GİZLİ EL; Reşat Nuri Güntekin'in Cemil Nimet takma adıyla Dersaadet gazetesinde (1920) tefrika edilen ilk romanlarından biridir. Gizemli bir dünyanın dile getirildiği bu eserde bir yazarın düş gücünün sözcüklerine nasıl başarıyla yansıdığını görebilirsiniz.
Reşat Nuri Güntekin (Istanbul, 25 November 1889 - London, 13 December 1956) was a Turkish novelist, storywriter and playwright. His novel, Çalıkuşu ("The Wren", 1922) is about the destiny of a young Turkish female teacher in Anatolia; the movie was filmed on this book in 1966, and remade as TV series in 1986. His narrative has a detailed and precise style, with a realistic tone. His other significant novels include Yeşil Gece ("Green Night") and Yaprak Dökümü ("The Fall Of Leaves")
Biography
His father was a major in the army. Reşat Nuri attended primary school in Çanakkale, the Çanakkale Secondary School and the İzmir School of Freres. He graduated from Istanbul University, Faculty of Literature in 1912. He worked as a teacher and administrator at high schools in Bursa and Istanbul, then as an inspector at the Ministry of National Education (1931). He served as the deputy of Çanakkale between 1933 and 1943 in the Turkish Parliament, the chief inspector at the Ministry of National Education (1947), and a cultural attaché to Paris (1950), when he was also the Turkish representative to UNESCO.
After his retirement, he served at the literary board of the Istanbul Municipal Theatres. He died in London, where he had gone to be treated for his lung cancer. He is buried at the Karacaahmet Cemetery in İstanbul.
3 stars but worth reading because it is the first novel of Resat Nuri Güntekin and one can see the traces of his unique style. But after reading more than ten books of him, I can readily understand it is a first-try novel in which the fiction was not set up as professionally as in his other novels...
Üç yıldız, ama kesinlikle okumaya değer. Bu eser Reşat Nuri Güntekin'in ilk romanı ve Reşat Nuri Güntekin'in o müthiş ve eşsiz uslubunun izlerini taşıdığını görebiliyorsunuz. Yine de, Güntekin'in ondan fazla eserini okumuş biri olarak, diğer romanlarındaki sağlam kurguyu burada göremediğim için bunun bir ilk roman olduğunu kolaylıkla anlayabiliyorum...
Reşat Nuri Güntekin, tespitlerini her zaman hayranlıkla okuduğum müthiş bir yazardır. Özellikle Eski Hastalık romanı aklımı başımdan almıştı. Gizli El, ilk romanı olmasına rağmen güçlü başlıyor ama sanki bir yerden sonra dağılıp toparlanamıyor. Özellikle savaş çıktıktan sonraki gelişmeler ve Şeref’in İstanbul’da geçirdiği zamanlar romanın bütünlüğü içine oturmuyor. Yine de yazarın güçlü dili ve muazzam tasvirleri daha bu ilk kitapta kendini belli ediyor.
Resat Nuri'nin be kadar büyük bir yazar olacağının habercisi olan ilk romanı. Müthiş duygu tasvirleri, renkli canlı canlı karakterler. Harika bir hikaye.
İlk defa RNG nin bir kitabında sıkıldım. Bu hissi calikusunun çok ufak bir bölümünde yaşamıştim. Onun dışında tüm kitaplarını okuduğum tek yazardır kendisi. Başta keyifli başlıyor ama ortalarda böyle bir mesaj vermek istiyor da - kendi bağlamında- ne verebiliyor, ne o zamanı aktarabiliyor, konudan aniden kopuyor yani sanki kitabın ortası sökülmüş dökülmüş de anlamaya çalışıyoruz gibiydi. Son 3 sayfada bağlamış her şeyi. Yani kendide keyif almamış sanki yazarken oyle bir his geçti bana. Halbuki "Calikusu" eseri kaç küsür sayfadır akıp gider bu 130 sayfa geçmek bilmedi reading slump MI nedir ondan oldum :/
Çok sahici ve içten. Anlatımını çok seviyorum. Ele aldıklarını da. Bir yanıyla kurgu bir yanıyla kurgudışı. Tüm romanlar biraz öyle tabi. Ama bizi tanımak için, beni tanımak için okunmazsa olmazlardan. O dönem sosyoloji romanlarda yapılmış demişti Besim F. Dellaloğlu. Hem tadı için hem söyledikleri için okunmalı.8️⃣
" وعندما كنت أفتش وأحاسب نفسي أحيانا لم أكن أجد أي سوء أو تغيير في قلبي أو في أخلاقي."
كتبها رشاد غونتكين لينتقد المسؤولين والحكومة أثناء الحرب العالمية الأولى ولكي يخفف من حدتها فتمر من تحت عين الرقيب باقتراح من الرقيب نفسه؛ حول اليد الخفية للص الذي يسرق الشعب ليد امرأة تسحب زوجها من بئر الفساد الذي سقط فيه كما سقط غيره أثناء الحرب.
Reşat Nuri Güntekin’in romanı (1924) • Hukuk mezunu Şeref, babası ölünce parasal sıkıntıya düşmüş, Gemlik’te bir memurluk bulmuştur. Orada Narh Çiftliği sahibi Aziz Paşa, bir askerî doktorun kendisine tanıştırdığı Şerefi oğluna öğretmen yapar. Paşa’nın İstanbul’da Fransız okulunda okuyan kızı Seniha’ya da Türkçe dersi veren Şeref, giderek kıza âşık olur. Gizli aşkı anlaşılınca Seniha ile Şeref evlenirler. Şeref kendini hep küçük görmekte, bir işe yaramadığına inanmaktadır. Savaş başlayınca Şeref, Aziz Paşa’nm yardımıyla cepheye gitmez, gene Paşa’nın yardımıyla İstanbul’da bir görev alır, daha sonra dış ülkelere gider. Savaş bitince ünlü ve zengin olmuş, İstanbul’a yerleşmiştir; ama karı koca mutlu değildirler. Şeref eğlence hayatına dalar, bir gün nedenini bilmeden tutuklanır, onu gene kayınpederi Aziz Paşa kurtarır. Kendisini nasıl karşılayacağını kestiremediği eşinin yanma, Gemlik’e dönmek ister, döner. Seniha onu içtenlikle karşılar.