Jump to ratings and reviews

Annem, Kovboylar ve Sarhoş Atlar

Baba, hem uzak hem yakın, hem güçlü hem de zayıf. Sızmış, bulaşmış gibi o. Çıkmayan leke, dolmayan bardak, kıpırdamayan dağ. Ondan olmanın ağırlığıyla ezilen çocuk var bir de. Kimi zaman ona rağmen, kimi zaman ondan yana, kimi zaman ondan beter. İkisi arasında bir dağılma. İçi boş çekirdek kabuklarına benziyor üstelik bu. Baba, her şeyin kanatabildiği ama hiçbir şeyin sağaltamadığı bir yara.

Polat Özlüoğlu, Annem, Kovboylar ve Sarhoş Atlar kitabıyla yeniden merhaba diyor okura. Sesini ailenin tam ortasından yükseltiyor. Kendine has üslubu ve sarsıcı öyküleriyle içine düştüğümüz cendereyi yaşanır kılıyor.

“Mesafeler mi daha çabuk unutturur, yoksa saatler mi? Kaç şehir eskitmek lazım unutmak için birini ya da kaç saati tüketirsek unutmuş oluruz aklımızda yerli yersiz patlayan anılardan bir çuval mermiyi? Kaç adım atmak lazım bir kâbustan uyanmaya? Kaç uykuyu katletmek gerek unutmak için gözümüze batan dikensi bakışları? Kaç kişiyi teşhis edince gider insan kendinden ya da kaç kişiyi gömmek gerek bulmak için aradığını?”

152 pages, Paperback

Published January 1, 2022

Loading...
Loading...

About the author

Polat Özlüoğlu

8 books80 followers

Ratings & Reviews

What do you think?

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
29 (27%)
4 stars
48 (45%)
3 stars
22 (20%)
2 stars
4 (3%)
1 star
2 (1%)
Displaying 1 - 16 of 16 reviews
Profile Image for Meltem Sağlam.
Author 1 book200 followers
May 14, 2024
Yazar bu kitabı ile 2023 Haldun Taner Öykü Ödülü ve 2023 Çiğli Belediyesi tarafından verilen Fakir Baykurt Öykü Ödülünü kazandı.

Kitap; çocukluk travmaları ve kayıptan sonra yaşanan travmaları konu alan on bir adet öykü içeriyor. Çok etkileyici öyküler. Okurken duygusal olarak zorlandım.

Yazarı tanımaktan mutluluk duydum. Diğer kitaplarını da okumak isterim.
Profile Image for Zeynep Saatli.
32 reviews1 follower
January 31, 2024
İlk birkaç öykü çok etkileyici geldi. Birkaç sayfada bile yazar duygu yoğunluğunu kolayca sağlıyor, mekan ve kişileri de kolayca hayal edebiliyoruz. 2 puan kırmamın sebebi yazarın dilini beğenmeme rağmen hikayeleri birbirine çok benzetmem. Belli bir formül tekrar tekrar kullanılmış. Bir yerden sonra kolaya kaçmak gibi gelmeye başladı, belki daha uzun sürede okusaydım böyle olmayabilirdi . Kılçık Babam ve Evimizdeki Kız hikayeleri beni çok etkiledi. Her hikaye sonunda derin bi nefes alma ihtiyacı hissettim, oldukça yoğun duygular var.
Profile Image for Sevim Tezel Aydın.
884 reviews58 followers
February 17, 2024
"Ev dediğin nedir ki, neyi saklar içinde, hangimize sığınaktır, hangimize kapı duvar?"

Çok sevdim…
Polat Özlüoğlu'nun Haldun Taner Öykü Ödülü'nü kazanan Annem, Kovboylar ve Sarhoş Atlar" kitabında birbirinden güzel ve içli on bir öykü var. Genelde kız çocuklarının ön planda olduğu öyküler "aile"yi mercek altına alıyor. Yazar kayıp, özlem, yalnızlık, iletişimsizlik, sevgisizlik, çaresizlik ekseninde gelişen olayları hem gerçekçi bir şekilde hem de temiz, anlaşılır bir dille anlatmış. Okurken kahramanların çaresizliklerini yüreğimde hissettim, epey gözyaşı döktüm…
Kitap "Kırık dökük çocukluğumuza." diyerek bitiyor. Aşağı yukarı hepimizinki öyle değil mi?
Profile Image for Merve Büker.
292 reviews26 followers
October 1, 2023
“Kırık dökük çocukluğumuza.” Kitabın son sayfasında yazan hitap cümlesi ve metnin özeti niteliğinde. Bu kitap çocukluğumuza yazılmış bir anlayış tesellisi sanki.

