Fikri beğendim ancak işleniş biçimini tutarsız buldum. Öyküleri seçen yazarlardan kimi gerçekten çocukları ya da büyümeyi anlatan öyküleri işlemiş; kimi de kendi çocukluğundan bahsedip kel alaka bir öyküyü koyuvermiş. Tek tek irdeleyelim:
1. Füsun Akatlı, Refik Halit Karay'ın ¨Eskici¨ öyküsünü seçmiş. Bu öykü Hasan'ın bir süredir tanımadığı bir ülkede bilmediği bir dile maruz kalıp sessizleştikten sonra Türk bir ayakkabı tamircisiyle karşılaşmasından bahsediyor. Tamircinin işi bitip gittiğinde Hasan yine ülkesiyle bağını kaybedecek. Büyümek böyle olur işte.
2. Cemil Kavukçu, Sait Faik'ten ¨Bir Bahçe¨yi seçmiş. Cemil Kavukçu sevdiğim bir öykücüdür ancak seçtiği öykünün seçkiyle bir ilgisi yok. Sarhoş bir akşam karakter kendini bir otelde bulur, sabah kalktığında karşısında bir bahçe vardır. Evet, ne alakası var?
3. Ayfer Tunç, Orhan Kemal'den ¨Çikolata¨yı seçmiş. Öyküyü irdelediği kısa yazısı da derin, öykü de harika. Bu öyküyü artık Tunç'tan bağımsız düşünemem. Okuyucunun gözünden yoğurtçunun kızını ne de güzel anlatmış.
4. Fatih Özgüven, Ömer Seyfettin'den klasik ¨Kaşağı¨yı seçmiş. ¨Kaşağı¨yı bilmeyen yoktur, ilk gençliğimizde nefret ettiğimiz Ömer Seyfettin zaten çocuklara ve gençlere yazmamış ki o öyküleri. Yetişkinlere yazmış. Özgüven önsözünde, haksızca sevmediğimiz Seyfettin'in Kaşağı'sındaki vicdanı yüzünden büyüyen hikaye anlatıcısının katmanlarını teker teker açmış. Hepimiz pişmanlıklarımızın ürünüyüz, hepimiz Ömer Seyfettin'in çocuklarıyız aslında. Çok isabetli seçim.
5. Gelelim Sema Kaygusuz'a. Yazar olarak sevemediğim bir hikaye anlatıcısı Kaygusuz. Savurgan buluyorum yazım tarzını. Ancak bundan bağımsız olarak İlhan Tarus'tan seçtiği ¨Bir Kasabanın Ruhu¨ için yazdığı önsözü okudum ve kendi çocukluğuna yaptığı göndermeleri çok beğendim. Ancak Kaygusuz yine yapacağını yapmış; seçtiği öykünün konumuzla alakası yok. Tamamen savurgan kullanmış seçme şansını da. Yanlış anlaşılmasın, öykü son derece güzel ve Tarus gibi bir yazarın varlığını keşfettim ama yeri bu seçki değil.
6. Necati Güngör, Sabahattin Ali'den ¨Ayran¨ öyküsünü seçmiş. İsabetli ama önsözde öykünün ona hissettirdiklerinden/düşündürdüklerinden çok öykünün özetini geçmiş olması bunu neden kaleme aldığını sorgulatıyor.
7. Sırma Köksal, benim de çok sevdiğim Vüs'at O. Bener'in ¨Havva¨ öyküsünü seçmiş. ¨Havva¨ benim en çok etkilendiğim kısa öykülerin başında gelir. Köksal öykünün mekaniğini irdelemiş ve benim de etkilendiğim sonunun özellikle üzerinde durmuş. Harika bir ikili yine.
8. Hasan Ali Toptaş, Osman Şahin'den ¨Beyaz Öküz¨ü seçmiş. Yine nedenini sorguladım. Ne büyümekle ne de çocuklukla alakası var, kişisel olarak da ısınamadım öyküye. Okumayı bir türlü sevemediğim ağalık, köy, hayvanlarla maddi ilişki konusunda yazılmış çünkü (Fakir Baykurt'u tenzih ederim).
9. Selim İleri yine her zamanki ilgisizliğini göstererek Sait Faik'ten ¨Mahalle Kahvesi¨ öyküsünü seçmiş. Benim en sevdiğim Sait Faik kitabıdır ¨Mahalle Kahvesi¨. Ancak konumuzla uzaktan yakından ilgisi yok. Selim İleri işte, daha fazlasını beklemiyordum zaten. Şaşırtmadı.
10. Faruk Duman, Sabahattin Ali'den ¨Hanende Melek¨i seçmiş. Öyküde çocuk var ama büyümek yok. Yine de bir yerinden yakalamış bağlamı o yüzden tamamen ilgisiz diyemiyorum.
11. Jaklin Çelik, Cihat Burak'tan ¨Kin¨ öyküsünü seçmiş. Cihat Burak'ı yazar olarak ilginç buluyorum, ¨Zenci Kalınız¨ kitabını okumuştum. Tarz olarak ¨Kin¨ şaşırtmadı o yüzden ancak yine seçkinin bağlamla alakası olmayan öykülerinden biri daha.
12. Son öykü Nurdan Gürbilek'in seçimi olan, Oğuz Atay'dan ¨Babama Mektup¨. Gürbilek, önsözünü metinlerarasılığa gönderme yaparak yazmış. Başta seçkiyle ilgisi olmayabileceğini düşündürse de, yetişkin bir insanın babasını kaybettikten sonraki büyüme öyküsü aslında bu.
Genel olarak enteresan bir okuma oldu diyebilirim, ancak içi yüzde yüz doldurulmuş bir seçki değil maalesef.