Ali Volkan Erdemir'in Japonca aslından çevirisi ve Arzu Taşçıoğlu'nun çizimleriyle yeni bir Raşomon.
Ryunosuke Akutagava Japon edebiyatının en önemli isimlerinden biridir. Otuz beş yaşında kendi iradesiyle son verdiği kısa hayatında öyküleriyle edebiyata yeni bir yön katmayı başarmıştır.
İnsanların hayatta kalmak için neler yapabileceğini düşündüren çarpıcı bir öykü Raşomon. Öyküye adını veren tarihi kapı, karanlıkla aydınlık arasındaki bir sınır sayılır. Suçun kıyısında duran bir insanın o sınırdaki tereddütünü ele alan Akutagava, insan ruhunun karanlık alanlarına Dostoyevski gibi cesurca dalar.
Raşomon, modern kültürde önemli bir etki bırakmıştır: Çizgi roman ve mangaların yanı sıra Akira Kurosava'nın "Raşomon", Jim Jarmusch'un "Hayalet Köpek: Samuray'ın Yolu" adlı filmlerine esin kaynağı oldu. Akutagava kısa süren hayatına rağmen, modern Japon edebiyatına yeni bir yön verdi, yazdıkları ve yaşadıklarıyla dünya edebiyatını etkiledi.
Ali Volkan Erdemir'in Japonca aslından çevirisiyle Arzu Taşçıoğlu'nun çizimlerinin buluştuğu bu kitap, öyküye yeni bir soluk veriyor.
Anlatılanlar insanla ve toplumla ilgili olunca, ne kadar farklı bir kültür ve zamanda yazılmış olsa da başucundaki gece lambası kadar tanıdık gelen hikayelerden oluşan harika bir kitap ‘Raşomon ve Diğer Öyküler’. İncecik yapısının altında ezilip bükülmeden -şaşırtıcı bir şekilde- tarifi pek de kolay olmayan duygularla yüklü beş hikayeyi taşıyor. Şu ana kadar okuduğum (Murakami, Ishiguro, Kawabata, Dazai, Yoshmoto) en etkileyici Japon yazar oldu Ryunosuke Akutagava.♥️♥️ Genç yaştaki kendi kararıyla gelen ölümüne rağmen “Benden çok ama çok uzak topraklarda ve zamanlarda yaşamış olsa da, iyi ki bu dünyadan, Akutagava geçmiş ve ardından bize kendinden, kendi iç dünyasının derinliklerinden bu yazılı hatıraları bırakmış.”
ALINTI:
1) “Ben öldürürken belimdeki kılıcı kullanırım ama siz kılıç kullanmazsınız. Sahip olduğunuz güçle, parayla, onlara iyilik yaptığınız bahaneleriyle öldürürsünüz. Doğru kan akmaz, adam hayattadır ama yine de öldürürsünüz. Suçun ağırlığı açısından bakarsak, siz mi kötüsünüz yoksa ben mi bilemem.”(syf.26)