Çağdaş öykü okumayı çok seven bir okur olarak bu kez yolum Polat Özlüoğlu’nun kaleme aldığı Annem, Kovboylar ve Sarhoş Atlar ile kesişti. Kitap toplam on bir öyküden oluşmakta. Çok enteresan ki kitabın içinde sevemediğim tek öykü kitaba ismini veren metin oldu.

Kitapta yer alan tüm öyküler ortak bir paydada buluşuyor, aile. Kimi zaman acı çeken bir çocuk, kimi zaman sevgi dolu bir baba, kimi zamansa yalnızlığın en dibini yaşayan minicik bir bedenin gözlerinden bakıyorsunuz dünyaya.

Konu aldığı durumlar itibariyle okuması zor bir metin. Tüm öyküler yaralayıcı, kalp kırıcı, çok hüzünlü. Fakat bunlar metnin iyi olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Çok çok sevdim. Yazarın başka kitaplarına da bakacağım. Eğer öykü okumayı seviyorsanız kitaba şans vermelisiniz. Fakat kitabı okurken kalbinizin kıralacağına da hazırlıklı olmalısınız. Okuyacak olan herkese şimdiden keyifli okumalar diliyorum.
Profile Image for metsch.
38 reviews1 follower
January 16, 2023
See below for English / Siehe unten für Deutsch

Yazar Polat Özlüoğlu ile bizzat tanışma ve kitabını imzalatma şansım oldu. Bu kitabı dün okudum ve düşüncelerimi paylaşmak istedim. Kitap, dayanılmaz hüzün, sonsuz yalnızlık, sevilen birinin ölümü üzerine duyulan yürek parçalayıcı pişmanlık, ebeveynler tarafından uzaklaşma veya terk edilme üzerine on bir kısa öyküden oluşuyor. Öyküler birbirlerine çok benziyor gibi görünseler de birbirlerinden çok farklılar. Bir öyküde çocuğunu kaybeden bir babanın, diğerinde ise babası tarafından terk edilen bir çocuğun acısını okuyoruz. Yazarın sahip olduğu canlı ve özenli dil beni anında karakterlerin dünyasına taşıdı. Yazar, zahmetsiz bir ustalıkla, karakterlerin duygularını tam olarak hissetmenizi sağlayabiliyor. Onlar çok gerçek. Onlar ben, siz ya da sevdiğiniz biri. Öyküler arasında uzun aralar vermek ve derin nefesler almak zorunda kaldım. Öyküler derin, hüzünlü ama bir o kadar da gerçek bir çocukluğun yansımaları. Geçmişte böyle bir deneyim yaşadıysanız, sevdiğiniz birini özlüyorsanız veya sadece insanların bir kayıptan sonra nasıl hissettiklerini ve yaşamaya devam etmeye çalıştıklarını okumak istiyorsanız bu kitabı size şiddetle tavsiye ederim. Son sayfayı ağır bir yürekle çevireceksiniz. Emeği geçenlere teşekkür etmek isterim. Mahvolan tek şey çocukluğumuz oldu.

I had the chance to meet the author, Polat Özlüoğlu, in person and have his book signed for me. I read this book yesterday and wanted to share my thoughts on it. The book consists of eleven short stories about unbearable sadness, everlasting loneliness, heartbreaking regret upon a beloved one’s death, estrangement or abandonment by parents. While the stories may seem so much alike, they are yet too different from one another. We read about the sorrow of a father losing a kid in one story and of a kid being left by the father in the other. The vivid and elaborate language the author possesses instantly transported me into the world of the characters. With effortless artistry, the author can manage to have you feel the exact feeling of the characters. They are so real. They are me, you or someone you love. I had to take long breaks and deep breaths between the stories. The stories are deep, saddening yet so genuine reflections of a childhood. I highly recommend this book to you if you had such an experience in the past, long for someone you love or just want to read about how people feel after a loss and try to continue to live. With a heavy heart, you will turn the last page. I would like to thank those who have contributed. The only thing that was ruined was our childhood.


