Jump to ratings and reviews
Rate this book

Yarılma

Rate this book
`Gün Zileli, Yarılma kitabında 1954-1972 yıllarında yaşadıklarını anlatıyor. Bir otobiyografi olan bu anı kitap, Zileli´nin tanık olduğu bir dönemi bütün canlılığıyla günümüze aktarıyor. 1968 gençliğinin yaşadıklarının ayrıntılı bir fotoğrafının aktarıldığı bu kitapta günümüzün birçok tanınmış isminin de o yıllardaki öyküsünü bulabilirsiniz. Yarılma tam anlamıyla bir ´68 kitabı... gerçek bir tanıklık.`
Oral Çalışlar

`1954-1972 dönemindeki Türk Solu´na ışık tutan anıları, kendi özyaşam öyküsüyle içiçe yer alıyor. Bugün anarşist de olsa geçmişini hüzünlü bir sadakatle hatırlıyor. Kitabın en büyük özelliği, ´Aydınlıkçı´ bir solcunun, gerçek bir otobiyografisi olması. Zileli, sansürsüz ve övünmesiz bir dürüstlükle kimseyi, kendisini bile kayırmadan yazmış.`
Gülden Aydın

613 pages, Paperback

First published January 1, 2000

2 people are currently reading
65 people want to read

About the author

Gün Zileli

43 books13 followers
1970 yılında, DTCF’nin Felsefe Bölümü’nün 2. sınıfından ayrıldı.

1960’lı yıllarda, Yordam, Soyut gibi edebiyat dergilerinde öyküleri yayımlandı; ayrıca, Emekçi, Aydınlık, Proleter Devrimci Aydınlık dergilerinde görev aldı ve yazdı.

TİP, FKF ve Dev-Genç örgütlerinde çalıştı; son ikisinin yönetici organlarında bulundu. 1964 yılının Ağustos ayındaki ilk anti-emperyalist gösterilerde gözaltına alındı. 1966 yılındaki anti-emperyalist gösterilerden dolayı kısa süre hapis yattı. 1968 ve daha sonrasındaki öğrenci hareketlerinde yer aldı, 1969 yılında kısa süre hapis yattı.

1971-74 yılları arasında, üç yılı aşkın, Mamak Cezaevi’nde tutuklu kaldı; TÖS, Dev-Genç ve TİİKP davalarından yargılandı.

1970′li yıllarda Aydınlık, Halkın Sesi, Bora, Türkiye Gerçeği dergilerinde, daha çok teorik ve siyasi nitelikte makaleler yazdı ve TİKP’nin yöneticiliğini yaptı. 1975 yılında, Adana’da, İncirlik Üssü’ne karşı yapılan yürüyüşte tutuklandı ve kısa süre hapis yattı.

12 Eylül’den sonra, TİKP davası dolayısıyla arandı ve on yıl kaçak yaşadı. Bu yıllarda, daha çok Mehmet Gündüz takma adıyla teorik yazılar yazdı; Ufuklar, Saçak ve Sosyalist Birlik dergilerinin çıkartılmasına önayak oldu, Yapıt ve Somut dergilerinde yazdı.

1990 yılının başında yurt dışına çıkıp İngiltere’de siyasi mülteci olarak yaşamaya başladı. Bu yıllarda, roman yazdı ve İngilizceden Türkçeye kitap çevirdi. Amargi, Sosyalizmin Sorunları, Yeni Zamanlar, Birikim, Apolitika, Ateş Hırsızı, Uç, İmlasız, Bireylikler, Kitap-lık, Virgül, Köxüz, Öteki İsviçre, Açık Gazete, Özgür Üniversite, Haber Cumhuriyeti, Devrimci Demokrat gibi dergi ve internet sitelerinde ağırlıklı olarak kitap eleştirisi yazıları yayımlandı. İstanbul Özgür Üniversite’de, “Devrimi Yeniden Düşünmek” ve “Komintern ile TKP” konulu seminerler verdi.

