''Ne açılıyor öyle, vals mi? sarıl sarıl ben de seni çok arıyorum olsun arada bir uğra gene, beni özlüyorsun, ama bu hiçbir nen demek olmuyor, olsun bir kez başladık, sonuna dek gitmeli artık, ama olsun elimi tutuyor, dudaklarımı bulamıyor, ben kaçıyorum, ağzım önündeki her nenleri içeri çekiyor, bunu sakladım ondan, çok rakı içtik birlikte, çok çok konuştuk, balık levrekti, gözlerini içtik, uykumuz geldi gidip yattık, elim seninkine değdikçe büyüdü, küçücük ellerin var, yüreğin de hiç atmıyor, sen misin?''
leyla erbil'i sevmek için birçok nedenden biri, 'şey' yerine 'nen' kullanmasıdır.