12 Mart ve 12 Eylül romanlarının toplumsal bir sorunsal çerçevesinde incelenmesi. Moran, Sevgi Soysal, Adalet Ağaoğlu, Latife Tekin, Orhan Pamuk, Pınar Kür, Bilge Karasu’nun romanlarını örnek alıp, yeni anlatı arayışlarını, “fantastik”e, “polisiye”ye, “büyülü gerçekçilik”e, “üst kurmaca”ya dönük yeni eğilimleri yorumluyor. 1993’te aramızdan ayrılan Moran’ın ölümünden sonra yayımlanan son eseri.
Berna Moran Türkiye'de modern edebiyat eleştirisi alanında öncülerdendir. İstanbul’da doğdu. Ortaöğretimini Darüşşafaka ve Işık Lisesi’nde tamamladıktan sonra 1941’de İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü’ne girdi. 1945’te mezun olarak aynı bölümde asistanlığa başladı. 1950-51 yılları arasında Birleşik Krallık'ta Cambridge Üniversitesi’nde doçentlik çalışması yaptı. 1956’da doçent, 1964’te profesör oldu. 1981’de emekli oldu. Moran, 1972’de yayımlanan Edebiyat Kuramları ve Eleştiri adlı yapıtıyla büyük ilgi gördü ve 1973 Türk Dil Kurumu Bilim Ödülü’nü kazandı. Moran, daha sonra Birikim, Çağdaş Eleştiri gibi dergilerde yazdığı çeşitli incelemeleri Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış adlı incelemesine aldı. Türk romanının doğuşunu ve o dönemin toplumsal koşullarını Batılılaşma olgusu içinde inceleyen bu kitap Türk edebiyatı eleştirisi geleneğinin en önemli eserlerinden biri olarak karşılandı. Berna Moran, Kasım 1993’te hayata veda etti.
Ele aldığı eserleri derinlemesine inceleyen Moran, çok kıymetli bir metin bırakmış ardında. Bilhassa eser-dönem-yazar ilişkisini çok başarılı bir biçimde ele almış. Serinin diğer ciltlerini de ilk fırsatta okuyacağım.
Bu serinin son kitabi. 12 Mart ve 12 Eylul darbelerinin edebiyata etkisi ve daha sonraki surecte postmodernizm ve fantastik edebiyatin bizde buldugu karsiliklar anlatilmis. Buradaki kitaplarin cogunun cok fazla konusulan herkesce bilinen kitaplar olmadigi goruluyor Kara Kitap haricinde. Berna Morandan sonrasini anlatan bir 4 nolu kitapa ihtiyac var.
Berna Moran eleştiri üçlemesinde benim gibi roman okumayı seven ama daha fazla kafa yormak isteyenlere yeni ufuklar açmış. Belli başlı Türk romanları üzerinden dünya üzerindeki edebiyat akımları ile karşılaştırmalı olarak biçem-içerik incelemeleri muazzam. Özellikle 2.ciltteki Tutunamayanlar eleştirisi Oğuz Atay'ın neler yapmak istediği ile ilgili örneklerle açıklanmış Türkçe okuduğum en detaylı ve bilgilendirici eleştiri olabilir.