Aude, 19 ans, mène une vie chaotique dans un appartement qu'elle partage avec un punk cambrioleur et hypocondriaque. Un matin sa tante, Rosalie, l'appelle et lui dit qu’elle est suivie dans la rue, depuis un certain temps, par un jeune homme. Elle lui demande de prendre son suiveur en filature pour percer son identité et ses intentions. Aude accompagnée de deux copines délurées commence à enquêter sur le jeune homme en question qui n'est autre, bien sûr, que Vincent. Une petite ville de province pour un singulier trio composé de Rosalie , Aude et Vincent par l'auteur de "Une araignée, des tagliatelles et au lit, tu parles d'une vie !". Un magnifique travail à l'aquarelle !
Since Camille Jourdy finished her education in Fine Arts, this French author divides her time between her works as illustrator of children´s books and her true passion: comic creation.
Her very first contribution to the graphic narrative world takes place in 2004, when her first comic is published; Une araignée, des tagliatelles et au lit, tu parles d´une vie. This work shows a firm experimental vocation, where Jourdy plays with the narrative possibilities of the media.
After some years devoted to producing children´s works, the author in parallel dedicates part of her time to the creation of her most ambitious work: Rosalie Blum. In 2007, the first volume of the trilogy is published in France. And it is finished by the launching of the third volume of the series two years later.
As a whole, Rosalie Blum is enthusiastically received by critics and audience. Many awards, among which the critics´ award in France and the new writer´s award in the Angoulême festival can be stressed, bear correspondence to the succeed of this work.
Serinin ikinci kitabındaki karakterler ilk kitaptan da tuhaf. Kitap güzel bir ters köşeyle başlıyor ve tüm çizgi roman ters köşelerle devam ediyor. İlk kitapta gösterilenlerin arka planını bu sefer anlıyoruz ve artık üçüncü kitapta düğümün çözülmesine kaldı iş. Vincent’ın annesinin evine giren ve işeyen hırsızların öyküsü hiç beklemediğim yerden bağlandı, annesi zaten dramatize edip yalan söylüyordur diye olayın üstünde bile durmamıştım. Bakalım üçüncü kitap nasıl bağlanacak.
Devamı bir an önce gelsin istiyorum. Fakat bununla birlikte hikayeye yeterince yükselemiyorum. Bu anlatı daha kötü çizimlerle aynı etkiyi yaratmayabilirdi. Çizimler ve suluboya renklendirmeler nefis. Balonsuz sayfalar, şehir köşeleri, detaylar çok hoş. Fakat sanki bu cilt ilkine göre daha az sofistike. Senaryoya Rosalie’nin yeğeni ve ekibi dahil oluyor. Başta “ev kankisi” tip olmak üzere bu ekip bana Cem Yılmaz’ın düşüş dönemi absürt, bol janjanlı, renkli, kostümlü ama zayıf mizahlı dönemini çağrıştırıyor (evet adamın tipi ve keçi sakalı var ama benzetme ondan değil :) ve evet iş tanımı Hokkabaz’ı çağrıştırabilir ama onunla da ilgisi yok. Hokkabaz çok keyifli. Buradaki olumsuz milat benim için Pek Yakında 🤷🏻♂️). Üçüncü cilt için bir plato dönemidir belki, bakalım.
1. Cilt'te güzel bir cliffhanger'da bırakmıştı ancak 2. Cilt bambaşka bir yerden başladı ve neredeyse yarısında konuya bağlandı. Ben bu kargacık burgacık çocuksu çizimleri zaten sevmiyorum ama beni bu ciltte en fazla hayalkırıklığına uğratan çevirisi oldu.
Başlığın absürtlüğünü geçtim bu yerelleştirme işini hiç mi hiç sevmiyorum. Bence orijinali yazılarak ve küçük bir yıldız konarak altına açıklama yazılabilir. Aksi takdirde "hani sen SSK'ya gidecektin?" ya da "saat 4'te İŞKUR'da randevun yok muydu" gibi saçma sapan çeviriler ortaya çıkıyor.
