Jump to ratings and reviews
Rate this book

Halim ile Selim

Rate this book
Zorlu cezaevi koşullarında yazılmış olan bu kitapta Nişanyan tanrı(lar)ın varlığını, ateizmi, ahlakın dini temellerini, akıl ve inanç ilişkisini, çağdaş dünyada dinlerin geleceğini, herkesin anlayacağı duru bir dille tartışıyor. Günümüzün önemli felsefi metinlerinden biri olmaya aday bir eser. “Ateizm ve din eleştirisi, kendini aklın ve vicdanın şahitliğine sunmuş bir İslam için hem lazım hem de kaçınılmaz olduğu gibi insan olmanın da gereğidir. Sevan Nişanyan bütün radikal eleştirilerine rağmen mertlik ve netliği ile dindarların bile saygısını hak ediyor.”Mücahit Bilici

248 pages, Paperback

First published October 1, 2018

7 people are currently reading
78 people want to read

About the author

Sevan Nişanyan

43 books135 followers
İstanbul’da doğdu. Robert Kolej’den sonra üniversite eğitimi için gittiği ABD’de felsefe ve siyaset bilimi okudu. Commodore-64 bilgisayarlarını Türkiye’ye getiren Teleteknik firmasını kurdu ve yönetti. Türkiye’nin ilk popüler bilgisayar dergisi olan Commodore’u kurdu. 1986’da orduyu isyana teşvik suçundan hapis yattı. İzmir’in tarihi Şirince köyüne yerleşti; bu köyün onarımına ve tanıtımına emek harcadı. Restore edilmiş köy evlerinden oluşan Nişanyan Evleri adlı oteli kurdu ve büyüttü. Türk turizmine değişik bir bakış açısı getiren Küçük Oteller Kitabı’nı on yıl süreyle yayımladı. Çağdaş Türkçenin bilimsel esaslara dayanan ilk etimoloji sözlüğü olan Sözlerin Soyağacı’nı yazdı. 2004’te İnsan Hakları Derneği’nin Ayşegül Zarakolu Özgür Düşünce Ödülü’nü aldı. Küçük Oteller Sitesi ile 2006’da web tasarımı dalında Altın Örümcek Ödülü’nü kazandı. Şirince’de Ali Nesin ile birlikte Nesin Matematik Köyü’nü inşa etti. Türkiye Cumhuriyeti’nin resmi tarihine ilişkin sistemli bir eleştiri denemesi olan Yanlış Cumhuriyet’i 2008’de yayımladı. Türkiye’de adı değiştirilen yerlere ilişkin envanter çalışması olan Adını Unutan Ülke 2010’da, Nişanyan’ın Aslanlı Yol adlı otobiyografisi 2012’de yayımlandı. Halen Şirince köyünde oturmakta ve otel yöneticiliğiyle iştigal etmektedir. Beş çocuk babasıdır.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
36 (38%)
4 stars
42 (44%)
3 stars
12 (12%)
2 stars
4 (4%)
1 star
0 (0%)
Displaying 1 - 12 of 12 reviews
Profile Image for Benan.
229 reviews30 followers
April 30, 2020
Resmi ideoloji ile gecikmiş yüzleşme sürecimde Sevan Nişanyan sosyal medyadan takibe aldığım isimlerdendi. Zaman zaman üslubu hoşuma gitmese de sempatik, samimi ve sevecen bulurum kendisini. Bu kitapla biraz daha tanımış oldum. :-) Pek çok kişinin iddia ettiğinin aksine vicdan sahibi bir insan bence. Ayrıca, sıkça söylendiği gibi haddini bilmez izlenimi de edinmedim şimdiye kadar. Daha önce "Aslanlı Yol"unu da severek okumuş, hakkında biraz bilgi edinmiştim. Beni de kızdırdığı zamanlarda, söyledikleri üzerine düşünmekten kaçınmadığım için mutluyum. Yüzleşmek insanın kendi kişisel tarihini de içine alan, zaten zorlu bir süreç, onun gibi akıllı, içten ve nüktedan entelektüeller sayesinde hiç olmazsa biraz daha kolaylaşıyor insanın işi. Acıyor ama çabuk geçiyor yani. :-) Resmî ideoloji tezgahından geçmiş gençlere Sevan Nişanyan, Bülent Somay, Ali Nesin gibi isimleri takip etmesini tavsiye ederim. Benim gibi geç kalmasınlar, daha çok faydalansınlar. Genç beyinler onları çok daha hızlı anlayıp, daha iyi kavrayacaktır.

