 5, 2024
"MÖ VI. yüzyılda yaşamış olan Yunanlı filozof Heraklit, gelişimin ancak karşılıklı iki gücün etkileşimi içinde mümkün olabileceğini söylemiştir. Böylece yaklaşık iki bin yıl sonra diyalektik gelişim öğretisini geliştirecek G.W.F. Hegel'e (1770-1831)bu öğretinin kapısını aralamış olur. Hegel'in öncülerinden olan Alman düşünür J.G. Fichte de (1762-1814) dünyanın ve özelde insanın ancak kendi karşıtında gelişebileceğini belirtmiştir. Hegel mutlak ruhun gelişiminin diyalektiğini 'tez-antitez-sentez' prensibinde formüle etmişti. Ludwig Feuerbach ise (1804-1872) bu prensibi "Ben-Sen-Biz" olarak insana taşımış ve insanın kendi bilincine ancak başka bir insanda varabileceğini söylemiştir. Ben, bir özne olarak yalnızca Sen'le, yani diğer bir özneyle olan ilişki içinde, o öznenin gösterdiği tepki sonucu yaşantıladığı şey aracılığıyla düşünür ve hisseder. Feuerbach bir çiftin birliğini birbiri içinde erime olarak değil, farklılığın gerçekleşmesi olarak görür. Sen'den farklı olması istenir, çünkü Ben'le özdeş olan bir karşılıklılık, karşılaşma yaşama mümkün değildir, bu ancak Öteki'yle olur. Biz, ancak ve ancak Ben ve Sen'in ayrı olduğu gerçeği üzerine dayanabilir. Bu düşünceleri daha sonra Martin Buber (1878-1965) şöyle ifade etmiştir: 'Ben, Sen'de meydana gelir', insani bir karşılaşmanın somut karşılıklığı içinde. Ben ve Sen birlikte hareket halindedir. Asıl gerçeklik Ben ve Sen arasında yatar. Bu karşılaşmanın sonucudur Ben ve Sen. Odak noktası kendini daha iyi algılayabilmek ve gerçekleştirebilmek için Sen'i kullanan Ben'de değildir. Ama odak noktası Ben'in şefkatle kendini adadığı Sen'de de değildir. Odak noktası Ben ve Sen'in birlikte meydana getirdikleri alanda, yani 'O Arada'dadır.'" s. 23.

"Yalnızlık yalnızca dönebileceğimi bir sevgilinin varlığında huzurla yaşanabilecek özel bir insanlık durumudur. Üretebilmek için yalnızlığa ihtiyaç duyarız. Ama ürettiğimiz şeyi gösterebileceğimiz ve bunun sonucunda takdir, onay göreceğimiz biri yoksa üretmemizin de anlamı yoktur." s.31.

"Aşkı özlemenin resmi, kendi ayakları üzerinde duran, kendine yeten, şimdi ve burada yaşayan, dünyanın, hayatın kendine verdiğini alan ve onunla yetinen günümüz insanının resmiyle çelişiyor." s.35.

"Peki aşkı özlemek ne ifade ediyor?...birlikteliğe duyulan özlemin ve daha derinlerde bir yerde yücelme arzusunun yattığını belirtir." s.35.

"Şefkat, kabul edilmek, anlaşılmak, şımartılmak, onaylanmaya duyulan gereksinim gibi kolayca bilince çıkabilecek arzuların yanında, aşk içinde kendini tamamen güvende hissetmeye bedensel sınırların ve ayrılığın tamamen ortadan kalkmasına, 'bir olma'ya duyulan bilinç dışı bir arzudur bu. Öteki'ne hiçbir engelle karşılaşmadan varabilme, her şeyiyle Öteki'nin iç dünyasına yerleşebilme, tam bir mutluluk içinde sonsuz bir kucaklaşmayla iç içe geçebilme özlemi. Bu yüce mutluluk hali, günlük yaşamın bütün kısıtlamalarının, zamansal sınırların ötesinde, zamanın ve mekanın olmadığı bir sonsuzluk, başlangıçsız ve bitişsiz bir 'bir olma hali'dir." s. 36.