Neyse ki Rosalie'nin EYT sorunu çözüldü. Bir de o olsaydı ne yapardık?
Cette suite n’en est pas réellement une mais est plutôt une façon différente, pour Camille Jourdy, de raconter les évènements du premier tome. J’en ai été très agréablement surprise et j’ai d’ailleurs aimé ce tome 2 encore plus que le premier. Encore une fois, beaucoup de folie mais aussi de nostalgie, et un grain d’humour et de malice. On a envie de lire cette série d’une traite tellement elle est agréable !
Rosalie Blum / 1. Cilt: Bir Dejavu Hissi için söylediklerim ikinci cilt için de geçerli ama bu cilt hem daha hareketli hem de eğlenceliydi. Ama yani Şimdi daha da çok merak ediyorum bu iş nasıl sonlanacak!
Aude'ye, arkadaşlarına ve ev kankisine BA YIL DIM. Sesli güldüğüm çok fazla sayfa vardı. Kızların "onu mu seçersin yoksa bunu mu seçersin" konulu aşırı felsefik konuşmalarını kendi arkadaşlarımla da yaptığım için ayrıca mutlu oldum. Bir de donuma işedim sayfaları... Yazarken bile kahkaha atıyorum. Mükemmeldi.
Un second tome qui est un miroir du premier, mais d'un point de vue différent, celui d'Aude. Toujours à la fois drôle et léger, mais plein de mélancolie. Un peu partagée face au personnage de Kolocataire, mais sinon encore un bon moment de lecture !
hikayeyi bi de kurttan dinleyelim minvalinde olmuş. bazıları sıkıldım demiş ama ben şahsen daha ilginç buldum.
geçen ciltten daha çok sevdim sanırım ama yine 3ten ziyade 2.5 derdim. grde buçuklu sistem olmayışı bazen rahatsız ediyor. bu kiyaptaki çizimleri de daha çok sevdim neden bilmiyorum belki derdim vincenti görmemekti :pp salak herif asabımı bozuyor.
ev kankisinin vasfı ne o kadar anlamadım ki yani bi kapı açması hariç işe yaradığı bi nokta yok. he komiklik olsun diye eklendiyse de yazarla mizah anlayışımın uyumsuzluğunu bi kez daha görmüş bulundum. asalak erkeklere katlanamıyorum
rosalienin hikayesini 3. ciltte doğru düzgün öğreniriz umarım
Serinin ikinci kitabını bitirmem ile birlikte maalesef ilk kitaptaki ilgimi ve heyecanımı koruduğumu söyleyemem. Camille Jourdy, hikayeyi bilinçli olarak gereğinden fazla dolambaçlı bir hale getiriyor. İlk kitabi arkası yarın şeklinde bitirmişti. (Cliffhanger kelimesini kullanmak istemedim.) İkinci kitapta bir şeylerin aydınlanmasını beklerken aynı süreci farklı bir açıdan tekrar dinledik.
Nitelikli asosyal sapığımız ilk kitapta Rosalie'nin peşine düşüyor, kılık değiştiriyor hatta evine giriyor-çöplerini karıştırıyordu. İlk kitap için yazdığım incelemede "hikayeyi bir de Rosalie'nin ağzından dinleyelim." diyerek aslında Vincent'ın yaptıklarının korkutuculuğuna dem vurmuştum. Ama Camille Jourdy "yok öyle bişey" deyip Rosalie ablamızı, onun yeğenini ve yeğeninin arkadaşlarını da en az Vincent kadar nitelikli sapıklara dönüştürerek beni dehşete düşürdü. Takip edilmekten/izlenmekten haz alan Rosalie, kırk yılda bir görüştüğü teyzesinin "hadi beni takip eden mal değneğini gizlice izleyip bana rapor ver." teklifini reddetmeyen Aude ve Aude'nin hafiyelik meraklısı arkadaşları. Hikayede kriminal olmayan bir allahın kulu yok.
