Jump to ratings and reviews
Rate this book

Yalanın Erdemi

Rate this book
Torun Witzleben’in akıcı bir biçimde konuşmayı öğrenmesiyle hayatındaki tek yakın akrabası olan büyükannesinin gerçeklerle mutsuz, yalanlarla mutlu olduğunu öğrenmesi aynı zamana rastlar. İhtişama, aşırılığa, büyük zaferlere tutkun, heybetli evinden kentin geri kalanına tepeden bakan büyükanne, torunundan da asil soyadlarına layık olmasını istemektedir. Torun, çok geçmeden bu beklentilere cevap veremeyeceğini anlasa da umutsuzca çabalar.

Küçük yaşta okuma yazma öğrendiğini iddia eder, okuma yazma bilmediği ortaya çıktığında ise kör olduğunu savunur; eğitim hayatı artık başarısızlıklarının başarı gibi sunulmasından ibarettir. Büyükanne bu sıkıcı hayattan umudunu kesmek üzeredir ki torun bir çözüm bulur: Evin bodrumuna kurduğu stüdyoda kasetlere, büyükannesinin radyodan dinlediğini zannedeceği haberler, hava durumu raporları, spor karşılaşmaları kaydedecektir.

Çağdaş Alman edebiyatının özgün seslerinden Joachim Zelter, son âna dek yalan söylemek zorunda kalan torunun öyküsüyle gerçeği kurmacaya, kurmacayı gerçeğe katarken okuru da oyuna dahil eden zeki, ironik ve son sayfasına kadar yaratıcı bir romana imza atıyor.

“Toplumsal eleştiri barındıran, komik ve grotesk bir öykü.” –NDR

208 pages, Paperback

First published January 1, 2000

8 people are currently reading
149 people want to read

About the author

Joachim Zelter

23 books8 followers

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
19 (11%)
4 stars
59 (34%)
3 stars
68 (40%)
2 stars
19 (11%)
1 star
4 (2%)
Displaying 1 - 27 of 27 reviews
Profile Image for İpek Dadakçı.
320 reviews394 followers
April 2, 2023
Yalanın Erdemi, okuduğum en ilginç kurgulardan birine sahip bir kısa roman. Yalan, gerçek, yalanın gerçekle ve insanın her ikisiyle ilişkisini konunun özüne çok uygun bir kurguyla anlatıyor yazar.

Anneannesiyle yaşayan anlatıcının bebeklikten yetişkinliğe kadar hikayesiyle beraber insan hayatında yalanla nasıl tanışır, gerek kendisine gerekse başkalarına yalan söylemeyi nasıl öğrenir, bu noktadan sonra gerçeklik ve kısmen kendi yalanlarıyla inşa ettiği kurguyla ya da kendi ‘gerçekliğiyle’ arasındaki mesafeyi nasıl ayarlar ya da ayarlayamaz çok etkileyici işlemiş. Kitabın başlarında küçük bir çocuğun çok basit, gündelik konularda beyaz yalanlar söyleyerek başkalarını memnun etmek, onlardan duymak istediklerini duymak için yalanı keşfini okuyoruz. İlerledikçe bu tanışıklık çok uç, belki patolojik boyutlara ulaşıyor ve artık ne gerçek, ne yalan, kim gerçek kim kurgusal, anlatıcı kim oldukça muğlaklaşıyor. Kitabın kapağını kapattıktan sonra yazarın okura adeta ‘artık sen de ne gerçekti neyi ben uydurdum bilmiyorsun değil mi tıpkı kendinle, kendi hayatınla ilgili olduğu gibi’ duygusuyla bırakması ayrıca hoşuma gitti.