Ich hatte die Gelegenheit, den Autor, Polat Özlüoğlu, persönlich zu treffen und mir sein Buch signieren zu lassen. Ich habe dieses Buch gestern gelesen und wollte meine Gedanken dazu mitteilen. Das Buch besteht aus elf Kurzgeschichten über unerträgliche Traurigkeit, ewige Einsamkeit, herzzerreißendes Bedauern über den Tod eines geliebten Menschen, Entfremdung oder Verlassenwerden durch die Eltern. So ähnlich die Geschichten auch scheinen mögen, so unterschiedlich sind sie doch. In der einen Geschichte lesen wir von der Trauer eines Vaters, der sein Kind verliert, und in der anderen von einem Kind, das vom Vater verlassen wird. Die lebendige und ausgefeilte Sprache der Autorin hat mich sofort in die Welt der Figuren versetzt. Mit müheloser Kunstfertigkeit schafft es die Autorin, dass man die Gefühle der Figuren genau nachempfinden kann. Sie sind so real. Sie sind ich, Sie oder jemand, den Sie lieben. Ich musste zwischen den Geschichten lange Pausen einlegen und tief durchatmen. Die Geschichten sind tiefgründig, traurig und doch so echt und spiegeln eine Kindheit wider. Ich kann Ihnen dieses Buch wärmstens empfehlen, wenn Sie in der Vergangenheit eine solche Erfahrung gemacht haben, sich nach einem geliebten Menschen sehnen oder einfach nur darüber lesen wollen, wie sich Menschen nach einem Verlust fühlen und versuchen, weiterzuleben. Mit schwerem Herzen werden Sie die letzte Seite umblättern. Ich möchte mich bei allen bedanken, die dazu beigetragen haben. Das einzige, was ruiniert wurde, war unsere Kindheit.
Profile Image for Sirunmanug.
171 reviews8 followers
August 21, 2026
On öyküde de baba veya anne kanadı kırık kuşlar misali çocukların gözünden onların hayatlarını, özlemlerini, dertlerini okuduk. Her biri çok etkileyici çok vurucuydu, Kılçık Babam'da iş kazasında kabahati uzerine kalan bir baba beni cok etkiledi. Bir öyküde ise evlat acısını bir babanın gözünden okuduk ki yüreğimi dağladı; Bir Düğüm İki İlmek.
Her hikaye aileler içinden gelen, çok etkileyici, çok vurucuydu.
"Her gölgeyi sen sanmam senin hiç bilmedi­ğin ufak tefek şeylerdi. Benimse etrafa saçılmış çocukluğu­ mun özeti, bütün düşlerimin kırıntılarıydı belki de."
Profile Image for Nevra Arslanturk.
295 reviews5 followers
May 15, 2026
Yazar 3. Sayfa haberlerini öykülere dönüştürmüş, gidenlerin, terk edilenlerin, kırık dökük hikayeleri. Dili akıcı olduğunu söyleyebilirim ancak içerik çok büyük geldi. Öyküler ille de minimal olsun demiyorum tabii ama burasını da fazla buldum. Kırıntı öyküsü hoştu.
334 reviews6 followers
February 25, 2024
Tanışma kitabı.
Her hikayeden sonra derin bir nefes al ve devam et.
“Hafızanın çekmecelerine kilitlenmiş” ne varsa ortaya dökülüyor.
Mutsuz aile, ev kavramlarının çoğunlukla çocuk gözüyle baba figürünün ev,, çocuk, anne, aileye etkisi üzerinden anlatıldığı, anlatım dili ile duyguyu güçlü şekilde hissettiğiniz hikayeler.
Baba anlatıcının “aile reisi, kahraman” olmadığı; çaresiz, zayıf, pişman yanlarını da gösteren hikayeler.
Profile Image for Ozcan.
209 reviews6 followers
June 16, 2025
📌 Unutmak için ne kadar uzağa gidebilir bir insan? Kaç kilometre giderse unutmaya başlar? Mesafeler mi daha çabuk unutturur, yoksa saatler mi? Kaç şehir eskitmek lazım unutmak için birini ya da kaç saati tüketirsek unutmuş oluruz aklımızda yerli yersiz patlayan anılardan bir çuval mermiyi? Kaç adım atmak lazım bir kabustan uyanmaya? Kaç uykuyu katletmek gerek unutmak için gözümüze batan dikensi bakışları? Kaç kişiyi teşhis edince gider insan kendinden ya da kaç kişiyi gömmek gerek bulmak için aradığını?
.
.
📚📝✒️
İlksöz: "Baba" var, "baba" var.

Her ne kadar adında "Annem" geçse de çoğunlukla öykülerin merkezindeki ebeveyn baba, neredeyse tümünde de kötü bir baba. Çoğunlukla da anlatıcı bir kız çocuğu, baba sevgisinden yoksun, baba ile iletişim kuramayan -kursa da sorunlu bir iletişim.

11 öyküden oluşan kitap daha ilk satırlardan ilk öyküden sarıp yakalıyor okuyucu. Anlatımın samimiyeti, yalnızlık/iletişimsizlik vb duyguların işlenişi ve etkileyici bir sunum.

