Sobe-Ng.Kabal #kitapyorumu
❤️🩹"Kapattığın kapıları tekrar açmamalısın, angie. Üstüne kapanan kapıları tekrar çalmamalısın."
Selamlar, Saklambaç'ın devam ve final kitabı Sobe'nin yorumuyla geldim. Duvardan duvara fırlatan satırlar vardır bazı kitaplarda, Sobe'nin ise birkaç satırı değil, her bir sayfası yıkıcıydı. Okumadım, okurken savaş verdim sanki. Öyle bir yorgunluk vardı kapağı kapattığımda omuzumda; kahkahalar attırmış, ağlatmış, kesikler açmış ve yine aynı kesiklerden sarmış satırların yoğunluğunu hissediyordum.
Vedalaşmak ve o son yazısını görmek bile değildi mesele, tüm o his karmaşısının, duygular savaşının ardından bitmiş olmasıydı, bak, yaralar da kabuk bağlar diyordu sanki. Sobe beni sarstı.
Karakterlerin tüm yüzleşmeleri, ortaya dökülen sırlar altında ezilen gövdeleri, her bir olayın kırmızı iplerle ince ince bağlandığı muazzam bir olay örgüsü, her bir kelimeyi teninize dağlar gibi hissettiren bir kalem ama en önemlisi, her şeyin, tüm sırlarının ortasında hep yalnızlığından sobelenen Ansel...
Herkes için endişelenen Ansel. Başına gelenlerin hepsini hak ettiğini düşünen Ansel. Saçında güneşi hissetmeyi seven ama karanlıkla esirleştirilen Ansel. Ruhundaki yaralar iyileşsin diye bedeninde kesikler açan ama sadece yalnızlığı dikiş tutmayan Ansel. Angie. Ansel sadece çok katmanlı bir karakter değil, Ansel çok yaralı bir karakter. Acı çekerken gülümseyip dudaklarının arasına bir sigara sıkıştıran bir karakter mesela. Herkesin pervasız diyeceği ama aslında fazlasıyla farkında bir karakter, neyin ona zarar verdiğini bilen, neyin iyi geleceğini bilen... yeri geldiğinde kapıyı kapatmayı bilen. Tanrı tarafından bile terk edildiğine inanan, kimsenin onu sevemeyeceğinden oldukça emin ama her şeyin ötesinde yalnız ve yaralı bir karakter. Hep o ilk, yaraları yenilerini açarak iyileştireceğini zanneden depodaki küçük kız aslında. Ama aynı zamanda da o kızın üzerinden çok hayal kırıklığı geçmiş.
D. Aşılamayan mesafe. On beşinci bölümde koptu bende bir şeyler. "Bir yaraya saplanan bıçak" gerçekten öyleydi. Çok kırıldım, çok üzüldüm ama iyileştirici bir yanı da vardı. Çok acıttı, çok değiştirmek istedim ama hakkı vardı. O sahnenin biri ne kadar içine kazınırsa kazınsın yanlış olduğunu bilmekle alakası var. O sahnenin bazen yıkılsan bile kapıyı kapatabilmekle ilgisi var. Mahvolsan, yıkılsan bile birine bir şans verebilmek için her şeyi göze alabilmekle ilgisi var.
Tüm soruların cevabının yanıtlandığı, herkesin penceresinden bakmamızı sağlayan, olay anlamında durulsa bile duygusal anlamda hep çok yüksek bir kitap. Karakterlerin hisleri öyle güzel aktarılıyor ki, Gökçe'nin kalemi gökyüzünü zorluyor yine. Sobe öyle bir kitap ki sayfalarca hakkında yazsam yine de yetmezmiş gibi. Sadece, o son sonuna kadar hak edildi.
5/5