Fakat Camille Jourdy, bu kadar anormal tipin hikayede yer almasını yetersiz bulmuş olacak ki, ilk kitaptaki anne benzeri bu kitapta da bir "ev kankisi" (ne garip bir tabir) eklemiş hikayeye. Sirk kurmaya çalışıyor, yolda izde bulduğu kadınları evin içinde bağlayıp kah bıçak atıyor kah öpüyor kah keçiye ayaklarını yalatıyor. Türlü fetiş ve sapkınlıkla dolu bir işe yaramaz adam. Hikayedeki yerini pozisyonunu açıkçası anlayabilmiş değilim. Çünkü hikayeden çıkarıp attığınızda hikaye -şimdilik- hiç bir şey kaybetmiyor.
İkinci kitap, ilk kitabın bittiği yerde bitiyor yine ve tüm serim-çözüm kısımlarını üçüncü kitaba bırakıyor. Başta da dediğim gibi, hikayeye olan ilgimi ve merakımı fazlasıyla kaybettim ama yarıda kalmasın diyerekten zoraki bir şekilde üçüncü bölüme de geçeceğim.
Bunun yanında -her ne kadar çevirilerini çok sevsem de- Damla Kellecioğlu'nun bu kitap çevirisindeki yerelleştirme çabasını pek sevemedim. Aude isminde fransız bir genç kadının, SSK'ya gitmek, İŞKUR'dan aranmak gibi tabirleri kullanması okurken zihinde kekremsi bir tat bırakıyor.
Devam edelim bakalım üçüncü kitapta bizi nasıl şeyler bekliyor.
MARAVILLA😍 • Este es el segundo título de la trilogía #RosalieBlum. • Podéis haceros con los libros de forma individual (como yo los tengo) o en un solo volumen recopilatorio que ya tenéis en catálogo desde hace tiempo. Están editados por Ediciones La Cúpula, que cuenta con uno de los catálogos de historieta más completos del mercado español. Publican de todo: novelas gráficas, cómic español, europeo y americano, manga, manhwa, y cómics eróticos para adultos. • "Rosalie Blum" está escrita e ilustrada por una de las grandes autoras del cómic francés, Camille Jourdy. • "Arriba las manos", como digo, es el segundo título de esta trilogía. • 💬En esta segunda parte aparece en escena Aude, una joven que no tiene muy claro qué hacer con su vida. Aude es sobrina de Rosalie, aunque apenas se conocen debido a antiguos problemas familiares, y un día recibe una llamada de su tía. Rosalie se ha dado cuenta de que un extraño la sigue y quiere que Aude lo siga a él. Y así es como Aude y Rosalie llegan hasta Vincent, y aunque les parece un tipo inofensivo deciden darle una lección. El libro (esta segunda entrega) termina como la primera parte, con Rosalie llamando a la peluquería de Vincent para pedir cita.
Yazarın işe yaramaz ve geri zekalı insanlara fetişi olmalı. Başka bir açıklama göremiyorum. Bu kadar embesil karakterleri ardı ardına sıralamak herkesin yapabileceği bir şey değil. Kitabın arkasında yaşamı özetlendiği kadarı ile normal ve makul birine benziyor ama belki de -en azından gençliğinde- geri zekalı olan kendiymiştir, kim bilir?
Rosalie yeğeninden Vincent’ı takip etmesini istiyor ve angut yeğeninin boktan ve amaçsız yaşamına girmiş oluyoruz, çok lazımmış gibi… Okulu bırakmış, işi yok, iş bulma kurumunun bulduğu ve geleceğini söylediği işlere dahi gitmiyor, her şeyi ya öteliyor ya unutuyor, sanırsın hayatın tüm zorluklarını çekmiş de yılmış… şımarık kahpe seni. En az kendisi kadar işe yaramaz olan “ev kankisi”ne ne demeli? (Bu çeviriyi çok aradınız mı ayrıca Baobab? Berbat duruyor. Karakterler de berbat olduğu için mi acaba?) Sürekli ondan bundan borç isteyerek saçma sapan dalkavukluklar peşinde koşan işsiz güçsüz özürlü.