Çocukların bizim sandığımız gibi telkin yoluyla değil daha çok rol model alarak, gözlemleyerek ve taklit ederek öğrenmelerine ilişkin çok güzel bir noktaya parmak basmış yazar. Belki bunun içini daha da doldurabilirdi ancak bu açıdan özellikle ebeveynlerin okumasında fayda var bence kitabı. Bunun yanında, kendimizi kandırmaya duyduğumuz ihtiyaç, herkesin öncelikle kendine yalan söylediği ve bunların bir kısmına inandığı, keza bu yalanların bir kısmına bizi sevenlerin de inanma eğilimi ve çoğu kez yalan olduğunu fark etmelerine rağmen kendilerine dahi itiraf etmek istememeleri durumlarına dair çok iyi bir nokta yakalamış ve bunu aynı başarıyla kurgulaştırmış. Bu durum, hangi aşamadan sonra ‘normal’ sınırını aşar ve yazarın bize oldukça grotesk bir kurguyla anlatmaya çalıştığı gibi tamamen gerçeklikten kopma boyutuna gelir, bu sınır neresi ve kim neye göre çizer gibi konularla çok hoş bir yüzleşme kitap. Bunun yanında, çoğunluğun ya da birkaç kişinin inandığı, kabullendiği ve hemfikir olduğu bir ‘yalan’ varsa ortada bu hâlâ yalan mıdır, o zaman ‘gerçek’ nedir konularında, kısacası yalan ve gerçeği hem bireyin gözünden hem de dışarıdan bakarak pek çok yanıyla düşünmeye sevk ediyor.

İş Bankası Kültür Yayınları’nın Çağdaş Dünya Edebiyatı Dizisi’nin hepsini okumadım henüz ama okuduklarım arasından en beğendiğim kitap bu oldu.
Profile Image for Judy Abbott.
863 reviews56 followers
March 26, 2023
Vaaay çok manyak kitap diye başlayıp içim sıkılarak bitirdim.
Profile Image for Burak Kuscu.
567 reviews126 followers
October 7, 2023
Çağdaş Dünya Edebiyatı dizisine altıncı sıradan dahil olan bu yeraltı edebiyatı eseri, Yalanın Erdemi Türkçe'de daha önce Ayrıntı yayınları Yeraltı Edebiyatı dizisi altında basılıyordu. Buraya geçmiş telifi.

Bunu neden söyledim, eser tam anlamıyla yeraltı edebiyatı eseri de ondan. Bu yeraltı türü sadece kan, cinsellik, ensest gibi konuları işlediği için böyle bir tür değil, bu kitaptaki gibi acayip anlatıcılar, psikiyatrik durumlar ve hayatlar da bu türün absürt konuları içine giriyor.

Daha bebeklikten itibaren ufak yalanlar söyleyerek çevresini(özellikle büyük annesini) mutlu etmeye çalışan anlatıcımız genç Witzleben'in, yıllar geçtikçe yalan sarmalına düşerek gerçeklikten kopuşunu okuyoruz. Anlatıcının daha ilk sayfadan itibaren zaten yetişkin bir birey olarak, tüm psikolojik deformasyonuyla konuşuyor olması metni inanılmaz grotesk bir havaya büründürüyor.

Yalanın insan hayatındaki yeri ile ilgili olduğu kadar, çocuk yetiştirme üzerine de önemli bir kitapla karşı karşıyayız ki büyük anne (Sylvia olabilir adı) bence çocuktan daha normal biri değil. Gerçi çocuğa ne derece inanacaksınız o da size kalmış.

Kitabın sonlarına doğru komple kopuyoruz zaten gerçeklikten. Anlatılan her şey büyük fluluk taşıyor ve saçmalaşıyor. Yalnız bu haliyle finali beni gerim gerim gerdi bu kitabın. Net bir şey okumasak da, tuhaf ve tekinsizlik hissi dört bir yanımızı sarıyor.

Ben kitabı oldukça beğendim. Psikiyatr eşime ise hemen ilk fırsatta okutup kendisiyle tartışacağım zira teşhisi ne olacak çok merak ediyorum.
Profile Image for Ferda Nihat Koksoy.
519 reviews28 followers
November 20, 2024
Sanki Türkçedeki "Yalan Dünya" deyimini ispatlamak için yola çıkmış ve çok farklı bir yöntem kullanmış bir kitap.

*

"Hakikat güzeldir. Güzel ve iyi. Ancak burada ortaya bir sorun çıkıyor. Hakikat kendini yıkıma uğratıyor. Çünkü her şeyin gerçek olduğunu iddia ederek karşısavın gerçekliğini de iddia etmiş oluyoruz, yani her şeyin yanlış olduğunu; böylece kendi savımızın da yanlış olduğunu iddia etmiş oluyoruz. Bunu kim mi savunmuş? Aristoteles."