"Bu 'bir olma hali'nin hiçbir amacı ve hedefi yoktur, aşk kendi kendisinin hedefidir." s. 37.

"Bir bütün içerisinde engelsizce eriyip yitme arzusunu ifade eden, her şeyi kapsayan, bir şey'in parçası olmaya duyulan özlem." s.37.

"Aşkın özlemi bir çok insanda kendi kendinin amacı haline dönüşür. Böyle insanlar kesinlikle ulaşamayacakları insanlara aşık olurlar. Bu ulaşılmaz aşk özlemi, aşkına yanıt alamamak, bunu yaşayanlar için aşkın derinliğinin bir kanıtıdır sanki. Özlem bazı durumlarda doyurulmak da istenmez. Çünkü aşkın, vuslata ermesi durumunda saflığı ve yüceliği zedelenebilir. Aşk vücut bulursa sihrinden çok şey kaybeder. Ulaşılmayan ya da kaybedilen bir sevgili, aşkın idealleştirilmesini kolaylaştırır ve kişiyi olası hayal kırıklıklarından korur. Aşka kavuşmak ileriki belirsiz bir zamana ertelenerek yaşanır hayat ve anlamlı kılınır...Günümüzde bağlantısız ve özgür olmaya duyulan özlem, aşka duyulan özlemden kendini korumak kaygısıyla şu düstura sarılır: 'Hiç kimseye ihtiyacım yok, ben kendime yeterim!'" s. 38-39.

"Aşık dışarıdan daha güzel, daha canlı, sihirli bir değnekle dokunulmuş gibi hayat dolu görünür ve hatta biraz çılgınca." s. 40.

"Sevgilinin ulaşılmazlığı, insanın kendini yalnız yaşarken olduğundan çok daha fazla tek başına hissetmesine neden olur." s. 46.

"Aşkın kendisini özlemek, aşkta acı çekmek ve bu acıdan öğrenmek kişiye başka hiçbir insanlık durumunda yaşayamayacağı bir olgunlaşma olanağı sunar." s. 47.

"Gerçek kendilik resmimiz ile ideal kendilik resmimiz arasındaki fark ne kadar azsa o kadar iyi hissederiz kendimizi...kişinin gerçek kendiliğiyle barışması...İnsanlar psikoterapiye, çoğunlukla ideal kendilikleri ile gerçek kendilikleri arasındaki farkın yarattığı acıyla başa çıkabilmek için gelir." s. 54.

"Cinsel ilişki insanın kendi içgüdülerine teslim olduğunu hissetmesine yol açan, insanın kendinden başka kimseye bağlanmak istemediği, özgürlüğün en önemli insanlık ideali haline geldiği narsistik bir çağda karşı cinsten birine bağımlılık geliştirme olasılığının yüksek olduğu bir durumdur..." s.61.

"Önceleri birey, hizmet etmesini ve kendini adamasını gerektiren kapsamlı bir bütünün parçasıyken, bugün bireyleşme ve kendini gerçekleştirme, bireyin düşünce yapısının odak noktasına oturmuştur." s. 73.

"Bugün çiftler eskisi gibi ailevi, ekonomik ve geleneksel nedenlerden daha çok, ilişkileri kendilerini tatmin ettiği ve onlara anlamlı geldiği için sadık kalmaktadır." s. 73.

"Sadakatsizlik bu ütopyanın bir illüzyondan başka bir şey olmadığını göstermiştir." s. 75.

"Özel alan olarak evlilik bir burjuva kurumudur, özellikle de erkeklere hizmet eden bir burjuva kurumu." s.119.

"Herkes eşinden bütün gereksinimlerini karşılaması bekler. Eş en iyi sevgili, en iyi baba, en iyi anne, en iyi dost olmalı, bütün entelektüel gereksinimlerimizi karşılayabilmeli ve duygusal olarak da bizi doyurabilmelidir." s. 131.

