Jump to ratings and reviews
Rate this book

Balkan Savaşı Günlüğü

Rate this book
Paperback. 10,50 / 15,00 cm. In Turkish. 72 p. Editör : Muhammed Mustafa Albayrak Osmanli Devleti'nin, 1912 yilinda tarihinin en agir askeri hezimetini yasadigi ve Istanbul hariç Balkanlar'daki neredeyse bütün topraklarini kaybettigi 1. Balkan Savasi, Türk tarihinin en agir travmalarindan biridir. Öyle ki bu savasin neticesinde Balkanlar'da sayisi bugün bile hesaplanamayan Müslüman Türk ya katledildi ya da yüzyillardir yasadiklari yurtlarindan oldu. Bu savasa subay olarak katilan Ömer Seyfettin; savas meydani izlenimlerini, yasanan çaresizlikleri, Osmanli ordusunun her kademesinde gözlenen bozgunu ve daha pek çok sikintiyi günlüklerine dikkatli bir sekilde kaydetmistir. Ömer Seyfettin'in daha önce Hayat mecmuasinda yayimlanan bu günlükleri, son nefesini vermemek için direnen bir devletin ve çaresizlik içinde hayatta kalmaya çalisan bir milletin tüyleri ürperten panoramasini bütün çiplakligiyla gözler önüne seriyor.

62 pages, Paperback

First published January 1, 2011

35 people want to read

About the author

Ömer Seyfettin

288 books81 followers
Ömer Seyfettin was born in 1884 in Gönen. He wrote under various aliases such as Ayas, Camsâp, C. Nazmi, C. Nizami, Ç. Kemal, F. Nezihi, Feridun Perviz, Kâf-ı Farsî, Kaygusuz, M. Enver, M. Enver Perviz, Ömer Perviz, Süheyl Feridun, Tarhan, and Tekin. Just like his father, Ömer Seyfettin was educated at the Kuleli Military Academy, and it was in this school that his love for literature bloomed. Some poems that he wrote during this period appeared in the publications Kadın and Bahçe. Following the declaration of the second constitutional monarchy, he was assigned to Thessalonica, and witnessed the awakening of nationalistic feelings among Balkan tribes.

In 1911 Omer Seyfettin cofounded a literary and cultural magazine entitled Genç Kalemler (Young Pens) with Ziya Gokalp and Ali Canip in Salonica.[4] Seyfettin began the early efforts in using Turkish in his literary output as opposed to Ottoman Turkish, as he outlined to Ali Canip in a letter.[5] He was recalled to the army under mobilization orders at the beginning of the Balkan War and after his units were defeated in Yanina in January 1913, he spent approximately 12 months in Greece as a prisoner of war.[6] After his release from captivity at the end of 1913, he returned to Constantinople, and was nominated the executive editor of the Türk Sözü, a publication which was related to the Committee for Union and Progress.[6] In 1914, after leaving the army for the second time, Omer Seyfettin became a literature teacher in an Istanbul High school. He became, also in 1914, the chief-author (Bashyazar) of the magazine Türk Yurdu. Between the years 1914 and 1917 he mainly wrote turanist poems, which were published in the outlets such as Tanin, Türk Yurdu or Halka Doğru. In 1917 he was to publish most of his literary work, which included a wide array of short stories. From 1919 to 1920 he published articles in Büyük Mecmua which was a supporter of the Turkish independence war. He died of diabetes in 1920, at the age of 36.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
16 (26%)
4 stars
22 (36%)
3 stars
17 (28%)
2 stars
4 (6%)
1 star
1 (1%)
Displaying 1 - 7 of 7 reviews
Profile Image for Ömer Faruk.
167 reviews26 followers
January 30, 2018
Bir broşür niteliğinde olabilecek bir kaç yılı kapsayan bir günlüğün başına Ömer Seyfettin'in hayatı ve eserleri isimli bir bölüm, hemen ardına elinizde sanki bir tarih kitabı tutuyormuşsunuz gibi uzun uzadıya Balkan Harbi'nin anlatıldığı bir başka bölüm (ki bu bölümü okumadım) ve ardından günlük ve ekler ile bir cilt hacmini ite kaka doldurmuş bir kitap.

Günlük kısmı da edebi hüviyete sahip değil. Günün gelişmeleri ve bu gelişmelerin yazarın iç dünyasında yarattığı yüzeysel akislerin tutulduğu bir not defteri gibi daha çok. Şekil olarak bunlar söylenebilir.

İçerik olarak ise 27 yaşında bir Türk milliyetçisi asker olan yazarın kendisinde bir savaş sırasında, tıpkı bütün orduda olduğu gibi bir heyecansızlık, hamiyyetsizlik, bir bıkkınlık ve ne yaptığını bilememe durumu açık bir şekilde göze çarpıyor. Açlık, barınma sorunu, askerin hastalıktan kırılması bir tarafa, göze çarpan bir diğer husus ordu içerisindeki iletişimsizlik. Yazarın içinde bulunduğu birlik hem erat hem zabitan olarak nereye gittiğini, oraya ne amaçla gittiğini, hiçbir şeyi bilmiyor. Heyecansız, bilgisiz, umutsuz yalnızca bıkkın bir yolculuk.

