Jump to ratings and reviews
Rate this book

Nefs Terbiyesi ve Ahlâki Güzellestirme

Rate this book

1 pages, Paperback

Published January 1, 2020

3 people are currently reading
57 people want to read

About the author

İmam-ı Gazali

271 books22 followers

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
39 (65%)
4 stars
15 (25%)
3 stars
6 (10%)
2 stars
0 (0%)
1 star
0 (0%)
Displaying 1 - 4 of 4 reviews
340 reviews3 followers
Read
September 24, 2024
Genel olarak nefis terbiyesi ve ahlakı güzelleştirmek adına ayetleri, hadisleri, menkıbeleri, büyüklerin sözlerini ve nihayet kendi yorumlarını aktarıyor Gazâlî. Neredeyse bin yıl önce yazılmış bir eserde yapılan sosyal eleştirilerin bugün hâlâ yapılıyor olmasını görmek ilginçti (kadınlara benzemeye çalışan erkekler, hakiki bir hoca bulamamak). Bugüne gelindiğinde tasvip edilmeyecek tavsiyeler de vardı (öğretmenlerin öğrencilerini dövmesi, çocukların korkuyla terbiye edilmesi, mürşid-mürid ilişkisinde sorgulama olmaması).

Çeviri iyi. Adı geçen belli başlı kişilerin kim olduğuyla ilgili sayfa altına not düşülmesi, bilinmeyecek bazı kelimelerin anlamlarının verilmesi faydalı. Bugünün okuyucusu için bilinemeyecek daha çok kelimenin anlamı verilebilir.

“Şunu bil ki; güzel ahlâk, peygamberlerin efendisinin sıfatı, sıddıkların amellerinin en faziletlisidir.” (11)

“Kendisinde şu üç haslet veya bunlardan biri olmayan kişinin hiçbir ameline kıymet vermeyiniz:
1- Allah’a isyan etmekten kendisini alıkoyacak takvâ.
2- Ahmaka karşı susturacak hilm (yumuşaklık).
3- İnsanlar arasında yaşayacak güzel huy.” (20)

“Allah’ım beni ahlâkın en güzeline ulaştır. Zira senden başka kimse güzel ahlâka ulaştıramaz. Allah’ım, beni kötü ahlâktan uzaklaştır! Zira beni senden başka kimse ondan uzaklaştıramaz.” (20-21)

“Güneş’in buzu eritmesi gibi, güzel ahlâk da günahları eritir.” (21)

İbn Abbas (r.a): “Her binanın bir temeli vardır. İslâm’ın temeli de güzel ahlâktır.” (27)

“Ebû Osman güzel ahlâkı: “Allah’ı razı etmek.” şeklinde tarif etmiştir.” (29)

“Biz şöyle deriz: Halk (dış görünüş/sûret) ve hulk (ahlâk) kelimeleri beraberce kullanılan ibarelerdir. Mesela: “Falan kişinin halkı da hulku da güzeldir.” denir. Yani dışı da, içi de güzeldir. … insan gözleri ile görebilen bir bedenden ve basîretle idrak edebilen ruhtan teşekkül eder. Basîretle idrak edebilen bir ruh, göz ile gören bir bedenden daha kıymetlidir. Bundan dolayıdır ki Allah (c.c) rûhu kendisine izafe ederek, onun değerini yüceltmiştir.” (30)

“Öfke kuvvetinin mutedil ve güzel olması, şecaat olarak tâbir edilir. Şehvet kuvvetinin mutedil ve güzel olması ise iffet olarak tâbir edilir.” (33)

“Adalet kaybolunca ortada onun ifratı veya tefriti diye bir şey kalmaz. Adaletin tek zıttı vardır; o da zulümdür.” (33)

“Güzel ahlâkın esasları ise, bahsettiğimiz şu dört husustur: Hikmet, şecaat, iffet ve adalettir. … Bu dört maddenin kemâl mertebesine ulaşabilen tek insan Allah Rasûlü’dür (s.a.v).” (35)