"Hep hakikat adına verilmiş savaşlar... Okulda bana böyle öğrettiler. Yani bu savaş şimdi güzel ve iyi miydi? Bugüne kadar yalan adına bir savaş ilan edilmemiştir. Yalan adına kimsenin peşine düşülmemiş, kimse yalan adına işkence görmemiş, eziyete uğramamış, öldürülmemiştir...
Peki, neden hep hakikat? Neden? Neden onun yerine yalancılık değil? Neden yalan tercih edilmez? Yalan, aldatmacanın bilinçli ve kasıtlı kışkırtılmasıdır. Bunun neresi kötü? Bilmiyorum. Bazıları bildiğini sanıyor. Bir hayalin sahteliği benim gözümde hayal açısından engel oluşturmamıştır hiçbir zaman.
Mesele, hayatı kolaylaştırıp kolaylaştırmadığı, yaşamı destekleyip desteklemediği, yaşamımızı geliştirip geliştirmediğidir. 'Yaşamı iyileştiren', budur kelimeler... Yalanlar sayesinde uzun yaşayan, çok uzun yaşayan, hatta belki ölümsüzleşen insanlar tanırım."

"Hakikatin çevresi çoğu zaman ölümcül, sert, kırıcı ve insafsız bir şeyle sarılıdır. Hakikat bu yüzden büyük niyetlerle gelir, ancak kimseyi dikkate almaz. 'Sana şimdi doğruyu söyleyeceğim, hemen şimdi, daima ve sonsuza kadar, bütünüyle, acımasızca ve saygısızca'... Böyle başlayan cümlelerin ardından pek hayırlı haberler gelmez."
Profile Image for Beyazıt.
3 reviews
00-abandoned
September 25, 2017
Tam bir shitstorm. Alman zevkleriyle çorba yapalım demişler sadece su ve tuz katmışlar. Kaynatmak istemişler onun yerine mayalanmış.

Ne istediğim tarihsel zevki alabildim, ne bilmiş bir çocuğun beklediğim çıkarımlarını. Şimdi öyle bir şey söyleyecek ki elim titreyecek diye %75 gibi bir bölümünü okudum. Sayfalarca futbol ve kaset geyiği ile tüy dikti.

Umut vaadeden cümle yapıları ve ab und zu* başarılı anlatımıyla ancak 2 olabildi.

* bazen, arada bir.
Profile Image for MURAT BAYRAKTAR.
395 reviews13 followers
January 10, 2025
3,7 yıldız..

2000 yılında yayınlanmasına rağmen okurken çok daha eski yılllarda yazılmış hissi yaratan, büyükanne ve torunu arasında geçen, yalanla gerçeğin birbirine girdiği ve gerçeklik algısının yitirildiği bir yeraltı edebiyatı örneği Yalanın Erdemi. Joachim Zelter'in zekasını daha ilk sayfaları okurken hemen anlıyorsunuz ki hikayenin ilerleyişi ile yalan ve gerçek kavramlarına felsefi bakış açısıyla iyice perçinleniyor.

Kitap ile en güzel yorum tahminim; Kuzey Almanya Radyo Televizyon Kurumu, Norddeutscher Rundfunk (Kuzey Alman Yayını) olan kitabın arka kapağında yazılan NDR tarafından yapılmıştır.

'' Toplumsal eleştiri barındıran, komik ve grotesk bir öykü.''

Hikayenin çıkış noktası harikulade ve ilgi çekici olup devamında da iyice absürdleşerek abartılı bir hal alması ile tam olarak grotesk bir öyküye dönüşmüştür. Büyükannenin hali, tavrı ve sosyal statü sevdası ile toplumsal bir hicive imza atıyor Zelter. Okurken tebessüm ettiğim, güldüğüm yerler de oldu, kafamın karıştığı acaba gerçek mi, yoksa hayal mi diye sorduğum yerler de oldu. İşte, yazarın da bence istediği tam olarak da bu. Bunu hikayenin sonunu bağlayış şeklinden de anlıyoruz.

Herkese hitap eden bir kitap olmamakla beraber okunması gereken önemli bir eser. Çağdaş dünya edebiyatı serisi adını hak eden bir kitap Yalanın Erdemi. Yazarın diğer kitaplarını da merak ediyorum. Çevirisi de gayet başarılıydı.