Bununla birlikte 11 öykünün hepsinin aynı temada olması ve her öykünün aynı formül ile sunulması yazar açısından bir handikap. Formülü açıklamak gerekirse her öykü anlatıcının durum değerlendirmesi yaptığı, ön bilgi verdiği, çoğunlukla aforizmamsı bir şekilde duygularını aktardığı giriş bölümüyle başlıyor. Ardından öykünün içinde yer alan olay aktarılıyor. Vurucu/çarpıcı bir son -çoğunlukla hüzünlü, yürek burkan bir son- ile öykü tamamlanıyor. Eğer okumalar arasında ara vermezseniz, bu benzeri kurgu yapısı, temanın da ortak olması sebebiyle bir süre sonra okuyucuyu rahatsız edebilir. Ben genelde öykü kitabı okuduğumda arka arkaya en fazla iki öykü okumaya çalışıyorum. Öykünün uzunluğu ile bağlı olsa da bu sayı, bunu yaparak öykülerin birbiri içine geçmesini, anlatılanların zihnimde karışmasını kendimce önlemeye çalışıyorum. Böylece öykünün etkisi daha kalıcı oluyor. Değindiğim gibi aynı tema ve aynı kurgu yapısı olunca okuyucu elinde olmadan direkt hikâyenin sonundaki vurucu kısma odaklanabilir. Bir iki kez benim de başıma geldi bu durum ve okuma aralarını uzatıverdim hemen. Belki de bu tekrarlı yapı nedeniyle 11 öyküden en çok sevdigim  okuduğum ilk iki öykü oldu: Unutmanın Huzursuz Bahçesi ve Kılçık Babam.
.
Bu ortak tema ve aynı formül yapısı bir handikap olsa da her öykünün sonunu merak ederek okuduğumu da belirtmeliyim. Kanımca aslında yazar bu ortak tema ve formül riskini büyük ihtimalle bilerek alıyor ve kalemine, anlatım tarzına güveniyor. Yine bence bunda da haklı. Dediğim gibi bu tekrarlı yapı birçok kitabı bitirtemeyebilecekken aksine anlatım ve seçilen gerçekçi kurgu bileşenleri tüm öyküleri merakla okutuyor. Son olarak neredeyse tüm öykülerde öykü anlatıcısı ve kahramanı karşı cins olmasına rağmen yine kanımca yazar bunun üstesinden rahatlıkla geliyor ki bu da iyi bir gözlem gücünün, iyi bir empati yeteneğinin olduğunun göstergesi.
.
2023 Haldun Taner Öykü Ödülü sahibi Annem, Kovboylar ve Sarhoş Atlar, Polat Özlüoğlu kalemi ile tanışma kitabımdı. Arkası gelecek. Tavsiyemdir. Sağlıcakla. Kitapla.
.
.
.
Sonsöz(ler):
📌 Nefes almak bile acıtıyordu. Yoruldum mu bilemedim.
.
📌 Biliyorum annesi ölmeyenin bitmezmiş hiç yalnızlığı ve de çocukluğu.
.
📌 Çocukluk bir yaradır derdi Leyla, teyzem, babasız büyüyen çocuk da o yarayı sürekli kaşıyan bir tırnak.
.
.
.
Profile Image for Furkan Darıga.
4 reviews
May 23, 2024
Kitaba ismini veren öykü dahil, hiçbiri arka kapakta bahsedildiği gibi ''çarpıcı'' ''çok çarpıcı'' olmayan, bu toprakların vasat öykülerinden oluşan bir kitap. Okumadan önce sıklıkla karşıma çıkan kitabın nasıl bu kadar övülmüş olduğunu ve 3. baskısını yapmış olduğunu anlamış değilim. Yazarın okuduğum ilk kitabıydı, iki taraf için de hoş bir karşılaşma olmadı sanırım. Naif değil, süper değil.
6 reviews
June 19, 2025
Aile dramlarının yer aldığı öykülerden oluşan bir kitap. Kitap çok güzel olmakla birlikte her öyküdeki baba figürlerinin hemen hemen aynı karaktere sahip. Her öyküde ya baba sinirli/sevgisiz ya kayıp eğer baba kayıp değilse anne kayıp.
Profile Image for Begum.
32 reviews11 followers
August 1, 2024
Çok etkileyici bir kitaptı, konusunun ağırlığıyla beni çok zorladı, her öykü aile travmalarıyla dolu. İçim parçalanarak okudum.
Profile Image for Ceren Ulusaler.
189 reviews1 follower
April 19, 2026
“Bir Düğüm İki İlmek”i okurken çok ağladım. Ne yazık ki yaşandığını bildiğimiz, can yakan öyküler…
Displaying 1 - 16 of 16 reviews