Savez-vous que les poissons ont des peines de coeur ? Que les fake news existent chez les gallinacés ? Que le rat sait faire preuve d’intelligence émotionnelle ? Que le poulpe utilise une carte de navigation cognitive pour s’orienter ? Avez-vous déjà entendu parler du podomètre de la fourmi, de l’art de la consolation chez les corbeaux, ou du drongo, un passereau machiavélique qui imite les cris d’alerte d’autres espèces afin de les faire fuir et de leur voler la nourriture ?
Les preuves d’une intelligence animale s’accumulent : la mémoire, l’aptitude à résoudre des problèmes, mais aussi la créativité, la sensibilité, et même la culture censée être la dernière barrière infranchissable entre l’être humain et l’animal.
En évitant le piège de l’anthropomorphisme, l’auteur raconte, de nombreux exemples à l’appui, cette recherche en plein bouillonnement.
Une avancée dans la connaissance qui devrait rendre l’Homme plus conscient de sa place au sein de la nature.
Hayvanlara dair okumalar yapmayı çok seviyorum. Özellikle Frans De Waal okuyanların seveceğini düşündüğüm bir kitap bu da. ''Hayvanlar Nasıl Düşünür İnsan Ne Görür?'' kitabı, Wall metinlerine nazaran daha kompakt bir anlatıma sahip. Basit ama tatlı bir anlatımı var. Herkesin keyifle okuyacağını düşünüyorum.
Bu kitabı yayınevinin instagram sayfasında görüp çok merak etmiştim. Tek cümlelik bir özetle: hayvan zekasına dair bir belgeseli okumak gibi bir deneyimdi.
Karıncaların, farelerin, ve hatta balıkların inanılmaz hafızalarına; yunusların yıllar sonra dahi ayrı düştükleri arkadaşlarının seslerini nasıl tanıdığına, hayvanların insanlar gibi fonetik dilleri olmasa da apaçık iletişim içinde olduğunu kanıtlayan çalışmalara, tek eşliliğin doğada nasıl bir yeri olduğuna, hayvanların nasıl da her şeyi (mesela sıcak bir banyodan keyif aldıklarını!) öğrenebildiğine, ölümle ve sosyal çevrelerindeki stresle ilişkilerine… daha buraya sığdıramayacağım kadar çok başlığa ve bunlara dair bir şeyler öğrenmeye meraklıysanız bu kitap tam size göre!
Kurgu dışı kitaplar beni yer yer sıkabiliyor ama bu kitap daha önce bir hikayemde de paylaştığım gibi tam bir “fun fact” kumbarası. Hayvanlara ve hatta insanlar arası çeşitliliğe dahi bakışımızı sorgulamaya iten şu alıntılar ile kitabı sizlerin takdirine bırakıyorum:
“Hayatın ufak köşelerine saklı çeşitlilikler insanı korkutmaya devam ediyor” “İnsan olmayan türlerin zekasını kabul etmek, insanı zayıf bir konuma düşürmek demek değildir ancak canlıları kullanımımızı sorgulatır ve bariz etik sorular sordurur”
Bir ekoloji profesorunun kitabini online siparis etmezdim. Ama kitapcida kapagini gorunce incelemeden gecemedim. Ismi cok iddialiydi, "Hayvanlar Nasil Dusunur, Insan Ne Gorur?". Iki kopekle ayni evi paylasan ben almadan edemedim. Onlari tanimama, nasil dusunduklerini anlamama yardimci olurdu... Spoiler Alert: Kopekler hakkinda hicbir sey yok. Sadece, ayna testinde, kendilerini taniyacak bir benlik bilinci olmadigi ogrendim ki; bunu ogrenmek ayri bir hayalkirikligi oldu :)
Kitapta, hayvanlarin davranislari uzerinde yapilan pek cok arastirmaya yer verilmis. Yillar suren arastirmalarin bir kac sayfada ozetlenmesi, hem hayvan davranislari hakkinda pek cok sey ogrenmeme sebep oldu. Hem de benim gibi sifir bir insani yormadan. sikmadan akti.
Yazar kitabi bes bolumde ele almis. Hafiza, Konusma - Iletisim, Kultur, Sosyal Hayat, Duygusal Zeka...
Ingiltere'nin basina bela olan bastankaralarin uzamsal zekasi, yillar gecsede ustunden arkadaslarini unutmayan yunuslarin hafizasi, kendi dillerini olusturmus maymun turleri, ve hatta bu dili sahtkarlik icin kullanmalari - Ezop'un yalanci cobanlari -, ya da sahtekarligi bir baska boyuta tasiyip baska turlerin dillerinin taklit edilmesi, yemegini yikamayi ogrenmekten, sicak banyonun stresi azaltmasina... Hayvanlara hayran kalmamak elde degil.
Yalniz son bolum ozellikle cok vurucuydu, Duygusal Zeka! Duygulari hissetmeleri, aciyi paylasmalari, sikintiyi algilama ve yardimlasmalari, teselli, gonul yarasi, empati, yas!! Gunumuz riyakarligini yuzume tokat gibi vurdu. 'Zekanin rasyonel vizonunun yalnizca insana bahsedilen bir ozellik olarak kabul etmek zorunda degiliz.' sahi, degiliz ama oylesi daha kolay...
'Insan olmayan turlerin zekasini kabul etmek, insani zayif bir konuma dusurmek demek degildir. ancak canlilari kullanimimizi sorgulatir ve bariz etik sorulari sordurur.'
Empati yetenegiyle ovunen biz insanogluna inen bir tokat hatta ballyoz! Kitabin sonsozu ile kendimi sorgularken buldum, insanoglunun riyakarligiyla basbasa kaldim.
Hayvanlara dair bilgileri okumak cok hosuma gitti fakat kitabin cevirisinden cok hosbut kalmadim. Bazi kisimlarda cumlelerde anlam butunlugu bulamadim bu da okumami biraz zorlastirdi. Onun haricinde verilen bilgiler cok degerli, bilgilerle beraber yeni bir kac kelime de ogrenmis oldum :)
“Hayvan zekasını, insana ait problemleri çözmek üzerinden değerlendirmek doğal olarak insanın dünyadaki canlıların geri kalanından üstün olduğu hipotezini doğrulamak için pratik bir seçenektir. Ancak testleri tersine çevirseydik, yaşamın hayvan türlerine sunduğu pek çok problemi çözmekte bizler yetersiz kalırdık.”
İnsanların bu dünyanın sahibi, üstünü ya da merkezi olmadıklarını; yalnızca bir parçası olduklarını anlamaları için daha fazla bilimsel makaleye, çalışmaya ya da araştırmaya ihtiyaç yok. Yalnızca “ruhumuzun uyanmasına” ihtiyacımız var.
Bu kitap, hayvanların harikulade dünyasına dair verdiği çok sayıda değişik örnekle dilerim bu “uyanışa” katkı sağlar.
başlık ile içeriğin çok da paralel olmadığı bir kitap daha. ancak hayvanlara dair içerikleri seven ve onların yaşamlarına ilgi duyan herkesin de okumasını tavsiye ederim. ismin içerik ile uyumsuzluğundan dolayı düşük puan verdim.
Si estamos dispuestos a ampliar el concepto de inteligencia, entendiéndolo más allá de la humana, estaremos abiertos a aprender del mundo animal y a poder tratarlos con el respeto que se merecen.
ne va malheureusement pas me permettre de briller en société (mais le saviez-vous quand même, les loups se prennent le bec toutes les 11mn, they're so real)