Rumeli’de Zulüm Tarihçe-i Vak’a-yı Zağra Osmanlı’nın yıkılışı, uzuvları tek tek koparılan bir insana da benzer. Her darbede kökten dala kadar âdeta sarsılır bir ulu ağaç… Özellikle tarihimizde 93 Harbi olarak bilinen 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşıyla bu yıkım hem hızlanır hem de acılar dal budak sarar. Rus ordusu İstanbul’un neredeyse dibine kadar gelir. Bu eser 93 Harbi esnasında, Bulgaristan coğrafyasında cereyan eden hadiseleri konu edinmektedir. Hatıraları kaleme alan Hüseyin Râci Efendi, savaş sonrasında Eski Zağra’da müftülük görevinde de bulunmuş, zamanının ve bölgenin önemli âlimlerindendir. Yüz binlerce Müslüman, asırlardır yaşadıkları topraklardan göç etmek zorunda kalırlar. Köklerinden koparılırlar. Her bakımdan kıymetli bu klasik eserin neşrinde, daha önceki yayınlarda yer almayan Arapça ve Farsça şiirler tercüme edilmiş; ünlü ressamlarca yapılmış yağlıboya tablolarla zenginleştirilmiştir.
Bu bir tarih anlatısı; o zor zamanlarda yaşamış, tüm eziyetlere tanıklık etmiş, acıları yaşamış bir kişinin anıları. Çok kolay okunan bir kitap değil ama öğrenilmesi gereken bir tarih, bilinmesi gereken bir tarih..
“Osmanlı askeri Kızanlık'a geçerken, Yahudiler ekmek ve sularla asâkir-i şâhâneyi karşılamış ve güzelce hizmet eyleyerek sadâkat göstermişlerdi. Bulgarların ise kin ve gazapları yüzlerinden belli olmaktaydı.”
“Ehl-i ticaret hür ü âzâdedir Ehl-i maʼâşın gözü ferdâdedir.
Aylık alanlar ki gözü açtır Alsa da yüz bin yine muhtaçtır”