● Siyasal İslamcılık nedir? ● Siyasal İslamcılığın doğuşu, önemli aktörleri, hedefleri… ● Siyasal İslamcılığın siyasi, sosyal ve ekonomik tarihi… ● Alman ve İngiliz emperyalizminin 1. Dünya Savaşı’nda Siyasal İslamcılıkla ilişkisi ● Hitler Faşizmi Siyasal İslamcılığı nasıl bir propaganda aracı olarak kullandı? ● ABD emperyalizminin 2. Dünya Savaşı’nın ardından Siyasal İslamcılıkla ilişkisi ● Emperyalizm Siyasal İslamcılığı nasıl biçimlendirdi, nerelerde kullandı, ne hedefledi? ● Osmanlı’dan Cumhuriyet’e, Cumhuriyet’ten Erdoğan rejimine Siyasal İslamcılığın yol haritası… ● Siyasal İslamcılık ile Atlantik Kampına bağlanan Türk devleti arasındaki ilişki… ● Egemen kapitalist sınıfın Siyasal İslamcılarla ilişkileri… ● Sermaye-Ordu-Siyaset üçgeni Siyasal İslamcılığı sola, komünizme karşı nasıl kullandı?
Ozan Gundoğdu'dan kapsamı bağlamında zamanlaması çok doğru bir kitap. Siyasal İslamcılığı ele alış biçimi, değerlendirmesini yaydığı zaman ufku, sunduğu dayanaklar ile içerdiği kaynaklar ve ana argümanı ile yazılış amacını yakalayan kafa açıcı bir metin.
Tek eleştirim kitabın eksik kalmış kısımları varmış gibi aniden bitmesi. Sanki editoryel bir dokunuş olmuş havası var.
Buna rağmen günümüzü anlamak için okunmasını tavsiye ederim.
Uzun okumalardan ve çalışmalardan sonra ortaya çıkarılan bir kitap olduğu belli olan kitabın yazarının ekonomi gazeteciliği kökenli olması ve bu konularda bu tarihe kadar akademik çalışmalarda bulunmamış olmasının getirdiği birikim eksikliği kitabın bazı noktalarında hissediliyor. Fakat gazeteciliğinin getirmiş olduğu detaylı araştırma kabiliyeti ise, özellikle eski Nazilerin sonraki dönemlerde aldığı görevlerin takibinin sürülmesinde bir avantaj olarak öne çıkmış bana kalırsa.
Bunun yanında, kitabın basımının biraz aceleye getirildiği de özellikle kitabın sonlarına doğru artış gösteren aniden sonlanmış olan analizler, bitmemesi gereken yerde biten paragraflar, son derece kısa kalan alt bölümlerden anlaşılıyor. Ya zaman baskısı ya da sayfa sayısı baskısı nedeniyle kitabın son halinin yazarın tam olarak istediği kitap olmadığını düşünüyorum.
Son olarak, bir takım maddi hatalar, takip eden cümlelerdeki zaman uyumsuzlukları kitabın ciddi bir editör süzgecinden geçmediğini de sezdiriyor.
Çok güzel analizler ve önemli tarihi bilgilerle dolu bir kitap. Kitabın dili biraz özensiz ve bölümleri tamamlanmamış gibi hissettirdi okurken. Bu yüzden okurken bazı bölümlerde ana fikri veya yorumlamayı anlarken zorlandım.
Abdülhamit döneminden başlayıp 1950lere kadar olan hikaye çok ilginç ve daha önce duymadığım bir yorum işin açıkçası. Ama yazarın 1950lerden sonra islamcılığa yorumu sanki bu topraklarda müslüman yokmuş da batı tarafından ortaya çıkarılmış bir düşünceymiş gibi bahsetmesi komik. Şule Yüksel Şenlerden önce başörtüsü köylülerin güneşten korunmaları için kullandıkları bir örtüdür demesi yazarın bakış açısını çok net ortaya koyan ifadeler.
Sağ kesimin “solcular din düşmanıdır, sol başa gelirse din elden gider” ve sol kesimin “muhafazakarlık ve İslamcılık batı menşelidir, CIA ile ilişkileri var” gibi komplo teorilerinden ötürü bu ülke bir gram ileri gitmiyor yıllardır.