"Bireyleşme başkaları gibi olmanın verdiği güvenlik hissinden uzaklaşmak da demektir aynı zamanda ve bundan dolayı buna bağlı bir korkuyu da içerir. Sürüye katılma iç güdüsü bu korkuyu ortadan kaldırır, bir kitleye ait olmak bireyleşmenin getirdiği korkuyu yok eder... İnsanları, özellikle en yakınında bulunan insanları idealize eder, yapıp ettiklerini zararsızlaştırır, affeder, zayıf ve karanlık yönlerini görmez ve hatta onları güzelleştirir. Çünkü bütün bunları algılamak ilişkiyi tehlikeye sürükler....Arzularını yok ederek, gereksinimlerini yok sayarak, kendi olmakta, bireyleşmekten vazgeçerek kaybetme korkusundan, yalnız kalma korkusundan kurtulmak." s.143.

"Ne kadar çok kendimiz olursak o kadar çok yalnızız bu dünya üzerinde. Bu yalnızlığın katlanılır hale gelmesi, ya üretken bir tek başınalıkla ya da birbirlerinin bağımsızlıklarını zedelemeden, sahip olunan ve küçük sırların da korunmaya devam ettiği,bu yolla çekiciliğin halen ayakta tutulduğu güven dolu bir ilişkinin varlığıyla mümkündür." s. 146.

"İnsanın mutsuz olmasının tek nedeni, odasında sessizce ve huzur içinde oturmayı bilmemesidir, Pascal." s.153.

This entire review has been hidden because of spoilers.
27 reviews3 followers
July 22, 2022
Aşkın Halleri'nde Alper Hasanoğlu aşka duyulan özlemle başlayıp, aşkı bulma, büyütme, kaybetme, aldatma ve ayrılma döngüsünü edebi romanlardan ve mitolojik hikayelerden örnekler vererek, önyargısız ve bütün rollere eşit mesafeden bakarak anlatmış. Kitabı okurken en çok beğendiğim, takdir ettiğim detayda Alper Hasanoğlu'nun ahlakçı bakış açısıyla değil bilimsel analizlerle kendi tespitlerini savunması oldu.

Özellikle aile kurumunun tarihi bölümünü okurken birçok varsayımım birer birer çürüdü. Yüzeysel olarak -zaten öyledir- diye düşündüğüm birçok konuda ne kadar yanıldığımı gördüm. Ayrıca bağlanma teorisini örneklerle açıklayıp, basitleştirmiş olması da çevremde gördüğüm, duyduğum ve kendi yaşadığım olayları bir nebze de olsa anlamlandırmamda çok yardımcı oldu.

"Yalnızlık yalnızca dönebileceğimiz bir sevgilinin varlığında huzurla yaşanabilecek özel bir insanlık durumudur. Üretebilmek için yalnızlığa ihtiyaç duyarız. Ama ürettiğimiz şeyi gösterebildiğimiz ve bunun sonucunda takdir, onay göreceğimiz biri yoksa üretmemizin de anlamı yoktur."
Profile Image for Tugba Oz.
184 reviews34 followers
April 14, 2024
Alper Hasanoğlu’ndan okuduğum ikinci kitap, ilk okuduğum kitabı “İlişkilerin Günlük Hayatı’ydı”. Açıkçası diğer kitabı bu kitaba göre daha çok sevmiştim, fakat bu kitap da günümüz ilişkilerine ve aile kavramına kapsamlı bir bakış sunuyor.

Öncelikle kitabın ilk yarısının beni çok etkilemediğini söyleyeyim. Hatta ara ara cringe bulduğum ve okumadan atladığım bölümler oldu (Hera’ya mektup vs) Kitabın ilk yarısında kendini tekrar eden yerler, bir hikayenin iki kere anlatılması da vardı ve bu yüzden ilk yarısından pek hoşlanmadım.

