Arap milliyetçiliğinin en büyük teorisyenlerinden Sati el-Hüsri'nin biyografisi üzerinden, Arap ulusal kimliğinin ideolojik inşasını inceleyen çok değerli bir araştırmadır. İttihat ve Terakki'den etkilenen, Alman tipi "kan ve dil" merkezli bir milliyetçiliği Araplara uyarlayan Hüsri'nin, Baas Partisi ve Nasırcılık üzerindeki derin etkisini anlatır. Kitap, Orta Doğu'daki burjuva ulus-devletlerin kuruluş sürecinde aydınların oynadığı rolü ve bu milliyetçiliğin neden anti-kapitalist bir sınıfsal öze dönüşemediğini anlamak için kilit niteliktedir. Resmi ideolojilerin nasıl masa başında "yaratıldığını" gösteren somut bir tarih dersidir.