Bir kütüphane kurmaya başladınız. Daha farkında değilsiniz: Orası size ait, içinde bir tek sizin kapalı kalacağınız, yaşadığınız sürece çıkış kapısını bulamayacağınız bir hapishane.
Ahmet Enis Batur is a Turkish poet, essayist, novelist, publisher and editor.
Born in Eskişehir, Enis Batur studied at St. Joseph High School (Istanbul), METU-Sociology (Ankara), and Sorbonne University (Paris).
Enis Batur is one of the leading figures in contemporary Turkish literature with a large body of work, extending to over two hundred volumes. Some of his works have been translated into European languages including French, English and Italian.
Yer darlığından her 3-4 yılda bir yüzlerce kitabı (bir daha okumayı düşünmediğim, sevmediğim, kütüphanemi zenginleştirmeyeceğini düşündüğüm) elden çıkardığım için bu ve benzeri kitaplar ve kütüphaneler hakkında yazılmış kitapları çok severim. Bir de yazarı Enis Batur ise keyfim ikiye katlanır. Kısacık ama içi dolu bir kitap. İlgi duyanlar için önerilir.
Ufak bi kitap, tek nefeste bitiyor. Özellikle arka kapak yazısı sebebiyle aldım. Bu aralar kitaplara iyice bir düşkün oldum. Kütüphaneyi düşkünler evim haline getireceğim en uygun zamanımda.
Kitap bitince, hakkında bir cümle edeceksem o da "Adamın 1986'da kütüphanesi yanmış, onun anısına bunu yazmış." olur. Tabii ki var olan pEnis hasedi'mden dolayı.
Bundan önce okuduğum Enis Batur kitabı Kediler Krallara Bakabilir idi. Tam da benim aklımda kurulu düşünceden yola çıkılarak yazılmış bir kitap. Bir sözcük alıyorsun, onunla ilgili ne varsa buluyorsun, not düşüyorsun. Bu. Bu kadar. Ama çok güzel bir uğraş be. Öyle olmuştur muhtemelen. Bu kitap yüzünden kıskanıyorum sayın pEnis Batur'u.
Ayrıca bir lahidin karşısında saatlerce oturup da o lahide o şiiri yazmak..
O Enis yok o pEnis..
______ Bir an evvel Georges Perec'in de kütüphanesi okunacak. Sonra da kitaplar düzenlenecek.
Kitap Evi, üstüne Kütüphane, üstüne de Benim Kitaplarım'ı okumak benim şansım oldu.
Piyasada şu anda bulunmuyor maalesef bu kitap ama bulursanız muhakkak Kitap Evi ile birlikte okumalısınız. Biri diğerinin spin-offu gibi çünkü. Enis bey Kitap Evi'ni yazmak için kütüphaneleri araştırıyormuş, o arada yan fikir olarak bu kitap çıkmış ortaya ve hatta önce bu kitap basılmış. hacim olarak normal kitap sayfasıyla 25-30 sayfaya tekabül ediyor, fakat 300 sayfaya değer bir metin var karşımızda. yine şiddetle tavsiye. Enis bey derya deniz, bir ucundan girişmek şart.
“Kütüphane, her kitapseverin; ister mecnun ister tutsak sayılsın, her prangalının no man’s land’idir: Evren’in bizi kuşatan sınırsızlığında oluşmuş sınırlı kişisel evrenimizde: (evimiz, şehrimiz, yurdumuz, coğrafyamız) yeniden sınırsızlığa açılmamızı sağlayan öteki-topografyamız: Orada, bambaşka bir harita yaratır İmgelem’imiz.”
yine kısa ama doyurucu bir anlatıydı benim için. Bu kitap belki kitap evi isimli kitapla da birleştirilip yayinlanabilirdi diye düşünüyorum çünkü konu itibariyle ikisi de benzer sadece kitap evinde bir oykulestirmeye de basvurulmustu. Sonuç itibariyle yine yeni kitaplara yol açan bir kitaptı :)