bu kitap beni o kadar heyecanlandırdı ki, herkese bahsetmek, önermek istiyorum. ne zaman, nereden ve ne sebeple aldığımı hatırlamıyorum, kitaplıkta başka bir kitaba bakarken "aa bi de bu vardı" deyip okumaya başladım. hiç abartısız, okuduğum en iyi kitaplardan biriydi, hem birçok sorumu yanıtladı hem de peşine düşeceğim yeni ve daha iyi sorular verdi bana, pek çok defa dönüp yeniden okuyacağımı, yine "vay!" diyeceğimi şimdiden iyi biliyorum.
kısaca anlatmaya çalışırsam, öncelikle hepimizin malumu olarak popülerleşen depresyonu ele alıyor leader, depresyona yönelik psikoterapi yaklaşımlarının depresyonun yas ve melankoliyle ilintili yanlarını hasıraltı ettiklerine ve görmezden gelinse de bu ilintinin neden birey için hayatî önem taşıdığına değiniyor, ardından geniş çaplı bir yas-melankoli açıklaması, tarihi ve kıyası sunuyor, freud'un kurucu metni yas ve melankoli'den başlayıp, klein, abraham ve lacan'ın teorilerinden devam ederek devam ediyor, böylelikle -bence- melankoli ve yasın ayrımına dair okurun aklında hiçbir soru işareti kalmıyor. ardından yasın toplumsal boyutuna, nasıl bir ödev olarak dayatılabildiğine ve yas pratiklerinin işlevlerine değiniyor antropolojiden bolca yararlanarak; bu bölümde aynı zamanda sanatın yası başlatmak, sürdürmek ve tamamlamak konusunda bize nasıl yardımcı olacağından da söz ediyor, açıkçası "bal olsaymışsın" diyerek okudum; toplum ve sanatın, kısacası kültürün yas tutma biçimimizi belirlememizde nasıl yardımcı olduğunu anlatırken yasların diyaloğu ismini verdiği, harika bir teori geliştiriyor. ardından yas nasıl başlar, nasıl tutulur, sahiden tutulabilir mi, başladıysa bitebilir mi, uzun soluklu/karmaşık yası melankoliden nasıl ayırırız gibi soruların üstünde epeyce duruyor ve müthiş bir sonuç bölümüyle (hemen her satırının altını çizdim) meseleyi -yeni meseleler açmak üzere- kapatıyor.
psikanalizle ilgili düşüncelerim son iki yılda tamamen değişti, eskiden biraz da cafcaflı, civcivli olmalarının etkisiyle yeni nesil kuramları sever, psikanalizi pek ortodoks bulurdum; o ortodoks kabuğunun altında -bariz sınıfsallığı tabii ki halen eleştirdiğim bir yönü olsa da- başka seslere en açık olan yaklaşımın psikanaliz olduğunu düşünüyorum. darian leader'ı da psikanalize dair bulduğum her şeyi de okumaya devam etmeyi planlıyorum.