Fakat kitabın ikinci yarısı, aile tarihçesi bölümleri, sadece psikolojik değil sosyolojik, kültürel ve tarihsel açıdan da aşkın ve ailenin incelendiği kısımlar benim çok hoşuma gitti. Hem kapsamlı, hem verilere dayanan hem öğretici hem de keyif verici bir okumaydı.

Hasanoğlu’na bir şans vermek istiyorsanız İlişkilerin Günlük Hayatı’ndan başlamanızı öneririm. Fakat bu kitabı da hem güncel hem de yerel olması nedeniyle okumanızı tavsiye ederim.
12 reviews1 follower
October 26, 2024
Ilk defa fizyoloji okuyan bir psikolog/psikiyatr görüyorum. Aşkı felsefik, psikolojik, mitolojik, sosyolojik ve bazen edebi açılardan ele alması bence çok ilgi çekiciydi. Özellike aldatmaya etik yönden bakmayıp aşk üçgenindeki (önce mitolojik Zeus-Semele-Hera, daha sonra hayattan örneklerle) psikodinamiğe bakmasını çok sevdim. Yazar her ne kadar nesnel olsa da son baskıya özel önsözündeki aşka ve hayata olan iyimserliği bana da umut oldu.

Bilgisinden ve bakış açısından etkilendim. Terapistim olsun isterdim yani... :)


