Dünyada ilk nefes aldigimiz andan itibaren bir oyunun içine dahil olduk; hayat dedik bu oyuna. Sürekli bir mücadeleye dayanan bu oyunda kazandik kaybettik ama varligimizi sürdürmenin esas oldugunu hiç unutmadik. Aile arkadaslik ikili iliskiler veya toplumsal düzende hep bir yasam oyununun içinde yer aldik. Bir de ayri bir dünyamiz vardi. Bazen kazanmak esasti bazen sadece oyunun içinde olmak… Gün oldu farkli benliklere büründük gün oldu zaman kavraminin varligini unuttuk. Dijital oyunlardi bu ayri dünyamiz. Dijital oyunlara büyük bir projeksiyon çizmeyi amaçlayan bu eser akademik bir çaba ile yazilmis olsa da oyuna dokunanlar için geçmisten izler sunmayi da vaat ediyor.