Kitaba gelince;
Halim hani şu "halim selim"deki Halim, Selim ise "aklı selim"deki Selim oluyor. Halim imanı Selim ise aklı temsil ediyor. Nişanyan, Halim'de hapishane koğuşundaki arkadaşlarını canlandırmış ama konuştururken diline ve düzeyine müdahele etmiş. Ayarı da gayet iyi vermiş. Ağdalı bir dil de olmamış yani. Çok şükür! Halim çok yalın konuşurken Selim hem yalın hem de nükteli kurmuş cümlelerini. Bir iki kere yüksek sesle güldüğüm bile oldu. Selim'in, aşkınlık, içkinlik meseleleri üzerine düşünürken kurduğum cümlelerin benzerlerini kullanarak konuşması keyiflendirdi beni. Bu cümlelerin daha ağır bir akademik dille yazılmış kitaplardaki bazı kavramlara nasıl bağlandığını görmek zevkliydi. Bir yandan da, koğuştaki Halimlerin orijinal laflarını merak etmedim değil. Halim ve Selim'in ortak özelliği ikisinin de iyi niyetli olmaları bana göre.

Kitabın kapağındaki sevimli illüstrasyonda takkeli olanın kim olduğunu tahmin etmek zor olmadı.

Yine iman ve akıl arasında tam olarak bir sonuca ulaşamayacak boş bir tartışma mı okuyacağım acaba diye düşünmüştüm başlamadan önce. Oysa, kitabın sonunda bir çözüm önerisi ile karşılaştım. Öneri aklıma tamamen yatmasa da bu öneriye ya da sonuca giderken yazarın yaptığı değerlendirmeler bazı açılardan ufuk açıcı oldu benim için. Belki de öneri tam olarak bir yöntem içermediği için biraz uzak geldi bana. Ancak, yazarın ifade ettiği gibi bugün İslam ülkelerinin içinde bulunduğu büyük manevi, ahlaki ve siyasi çıkmazın nedenlerini ve boyutlarını gözden geçirmiş oldum. Bu arada, İslam ile karşılaştırılırken farklı dinler ve kitapları hakkında genel bir izlenim de edinmiş oldum. Kutsal kitaplarla ilgili kulaktan dolma edindiğim bazı bilgilerin yanlışlığını fark ettim. Kutsal kitapları bir ara okumayı düşünüyordum ama önceliklerimi belirlemem “Halim ile Selim” sayesinde kolaylaştı. Kuran'ı edebi bir fantezi olarak bile en son, o da, vaktim kalırsa okumaya karar verdim.

Kitap, aşkınlık ve içkinlik meseleleri ile ilgili bana yeni bir şey katmadı gibi. Ama yine de Spinoza okumadan önce Halim ve Selim ile tanışmak iyi oldu.

Ontoloji kavramını hâlâ tam anlayamadığım için mi bilmiyorum ama bana sanki bu kavram "Halim ve Selim"de en dar kapsamıyla ele alınmış gibi geldi. Şu an insanlığın bilemediği, yani algısından uzak olan binlerce gerçek var belki. Bunları da değil de, sadece tanrıyı ontoloji kapsamına dahil etmek pek aklıma yatmadı. Yazarın bilimin bildikleriyle ilgili söyledikleri ile yaptığı ontoloji tanımı arasında bir çelişki var gibi geldi bana.

Nişanyan vicdan kavramını o kadar güzel açıklamış ki, bu kelimeyi çoğu zaman yanlış kullandığımızdan şüphelendim. Bazen merhamet ile de karıştırıyor olabilir miyiz?