⁕⁕
'' The truth lies in my heart''. Bu cümle iki anlama da gelebilir.
Ya: Gerçek kalbimde yatıyor.
Ya da : Gerçek kalbimde yalan söylüyor.
Hiçbir şey gerçek kadar iyi yalan söyleyemez. Gerçeğin içinde sayısız yalan vardır; ayrıca yalan, gerçeğe giden yoldur.
Profile Image for Selcen Esenyel.
28 reviews
December 18, 2022
Hem acıklı hem sürükleyici çocuğun büyüten ve bağlandığı tek ebeveynin anneannesi olmasıyla dünyasının ters düz olduğu ilginç bir hikaye
1 review
Read
May 3, 2024
Kasetleri gerçekten buldu mu bulmadı mı? bu kitap güzel miydi değil miydi anlaşılması güç ancak başlangıçta çok eğlenceli olduğu açık bi gerçek.
Profile Image for Alexander Dings.
1 review13 followers
July 16, 2015
Völlig zurecht mit dem Pulitzer-Preis, zwei Grammys und dem Friedensnobelpreis ausgezeichnet.
Profile Image for Gökay.
11 reviews
June 11, 2023
doğru ya da hakikat nedir? yalan gerçeği bükmeye ne zaman başlar? ve büyüyüp hakikatten ayrılamaz hale geldiğinde yalan mıdır hâlâ? yoksa hakikate mi dönüşmüştür artık? peki ya sevgi ya da onay ihtiyacı esnettiğimiz, eğip büktüğümüz gerçeklere ne demeli? hangimiz yapmadık ki?
yazar joachim zelter bu soruları soruyor fakat gelin görün ki yorumu okuyucuya bırakıyor. kendisini yetiştiren büyükannesinin sevgi ve onayı için yalanlar söylemeye başlayan kahramanımız, gün geçtikçe yalanlara hükmetmeye başlıyor, nihayetinde ise hakikat neydi, hangisi yalan ya da kurmacaydı hepsi iç içe geçiyor. öyle ki artık karakterimiz yalanları yönetmiyor, yalanlar ondan yeni bir karakter oluşturuyor. bu karakter hem bir savaş gazisi, hem almanya’nın en genç profesörü, hem heidegger’in öğrencisi hem de wimbledon tenis şampiyonu. üstelik tüm bunları zeminsiz olmayan, birbirine tutarlı kocaman bir yaşam uydurarak yapıyor. ya da bunlar gerçek, hiç bilmiyoruz. tek bildiğimiz anlatıcımızın bodrum katında kasetlere kaydettiği ses kayıtlarında anlattıkları. yazar, okurunu büyük bir labirentte dolaştırıyor ve gördüklerini yorumlamayı tamamen ona bırakıyor.
kitapla ilgili olumsuz eleştiriler de okudum ancak benim “keşke ben yazsaydım” dediğim bir kurgu oldu. her şey tastamam yerinde, ne eksik ne fazla. kıvrak bir dil, zekice bir kalem.
daha önce de çevirilerini okuyup beğendiğim regaip minareci tarafından hakkıyla türkçeleştirilmiş romanın, iş bankası kültür yayınları tarafından yayımlanmış baskısının kapağına da bayıldım. neredeyse kitaplığa ön kapağı görünecek şekilde koyacağım :)
emeği geçen herkesin eline, gözüne sağlık. heyecan dorukta, başı sonu belli bir kurgu peşinde koşmuyorsanız yalanın erdemi’ne bir şans verin derim. ben bayıldım.
.
“Hepimiz bir kurmacanin temsilcileriyiz...”
Profile Image for Derya Karasu Kurşun .
212 reviews6 followers
April 8, 2024
Bana inanmayacaklar ama gerçek diye bir şey varsa, onu kimsenin ona inanmayışından tanıyabilirsiniz. Yalancı kişi gerçeğe, gerçeği arayan ya da gerçeği isteyenlerden daha yakındır. Gerçek, hakikatten söz eder ama aynı zamanda da ondan korkar. Yalancı gerçeğin sıkıntısını yaşar ve onu değiştirmeye çalışır. ( Türkiye iş Bankası kültür yayınları 2.basim syf: 159) .

Düşük notların verildiği yorumların bazılarına katılmakla birlikte, oldukça yaratıcı ve kafa çalıştıran metin olmuş kanımca. son 35 sayfaya kadar gidişat tahmin edilebilir nitelikteydi ancak sonra her şey tepetaklak geldi. konforu seven okuyucu için hayal kırıklığı yaratabilir bu durum. son sayfalarda ayrıntı yayınlarının yeraltı edebiyatı tadı aldım diye düşünürken tam da bu seriden ülkemize giriş yaptığını keşfettim.