Gerçekten fenalık geldi. Kurgu da olsa ben çevremde / zihnimde böyle değersiz kişilerin olmasına alışık değilim. Juliette’i beğendiğim için bu üçlemeyi almıştım ancak yanlış yaptım sanırım… Umarım 3.ciltte doğru düzgün bir işleniş görürüz.
İlk kitabın sonundan sonra heyecanla başladığım bu kitap devam kitabı olarak başlamadı. İlk kitaptaki hikayenin Rosalie açısından hikayesini okudum, ilk tanıştığım karakter de Rosalie'nin yeğeniydi. Bu kitapta sevdiğim çizim sayısı ilk kitaptan çok daha fazlaydı. Rosalie'yi takip eden Vincent'i takip eden kız hikayesiydi aslında. Ve takip ettiği adamın hayatına ilgi duyan bir kız oldu ilerleyen zamanlarda. Ana hikaye artık Rosalie ve Vincent'ın tanışması üzerine odaklıydı. Rosalie saçını kestirmeye gitti, sokakta sürekli karşısına çıktı yani sürekli Vincent'ın çevresinde olarak ona oyun oynadılar biraz. Rosalie'nin yeğeninin hayatındaki boş vermişliği, absürtlüğün sıradanlığını ve biraz melankoliyi çok sevdim. Bazı sayfalar hiç diyalogsuz çok rahatlatıcıydı. Uzun uzun inceledim yine.
Gir de guió... de veritat ens pensàvem que la Rosalie no havia vist que en Vincent la seguia? Doncs sembla que si, però lluny de denunciar-lo o encarar-lo, li demana a la seva neboda que el segueixi i n'esbrini tot el possible.
La neboda, un altre personatge trencat com en Vincent o la Rosalie, repetirà els mateixo patrons que en Vincent amb la seva tieta.
Cap a on van aquests persontages? Què els motiva en les seves vides grises?
Hikayenin bu asamasi oldukca eglenceliydi, ozellikle yasli kadina yakalanma anlarinda gercekten sesli guldum 😁 ilk kitapta olaylar vincent'in bakis acisindan anlatilirken, bu kitapta olayin diger tarafi rosalie'nin bakis acisini goruyoruz. Filmini izlemeye de kesin karar verdik bu kitapla birlikte ve tekrar cizimler coook guzel 💜
This entire review has been hidden because of spoilers.
Birinci kitabını okuduktan sonra eleştirilerim olmuştu ama serinin ikinci kitabı kesinlikle birden çok çok daha iyi ve sürükleyici. Camille Jourdy yine ödüllerinin hakkını vermiş ve hikayede yaşanan olayları sanatsal bir şekilde resmetmiş. Okuyucuyu bazı sahnelerin, diyaloglar bile olmadan, içine çekebilmesi Jourdy’nin başarısı. Üçüncü kitabı hızlıca bitirme vakti şimdi 🙃
Kesinlikle cok beğendim bu ciltte aude ve hayatini vincentin pesine takilmasini okuyoruz ve cidden rosalie ve vincent kesisimi nasil olacak merak ettim. El yazisi detayi evet okumak zor ama cizimlerle uyumlu.
Revoir l'histoire du premier tome d'un oeil extérieur, c'est se sentir complice tout au long d'une histoire d'enquêteur et c'est siiii satisfaisant! Les illustrations sont magnifiques dans leur simplicité et la complexité de la vie de ces gens est un délice à découvrir. À lire!!!
Ava giden avlanır! Hikaye bu sefer farklı bakış açısından devam ediyor ve çizgiler o kadar güzel ki hayran olmamak elde değil. Kitabı açtığınız an içinizi mutluluk kaplıyor ☺️İlk kitaba dönüp ipuçlarını bulmak da çok keyifliydi 😄