“Hayvanların huylarının değiştirilmesi mümkün iken, Âdemoğlu için bu nasıl düşünülemez?” (39)

“Bilakis insandan istenen şey: bu duygularını ifrat ve tefritten kurtarıp orta yola sokması, mutedil olmasıdır.” (42)

“Kişi tüm güzel huyları alışkanlık hâline getirip onlara devam ederek zevk almadıkça, çirkin fiilleri de terk edip onlardan tiksinerek elem duymadıkça, dinî ahlâk kişinin nefsine yerleşmez.” (48)

“Allah Rasûlü’ne (s.a.v) bu bağlamda saadetin ne olduğu sorulduğunda: “Allah’a itaatte geçen uzun bir ömür.” cevabını vermiştir.” (49)

“Başlangıçta zorlama ile idi; bu zorlama ile kalbe bir sinyal gönderildi ve sonrasında ise tesiri kalpten organlara indi. Neticede güzel yazı yazmak mizaç hâline geldi.” (52)

“Nefis terbiyesinde çok amel tesir gösterir; ancak o çok ameller de tek tek amellerden teşekkül etmiştir.” (53)

“… sen güzel ahlâkın bazen fıtrat ve mizaçla oluştuğunu, bazen güzel fiilleri huy hâline getirmekle meydana geldiğini, bazen de güzel işler yapan insanların izlenmesi ve onlarla arkadaşlık yapılması ile teşekkül ettiğini bilirsen -ki onlar hayrın dostları, salahın kardeşleridir- o zaman mizacın hayır ve şer tabiatından bir şeyler çalabileceğini de anlarsın.” (54)

“Nefsin tekâmüle ermesi de eğitimle, ahlâkın güzelleştirilmesiyle ve ilim gıdası ile olur.” (56)

“Kalbin yaratılma maksadı da ilim, hikmet, mârifet, Allah’ı sevmek, Ona ibâdet etmek, Onu zikretmekten lezzet almak, Allah’ı tüm arzularına tercih etmek, tüm şehevî arzularına karşı Ondan yardım istemektir.” (62)

nefs-i râziye - Rabbinden râzı olan nefis
nefs-i mardiyye - kendisinden râzı olunmuş nefis
nefs-i mutmainne - itmi’nane ulaşmış nefis (65)

“Bil ki; Allah (c.c), bir kulunun hayrını murat ettiğinde, ona kendi nefsinin kusurlarını gösterir. Basîretleri keskin olan kişilerin, ayıpları kendilerine gizli kalmaz. Eğer kul kendi ayıbını bilirse, onu tedavi etmesi mümkün olur. Ancak insanların çoğu kendi nefislerinin kusurları hakkında câhildir. Kardeşinin gözündeki kılı görür ama kendi gözündeki kütük parçasını görmez.” (68)

“… mü’min, mü’minin aynasıdır. Onların kusurlarından kendi kusurlarını görür ve mizaçların hevâya uyma hususunda birbirlerine yakın olduğunu bilir. Onların birinde var olan kusurun aynısı, daha azı veya daha çoğu diğerinde de bulunur.” (71)

“Îsâ’ya (a.s): “Seni kim te’dib etti?” diye sorulunca o:
“Kimse beni te’dib etmedi. Câhilin cehâletini çirkinlik olarak gördüm ve ondan kaçındım.” dedi.” (71)

“Her kim şehvete muhalefet etmenin Allah’a giden yol olduğunu tasdik ederse, bunun sebebini ve sırrını bilmese de o kişi îman etmiş demektir. Eğer zikretmiş olduğumuz şehvetlerin yardımcı unsurlarını, sebeplerini ve sırlarını bilirse, o kişi de ‘İlim verilen’ kişidir.” (72)

“Az yemekten dolayı şehvetler ölür. Az uyumaktan dolayı irade keskin olur. Az konuşmaktan dolayı âfetlerden selamete erilir. Eziyetlere tahammül etmekle de gayeye vâsıl olunur.” (75)