yazarı takip listeme aldım.
This entire review has been hidden because of spoilers.
Profile Image for Evrim.
52 reviews
October 29, 2024
Çağdaş Alman edebiyatı bu dönem pek ilgimi çektiği için merakla alıp okuduğum bir kitaptı ancak beklentimin altında kaldı dememde bir sakınca olmaz sanırım.
Sürekli ve abartılı yalanlarıyla hayatı yeniden kurgulayan haylaz bir “çocuk” karakter ile başlıyoruz -ki bu karakter Alper Canıgüz’ün kült haline gelmiş Alper Kamu karakterine epey benziyor diye düşünüp beklenti çıtasını da yükseltmiştim- ancak biraz maç , biraz politika anlatımıyla sayfalar ilerliyor ve çocuğun yaşının kemale ermesiyle tamamen kaosa sürüklenen , absürtleşen bir sonla kala kalıyoruz.
Benim için , çok arzu ettiğim halde edebi derinlik bulamadığım, çocuk karakterden gelmesini beklediğim yaratıcı, dahice veya melankolik çıkışın , hayatın olağan akışına sıra dışı bir dokunuşun bir türlü ama bir türlü gelemediği bir tuhaf okumaydı.
Profile Image for Fatih.
623 reviews36 followers
May 5, 2023
Bir yalanın devam ettirilmek istendiği muhakkak olmuştur, etrafınızda görmüşsünüzdür ancak bunun bir illüzyona dönüşüp gerçek hayatın yerine alması başka bir boyuttur. Belki çok kapasiteli ama gerçekte bir şeyleri öğrenmekte güçlük çeken, gördüğü tecrübe ettiği şeyleri ise şahane bir şekilde, çoğu zaman da mübalağa ederek, aktarabilen bir çocuğun anneannesiyle hayatına tanıklık ediyoruz. Yarısı kalınlığında olsa katlanabilirdim ama zulüm gibi bir şey oldu okumak.

Bu arada son cümle olarak bu söylediklerimin hiçbiri yalan değildir, belirtmek istedim 😊


Bu cümle biraz da kitabın özeti gibi olmuş sanki.
Profile Image for Ayse Nur.
131 reviews4 followers
January 14, 2025
💭 “Bizi kandırdığı için değil, ona artık inanamayacağımız için sarsıldık.”

💭 Joachim Zelter’in 2007 yılında yayımlanan “Yalanın Erdemi” (Die Würde des Lügens) adlı romanı (keşke ben yazabilseydim), yalana ve hakikate dair alışılmış düşüncelerimizi sarsan bir anlatı sunuyor. Görünürde bir babaanne ile torunun ilişkisini anlatıyormuş gibi başlayan hikâye, aslında insan ilişkilerinin karmaşıklığını, doğruluk ve yalanın sınırlarını derinlemesine sorgulayan çok katmanlı bir metne dönüşüyor.

💭 Zelter, roman boyunca okuyucuyu şu sorularla baş başa bırakıyor:

• Yalan, insan ilişkilerini ve bireyin kendisiyle olan bağını nasıl etkiler?
• Toplum her zaman dürüstlüğü mü ödüllendirir, yoksa yalan toplumsal düzen için bir gereklilik midir?
• Hakikat, her durumda erdem midir? Yalan, belirli koşullarda bir erdem olabilir mi?

💭 Kitap, bu soruları işlerken didaktik bir anlatıdan uzak duruyor ve okuyucuyu aforizmalarla boğmuyor. Aksine, güçlü bir kurgu ve karakterlerin hikâyesi üzerinden düşünmeye sevk ediyor.

💭 Zelter, yalana genelde olumsuz bir anlam yüklenen bakış açımızı tersine çeviriyor. Yalanın, bireyler ve toplumsal yapı için bir “düzen sağlayıcı” işlevi olup olmadığını, eğer varsa bunun nasıl çalıştığını sorgulatıyor. Roman, okuyucuyu dürüstlük ve yalan arasında bir denge arayışına iterken, etik değerlerimizi yeniden değerlendirme fırsatı sunuyor.

💭 Sonuç olarak, “Yalanın Erdemi” yalancılığın yalnızca bireysel düzeyde değil, toplumsal ve etik boyutlarda da ele alınması gerektiğini gösteren güçlü bir eser. Hakikat ve yalan arasındaki gri alanları anlamak isteyen herkes için okunması gereken bir roman.
3 reviews
October 27, 2025
Başlangıcına alıp götüren, sonunda nereye varacak acaba diyip deli saçması bulduğum bir kitap. Okuması çok keyifli ve akıcı.