7 reviews3 followers
May 26, 2021
Bağlanma ilişkisi ve mitolojiye dayandırdığı psikanalitik yorumlara bayıldım. Kitabın son kısmında özellikle aile kurumuyla alakalı anlatılar psikolojiden çok sosyolojinin açıklamalarına dayanıyor. Sosyolojik analizler okumayı ummayanlar için sıkıcı olabilir ama yer yer karamsar bakış açılarını sunmuş olsa bile genel olarak beğendiğim bir kitaptı.
Profile Image for kaybulan.
11 reviews
July 21, 2024
Alper Hasanoglu ile sohbet edercesine ya da Youtube'da soylesisini dinliyor gibi olacaginiz bir kitap. Sistematik bir bilgi edinmekten ziyade; cok komplike bir dile girmeden psikoloji, sosyoloji ve felsefeyi harmanlayarak yazilmis bu kitapta, ileri bir arastirma icin guzel referans noktalari bulabilirsiniz.
Profile Image for Hilal.
128 reviews1 follower
December 10, 2022
“Bir başkasının ruhuna dokunmaktan daha erotik bir şey yoktur.”s22
“Yalnızlık, uzandığımızda tutabileceğimiz bir elin varlığında haz veren bir yaşantıdır.”s31
“İnsanın mutsuz olmasının tek nedeni, odasında sessizce ve huzur içinde oturmayı bilememesidir.”s153
Profile Image for Badem.
33 reviews2 followers
October 4, 2024
İlişkiler hakkında çok kapsamlı ve derinlikli bir kitap. Size anında “aşk” “mutluluk” vaat eden kapsül kitaplara nazaran gerçekçi sorularla ilişkilere bakma cesareti göstermiş, her açıdan ilişkileri değerlendirebilmiş bi kitaptı. Kendime adıma çok ufuk açıcı bir kitaptı.
Profile Image for Cavlireads.
48 reviews
September 27, 2020
bir alper hasanoglu klasigi. okumasi buyuk bir zevkti yine zihin aciciydi. yeni kitaplarina geceyim
4 reviews
January 2, 2022
Aşk ve ilişki kavramlarını rasyonel bir zeminde inceleyen bir kitap. Konuyu romantik klişelerin arkasına saklanmadan ele alması nedeniyle beğendim.
Profile Image for Murat Kutbay.
30 reviews
April 28, 2022
Aile dediğimiz yapının tarihsel kökenleri, bugune dair sorunları hakkında kapsamli bir çalışma.
Profile Image for ENK.
25 reviews1 follower
March 13, 2023
Aşkın halleri derken kadın ve erkek arasında yaşanan ilişkilenmelerden bahsederek aslında heteronormatif düzende aşkın hallerinden ve gelişiminden bahsetmektedir.
1 review
August 3, 2023
Diğer birçok kitaba göre daha açık ve akıcı bir dille yazılmış, ikili ilişkilerde gerçekten merak edilen konular üzerinde durulmuş. Ben çok beğendim. Tekrar okumak dahi isteyeceğim bir eser.
Profile Image for Celine Pattni.
283 reviews5 followers
August 26, 2023
Degisik perspektif edinmek ve basit bir anlatimla kadin/erkek ozellikle evlilik iliskilerini anlamak icin…
Profile Image for Isil.
106 reviews15 followers
November 13, 2024
Aylardır elimdeydi— gıdım gıdım okuyarak sonunda bitirdim. Evlilik ve ikili/üçlü duygusal ilişkileri oldukça detaylı ele almış Alper Hasanoğlu. Zaten kendisini de çok severim. 😍
Profile Image for Sena Nur Minen.
74 reviews3 followers
April 23, 2021
Alper Hasanoğlu’nu dinlemek okumaktan daha keyifli. Yine de aşkı farklı bakış açılarından okumak güzeldi.
“Bir insanın kişisel olarak gelişebilmesi, uzlaşmacı ve gelişime açık ötekileri bulabilmesiyle mümkündür.”
“Hayat eğer biz almak için bir şey yapmıyorsak hiç de verici değildir.”
Profile Image for zeynep.
3 reviews
February 24, 2023
Alper Hasanoğlu ile videoları aracılığıyla tanıştım ama dili, anlatımı beni çok çok daha etkiledi. Kesinlikle ilerde çalışmak istediğim bir psikiyatrist. Ne söylese ben ondan razıyım :)
Profile Image for Eliz.
9 reviews1 follower
July 28, 2025
Kitabı gerçekten çok beğendim. Dili basit, örneklerle pekiştirilmiş monoton değil ve gerçekten farklı bir bakış açısı sunuyor. Aşk ikili ilişkiler ve aile kavramlarını ele alıyor genel olarak. Alper beyi flutv yayınlarında dinlemeyi severim. Kendisi iyi bir konuşmacı, aynı zamanda iyi bir yazar olması beni sevindirdi. Diğer kitaplarına da göz atmayı düşünüyorum mutlaka. Psikoloji zaten epey sevdiğim ve ilgi duyduğum bir alan, siz de seviyorsanız bir şans verin. Neden 5 puan değil de 4 puan? Çünkü sorunlardan ve sebeplerinden bolca bahsediyor ancak çözüm fikirleri, öneriler maalesef yok denecek kadar az. Evet her durum, aile , ilişki farklıdır tabii ki ancak en azından kendi çözümlerimizi nasıl bulabileceğimizden veya danışanlarına verdiği bazı önerilerden bahsedebilirdi
Profile Image for Basak Bingol.
7 reviews
April 1, 2023
Alper Hasanoğlu’nun çok iyi bir konuşmacı olmasının yanı sıra çok iyi de bir yazar olduğunu keşfetmemi sağlayan kitap. İlişkilere gerçekçi ve çok yönlü bir bakış açısı ile yaklaşmış. Akıcı ve yalın bir dili olduğu için de keyifli bir okuma sunuyor.
Profile Image for Sevgi Helin.
56 reviews2 followers
January 27, 2024
Kitabı yarıya kadar ancak okudum - bu sebeple reviewi okurken bunun dikkate alınması lazım sanırım

Alper Bey'in yayınlarını Flu TV'de zihinsel olarak çok uyarıcı bulsam da bu kitabı bana bir şey katacak bir kitap gibi görmedim. Daha çok "out-dated" bilgiler olarak gördüm, yeni bir şey öğrenemedim. Kasıntı bir anlatısı vardı. Belki yayınlandığı zaman daha çok ilgi çekmiştir fakat bu tarz konuların ve psikoloji biliminin daha çok konuşulur olduğu 2023 yılı için ilginç bir kitap değil diye düşünüyorum.
Displaying 1 - 30 of 30 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.