Serinin en iyi kitabı kesinlikle ! Ortaya karışık kişisel yorumumu yazıyorum.
27 yaşında bir kadın olarak seriyi yeniden okuyorum (ilk okumaya başladığım zamanlar 14-15 yaşlarımdı) Seriyi okuma fikri aslında birdenbire aklıma geldi. Ve bu aslında 4.kitaptaki bir sahneyi hatırlamamla ilgili. Sonra sahaflardan kitabın eski baskısını araştırdım, çünkü yeni baskıların kapaklarını beğenmedim, benim o yıllarda okuduğum halini alıp okumak istedim. Bu baskının kapak tasarımlarını daha çok seviyorum. Genelde kitapta geçen nesnelerle ilgili küçük ipuçları oluyordu, ve kitabı bitirdikten sonra o detayları fark etmek çok hoşuma gidiyordu o dönemler. O yüzden sahaflardan eski baskılarını topladım ve okumaya başladım.
Sonunda 4.kitapta Oktayımız geldi. Benim bu seriden aklımda kalan çok önemli bir sahne var. Serra, Oktay ve arkadaşları şehir dışına giderken Oktay'ın dikiz aynasından Serra ile bakıştığı sahne. Serideki birçok detayı, olayı unutmuş olabilirim ama nedendir bilmem bu sahne aklımdan hiç çıkmadı. Yıllar sonra aslında benzer bir sahne de başıma geldi, ve o zaman da kitaptaki bu sahneyi hatırlamıştım. Neyse işte bu sahne ve genel olarak Serra'nın başından geçen maceralar, gençlik aşklarının heyecanı vs seriyi bu yaşımda tekrar okumaya karar verdim, iyi ki de vermişim.
Oktay ile Serra'nın sahneleri çok heyecanlı, romantik. Normalde romantik kitaplar vs çok okumam ama burada çok hoşuma gitti. Serra'nın hikayesinin nasıl bittiğini biliyorum ama detayları unuttuğumdan merakla bekliyorum. Oktay'ın ilk başlardaki hareketleri biraz tutarsız geldi nedense. Lovebombing yapıyor resmen, tabi o zamanlar lovebombing kavramı yoktu. Bakalım bu ikilinin macerası nasıl devam edecek.
Doğanay hocanın konuşmalarına bayıldım ben de. Belki bazılarına çok didaktik gelebilir. İpek Ongun ara sıra yapıyor böyle, Serra aracılığıyla gençlere vermek istediği bazı mesajları iletiyor. Açıkçası benim gözüme batmadı, tam kıvamında geldi diyebilirim. Zaten böyle konular hikayenin içine yedirildiğinde daha güzel oluyor.