Yer bulma, kendimizi kabul ettirme hissiyle yarattığımız yapay gerçekliğin (yalanların?) kendimizi inandırırsak nereye varacağını mı çıkarmalıyım, karakterin hikaye boyunca kendini yalanın aslında o kadar da kötü olmadığına ikna ediş çabası üzerine mi konuşulmalı, hayatımızdaki dominant figürlerin üzerimizdeki etkileri mi düşünülmeli bilemedim ama her türlü benim için okuması keyifliydi.
Profile Image for Çiler Erkan.
178 reviews2 followers
April 16, 2025
İlk başlarda çok zorlandım, sonra, özellikle çocukluğun anlatıldığı bölüm çok meraklı ve sürükleyiciydi, okurken hep "ama niye" diye sorguladım, sonlara doğru iyice zivanadan çıktı kitap :) Tam bir delilik romanı, bazı yerleri çok zorladı, tamamen kahramanın hayal dünyasında yaşadığı, hayal ve gerçeğin iç içe geçip birbirine karıştığı, ardında çok soru işareti birakan bir kitap. Tavsiye edemiyorum, sorumluluk alamam 😀
Profile Image for Bahriye.
88 reviews1 follower
September 5, 2023
Neresi gerçek neresi yalan? Büyükannemin beni sevmesi için daha ne kadar değişmem gerekiyor? Belki sevgi ihtiyacından belki de yalana yakınlıktan ama bir sebepten kendi dünyasını kuran torunun hikayesi.
This entire review has been hidden because of spoilers.
4 reviews
July 16, 2024
Belki çeviriden kaynaklıdır, örgüde cok kopukluklar var. İkinci bölümde artık parçaları birleştirmek hayal gücünüze kalıyor. İtiraf ediyorum, son bölümleri okuyamadım.
Profile Image for Işıl.
7 reviews2 followers
January 28, 2025
Bitirmeyi basardım ama sonuna geldligimde kitabın ne anlatmaya çalıstigini hala anlayamadim, bence ne anlatmaya calisiyorsa basaramamis….
Profile Image for erol batislam.
Author 8 books3 followers
November 22, 2025
taşıyıcı fikri ve özellikle son 20 sayfası için bile okumaya değer.
Profile Image for Ersin Özdoğan.
7 reviews1 follower
November 9, 2023
Şuana kadar 9 kitaba uluşan İş Bankası Kültür Yayınlarının, Çağdaş Dünya Edebiyatı Dizisini beğenerek takip ediyorum. Açıkçası Walworth Güzelinden sonra seriye bakış açım bir tık soğusada Yalanın Erdemi ilaç gibi geldi.

Kitap, anne ve babasına ne olduğunu tam olarak bilmediğimiz torun Witzleben'in onu büyüten babaannesinin gerçeklerin acımasızlığından ziyade yalanda olsa mutlu ve büyük gelişmelerden hoşlandığını keşfetmesi ile yalanlardan bir çevre hatta bir tık ileri giderek yeni bir hayat kurmasını konu alıyor.

Okuma öğrenmeden liseyi bitiriyor. Avrupa'nın en genç profesörü oluyor. Evin bodrumuna kurduğu ses kayıt stüdyosunda Almanya'yı Dünya Şampiyonu yapıp, 17 yaşında Wimbledon'ı kazanıyor.

Witzleben, bütün bunları babaannesinin mutluluğu için yaparken zaman zaman gerçek ve yalanın sınırlarını kendiside kaçırıyor. Peki babaannesi bütün bu yalanlara en başından beri inanıyor mudur?
Profile Image for Nihidea.
22 reviews
January 19, 2013
A very curious, yet interesting tale about lies and truth, and how people deal with both. Enjoyed both style and content and the author displays a pleasant kind of wit that makes this book very enjoyable.
Profile Image for Şahin Kalkay.
55 reviews10 followers
March 15, 2016
Gerçeklik nedir ? Bu soruyu kendi içinizde cevapladığınızı düşünüyorsanız bu kitaba bi göz atın derim. Belki de yanılıyorsunuzdur...
Profile Image for Ayse.
42 reviews
May 25, 2021
Genel olarak yalan ve gerçek vurgusu yapılmış ama ben daha çok şunu hissettim kendimize söylediğimiz küçük yalanlar büyüseydi ne olurdu?
Displaying 1 - 27 of 27 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.