Yazarın yani Selim'in savunduğu şey çok basit aslında: "insan zihnin pek çok şeyi algılama, araştırma becerisi hâlâ yok ve bu yüzden her şeyi bilmesi mümkün değil. Bunu basitçe kabullenmesi gerekirken bilemediği her şey için doğa ötesi ya da hayali bir varlığa sığınması doğru değil." Kısacası sınırlarını bil ve kendini fazla hırpalama, hırpalatma diyor yazar yanlış anlamadıysam.
Halim'e bazen de evirip çevirerek o kadar çok benzer sorular sordurmuş ki yazar, cevap verirken Selim sık sık çelişkiye düşüyor. Selim, çelişkisini çoğu zaman hemen fark edip toparlamaya çalışsa da her zaman başarılı olamıyor. Bu konulara giren her fani gibi yani. :-) Bunu açıkça göstermesi de samimi geliyor insana. Ayrıca, itiraf etmeliyim ki, Halim'in anlamak istemeyen tavrına gıcık oldum biraz ben. Selim, psikiyatristler gibi ona önce bir hap yutturup sonra mı ikna etmeye çalışsaydı acaba? :-)

Kitap sayesinde Nişanyan'ın agnostik olduğunu öğrendim. Daha önce ateist olduğunu düşünürdüm. Ayrıca, törelere değil, törelerin aklın süzgecinden geçirilip güncellenmemesine karşı kendisi. Bir ara, Nişanyan acaba seçkinci mi diye sordum, ama henüz tam olarak anlayamadım.

Selim vicdanın tanımını bu kadar net yaptıktan sonra inanç sisteminin gerekliliğini söyleyerek bir çelişkiye düşmüyor mu diye sordum bir ara ama bahsettiği inancın aslında ortak akıla olan inanç olduğunu fark ettim kitabın sonlarına doğru.

Selim dinin manevi dayanağını kabul ederken ahlak için yeterli bir kaynak olmadığını düşünüyor doğal olarak. Dini esas alanların aklı dışlayarak özgür olabildiklerini söylüyor. Kimisi her türlü arzu ve isteği akıl dışı bırakarak arınmayı özgürlük sayarken kimisi de kendi vicdanı ile karar verip eylemeyi özgürlük sayıyor anlaşılan.

Akıcı bir kitap ama gördüğünüz gibi yine de bir çırpıda okuyup geçemiyor insan, düşünüyor. Ben özellikle önerilen çözüm üzerinde çok kafa yordum. Düşüncelerimi toparlamak kitabı okumaktan daha zor oldu. :-)

Yanlış anlamadıysam, Nişanyan dinler arasındaki çatışma için en uygun çözümün ortak akıl inşa edilmesinden geçtiğini söylüyor. Ortak akıla ulaşmanın yollarından biri olarak da okullarda din derslerinin kaldırılması ve ateizm, agnostisizm gibi kavramlarım öğretilmesini gösteriyor. Çözüm önerisi iyi hoş ancak o ortak aklın oluşturulması için atılması gereken adımlar bugünün moda deyimiyle bir algoritma şekline getirilmeden gerçekleştirilebilir gelmiyor insanın gözüne. Şu anda yöneten ve yönetilenler diye bariz bir şekilde ayrılmış iki ayrı sınıf varken başlangıç noktası somut bir adım olarak ne olmalı mesela? İlk adım, demokratik katılımla özerk yönetimler oluşturmak olacaksa diyelim, bugün kaç yöneticiyi ikna edebiliyoruz buna? Ayrıca, diyelim ki dünyaya bir ortak akıl egemen oldu ve herkes refah düzeyi eşit ve oldukça yüksek bir ortamda yaşamlarını sürmeye başladı. İnsanlar yine de ölümsüz olmadıklarını kabul edebilecekler mi? Öte dünyaya inanma ihtiyacı ortadan tamamen kalkabilecek mi? İnsanların inanma ihtiyacına basitçe psikolojik ya da içgüdüsel deyip geçebilir miyiz? İnsanı bilinci kadar bilinçaltı da yönetiyorsa bilinçaltına kısaca içgüdü deyip geçmek ne kadar doğru. Bunu, yanlış hatırlamıyorsam, Nişanyan psikanalizi saçmalık olarak değerlendirdiği için belirtme ihtiyacı duyuyorum. Ortak akıl inşa etmek için öncesinde ortak bilinçaltına bakmak gerekmez mi? Okullar her iktidarın işine geldiği gibi x,y,z model nesiller yetiştirebiliyorsa mesela, başlangıç noktası burada bir yerlerde olabilir mi? Tabii katılımcı demokratik yönetim işini hallettikten sonra. Bütün bunların aynı anda dünya ölçeğinde yapılması ne kadar mümkün? Dünyanın ömrü yetecek mi?