“Allah’ım, senin perişan etmenden yine sana sığınırız. Zira sığınılacak olan ancak sensin.” (80)

“Allah’a ve âhiret gününe inanan ya hayır söylesin ya da sussun.” (91)

“Din kardeşine eziyet verici şekilde bakmak bir mü’minde helal değildir.” (91)

“Bazıları güzel ahlâkın alâmetlerini şöyle sıralamışlardır: Kişinin hayâsının çok olup eziyetinin az olması, sâlih işleri çok yapması ve doğru sözlü olması, konuşmasının az olup amelinin çok olması, fuzûlî sözlerin ve sürçmesinin az olması, iyilik yapması, akrabalarını ziyaret etmesi, vakur, çok sabırlı ve çok şükreden biri olması, kadere rıza göstermesi, halim, şefkatli, merhametli ve iffetli olması, lanet etmemesi, küfretmemesi, laf taşımaması, gıybet etmemesi, aceleci olmaması; kindar, hasetçi ve cimri olmaması, güler yüzlü ve neşeli olması, Allah için sevip Allah için buğz etmesi, Allah için razı olup Allah için öfkelenmesi…” (92)

“Mü’min tohumu atar ama bozulacağından korkar; münâfık tohumu bozar ama hasat bekler.” (93)

“Muhakkak ki haramdan meydana gelen sütün bereketi yoktur. Böyle bir sütten beslenen vücut, o habis olan şeyin tabiatını alır ve çocuğun mizacı pis ve kötü olan işlere meyleder.” (101)

“Eğer çocuk oyundan alıkoyulur da sadece derse yönlendirilirse, bu durum çocuğun kalbini öldürür, zekâsını kaybettirir, hayatını zehir eder.” (105)

“Talep edilen şey ne zaman ki perdeli olursa, delil kayıp olursa, hevâ gâlip olursa, tâlip de gâfil olursa, vuslat mümkün olmaz, yollar kapanır.” (110)

“Îsâ (a.s) şöyle demiştir:
“Ey Havariler topluluğu! Midelerinizi aç bırakın! Belki bu sayede kalpleriniz Rabbinizi görebilir.” (113)

“… konuşmak kalbi meşgul eder. Kalp çok konuşmaya karşı oburdur, çok konuşmakla rahatlar. Zikir ve tefekkür ona ağır gelir. Sükût etmek aklı aşılar, şüpheli şeylerden sakınmayı sağlar, takvâyı öğretir.” (114)

mutedil - ılımlı, murakabe - denetlemek
müzmin - uzun süreli, müçtehid - hüküm çıkartan
tamah etmek - açgözlülük etmek, uzlet - tek başına yaşama
te’dib - terbiye etme, ibrişim - ipekten iplik, hasut - kıskanç
mücâhede - çaba, gayret, rikkat - incelik,
revâtip - farz, vacip olmayan, vazifeler, meşayih - şeyhler
tedrîcî - derece derece, riyazet - nefsin isteklerini kırma
Profile Image for ⋆˚࿔.
36 reviews9 followers
October 22, 2025
Kitabın aslında 124 sayfası var ama neysee.
Bazı yerlerini çok sevdim ama çoğunlukla beni çok düşündüren bir kitaptı. Çok eskiden yazılmış olduğu da belli çünkü yazılanların bir çoğu artık günlük hayatımızda kullanılmayan veya yapılmayan şeylerdir. Türkçem naalesef çok iyi olmadığı için bir çok kelimeleri anlamamış olabilirim🙃 Belki de bu yüzden bazı yazılanlar benim kafamı karıştırmış olabilir😉 Türkçesi iyi olan biri için bence güzel ve kolay bir kitap.
Profile Image for Roseoflight.
112 reviews1 follower
January 8, 2024
Çok kıymetli bir kitap. İhya Ulum Ad-din’in bir parçası olup, tema halinde kısa kitaplara bölünmüş bir eser.
Tercüme ve dipnotlardaki hassasiyet konusunda da gayet başarılı 👍🏻
Displaying 1 - 4 of 4 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.