Asıl adı Moishe Shagal olan Rus asıllı Fransız ressam Marc Chagall, 7 Temmuz 1887’de Belarus (Beyaz Rusya) sınırları içinde kalan Vitebsk kasabasında dünyaya gelir. Marc Chagall (Hayatım: Marc Chagall) adlı otobiyografisinde, “Ama, her şeyden önce, ölü doğmuşum” diye anlatıyor. Jaguar Kitap’tan çıkan bu eseri hâlâ okumadım, okumam gerekiyor.
Sanat eğitimine 1906’da Vitebsk’te Yehuda Pen ile başlar ve 1908-1910 arasında, St. Petersburg’da Krallık Güzel Sanatları Geliştirme Derneği tarafından yönetilen avangard resim ve çizim okulu Zvantseva’ya gider. Eselerinde doğduğu kasabadan “her türlü sosyal manzaraları” resmetmiştir.
1910 yılında kazandığı bir bursla Paris’e giden sanatçı ilk zamanlar kenti pek sevmez, zamanla alışır ve dört yıl kalır. Paris’te bulunduğu yıllarda döneminin önde gelen ressam, yazar, şairleriyle tanışma fırsatı bulan sanatçı, Apollinaire, André Breton, Blaise Cendrars gibi ünlü ozanlar ve Delaunay, Léger, Modigliani gibi ressamlardan etkilenerek yeni resim arayışlarına girer.
Paris’te Fovistlerin etkisiyle güçlü bir renk tekniği kazanır. Resimlerinin birçok olanı Kübizm izlerini taşır ve sürrealist bir tarza da yakındır. Her iki akımın karışımını sergiler. Ancak, onun kübizmi Picasso ve Braque’den farklıdır.
Marc Chagall, 28 Mart 1985’te 97 yaşında iken, Fransa’da Saint-Paul-de-Vence’de ölür. 1973’te Fransa’nın Nice kentinde Chagall Müzesi açılır.