Yazı ve röportajları, Aşk ve Devrim (www.gunzileli.net) adlı bireysel sitesinde de yayımlanmaktadır. Şu anda Yayın Kolektifi bünyesinde çalışmaktadır.


Kitapları

Bürokrasi ve Sosyalist Demokrasi (Mehmet Gündüz adıyla), 1990, Koral

Anarşizm Bir Devrim Çağrısıdır (Mine Ege ve Hasan Baku ile birlikte), 1995, Kaos

Türkiye… Sosyal Patlamaya Doğru (Ilhan Tekin’le birlikte), 1995, Kaos

Deniz Orada, 1995, Sel

Bahar ve Tipi, 1997, Telos

Yarılma, 2000, Ozan; 2002, İletişim

Havariler, 2002, İletişim

Sapak, 2003, İletişim

Ev, 2004, İletişim,

Ulusalcılık, 2007, Özgür Üniversite

Komün, 2007, Yaba

Stalinizm, 2010, Özgür Üniversite

Stalin Yargılanıyor (Oyun), 2010, Kibele

Devrimi Yeniden Düşünmek-I (Fikret Başkaya ile birlikte), 2010, Özgür Üniversite

Rejimler, Partiler, Kişiler ve “Uluslar”, 2010, Kibele
Arnavutköy (1954-1964), 2010, Heyamola
Benim Kahraman Köpeklerim, 2012, Özyürek Yayınevi

Yüreğe Yağan Kar (öyküler), 2012, Yaba


Çeviriler

Abel Paz, Halk Silahlanınca, 1995, Kaos, 2. Baskı, 2011, Kaos-Yayın Kolektifi

Eugenia Ginzburg, Anafora Doğru, 1996, Pencere
Gilles Dauvé-François Martin, Komünist Hareketin Güneş Tutulması ve Yeniden Ortaya Çıkışı (Bora Sarayova adıyla), 1999, Sel

Eugenia Ginzburg, Anaforun İçinde, 2000, Pencere
Herman Gorter, Yoldaş Lenin’e Açık Mektup (Kemal Orcan’la birlikte), 2001, Günizi

Paul Avrich, Kronstadt 1921, 2006 ,Versus

E.H. Carr, Bakunin, 2006, Versus

Jan Valtin, Karanlığın Ötesinde, 2009, Kibele

Michael Seidman, İşçiler Çalışmaya Karşı, (Emine Özkaya ile birlikte), 2010, Boğaziçi Üniversitesi
Margarete Buber-Neumann, İki Diktatörlük Altında – Stalin ve Hitler’in Mahkûmu, 2012, İmge

Erica Wallach, Gece Yarısında Aydınlık, 2013, Ayrıntı.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
31 (43%)
4 stars
28 (38%)
3 stars
9 (12%)
2 stars
3 (4%)
1 star
1 (1%)
Displaying 1 - 4 of 4 reviews
Profile Image for Bulent.
1,003 reviews65 followers
November 29, 2020
Zileli'nin anılarının ilk cildi, çocukluktan ilk gençliğe, liseden üniversiteye, sempatizanlıktan devrimciliğe ilerlediği yirmi yıla yakın bir dönemi ele alıyor. Kendini sürekli olarak cahil, olan bitenin pek de farkında olmayan bir karakter olarak anlatmasa belki çok daha çarpıcı olacak, çünkü DTCF Fikir Kulübü Başkanı, Fikir Kulüpleri Federasyonu (dev-genç) Yürütme Kurulu üyeliği, Proleter Devrimci Aydınlık dergisi yazı kurulu üyeliği, Perinçek liderliğindeki illegal örgütün kurucu çekirdeğindeki bir kişinin bu kadar boş beleş bir kişi olabilmesi inandırıcılıktan uzak.

