Bahar İsyancıdır'da Onat Kutlar'ın on altı denemesi yer alıyor. Fethi Naci, "Denemede bir genelleme vardır, soyut bir anlatım vardır; oysa Kutlar'ın anlatımı 'somut' bir anlatım..." diyor ve kitaptaki çoğu denemenin 'hikaye' olduğunu savlıyor.
Mehmet Arif Onat Kutlar, also known as Onat Kutlar, was a prominent Turkish writer and poet, founder of the Turkish Sinematek and one of the founders of the Istanbul International Film Festival. Onat Kutlar was born in Alanya, Turkey in 1936. He was the grandson of Arif Pasha, an Ottoman governor of the Taif district and the son of Ali Riza Bey, a penal judge of the young Turkish Republic and later a farmer, and Meliha Hanim. He grew up in the city of Gaziantep. He studied law at Istanbul University and philosophy in Paris. His book, Ishak (1959), composed of nine short stories, most of which are written from the point of view of a child and are often surrealistic and mystical was the recipient of the 1960 "Turkish Language Association Short Story Award". According to the literary critic Fethi Naci, these represent a very early example of magical realism genre. He died on January 11, 1995 in Istanbul resulting from injuries sustained in a terrorist bomb attack (carried out by the terrorist organization PKK) which occurred on December 30, 1994 at The Marmara Hotel's cafeteria in Taksim. He was laid to rest at the Aşiyan Asri Cemetery. -From Wikipedia-
Okumak için bu kadar geç kaldığıma üzüldüğüm bir kitap oldu Bahar İsyancıdır. Hemen hemen her öyküde sarsmayı başarıyor okuyucuyu. Başka başka mecralara buyur ediyor, dışlamıyor da hemen içine alıyor.
İçinde "Çevirmen" adında bir öykü var ki, muazzam.
Edebiyattan bir Onat Kutlar geçmiş, üzülmeden edemiyorum.
Deneme başlığıyla yayımlanmış fakat deneme değil, öykü de değil, günlük de değil, mektup da değil, hiçbiri değil; fakat nasılsa aynı anda hepsi birden Bahar İsyancıdır'daki metinler. Kitabı böyle lezzetli kılan biraz da bu zaten, bu melezlik, bu kalıba oturmazlık kendine has kılıyor metni.
Onat Kutlar benim için zamansız yazarlardan. Hayatın her durağında, her duygu durumunda okunabilir, farklı düşüncelere, hislere kapılıp gidilebilir. Rahmet olsun...
Çok geç keşfettiğim bir kitap. Kimileri öykü kimileri deneme tadında kısa metinlerden oluşuyor. Beni benden alan ise ilk öykü 'Bahar İsyancıdır' oldu. Dili, metaforları ve açılımları ile harika bir öykü.
Bahar İsyancıdır'ı üniversite kütüphanesinin üst katında bulmuştum. Fethi Naci'nin arka kapaktaki yazısı çok güzeldi ve ben Onat Kutlar'ı hiç mi hiç tanımıyordum belki de bu yüzden kitapla ilgili bektentim yoktu. Bu kitapla ilgili tek bir yazıya bile rastlamadım. Kitabı bir iki gün içerisinde bitirmiştim. Baharın yeni yeni başladığı günlerdi. Bahar İsyancıdır'ı çok sevdim. Bir çeşit bilgelikle(ustalıkla değil)yazılmıştı. Her kelime, her cümle güzel bir edebi lezzet bırakmıştı damağımda, zihnimde. Uzun değil kısa ve devrik cümleler etkileyiciydi. Kitaptaki çevirmen öyküsü edebiyatımızda en sevdiğim öykülerden biri. Bu kadar basit ve bu kadar büyük çok az öykü okudum. Okuyunuz!
Onat Kutlar'ın kahredici vefatına dek sinema yazılarını okurdum. Kitaplarının farkında değildim maalesef. Bahar İsyancıdır'ı okuyunca bu tarz anlatım beni çok uzun yıllar öncesine götürdü, bu tür anlatım türü artık yok, değişen pek çok şey gibi bu da geçmişte kaldı. Bu açıdan kitabı okumaya başladığımda geçmişe bir yolculuk yaptım, unuttuğum bazı şeyler yeniden filizlendi ve bu nedenle de fazlasıyla duygulandım. Öykülerden birkaç tanesini o kadar çok beğendim ki birkaç kez okudum. Başucu kitaplarımın arasına girdi, sanırım sık sık açıp okurum o öyküleri. Ve açıkçası benim gibi azılı bir sinefilin Onat Kutlar'ın sinema ile alakalı kitaplarını henüz okumamış olması utanç verici. Bu ayıbı bir ara kapama niyetindeyim. Işıklar içinde uyu güzel insan. Yüreğimizde yaşıyorsun.
Dili aşırı güzel. Tarzı çok hoşuma gitti. Devrik cümlelerine aşık oldum ve çoğunun altını çizdim. İçindeki öykü ve anılar bireyin düşünce ve duygularına temas ediyor. Sadece Doğu serisinin hepsini sevdim diyemem. İlk fırsatta diğer kitaplarını da okuyacağım.
Yky'nin kapağındaki Ara Güler'in çektiği fotoğraf çok samimi :).
Onat Kutlar'ın Bahar İsyancıdır adlı kitabı 16 adet denemeden oluşuyor. Deneme bilindiği üzere belli bir forma veya kurala bağlı kalmadan yazarın aklına gelen şeyleri yazması olarak tanımlanabilir, yani edebi tanım olarak ne roman, ne hikaye, ne anı, ne biyografi, ne de şiir... Ancak bu denemelerde hepsinden biraz var. Onat Kutlar'ın dili gerçekten büyüleyici; her cümlesi üzerine düşünülmesi gereken oldukça derinlikli, çarpıcı, zaman zaman da öznel ve kapalı anlamları olan yazılar...
"Çünkü hep böyle olur. Bir an gelir, kopar film. Umulmadık bir anda tutulur güneş. Gece vakitsiz iner."