Kısacası, bol bol düşündüğüm keyifli bir okuma oldu. Ama düşünmeyi sevmiyorsanız da zevkle okuyabilirsiniz "Halim ile Selim"i.

Okunacaklar:
Felsefenin Tesellisi, Boethius
İlyada, Homeros
Odysseia, Homeros
Eski ve Yeni Ahit
Kur’an
Profile Image for Elif Bekar.
21 reviews
May 29, 2019
İlk defa Sevan Nişanyan okudum. Kitabı ne beğendim ne beğenmedim diyebilirim. Teoloji üzerine başım ağrıtmayacak bir şeyler okumak istiyorum diyenler okuyabilir. Benim gibi başınıza ağrılar girmesini bekliyorsanız baya zaman kaybı :) Kitap temel olarak İslam eleştirisi üzerine kurulu, soru cevap şeklimde ilerliyor. Açıkçası bütün dinler olmasa bile 3 büyük din üzerinden bir anlatı beklerdim. Kendi nenesinin dedesinin dini üzerinden ya da. İslam nefreti biraz kitabın kredibilitesini düşürmüş. Kişisel olarak durduğu yerden, millet olarak yıllar boyu gördükleri aşağılama yüzünden çok da haksız sayılmaz gerçi orası ayrı. Kitapta 5 tane “Böyle hiç düşünmemiştim” dediğim yer oldu. Onun için de bu kadar sayfa okunmaya değer miydi bilmiyorum. Biraz kendi sormuş kendi cevaplamış bir öznel bakış açısı gösterisi olmuş ki çoğu zaman bana ne bundan dedirtti.
Profile Image for Avni Alper.
124 reviews1 follower
August 3, 2021
Özellikle kitabın son bölümü İslam konusunda Sevanyan’ın tezlerine bugün hala kelam ilmi cevap verecek durumda değildir. Halim ile Selim kitabında kanaatimce Teizm’i savunan Halim biraz zayıf kalmış bunu Nişanyan’ın Alvin Plantinga’yı tam olarak okumamasına veya Plantinga’nın ispat yükümlülüğünden kaçarak tartışmayı ve kitabı yazılmadan bitirecek tuhaf felsefesinden dolayı Nişanyan’ın bilinçli kullanmamasına bağlıyorum. Modernizm ve dini düşüncenin tartışmasını doğal bir biçimde ortaya koymuş Nişanyan. Aslında bugün din anlamında hayatında anlam olan bir çok kişi Pratik Ateist bu bile Nişanyan’ın din kavramı üzerine getirdiği eleştirileri ciddiye almayı gerektiriyor.
Profile Image for Vedat Hayri Adivar.
248 reviews6 followers
November 30, 2018
Yahudi kutsal kitabı ile Kuran bütün birer kozmoloji, birer tarih vizyonu, yaratılış ve kıyamet teorisi sunarlar. Yeni Ahit ise İsa ve öğrencilerinin hayat hikayesi ile bir dizi ahlaki öğreti ve tartışma içerir...
İman vicdanın zıddıdır...
Mutlak hakikate sahip olan insan ahlaklı kalamaz...
Eğer bilincim sürekliliğini korumuyorsa bir sonraki gelişim beni niye ilgilendirsin?...
Milyanların dinlere inanması haklılık karinesi doğurur. Tersini ispat yükümlülüğü size düşer. Aksi ispatlanıncaya kadar çoğunluğun haklı olduğunu varsaymak daha akılcı yoldur...
Profile Image for Erkam Evlice.
34 reviews34 followers
November 28, 2018
Selim pür fikşınıl bir karakter mi, yoksa Sevan Nişanyan'ın alter egosu falan mı, bilmiyorum. Her iki durumda da Nişanyan'ın önceki yazılarına oranla daha mutedil ve hoşgörülü bir karakter olması karşı tarafı ikna edebilme açısından çok daha akılcı ve kullanışlı.
4 reviews
January 27, 2021
Geçmişi mazide bırakma zamanı geldi!
