“Canlılığını günümüze dek korumuş ve zamanla adını İngiliz kraliçelerinden Fransız polis memurlarına, felsefe taşından Philadelphia’da on beş yaşındaki katillerden oluşan bir çeteye kadar farklı şeylere vermiş mitolojik bir kişilikle ilgili garip bir merak söz konusudur” diyor Dora ve Erwin Panofsky ve bu tükenmeyen merakın kaynağındaki kişiliğin hikâyesini sanat tarihindeki temsillerinin izlerinden giderek analiz ediyorlar.
Pandora’nın gerçekten bir kutusu var mıydı? Kapağın açılması iyiliklerin mi yoksa kötülüklerin mi dışarı çıkmasına sebep oldu? Havva ile Pandora arasındaki bağlantı neydi? Rotterdamlı Erasmus’un bütün bu hikâyedeki yanlış anlaşılmaya nasıl bir katkısı oldu? Zaman içinde Pandora’nın algılanışı ve anlatıları nasıl değişti? Goethe eserlerinde Pandora’yı nasıl ele aldı? Dora ve Erwin Panofsky, bu kitapta, Rönesans sanatçılarının gravürlerinden Paul Klee’nin resimlerine çok sayıda tasviri geniş bir çerçevede değerlendirerek ilginç sonuçlara ulaşıyorlar.
“Hiçbir mit Pandora mitinden daha tanıdık ve muhtemelen o denli tamamıyla yanlış anlaşılmış değildir. Pandora ilk kadın ve güzel yaramazdır; yasaklı bir kutuyu açar ve insan teninin varisi olduğu ne kadar kötülük varsa işte o kutudan çıkar; yalnızca umut kalır. Pandora’nın kutusu herkesçe bilinir ve bu durum, Pandora’nın aslında bir kutusunun olmadığı düşünüldüğünde daha da dikkate değer bir hal alır.” (J. E. Harrison)
به به. تا تو کتابفروشی دیدمش برداشتمش چون واقعا با دیدن اینکه کتاب از جعبه ی پاندورا ترجمه شده خوشحال شدم. اولین بار ترم اول یا دوم شنیدمش از استادامون، «پاندورا زنی که با باز کردن جعبه تمام شر و عذابهای جهان رو آزاد میکنه- و تنها امید دردن جعبه باقی می ماند؛)»
این کتاب هم در کل جامع و جالب بود اما کتاب پژوهشیه یعنی اومده تغییرات و تفاوتها و حالتهای مختلف رشد این اسطوره رو در نقاط مختلف اروپا و تاریخش توضیح داده و این دقت و حوصله ی زیاد میخواد و یعنی میخوام بگم کل کتاب داستانی یا خط یکسانی نداره و اینگونهست که البته روند جالبی داشت و نمیتونستم دست از خوندنش بردارم به خصوص با وجود تصویرهایی که گذاشته بود و شرحشون میداد- اگه سانسور افتضاح تصویرهارو در نظر نگیریم که خودم میرفتم جدا جدا سرچ میکردمشون که مثل آدم ببینمشون- خلاصه که آره، فکر کنم تنها امید بر جای مانده ته جعبهی هممون.
Pandora mitine yönelik bütün bilgi birikimlerini ortaya koyduklari guzel bir eser. Sadece dipnotların çokluğu ve yoğunluğu okuma akışını aksattigindan yer yer kopukluk yasadim. Yine de anlayamadigim tam anlamiyla kitabı hazmedemedigimi hissettigim yerlerde tekrar dönüş yaparım ileride. Mitolojiye dair her çeşit okumaları sevdigim icin sorun etmiyorum ama dipnot fazlalığı birçok okuyucu için bıktırıcı olabilir. Anlatıyı resimler ve gravürlerle desteklemiş olmaları kitabın cazibesini artırmış ki ingilizce baskısının tıpkıbasımı olmuş. Keske kitap kapağı Pandora ve küpüne dair mitolojiye dayanan ünlü ressamların resimlerinden biri ile taçlandırılsaymış(:
Nope, never did 'finish' it per se, but Goodreads doesn't give an option for 'enjoyed it as far as I read but too big and heavy to read for pleasure so shelved to use as reference for ongoing writing projects and occasional interests.' It's excellent and enormously useful, but not what you'd call a light read in any sense of the word.
3.5, és una gran sort poder gaudir de la compilació del mite de Pandora al llarg del temps amb tanta claredat expositiva. Llegir el matrimoni Panofsky sempre és gratificant. Tan sols he trobat a faltar una exposició més detallada de la relació entre el mite i la filosofia, una mica més de neoplatonisme💔
Es una obra increíble por el profundo estudio iconográfico e iconológico de Pandora. Pero lo más importante está en el prólogo, gracias al cual Dora Panofsky tiene el reconocimiento que merece como una de las grandes mentes de la crítica artística del momento.
Panofsky doesn't seem intimidating in this book. At a glance it seems like an art history lecture with slides and likely a pleasant read. I added several quotes and info about the authors to the information section. If I'd been better about reading my books, even studying the covers, I'd have looked for Barry's painting on one of my two or three visits to the Manchester City Art Galleries....grrrr..