Öncelikle bu kitaba çok büyük umutlarla başlayıp çok ciddi hayal kırıklığı yaşamanın üzüntüsünü belirtmek istiyorum. Aynı zamanda da kendime kızıyorum çünkü ne bu kitap ne de yazarı hakkında yeteri kadar araştırma yaptım bu kitabı almadan önce. Ve bu sabah kitabı elime aldığımdan beri neden yapmadın? diye soruyorum kendime. Eğer ufacık bir araştırma yapsaydım bu sayfada bu kitap hakkında yazılmış tüm negatif yorumları görecek ve kitaba çok daha mesafeli yaklaşacaktım ancak olmadı. Kitap hakkında benden önce yapılmış tüm eleştirilere canı gönülden katılıyorum. Hatta bu eleştirileri genişletmek de mümkün. Dilbilgisi hatalarından, başı sonu birbiriyle alakasız cümlelere, kaynaksız yargılardan sokak dili saptamalara... Örnekler bitmez ancak buna gerek de yok. Bu kitabı almayın okumayın. Ben size şimdi biraz uzun olsa da bu kitaptan ne öğrenebilirsiniz anlatacağım.
1. Adını sanını bilmediğiniz, özellikle tarih gibi uzun araştırmalar hatta hayatını bu işe adamayı gerektiren konularda yetkin olmadığını düşündüğünüz insanların kitaplarıyla vakit ve para kaybetmeyin. Kitaplarına 7 baskı yaptıracak kadar da bu insanları cesaretlendirmeyin. Hem de hiçbir yenilik ve düzeltme yapmadan...
2. Bu kitapta 9 tanecik kaynakça var, biri Adolf Hitler'in hapishane yıllarında yazdığı Kavgam olmak üzere 9 tanecik eser. Eserlerin çoğu İngilizce yazılmış, sanırım üçü Almanca ve nihayet biri Rusça. Yazarın bu dilleri bildiğinden hiç emin değilim. Zaten kendisi de kitabın önsözünde çeviriye yardım eden arkadaşlarına teşekkür etmiş. Benim aldığım eğitim bana eğer bir şeyler öğrettiyse o da şu ki bilimsel bir konuda o konunun kaynaklarını ana dilden okuyamıyorsan o konuyla ilgili eser üretmezsin. Başkalarının çevirileri, emekleri, işlerini kaynak veresen de vermesen de kullanarak ortaya çıkardığın şey bir yeni bir eser değil olsa olsa ihtimallere göre bir intihal ya da zayıf bir derlemedir. Yazar her ne kadar kendi fikirlerini ortaya koysa da ben hala ana dilinden kaynak okuyamayan birinin bir eser vücuda getirecek fikir oluşturabileceğini düşünmüyorum. Nazi Almanyası ve Hitler ile ilgili onlarca kitap okudum hem İngilizce hem de Türkçe. Ancak bu alanda bir saha araştırması yapmadığım için kendimi kitap yazmayı bırakın aile eş dost sohbeti dışında görüş açıklamaya bile layık görmem. Zaten Allah'tan kimse de sormuyor.
3. 9 kaynakçık desem de bu kaynakçadaki kitapları birçok platformda araştırdım. Hemen hepsini kitap listelerime kaydettim. Kaynaklar gerçekten bu alanda yazılan en kıymetli eserlerden. Aralarından okuduklarım çıksa da ilk defa karşılaştıklarım ve bu alanda çok önemli olduklarını keşfettiklerim de var. a. Kavgam'ı söylemeye değmez bile bu alanda mutlaka okunmalı. b. Heinz Linge ,ki Hitler'in yaveri olur kendileri, anılarından derlenmiş ve Alfa Yayınları ve NTV Yayınları tarafından basılmış Hitler Kitabı c. Trevor Roper tarafından yazılmış ,ki kendisi Hitler öldü mü ölmedi mi tezi ile ilgili araştırma yapmakla görevlendirilmiş ve bu kitapta ismi sık sık geçenlerden, Hitler'in Son Günleri d. William I. Shirer tarafından yazılmış Nazi İmparatorluğunun Doğuşu Yükselişi ve Çöküşü e. Lew Bezymenski tarafından yazılmış ,ki bu isim de Hitler'in intiharı konularında tezler üretmiş, The Death of Adolf Hitler
Kıssadan Hisse: Yazar komplo teorilerine kendini öyle kaptırmış ki hakkında en çok teori ortaya atılan adamı kendine konu edinmiş. Çok acımasızca olacak ama keşke ortaya elle tutulur bir şey çıkarmak için biraz daha dil bilse biraz para harcayıp seyahat ederek orijinal kaynakları okuyabilse ve bir kitap yazmaya girişmeden önce biraz daha beklese. OKUMAYIN! ASLA!
İkinci dünya savaşı ve Hitler’in hayatının ilgilisi biri olarak kitabı gerçekten beğenemedim. İçinde paylaşılan bilgilerden dolayı değil ama anlatış biçimi ve akışı artık kitabı bırakmama sebep oldu. Kitabın yarısı ortaya karışık o günleri anlatıyor, yarısından sonra gün gün neler olduğunu anlatmaya başlıyor ve sonra ondan da vazgeçip yine karışık bir formatta devam ediyor. Yazar farklı zaman eklerini ardışık olayları anlatırken kullanıyor ve bu gerçekten rahatsız edici bir hissiyat yarattı okurken. Sürekli olarak kafamın içinde cümlelerin yüklemlerini düzeltmekten iyice gıcık oldum kitaba. Son olarak da bir sürü karakteri hiçbir açıklama yapmadan ya da bilgi vermeden ardı arkasına sıralayınca (Ahmet, Mehmet, Veli gibi) bende artık ip koptu ve kitabı bıraktım. Uzun zamandır dili ve anlatımı bu kadar bozuk olan bir kitap okumamıştım. 7 baskı nasıl yapmış, hatta ve hatta 7 baskı yaparken bu hatalar nasıl düzeltilmemiş, sinirlendim.
Aynı paragraf içinde farklı zaman ekleri kullanılarak yazılan cümleler gerçekten aşırı rahatsız ediyor okuyucuyu. Bu kitabın yanında Das untergang filmi çok daha fazla bilgi içeriyor.