Elbette geriye dönük yanlışlarını, hatalarını, anlatan, üstelik bunu içten şekilde yapan bir metin, Zileli'nin anıları, lakin bir "itirafçı" konumuna düşmesi de an meselesi gibi yazmış anılarını...
Profile Image for Gizem Bilkay.
28 reviews65 followers
September 7, 2013
özellikle Gezi olaylarından sonra kendi ülkesinin siyasi tarihine bir anda ilgi duyan ve aslında ona ne kadar yabancı olduğunu anlayan bir insanın gözüyle okudum bu kitabı. okuyup okuyup bilmediğim ne kadar çok şey varmış diye hayıflanarak. kitap 6-7 eylül olaylarından deniz'lerin idamına kadar olan sürede gün zileli'nin özyaşamöyküsünden hareketle ve büyük bir samimiyetle türk solunun fraksiyonlara ayrılışını anlatıyor. okurken 'devrimci' 'solcu' 'oportunist' 'darbeci' 'kemalist' ve daha bir çok 'sıfatın' bizim bildiğimizden daha farklı alt metinleri ve yıllardır süregelen doldurulmuş manaları olduğunu kavradım, devrimci hareketin nasıl göz göre göre saçmalıklarla bölünüp ufalandığını gördüm. bu kritiği okuyan herkese tavsiye ediyorum kitabı. özellikle sol görüş sempatizanıysanız, taraf belirtmeden söylüyorum, argümanlarınızı daha mantıklı doldurmak adına kendinize çok büyük iyilik etmiş olursunuz, okuyun.
Profile Image for Kaan.
318 reviews61 followers
October 30, 2019
Serinin ikinci kitabı.

Devrimci öğrenci hareketiyle ilgili güzel bilgiler ve hareketler var. Mahirler, Denizler, İbolar'ın yanı sıra Perinçekler, Çalışlarlar, Çandarlar...

Aynı zamanda hareketin işçi sınıfıyla henüz yeterince bağ kuramayışı sebebiyle maceracılığa soyunuşu da anlamlanıyor.
Profile Image for ehk2.
369 reviews
Read
November 28, 2020
Öncelikle açıksözlü bir özyaşam öyküsü olduğu kabul edilmeli. Çocukluk ve ilkgençlik yıllarını anlattığı kısımlar, çevresindeki ilginç sosyal katmana dair anıları çoğu zaman komik ve hoştu. Akıcı, kimi yerlerde edebi bir metin okuyor hissi veren bir anlatım, insanı etkiliyor.

Sevmediğim tarafı, çift dikiş gidip biraz geç tamamladığı ortaokul ve lise yıllarındaki cinsel teferruat oldu. Gerçi, kendisi yaşamını anlatıyor, illaki kamuoyunda tanındığı siyasal yönlerini vurgulaması da gerekmez. Yine de (kendi açıklayışıyla, benim gibi hala muhafazakar değerleri kafasında taşıyan "taşra" kökenliler açısından) fazla uzun, ayrıntılı, hatta abartılı buldum bu kısımları. Uçkuruna, şehvet duygusuna, cinsel ilişkilerine gereğinden çok yer vermiş. Tanınmış insanlardan bile bahsederken, zamanında onlar için şehvet duygusu beslemesinden dem vurmaktan bize ne? Kaldı ki ayıp, hatta gayrı ahlaki geldi bunlar bana. Libidosu yüksek bir genç olarak, her uçan dişi sineğe hallenmekten geri durmamış anlaşılan.

İşin siyasi boyutuna gelince. Benim sabit bir fikrim var: Perinçek'e ne şekilde bulaşmış olursa olsun, o gruptan, kadrolar açısından, hiçbir düzgün adam çıkmamıştır (Kaypakkaya gibi büyük bir istisnayı ayırarak). O gruba bulaşmış olmanın yükünden, herşey olup bittikten sonra günah çıkararak (ki, kitapta yaptığı bu değil) kurtulamazsınız. PDA'nın sol hareketi ne kadar olumsuz etkilediğinin bir diğer örneği olarak okudum kitabı. Burada ne kadar toy ve tecrübesiz olup da zamanın ruhuna uyarak çoğu durumda nasıl hatalı falan davranıldığını filan anlatılıyor.
Displaying 1 - 4 of 4 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.