Jump to ratings and reviews
Rate this book

Perişey: Lirik Şiirler

Rate this book
"Bütün yazdıklarını ta baştan beri dikkatle izlediğim Enis Batur'un şairliğinde bir yalvaçlık, bir ermişlik bulmuşumdur hep. Dizelerinin gizemli havasıdan mı, yoksa kendini karşısına almasından, nesnelerin gizini araştırmasından mı, kesin olarak söyleyemeyeceğim. Hangi iyi şiirde yalvaçlık yoktur ki! Enis Batur, denemeleri ile şiirini omuz omuza yürütmekle, sanıyorum, ikisi için de başarılı bir bağımsızlık savaşı yürütüyor ve düzyazının hakkını düzyazıya, şiirin hakkını şiire veriyor."

168 pages, Paperback

Published March 1, 1998

1 person is currently reading
51 people want to read

About the author

Enis Batur

245 books137 followers
Ahmet Enis Batur is a Turkish poet, essayist, novelist, publisher and editor.

Born in Eskişehir, Enis Batur studied at St. Joseph High School (Istanbul), METU-Sociology (Ankara), and Sorbonne University (Paris).

Enis Batur is one of the leading figures in contemporary Turkish literature with a large body of work, extending to over two hundred volumes. Some of his works have been translated into European languages including French, English and Italian.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
21 (33%)
4 stars
22 (34%)
3 stars
12 (19%)
2 stars
7 (11%)
1 star
1 (1%)
Displaying 1 - 2 of 2 reviews
Profile Image for Jale.
120 reviews44 followers
August 30, 2015
Şöyle diyor Ars Poetica'da EB;
"Hiçbit şeye benzemediği söylendi şiirlerimin,
Wallace Stevens'a benzediğim, hiç kimseye
benzemediğim, olsa olsa 'II. Yeni'nin devamı',
'III. Yeni'nin ta kendisi' sayılabileceğim-
'delisaçması bir söz ve işaret yumağı' denildi.
Bütün bunlar bensem, bütün bunlar bendim."
İşte bütün olarak böyleydi.
Mesela;
İçinizdeki kötülüklerden utanmayın, ben
seviyorum yanaklarınıza yayılan ateşi,
seviyorum ben fena ve mahrem olanı
boynunuzdan yukarı kabaran. Açığa
vurulabilse, ah yırtabilseniz gömleğinizi
baştan aşağı: Göğsünüz inip kalkarken
sayardım tek tek sapsarı kirpiklerinizi,
bir elim ateşin içinde kavruk, öteki
kulağınızın üzerinde: Ayva tüyü, meme, şelale.

Bir okur yakınıyordu: "Şiirlerinizde çok sayıda özel isim geçiyor: Yabancı kentler, insanlar, hatta bazen de kelimeler.". Onu dikkatle dinlemiş, bir şey anlamamıştım. "Neden Bruges ya da Monteverdi'yi yabancı buluyor da, mürekkep ya da tılsım geçince o kelimeleri, anlamlarını, anlamlarının berisinde örtünen erden yüzlerini tuttuğuna bu kadar çabuk inanabiliyor acaba?" demiştim kendi kendime. Bruges'da topal bir at gibi gezdiğim günleri ve geceleri bilseydi o okur... ama bilebilir miydi bir şehrin her zaman bir şehir, bir kelimenin hep bir kelime, anlamın ortasında buluştuğumuz bir anlam olmadığını bilebilir miydi o yabancı okur?
Profile Image for Melissa.
3 reviews
December 19, 2020
Ben daha yokum

"Sizi kendi şehirlerime götürmeliydim"
demişti adam. "Kendi sokaklarıma,
çıkmazlarıma, durmadan taşındığım,
hiçbirini unutmadığım evlere".
Donmuş gibi dinlemişti. Saydığı şehirlerin
hepsini su ikiye bölüyordu. Andığı sokaklar
hiçbir rehberde kayıtlı olamazdı. Evlere
gelince: Onları belki unutmamıştı, ama
bir daha uğramadığı nasıl da belliydi.
"Ben yokum" demek istemişti birden, "ben
daha yokum". "Bu ev, bu sokak, bu şehir
bu şehri ikiye bölen su daha yok."

Çoktan susmuşlardı oysa.
Displaying 1 - 2 of 2 reviews