Ayrıca günlüklerde çokça karşılaşılan bir diğer durum da yazarın efsaneler dediği şayia ve dedikoduların kulaktan kulağa yayılması durumu diyebiliriz. Bahsettiğimiz iletişimsizliğin sonucu olarak "İstanbul'da padişah değişmiş", "mütareke şu gün imzalanacakmış", "Şu ordu ile sulh olmuşuz." gibi aslı astarı olmayan söylentiler her gün kulaktan kulağa dolaşmakta. Disiplinin d'si kalmamış.

Neticeten yazar Yanya savunmasında düştüğü esaret günlerinde de günlüğe devam etmiş. Esaretinde Yunanlıların kendisine iyi davrandığından bahsediyor. Yer yer milletin ve devletin düştüğü duruma üzüldüğü satırlar olsa da bunlar nadir diyebilirim. Hava durumundan, orada tanıştığı Yunanlı askerlerden çok çok daha fazla bahsediyor. Esirliğinde kendisine iyi davranıldığını da bir kaç defa tekrar etmiş. Hatta yazar "Ben mahpusluğumdan son derece memnunum. Zira yalnız kalıyor ve rahatça hikayeler yazıyorum." diye günlüğüne yazabilecek heyecansızlık seviyesinde.

Günlüğün arkasından iki tane hikaye ve Ömer Seyfettin'in Ali Canip Yöntem'e gönderdiği yeni lisan ile ilgili bir kaç mektubu "ekler" başlığı ile konulmuş.
Profile Image for Jerusalem.
29 reviews3 followers
July 24, 2021
Kitabın içeriği Ömer Seyfettin hakkında uzunca bir yazı, Balkan Savaşlarının tarihçesi hakkında uzun bir yazı, Ömer Seyfettin'in Birinci Balkan Harbinde silah altında bir zabitken yazdığı hatıraları ve son olarak ek mesabesinde Ömer Seyfettin hakkında bir hikaye bir hatıra ve bir mektuptan oluşuyor.

Başlığa ismini veren hatırat ise kitabın dörtte birlik bir kısmına anca tekabül ediyor belki de etmiyor . Fakat gerek Ömer Seyfettin hakkındaki yazı gerek Balkan harplerinin tarihçesi gayet okunur üslupta hazırlandığı için Ömer Seyfettin'in hatıraları bu şekilde gayet kapsamlı bir okumaya dönüşmüş oluyor. Kitap bilhassa Osmanlı'nın Birinci Balkan Harbinde ne vaziyette olduğunu muharebe sahasından doğrudan nakletmesi sebebiyle oldukça önemli.

Profile Image for Şevki.
33 reviews
September 24, 2020
Balkan savaşındaki acizliğimizi gözler önüne seriyor. Ben bu yılda kendimi böyle çaresiz ve üzgün hissediyorsam acaba o yılları yaşayanlar neler hissetti? Vatan bildiğimiz Selanik, Üsküp, Manastır düşerken neler düşündüler? Çok yazık...
Profile Image for Mustafa.
89 reviews
November 12, 2021
Balkan harbini kazanmak imkansız olaymış. Ömer Seyfettin esir hayatında daha rahat yaşamış resmen. Mustafa Kemal gerçek anlamıyla sıfırdan kurmuş bu ülkeyi. İyi bile dayanmış bu ordu Dünya Savaşı'nda.
Profile Image for İsmail Kaplan.
28 reviews6 followers
December 23, 2020
Osmanlı'nın Balkanları kaybı bugünden bakınca diğer kayıplardan pek de farklı görülmüyor belki ama 19. yüzyıl sonlarında doğan, üstelik Balkan topraklarında dünyaya gelenler için çok büyük bir travma. İmparatorluğun birçok Anadolu şehrinden daha uzun süre hüküm sürdüğü Rumeli'nden kısa sürede çekilmek durumunda kalmasının yarattığı travmayı birinci ağızdan okumak, durumun ciddiyetini daha iyi kavramayı sağlıyor.
Bu kitabı sesli kitap formatında dinledim. Alim Ozan çok güzel seslendirmiş, dinlemenizi tavsiye edebilirim.
Profile Image for Neder Bulan.
92 reviews
March 17, 2024
Hatıraların anlatıldığı kısım kitabın yarısı bile değil. Ömer Seyfettin’in hayatını, Balkan Harbi’nin öncesini, yazarın birkaç mektubunu da içeriyor. Harbin arkaplanının anlatıldığı sayfalar lise tarih kitabı tadında(Birinci Balkan Harbi’nin sonuçları, Belgrad Anlaşması gibi başlıklar var çokça. Güncenin yer aldığı kısımda ordunun durumuna, kaosa, askerlerin ve subayların davranışlarına, bilgi kirliliğine değinilmiş ancak tekrar ve derinlik açısından edebi değerinden emin değilim.

Ara sıra ilgimi çeken noktalar olsa da geneline bakınca tavsiye edeceğim bir kitap değil.
Profile Image for Anılbey.
91 reviews1 follower
Read
May 15, 2022
Tarihi bir belge niteliğindedir.
Displaying 1 - 7 of 7 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.