Akıcı, zihni sürekli açık tutan bir tartışma konsepti oluşturmuş Nişanyan. Bir çok noktada, "bir de bu zaviyeden" bakalım diyor. Farklı bir kaç kelam etmeyi başarıyor. Evet kitap akademik bir dille yazılmamış, ama zaten hedefi orası değil. Zaten kitapta Halim'in söylemlerinin çoğu Nişanyan'ın cezaevindeki hasbihal arkadaşları tarafından zikredilen sorular. Ortalama bir teizm tartışmasında sorulan sorular, fakat bazı cevaplar gerçekten ortalamanın çok üstüne. Yalın ve net şekilde ifade ediyor ama gerektiği yerlerde ikircikli düşünmeyi de asla ihmal etmiyor. Selim nükteli tarzı da mizah unsurları ekliyor tartışmaya ve daha da eğlenceli ve akıcı bir hale getiriyor.
Akademik olmayabilir ama asla derinlikli değil denemez. Bu konuda yazılmış en eli yüzü düzgün Türkçe metinlerden bir tanesi. Bu konudaki temel fikirleri toplu olarak yansıması.
Sadece sorunları tartışmakla da kalmıyor, uyulması ayrı bir tartışmaya konu olacak olsa da, bir sürü öneri de bulunuyor kendisi.
Üslünü bildiğimiz Sevan hoca işte. Özellikle Selim de tezahür buluyor. Halim son bölümlerde ciddi olarak atağa geçiyor. Keşke öncesinde de biraz daha kuvvetli şekilde argüman sunabilse, nispeten kolay lokma çoğu noktada :)
Velhasıl, teist inanca sahip ortalama çoğunluk ile bir diyalog kurmaya ve ya en azından onun temelini oluşturmaya çalışıyor. Gerçekte mümkün olur mu, bilmesi zor. Hem kolayca okunacak hem de zihin açacak bir Nişanyan klasiği, en azından bir göz atın gerisi gelecek.
Profile Image for Emir Kaymakoglu.
170 reviews17 followers
December 27, 2018
Türkçe yazılmış en önemli felsefe metinlerinden biri, bir 'instant classic'... Sevan Nişanyan ve Sevan Nişanyan kapışıyor ve sonunda her zaman olduğu gibi hakikat kazanıyor!
Profile Image for Anil Gokpek.
3 reviews
January 29, 2019
“İnsanlar ger��ek dünyada refahtan ve itibardan uzağa düştükçe sanal itibar kaynaklarına yönelirler. O kaynakların başlıcaları kavim, millet ve ecdattır.”

Hay ağzın bal yesin hocam!
Profile Image for Kozmosevren.
86 reviews1 follower
April 12, 2019
Tartışma diyaloglarını gerçeğe yakın bir şekilde yansıtmış.
Profile Image for Kortan Toygar.
64 reviews2 followers
July 22, 2021
Okunması cesaret, okunduktan sonra ise hazmetmesi dirayet gerektiren bir diyalog…
Profile Image for Sine Polat.
14 reviews1 follower
August 12, 2024
Nişanyan’ın tartışma üslubunu çok beğenirim, kitaptaki diyalogların içeriği ile ilgili okumaya açıkçası çok ihtiyacım ya da hevesim yok. Konudan bağımsız, farklı düşündüğünüz biriyle girdiğiniz diyalogta kırıcı olmadan ve sakinliğinizi koruyarak kendinizi nasıl ifade edersiniz sorusuna kaynak gösterilecek bir kitaptır benim için.
Profile Image for Jan Devrim.
Author 10 books5 followers
October 19, 2024
Güzel bir tartışma noktası. Konuya giriş yapmak isteyenler için iyi bir başlangıç ve keyifli bir okuma.
Displaying 1 - 12 of 12 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.