Aydınlar ve sanatçılar seçkinci bir tavır takınmak zorunda mıdır? Politik taban çalışmasının beraberinde getireceği güçlükler karşısında geri çekilerek yazı masalarına sarılmaları, kuramsal çalışmalarının ardına gizlenmeleri ya da bir düş dünyasına sığınmaları mı gerekir? Ya da tam tersine yazar - ve kendi dengesini yitirme pahasına bile olsa - yoğun siyasal etkinlik göstermeli ve bu sırada kendisini sudan çıkmış balık gibi hissetmeyi göze almalı mıdır? Politik yönelimli yazar için kendisini artık yalnızca politik edebiyat ve yergiyle dile getirmek kaçınılmaz bir şey midir? Bunlar Mario Benedetti'nin bu denemelerde deştiği sorulardan birkaçıdır. Formüle ettiği yanıtlar, konuyla iki yönden ilişkili bir kişinin yanıtlarıdır: Yazarın ve politik savaşımcının.
Mario Benedetti (full name: Mario Orlando Hamlet Hardy Brenno Benedetti Farugia) was a Uruguayan journalist, novelist, and poet. Despite publishing more than 80 books and being published in twenty languages he was not well known in the English-speaking world. He is considered one of Latin America's most important 20th-century writers.
Benedetti was a member of the 'Generation of 45', a Uruguayan intellectual and literary movement and also wrote in the famous weekly Uruguayan newspaper Marcha from 1945 until it was forcibly closed by the military government in 1973, and was its literary director from 1954. From 1973 to 1985 he lived in exile, and returned to Uruguay in March 1983 following the restoration of democracy.
Benedetti es conocido, principalmente, por sus novelas y poemas románticos, es verdad que son muy hermosos. Pero casi nadie conoce el compromiso que este gran autor tenía, no sólo con su país, sino con Latinoamérica. Fue hermoso descubrir a un Benedetti herido por la desigualdad social, por la represión causada por un gobierno injusto y corrupto. Fue incluso más hermoso aún aprender que la revolución no es un sueño lejano, sino uno tangible, si es que tenemos la valentía de hacerla realidad; reafirmar que el rol de todo ciudadano, no sólo del escritor o del intelectual, es juzgarse a sí mismo y a su sociedad para enriquecerla y mejorarla; comprender que es obligación de todos el pelear por un mundo mejor, donde la cultura y el conocimiento no se encuentre al alcance de las manos exclusivamente para un grupo social elite, sino que debe ser para el pueblo en su totalidad y, siempre, desde el pueblo. Benditos los dedos que escribieron estos ensayos, benditos los ojos, y las mentes, que han sido abiertos por ellos, bendita sea nuestra tierra sangrante y su pueblo sufriente.
Öncelikle şu kitap arkası yazısını koyalım, açıklamaya koymamışlar:
Aydınlar ve sanatçılar seçkinci bir tavır takınmak zorunda mıdır? Politik taban çalışmasının beraberinde getireceği güçlükler karşısında geri çekilerek yazı masalarına sarılmaları, kuramsal çalışmalarının ardına gizlenmeleri ya da bir düş dünyasına sığınmaları mı gerekir? Ya da tam tersine yazar - ve kendi dengesini yitirme pahasına bile olsa - yoğun siyasal etkinlik göstermeli ve bu sırada kendisini sudan çıkmış balık gibi hissetmeyi göze almalı mıdır? Politik yönelimli yazar için kendisini artık yalnızca politik edebiyat ve yergiyle dile getirmek kaçınılmaz bir şey midir? Bunlar Mario Benedetti'nin bu denemelerde deştiği sorulardan birkaçıdır. Formüle ettiği yanıtlar, konuyla iki yönden ilişkili bir kişinin yanıtlarıdır: Yazarın ve politik savaşımcının. __________
Aslında işlediği içerik açısından çok ilgimi çekse de bana kitap biraz ağır geldi. Sanatçı tavrının politik yönden ne olması gerektiği, kendine engel olmak isteuenlere nasıl bir tutumla yaklaşılması gerektiğini, Avrupa edebiyat severlerinin Latin Amerika edebiyatına ilgisiz kalmaları ve Latin yazarları çok geç tanımaları ile ilgili eleştiriler, denemeler, yazılar. Şiir kitabına bayılmıştım. Aslında fikirleri de çok etkiledi bazen. Ama bu kitap benim açımdan okunması zor bir kitaptı.