Paperback. 13,50 / 21,00 cm. In Turkish. 128 p. Çevirmen : Ersan Urcan Imam-i Gazâlî’nin en büyük eseri olan Ihyâu Ulûmi’d-Din, her dönem Müslümanlar için ilk akla gelen basvuru kaynagi olmus ve bu esere büyük güven duyulmustur. Ihyâu Ulûmi’d-Din, dört ana bölümden ve her bölüm de onar konudan olusmaktadir. Ihyâu Ulûmi’d-Din içinde yer alan konularin her biri, eserin orijinal anlatimi asla bozulmadan, akici ve duru bir dil kullanilarak çevirisi yapildi ve basli basina birer kitap haline getirildi. Ihyâu Ulûmi’d-Din’in üçüncü bölümü olan Helak Edici Seyler Bölümü’nün üçüncü konusu Iki Sehveti Dizginlemek’tir. Imam-i Gazâlî bu eserinde; açligin fazileti, faydalari, mide sehvetini dizginleme, açligin hükmü ve insanlarin ahvaline göre onun fazileti, sehvetin terkinde riyazetin önemi ve evlenme hususunda yapilmasi gerekenler gibi önemli konular hakkinda bilgiler verir. Sonuçta ise mide, göz ve tenasül organinin sehvetine muhalefet eden kimsenin ulasacagi yüksek faziletler hakkinda genis izahat yapar ve bu noktaya ulasmak için nasil bir yol takip edilmesi gerektigini izah eder.
mideyle ilgili okuduklarım gerçekten beni çok etkiledi. bilmediğim çok şey öğrendim ve hayat düzenimde değiştirmem gereken ne kadar fazla şey olduğunu gördüm. değişim çok zor sahiden, kitabı tekrar tekrar okumak, belki bu açıdan peygamberimizi inceleyen kaynakları bulmak çok önemli olacak. yemekle ilişkimizi kontrol etmek, midemizi fark etmek, ne yediğimizi fark etmek çok ama çok önemli, hep duyduğum bir şey olsa da bu şekilde okumak, hadisleri okumak, alimleri dinlemek çok çok farklıydı, sahiden çok kıymetli.
cinsellik kısmı hiç ama hiç beklediğim gibi değildi. çok ama çok yetersizdi. neredeyse hiçbir konuya değinmiyor, önemli ve pratik öneriler/zorluklar bulunmuyor maalesef.
bu kitap gazali'nin ihya'sından kırpılmış, tüm ihyayı okumaya hep daha da hevesleniyorum ama önce kalplerin keşfi bitsin :) obur olmak istemiyorum!
Bir dinin günlük hayatla bağı nasıl koparılır, kolay nasıl zorlaştırılır, kafalar nasıl karıştırılırı anlamanızı sağlıyor. Yayınevinin İhyâ Kitaplığı serisinden okuduğum en çok sayıda kaynağı bilinmeyen sözde hadis bu kitaptaydı. Orta yol dururken İslam dininin bu kadar uç noktada açlıkla, adeta Hristiyan keşişler gibi kendine hayatı zorlaştırmakla, eziyet etmekle eşleştirilmesi bugün rahatsız ediyor. Tartışmalı ifadeler kesin hüküm gibi sunuluyor. “İnsanın hedefi meleklere uymak olmalıdır.” diye garip bir yorum yapıyor. Bundan neredeyse bin yıl önce eşcinselliğin açık açık tartışılması da oldukça dikkat çekici. Bir taraftan “tüysüz erkeklerden” nasıl uzak durulacağı anlatılırken diğer taraftan kadının adeta mecbur kalınmadıkça uzak durulması gereken bir tür gibi anlatılması günümüze kadar gelen belli başlı problemlerin kökeni hakkında fikir veriyor. Hadis diye verdiği bir ifadede “Kadınlar şeytanın tuzaklarıdır.” diyor. Halbuki başka meşhur bir hadiste Peygamber sizin dünyanızdan bana üç şey sevdirildi derken bu üç şey arasında kadını sayıyor. Şeyh-mürit ilişkisi diğer kitaplarda olduğu gibi yine sıkıntılı. Mürit için evlenmese daha iyi, şehvetini dindiremiyorsa son çare evlilik diyor.
Çeviri iyi, kişiler ve hadisler hakkında not düşülmesi faydalı olmuş. Yine de hâlâ kaynağı verilmemiş ifadeler var ve soru işareti doğuruyorlar.
Mürsel hadis: Rivayet silsilesinde ravilerinden biri zikredilmeyen hadis. (20)
“Açlık kalbe saflık kazandırır, sezgileri kuvvetlendirir ve basireti keskinleştirir.” (32)
“Denilmiştir ki açlık şimşek gibi, kanaat bulut gibi, hikmet ise yağmur gibidir.” (33)
“Kalp, münacatın lezzetinden etkilenirse düşünme kolay hale gelir, marifet de elde edilmiş olur ki bu da ikinci faydadır.” (35)
kavut- bir tür un helvası (41)
“Sen ayrı bir vadide, biz ayrı bir vadide bulunuyoruz.” - Arapça’da, “Yani dünyalarımız çok farklı.” anlamında kullanılan bir ibaredir.” (72)
“…Ali (ra) şöyle demiştir: “Kırk gün boyunca et yemeyenin sureti bozulur. Kırk gün boyunca da sürekli et yiyen kişinin de kalbi katılaşır.” (76)
“Aşk, ifrat derecesindeki şehvetin kaynağı ve hiçbir gayesi olmayan bomboş kalbin hastalığıdır.” (98)